Kültür Sanat Edebiyat Şiir

  • cv03.07.2003 - 03:33

    Açılımı, Curriculum Vitae
    hal tercümesi, özgeçmiş, yaşam özeti

    Bir işe başvuranın, iş görüşmesinden önce hazırladiğı öz geçmişidir. Mezun olduğu öğretim seviyesinden, yeteneklerine, hobilerine kadar hazırladığı çok uzatmadan bilgilendirici bir çeşit form. CV her geçen gün artan öneminden dolayı daha iyi hazırlanışı için kısa süreli kurslar bile veriliyor. Üniveristelerde bile artık öğretilen ve standardlaştırılmaya çalışılan bir sistem... CVsiz olmaz kardeşim gibilerinden türkçemize girmiş kaçak kelimelerden...

  • uçurtmayı vurmasınlar03.07.2003 - 03:24

    1989 Türk yapımı, Tunç Başaran'ın yönetip, Feride Çiçekoglu kitabından birlikte uyarladıkları film... Ululararası film festivalinde ki adı Don't Let Them Shoot the Kite
    Oyuncular:

    Nur Sürer.... İnci
    Ömer Çolaoğlu.... Barış (İnci'nin Oğlu)
    Sevin Çalışar.... Kadın Gardiyan
    Ozan Bilen,
    Rozet Hubeş
    Nurettin Sen.... Baba
    Niyaz Altın.... Kısa Boylu Adam

    Konu: İnci, siyasi bir mahkûmdur. Barış ise sivil bir hükümlünün beş yaşındaki oğlu. Dışarıda ona bakacak kimse olmadığı için cezaevinde büyür. Doğayı, dış dünyayı, sevgiyi İnci aracılığıyla tanır. Dış dünyası, avludan görünen küçük bir gökyüzü parçasından ibarettir. Bir sabah, gördüğü uçurtma Barış’ı çok heyecanlandırır. Artık özgürlük onun için “İnci ile birliket uçurtma uçurtmak” demektir...

  • iyi kötü ve çirkin03.07.2003 - 03:11

    1966, İtalyan ve İspanyol yapımı ‘”il Buono, il brutto, il cattivo”’, (the Good, the Bad and the Ugly) klaksiklerin arasına girmiş 161 dakikalık kovboy (western) aksiyon filmi…

    Başrollerde:
    Clint Eastwood.... Blondie, The Man With No Name (The Good) - İyi
    Lee Van Cleef.... Angel Eyes, a.k.a. Sentenza (The Bad) - Kötü
    Eli Wallach.... Tuco Benedicto Pacifico Juan Maria Ramirez (The Ugly) – Çirkin

    Orjinal olarak italyanca çevrilmiştir. Sergio Leone yönetip Luciano Vincenzoni ile yazdığı filmin diğer İspanyolca olarak bilinen adları El Bo, el Lleig i el Dolent ve El Bueno, el Feo, el Malo

    Konu: Üç ayrı kişinin gömülü bir hazineyi bulmak için çıktıkları bir macere öyküsü ve sadece birisi hazineye kavuşacak…

    Yorum: Clint Easwood’a bitmeyen saygı kazandıran bu filmi sevmemek bence çok zor….Karşınız bir Hazine Macerası, Sivil Savaş, ve üç silahöür filmde de denildiğ gibi bu onlar için çocuk oyuncağı… Açgözlülüğü perdeye yansıtan çok güçlü bir eser….hala dilde bitmek tükenmek bilmeyen İsmi olmayan adam yani 'The Man with no name' trilogy’nin baş yapıtı,

  • enigma02.07.2003 - 18:21

    Elimde bulunan,21 Kasım 1994'te özel olarak editlenmiş olarak limitli sayıda çıkartılmış olan ''The Cross Of Changes (Special Limited Edition) albümünün kapaklarında Mevlana Celaleddin Rumi'den bir alıntı vardır. İlk albümlerinde daha çok kilise ilahileri esinlendikleri sözleri ve muziği, batı mistizimin new age tarzını sunarken, bahsettiğim ikinci albümlerinde sufizmden etkilenmiş sözleri ve muziği ile doğu mistizimin new age tarzını sunmuşlardır.

    Kapaklarının içinde bulunan Mevlan'ın sözlerini aynen buraya aktarması:

    ' I tried to find Him on the Christian cross, but He was not there; I went to the Temple of the Hindus and to the old pagodas but I could not find a trace of Him anywhere.
    I searched on the mountains and the valleys but neither in the heights nor in depth was I able to find Him. I went to Caaba in Mecca, but He was not there either.
    I questioned scholars and philosophers but He was beyond their understanding.
    I then looked into my heart and was there He dwelled that I saw Him; He was nowhere else to be found.'

    Enigmanın Şarkı Sözlerini www.azlyrics.com/e/enigma.html sayfasından bulabilirsiniz.

    'The Cross Of Changes'

    If you understand or if you don't
    If you believe or if you doubt
    There's a universal justice
    And the eyes of truth
    Are always watching you.

  • enigma02.07.2003 - 18:06

    Latinceden bu kelime gizem demektir
    İngilizce: Bilmece; gizem; esrar; muamma; anlaşılmaz kimse anlamına gelir...

    2. Dünya Svaşında, haberleşmeyi şifrelemek yani kodlamak için ilk defa kullanılan bilgisayar türü bir makina

    Aşğıda belittiğim Michael Crétu ve karısı Sandra'nın kurduğu New Age türündeki grup.

  • enigma02.07.2003 - 17:58

    1. Albümleri: MCMXC a.D. (10 Aralık 1990)

    1. The Voice Of Enigma
    2. Principles of Lust
    2.1 Sadeness
    2.2 Find Love
    2.3 Sadeness (reprise)
    3. Callas Went Away
    4. Mea Culpa
    5. The Voice & The Snake
    6. Knocking On Forbidden Doors
    7. Back To The Rivers Of Belief
    7.1 Way To Eternity
    7.2 Hallelujah
    7.3 The Rivers Of Belief

    2. Albümleri: The CROSS Of Changes (6 Aralık 1993)

    1. Second Chapter
    2. The Eyes of Truth
    3. Return to Innocence
    4. I Love You...I'll Kill You
    5. Silent Warrior
    6. The Dream of the Dolphin
    7. Age of Loneliness (Carly's Song)
    8. Out from the Deep
    9. The CROSS of Changes

    Albüm çalışmlarındaki ayrı çalışmaları:

    ''Silver'' filimi için 'Carly's Song' (Kasım 1993)
    Beyond The Invisible single (21 Ekim 1996)
    The Roundabout single (piyasaya sürülmedi) Kasım 1996
    Le Roi Est Mort, Vive Le Roi! album no (25 Kasım 1996)
    T.N.T. For The Brain single (17 Şubat 1997)
    Trilogy box set (Üçlü Albüm Kutu Seti) (10 Nisan 1998)
    Gravity Of Love single November 22,1999
    The Screen Behind The Mirror Album (17 Ocak 2000)
    Push The Limits single (17 Nisan 2000)
    Remember The Future video compilation (12 Mart 2001)
    Turn Around single (17 Eylül 2001)
    Love Sensuality Devotion - The Greatest Hits compilation album (8 Ekim 2001)
    Love Sensuality Devotion - The Remix Collection remix compilation album (8 Ekim 2001)

    YENİ 3. ALBÜMLERİ: Voyageur 8 Eyülül 2003 çıkacak
    Voyageur Single ise 25 Ağustos 2003

  • dost02.07.2003 - 13:46

    ''Ademoğlu’nun üç dostu vardır. Biri canı çıkıncaya kadar onun arkasından gelir, ikincisi mezara girinceye kadar onu takip eder, üçüncüsü ise Allah’ın huzuruna varıncaya kadar yanında olur.''

    (Hadis-i Şerif) Kaynak: Müttefakün Aleyh

    Hep söylendiği gibi insanların kullandığı zaaflarından biri neydi, mal mülk edinmesiydi değil mi? Demek ki bir insanın malı dünya şartlarında, dünya insanı içindir. Ancak ölümüne kadar ona fayda sağlar.

    İkincisi, mezara girinceye kadar onu takip eder. Burada insanın dünyasal sevgisinden bahsedeliyor. Bir insan öldüğü zaman eşi onu ancak mezara girinceye kadar takip eder, ondan sonra ona hiçbir fayda sağlamaz. Demek ki bir insanın dünyasal bağı; eşi, annesi, babası, çocukları, o mezara girene kadar ona fayda sağlar ondan sonra manevi alemde bir şey yapamazlar.

    Üçüncüsü Allah’ın huzuruna varıncaya kadar onun yanında olur ki Mü’min Kulların sıkı sıkı sarılması gereken budur; onun ameli ve liyakatıdır. Kısaca bir insanı dünyasal bağlarından koparıp Allah’ın Yolu’nda yürürken elinde fener olan şey onun ameli ve liyakatıdır. Liyakat sahibi olması için halis amel üzerinde olmalı, halis amel üzerinde olması için de Kur’an ve sünnetlere uyması gerekmektedir.

  • bin01.07.2003 - 21:45

    Aslı ''bün'' olup 'oğul' da demektir. Bin şeklinde de söylenir. Bin iki isim arasına alınarak söylenirse, oğul manasını ifade eder. 'Übeyd bin Cerrah: Cerrah oğlu Übeyd' gibi

    Kelime sonuna ilave ile 'gören, görücü' manalarına da gelir. mesela Huda-bin: Hakkı ve hakikatı gören, Cenab-ı Hakkı tanıyan.

    Bölge, mıntıka da demektir.

    Genel Sözlükte ki anlamları:
    - On kere yüz, dokuz yüz doksan dokuzdan bir artık.
    - Bu sayının adı ve bu sayıyı gösteren rakam,1000, M.
    - (mecaz) Bir isimden önce geldiğinde aşırılık ve çokluk bildirir:

    bin bilsen de bir bilene danış, bin bir ayak bir ayak üstüne, bin pişman olmak, bin nasihatten bir musibet yeğdir gibi deyimlerde ve atasözlerinde de kullanılır.

    binbaşı, bin bir, bindallı, binde bir, bin kat, bin türlü, binyaprak, bin yıl gibi birleşik kelimelerde vardır...

  • türkiye türkçesi01.07.2003 - 21:30

    Ana Türkçe’nin güney batı (Oğuz) öbeğinde özellikle Anadolu’da 8. Yüzyılda ortaya çıkan Türkiye Türkçesi, bugün Türkiye Cumhuriyeti’nin resmi dilidir. Eski Anadolu dilleriyle köken bakımından hiç bir ilgisi, bağı yoktur.

    Türkiye Türkleri, Kurtuluş Savaş’ından sonra, ulusal kimliklerini geliştirme sürecinde iki önemli kültür devrimi gerçekleştirdiler: harf devrimi (1928) , dil devrimi (1932) . Özünde siyasal tercih olan bu devrimler, hem Türkiye Türkçesi’nin önüne yeni gelişme boyutları açmış, hem de Batı uygarlığı çevresine girerken karşılaşıbilecek dilsel sorunlar için gerekli düzenleme ve önlemleri göndeme getirmiştir.

    Türkiye Türkçesi’nde çeşitli yöresel ağızların varlığına rağmen,20. Yüzyıl başlarında İstanbul ağzı üzerine temellendirilen standart konuşma ve yazı dili, toplumsal iletişime büyük kolaylık getirmiştir. Bunda, eğitim-öğretim kurumlarıyla kitle iletişim araçlarında bu standart dilin kullanılmasının ve bir de Latin kökenli yeni Türk alfabesinin fonetik(sesbilgisel) ve kolay öğrenebilir olmasının payı büyüktür. Yöresel ağızlar, standart dilin egemenliği, iç göçler, kentleşme olgusu vb. yüzünden etkisini yitirmeye başlamıştır.

    Türkiye Türkçesi, yakın zamanda bağımsızlıklarını kazanan Orta Asya Türk cumhuriyetlerine de, özellikle Batı dünyasına açılmada örneklik edebilecek deney birirkimine sahiptir.

    Bugün, Türk dil ve lehçeleri arasında bilim ve kültür dili olarak en gelişmişi kabul edilen Türkiye Türkçesi’nin karşı karşıya olduğu sorunların başında, yabancı dillerden, özellikle Amerikan İngilizcesi’nden borç alınan kelimeler gelmektedir. Yabacı dille eğitim ve öğretim yapan orta ve yüksek dereceli okulların artması, bu sorunu daha da karmaşıklaştırmaktadır…*

    *Referans: Yusuf Çotuksöken

  • ingilizce01.07.2003 - 21:03

    İngilizce yüzyıllar boyunca üç evreden geçmiştir. Norman fethine kadarki eski İngilizce, Rönesans ve Reform hareketleriyle gelişen orta İngilizce, daha sonra da çağdaş İngilizce. Britanya Adalar’ına 5. yy’da Keltleri püskürten istilacılar tarafından getirilen İngilizce-Germen kolundan Hint-Avrupa dili - Norman kralları döneminde Fransızca’nın etkisi altında kalmış, matbaanın icadıyla kendi benliğine kavuşmuştur.

    Tam anlamıyla yaşayan bir dil olan İngilizce, Restorasyon dönemindeki bazı projelere rağmen, hiç bir zaman bir akademenin egemenliği altına girmemiştir. Bu bağımsızlık,500 bin terimi kapsayan zengin kelime dağarcığınanın nedenini açıklar. Şu anki Fransızca’da bu sayı 150 bindir. İngilizce’de tam bir kullanım serbesliği vardır: ‘’’freedom’’’ ve ‘’’liberty’’’ gibi Germen ve Latin eşilleri kullanılır. Bu eşiller arasında anlam farkı olabilir: mesela ‘’’ox’’’ kelimesi çayırdaki hayvan, ‘’’beef’’’ ise sofradaki et anlamına gelir. Ayrıca işlevlerde farklı yapılara imkan veren bir esneklik vardır: ‘’’to read a book’’’ (kitap okumak) ve ‘’’to book a room’’’ (oda ayırtmak) gibi. Sözdizimi ve eylem çekimleri son derece basittir.

    Bu özellikler İngilizce’yi kullanışlı, uyumlu bir dil durumuna getirir; eksikliklerini gidermek için komşu dillere başvuran; ‘’’wurst’’’ (Almanca da ‘’’sosis’’’) ve ‘’’elite’’’ (Fransızca’da ‘’’seçkin’’’) gibi; birleşik sözcük üretmeyi sever: ’’’horserace’’’ (atyarışı) ve ’’’race-horse’’’ (yarış atı) . Anlamın yalnız ikinci sözcükten çıkarıldığı birleşik eylemlere başvurur: ’’’to walk up’’’ (çıkmak) , ’’’to walk down’’’ (inmek) . Sıfatlar ve sıfatfiiler soyuta düşkün olan Fransızca’nın tersine, dilin somutlaşmasını sağlar.*

    Tabi bunları günümüzde yaşanan dilimize yabançılaşma konusu hakkında yazmıyorum, başlığın adı üzerinde; bir dil hakkında bilgiler vermeye çalışacağım, tabi ki politik unsurlarda belitilebilir ama propoganda için değil konuyu inceleme açısından ele almak daha yararlı olur.

    *Referans Maurıce Paul Gaut’er…

    bkz. Neden İngilizce?