Kültür Sanat Edebiyat Şiir

cv sizce ne demek, cv size neyi çağrıştırıyor?

cv terimi Cv tarafından 02.07.2003 tarihinde eklendi

  • Sükûn Ve İnşirah
    Sükûn Ve İnşirah 25.03.2011 - 19:04

    Currıculum Vıtae


    I..

    ilk an göğüs kafesimi ısırdı dünya
    canhıraş bağırmamın sebebi bu

    yeryüzüne bir yüz de benimkidir artık
    içimde nefesler sızıya ait
    kavganın göbeğinde çatlıyorum durmadan
    esefsizliğe teessüf ederek

    sonra
    bir yılkı atından bir hikaye çalarak
    bir devenin hörgücüne bakarak
    neonlara şaşırarak
    aşka düşüp
    gözlerimi yamalayarak gözyaşına

    işte öylece gravatsız
    öylece safi et
    safi melal
    bir ekim düşünden düştüm
    bir terazi sallanıp durdu hep
    göğsümün orta batısında
    bir akrep dolaştı ve yelkovdu hep
    kafamın coğrafyasında

    bu ne kadar işime yarar bilmem
    neye denk gelir bunca kıyamet görmüşlüğüm
    kariyerim bakımından
    ama her zehirli fikri sabahlarıma taşıdığım bilgisi
    kayıtlara geçsin istiyorum
    panzehiri altının katlarında bulunan
    yılan ısırıklarıyla dolu beynimin kıvrımları
    medical geçmişime dair bir işaret vermeyecek olsa da
    kayıtlara geçsin istiyorum bu da


    II..

    demirle tanıştım sonra
    ölmeden ölmüş olan bir akrabamın
    cenaze merasimi sırasında
    gri elbiseleri içinde oldukça devlet duruyorduda
    çember yapıp çevirmek gelemedi aklıma

    eczaları eczaneden aldım
    bu doğru ve normal
    cezaları neden aldım
    buna dair bir kuşkuyu yemliyorum
    kuş kuyuya düşerken

    dizlerimde kabuklar
    gözlerimde ekseriyetle bayramlık gözyaşları
    horoz ibikleri kadar pembeleşmişken tam da kısacık cümlelerim
    ah o kimyacıdan tenime yayılan kimya
    ah nefesime eşlik eden adrenalin kokusu

    dolaysız tümlemelerime tünemiş ilk kıpırtım ah
    çalıntı şiirlerle korunaksız bahçelerine dalışım gelir sonra
    gözlerini gök ekinler kadar hışırtılı ve narin
    kalplerini başaklar kadar dolgun bulduğum
    bizim sokaklı kızların

    ilk itirazımı seslendirdiğimde
    cüney Tarkın henüz kalenin üçüncü burcuna kadar sıçrayabiliyordu
    bense orta asyalı düşler içinde
    yere dizler vuruyordum
    ki tanrı bundan hoşnut olmuyordu o günlerde sanırım

    yağmura hayret ediyor oluşum da bu döneme denk gelir esasında
    anlardım biraz sudan zira her insan cinsi kadar

    yağmurun iki yakasında durmadan ağlayan annemin
    yemenisine yağa yağa
    bir zindanın demirine değe değe
    ağlaya ağlaya
    ölmemeye dair bir imkan sağlaya sağlaya babamla
    pazardan elma alıp eve dönüşlerim kadar
    enteresan olmasa da şimdi ki akılla
    yağmura her daim bir isterik nazarla
    hayret ettim durmadan

    elimde demir
    çok tanıdık korkularımı siperliyor artık bu kanca
    biraz muşta biraz kılıç kesiği
    iki doz bruce lee ile demire ayna tutuşum da
    bu kayıtlarda bulunmalıdır oysa


    III..

    aklımı sudan çıkarıp
    ıslak ıslak astım zamanın iplerine
    kırıştı karıştı
    ütüledim
    dilimle damağımı düzelttiğim gibi

    zor zenaat ehliydim
    bulutlara kuşlar bulmam gerekiyordu o sıra
    zencefilli kek nasıl olur anlamalıydım
    nasıl yazıyordu ulan bu herifler
    bunca pervanesiz uçmaya benzer şeyleri oysa

    epeyce yeşil biriktirmiştim Allah tan ki
    işime yaradı sonra
    isyan dekoratörlüğüm sırasında

    şifaya belime kadar girdikten sonra üşenmeseydim
    bir borazan tınısından korkup da
    bandocu ali amcayı bıçaklayıp öldürmeseydim
    zihnimin arka sokaklarında
    belki usumun uslanmasına faydası olurdu
    onun gergin derisinin
    kusma nöbetlerim sırasında

    iki de bir gökyüzüne bakıp
    bulutlara kuşlar uydurmaktan yorgun düşmekten
    fırsatım olmadı hiç karanlık hakkında bir kaç kelam etmeye
    zarfımı cibril yalamıştı sanırım ki
    açılmıyor besmelesiz
    asla korkmuyordum şeytana fransızca hitap etmekten
    ama çok üşeniyorum dağları kaldırıp altında cümleler aramaya

    ben bütün bu denklemin bir tarafı olduğum zannıyla
    geçip giderken kaymakam beyin ve garnizon komutanın önünden
    çizgilere basa basa
    meğerse gülden bir tabut hazırlıyormuş
    yeryüzü annem bana

    ne farkeder artık virgül oluşum
    kesirlerin çıkmazlarına yol işareti niyetine
    ne manası var ki entegrali bilmemin
    yazlık düşlerimde oldukça esnek bir zaviyeye oturtmuşsam kelebekleri
    ne farkeder gözlerimde ha bir bomba
    ha gözyaşı tuzundan inşa ettiğim putlar olması

    aya suya hayale
    yağmura gökyüzüne köre
    resimlere ve şehir yükseltilerine kötü davranmadım hiç
    artı haneme çentiklensin lütfen
    sesimi aşkın savaşlarında şehit verdiğim de

    kayıtlara böylece geçsin istiyorum

    ben bir düş değilim (yataktan fırlatmadım kimseyi)
    ben bir iş değilim (kimse bensiz kalmadı)
    ben bir fiş değilim (katma değerim oldukça düşük)

    gövdem tüy niyetine öfke ve aşkla kaplı
    nefeslenmem de bu sayede
    tüy diplerimden

    kimyacının düşüyle
    zararsız bir kimyaya dönüşmüşken ne güzel
    şimdi radyoaktif bir atık olmaya doğru hızla ilerliyorum
    taklamakan ve gobi arasında


    IV..

    piyano ödüllü bir piyango görsem zevkten bayılırım
    piyano çalmayı bildiğimden ya da
    piyangodan zengin olmaya hevesimden değil
    sadece kafiyeden
    sadece sihrinden kelamın

    rock gitar trash metal ve de bazuka
    kafamda parçalanışı hendrix in
    koma bir çellonun ezgilerinden
    ve sallanan kaideler üzerinde bir ihtiyar kadının
    terennümleri ile hatırlayışım
    kitaplara kapaklandığım gecelerin izlerini

    beni artık haylayamaz hiç bir kaside sudan başka
    hiç bir yerime dokunamaz hiç bir kırağı
    annemin çiylerinden başka

    göğsüme epeyce bal ve
    gazetelerin ekonomi sayfalarını
    bir de vicks sürerdim ki
    palyatif bir öksürüğe balgam olmasın kalbimin infarktı

    uzun zamandır uzayda bir boşluk düşlüyordum
    meğerse bulmuşlar kara delik adıyla
    gizli saklı bir bisikletim vardı kenarda
    yutmuş olmalı kara delik onu da


    şimdi şehirler sızıyor dudaklarımın kenarından
    gökdelenlerle paylaşıyorum bulut resimlerimi
    epeydir bir üveyik gördüğüm yok
    bir güne bakana bakmayalı çok oldu
    gerçi mevsim kış ne de olsa
    şimdi köprülerin altı tuzaklarla ve
    türkan şoray posterleriyle dolu

    dilime incecik sihirler sürüyorum artık
    geceyi bir düş ülkesi saymaya her niyetlendiğimde

    kayıtlara geçsin ve eksi haneme yazılsın
    şürekâyı asla tanımadığım
    asla yüz vermediğim bilinsin müdür koltuklarına

    oysa yüzümden ıtırlı bir sabah kesiyorken perdeler
    ben aynasız bir loşlukta öylece durup dururken
    taşlı sopalı kavgaların perde arkasında durup dururken
    başımdan sızan her damla kanda
    bir kaç alem büyüklüğünde bir araziyi
    suluyorum yağmurla

    gizlinin gizi
    içimin lokomotifine kömür olmasaydı
    yürümezdi bu tren
    ve ben tanrım
    ne makinist ne de kondüktör pozisyonu için değil
    direkt ray olmak için başvuruyorum
    emir yolları müssesenize


    V..

    bütün hayatım boyunca
    sadece üç kez kustum banknotlara

    ilki hüzzam bir şarkının gergin esindeydi
    sesin kıvrak bir armoniye dönüştüğü
    o keskin uçurumdaydı
    ve epeyce pahalı bir frak kiralamak gerekiyordu o sıralar
    taşralı konserlere gitmek için bile

    ikincisi bir tayın öldüğünü gördüğümde
    sektörel yeşilçam ekranından sarkan
    turuncu bir yirmiliğe idi
    atını seven her türk çocuğu adına

    üçüncüsü saat satan bir adamın
    elindeki kirli desteye idi
    sadece midem bulanmıştı
    zamanın tecime sunulması fikrinden o kadar

    bu modern şairler
    kusmadan şiir yazamaz mı demeyiniz sayın Binboğa
    gerçek budur
    modernite oldukça kusturucudur

    her beyin artık emezis sebebi
    her sevişme sonrası anti-emetik gerek
    tenlerin tine saldığı kokudan dolayı
    ekranlardan ve gazzeden dolayı
    yahudiden ve kurşundan
    microsoftttan ve hollandalı ineklerden
    ve reklamlardan dolayı
    zemini sallayan depremlerden
    suyun uzun boylu ve yakışıklı intikamlarından dolayı
    her temastan sonra gusül
    ve mutlak bir doz anti emetik almalıdır
    gönlü varsa insanın
    insan kalmaya

    gelelim mutlu sona
    sızıları kaydettikten sonra iğneli bir yaprağa

    şunu bilmelisiniz ki ey garavatlılar
    üstümde hala gök olmasaydı
    ya da altı üstü tanrıyla kaplı bir fon olmasaydım
    yeşilin mavinin suyun ve toprağın dekorunda
    hiç gelir miydim kapınıza
    sayın hırdavatçılar

    bordrolara ve senetlere
    borsalara kerhanelere
    zifosa bulanmış su kuşlarına
    vesaire ve vesaireye
    petrole bir de evet
    son olarak bir de penislerinize
    ayinsel çıkarımlarla yaklaşmanızı hiç sevimli bulmasam da
    benim ürüne dönüşecek bir maharetim olmasa da nazarınızda
    kapital değerim sıfır ya da ona yakınsa da
    buraya yazdıklarım en az kütle formülleri kadar gerçektir
    işiniz işime gelmiyor
    işim işinize sövmektir gün boyunca doğru
    ama

    ilenmeyle karışık bir dilenme değil midir
    tüm özeti
    tüm ömrümün
    tüm adem gibi hem de
    böylece değil midir herkes için
    curriculum vitae


    @..


    yirmiİkiMartİkibinon

  • Su Gökbakar
    Su Gökbakar 19.11.2008 - 23:13

    Kendini tanıtmak adına türlü türlü yalanla doldurulmuş ve patronların nasıl olupta aradan zekice doğru ve yanlış ayırdıkları belli olmayan bir belge türü.

  • Sezgin Yeşiltaş
    Sezgin Yeşiltaş 10.12.2005 - 12:04

    ÖRNEK CV
    (GEREKLİ BİLGİLERİ YAZINIZ)



    ADIM:
    SOYADIM:
    LAKABIM:
    BABA ADIM(TORPİLLİ OLDUĞU MAFYA BABASI) :
    İŞ TECRÜBELERİM
    ----------

    BATIRDIĞIM BANKALAR:
    KOPYA ÇEKTİĞİM DERSLER:
    KIŞT DEDİĞİM TAVUKLAR:
    EĞLENCE YERLERİNDE BİRLİKTE GÖRÜNDÜĞÜM MANKENLER:
    ABD'YE İLTİCA BAŞVURUSU SAYIM:
    PROTESTO OLAN SENET VE ÇEKLERİM:
    KOVULDUĞUM FİRMALAR:
    AKRABASI OLDUĞUM BAKANLAR:
    AKRABASI OLDUĞUM MİLLETVEKİLLERİ:
    TACİZ ETTİĞİM KADINLAR:
    ÇIKTIĞIM TALK ŞOVLAR:
    ANA HABER BÜLTENLERİNE ÇIKMA SAYIM:
    DEVLET KESESİNDEN GİTTİĞİM GEZİLER:
    KAÇTIĞIM CEZAEVLERİ:
    VURDURDUĞUM ADAMLAR:
    YILBAŞLARINDA HEDİYE ALDIĞIM GAZETECİLER:
    SAMİMİ OLDUĞUM BANKA MÜDİRELERİ:
    DEVAM EDEN DAVA SAYIM:
    TEHDİT ETTİĞİM İNSAN SAYISI:
    ŞANTAJ YAPTIĞIM İNSAN SAYISI:
    HİLE YAPTIĞIM KAĞIT OYUNLARI:
    RIZKLARINA EL KOYDUĞUM DUL VE YETİM SAYISI:
    TİNERE VE ESRARA ALIŞTIRDIĞIM ÇOCUK SAYISI:
    RUHSATSIZ TAŞIDIĞIM SİLAH MİKTARI:
    KIRDIĞIM KOMŞU CAMLARI:
    KAPI ZİLİNİ ÇALIP KAÇTIĞIM APARTMANLAR:
    MIZIKÇILIK YAPTIĞIM SAKLAMBAÇ SAYISI:
    KIRDIĞIM CEVİZ SAYISI:
    ÇIKTIĞIM ANTREMAN SAYISI:
    DEPREMDE ÇÖKEN, MÜTEAHHİDİ OLDUĞUM BİNALAR:
    BU BİNALARDAN ÇIKAN ÖLÜ SAYISI:
    KESİNLEŞMİŞ HAPİS CEZASI TOPLAMI:
    CEP TELEFONU SAYIM:
    SON 5 YIL İÇİNDE YAPTIĞIM HAYALİ İHRACAT SAYISI:
    TEDAVİ PARASINI ALIP DA OLMADIĞIM AMELİYATLAR:
    MAYA ÇALDIĞIM GÖLLER:


    ----------

    BUNLARA EKLEYECEKLERİM: İŞE ALMAYIN DA GÖREYİM! ..
    TARİH:

    İMZA

  • Hüseyin Türk
    Hüseyin Türk 13.10.2005 - 13:53

    digital iş görüşmesi...

  • Murat Gerçek
    Murat Gerçek 30.09.2005 - 09:44

    ön temas demektir.karşında ki insanı onun verdiği bilgiler doğrultusunda tanımaktır

  • Duygu Tarlacı
    Duygu Tarlacı 14.09.2005 - 15:30

    cv nasıl yazabilirim...en güzel cv yazma olanakları

  • Oğuzhan Keskin
    Oğuzhan Keskin 03.07.2003 - 13:44

    kültürel yozlaşma..

  • Cem Nizamoglu
    Cem Nizamoglu 03.07.2003 - 03:33

    Açılımı, Curriculum Vitae
    hal tercümesi, özgeçmiş, yaşam özeti

    Bir işe başvuranın, iş görüşmesinden önce hazırladiğı öz geçmişidir. Mezun olduğu öğretim seviyesinden, yeteneklerine, hobilerine kadar hazırladığı çok uzatmadan bilgilendirici bir çeşit form. CV her geçen gün artan öneminden dolayı daha iyi hazırlanışı için kısa süreli kurslar bile veriliyor. Üniveristelerde bile artık öğretilen ve standardlaştırılmaya çalışılan bir sistem... CVsiz olmaz kardeşim gibilerinden türkçemize girmiş kaçak kelimelerden...