Kültür Sanat Edebiyat Şiir

ingilizce sizce ne demek, ingilizce size neyi çağrıştırıyor?

ingilizce terimi Cem Nizamoglu tarafından 01.07.2003 tarihinde eklendi

  • Şinasi Akay
    Şinasi Akay 12.05.2016 - 22:00

    'And also, it's ENGLISH. Not 'American English'. There is no such thing as 'American English'. There is English. And there are mistakes'
    Elizabeth Windsor.(Queen UK) /24 April 2016

  • Kadir Yıldız
    Kadir Yıldız 28.02.2015 - 20:05

    upper intermediate ingilizcem vardır ders almak isteyen olursa saati 20 tlden veririm..

  • Osman Özütler
    Osman Özütler 07.09.2009 - 10:06

    Küresel ortak dil..

  • Erdem Ülkün
    Erdem Ülkün 09.05.2009 - 00:13

    Sizin okul anılarınızda,İngilizce öğretmeninin(how are you?) sorusuna verilen(and you) cevabının Türkçe'sinin (sağol) zannaden birileri var mıydı?

  • Hacer Cerit
    Hacer Cerit 25.12.2008 - 19:07

    çok sevdiğim ama bazı derslerinde sıkıldığım ders

  • Ferruh Safak
    Ferruh Safak 29.10.2008 - 13:48

    Yasadigim ulkenin resmi dilidir...

  • Sena Işık
    Sena Işık 20.07.2008 - 14:30

    ingilizce aslında ingiltere'nin resmi dili olup diğer bir çok ülkenin de resmi dili olmuştur çünkü ingiliz asıllı ve amerikalıların bu ülkelere yerleşmesiyle...ingilizce çok mantıklı bir dildir bana göre evet bir kelimenin birden çok anlam taşıdığı doğru fakat öğrenilmesi kolay ama tekrar edilmesse unutulması daha kolay bir dildir..lisan öğrenmek çok faydalı çünkü iş bulma olasılığı daha kolay olmakta ülkemizde..bende ingilizce bölümünü okuyorum fakat kendi dilimle yani türkçemize karıştırmıyorum hem çok komik oluyor hemde güzel türkçe mahvoluyor..ayrıca türkçenin arasınada ingilizce kelime karıştıranlarada deli oluyorum..(YES ABİCİM TÜRKÇE'Yİ KORUMAYA BENDEN DE OKAY) :) lütfen türkçemizi bozmayalım..

  • Esra Can
    Esra Can 23.06.2007 - 19:18

    ingilizce hastası olan insanlara hasta oluyorum.oto b.. a ingilizce ad takanlara...bazı tipler kendilerine bile ingilizce bi rumuz bulmuşlar.ayyyyy sahiden siz yabancı dil mi biliyosunuz görgü yoksunları....nası imrendik]]

  • Birindar
    Birindar 01.05.2007 - 13:43

    Yediklerine dikkat edenler icin beslenme ve kalp sagligi konusunda son nokta... Bunca zamandir bir cok karsit tibbi gorus dinledikten sonra gercegi ogrenmek cok rahatlatici.

    1- Japonlar cok az yagli yiyecekler tuketirler, Ingiliz ve Amerikalilardan daha az kalp krizi gecirirler.

    2- Meksikalilar cok yagli yiyecekler tuketirler, Ingiliz ve Amerikalilardan daha az kalp krizi gecirirler.

    3- Japonlar cok az kirmizi sarap tuketirler, Ingiliz ve Amerikalilardan daha az kalp krizi gecirirler.

    4- Italyanlar da, Fransızlar da yuksek olcude kirmizi sarap tuketirler, Ingiliz ve Amerikalilardan daha az kalp krizi gecirirler.

    5-Almanlar cok yuksek miktarda bira, sosis ve yagli yiyecekler tuketirler, Ingiliz ve Amerikalilardan daha az kalp krizi gecirirler. SONUC: Istediginizi yiyebilir ve icebilirsiniz. Görünen o ki, kalp krizine neden olan sey, Ingilizce konusmaktir.

    :))

  • Gani Kapicigil
    Gani Kapicigil 18.03.2007 - 20:32

    :((yadim

  • Gülçin Yalçın
    Gülçin Yalçın 15.02.2007 - 15:47

    oto tamircisi ingilizce yazmaya kalktığında ortaya çıkan tabela için bknz. sanruff

  • Nurullah Atışçı
    Nurullah Atışçı 10.02.2007 - 18:08

    dünyanın heryerinde geçerliliği olan bir dildir...acıdır ki ekonomi,sağlık,mühendislik,... ve bir sürü alanda ve mesleklerde özellikle amerikalılar mesleki terimleri istedikleri gibi kullanırlar neden? çünkü dominant bir dildir ve üstelik herhangi bir sözcüğün birden çok anlamı olabilir bu da insanı sinir etmeye yeter özellikle ingilizce yazı yazarken acaba hangi kelimeyi kullansam? sorusunu kendi kendimize sormamıza sebebiyet verir...

  • Sel Suyu
    Sel Suyu 30.01.2007 - 01:07

    Stand up durma ·orada·
    Kalk oğlum black board'a
    Do you speak Engilish?
    Hayır hocam bu zor iş

    Söyle oğlum 'What is this? '
    Kolay hocam ask please
    Peki yavrum what is it?
    Düşüneyim fine minutes

    Oğlum çabuk be quik
    Hocam bunlar çok lirik
    Duraklama oğlum raksa
    Ah bu ders bi kalksa

    Thank you very much nedir?
    O ne? İngilizce midir?
    You shuld take a medicine
    Ya hocam sen ne diisin?

    Don't make funme you fool
    Hocam bu sorular very cool
    What do you know a bout a than
    Sıkıldım Hocam come an men

    Hocam I don't know the answer
    O zaman karnene yansır
    Bu windowstur bu da door
    Otur Oğlum İşin Zor...

  • Mumbala Bakala
    Mumbala Bakala 19.12.2006 - 11:17

    karar verdim bu günden itibaren öğreneceğim bu dili.......

  • Selçuk Akçaören
    Selçuk Akçaören 16.12.2006 - 00:03

    ingilizce neden dünyada bir numara çünkü Kanada ABD İngiltere ve daha bazı ülkeler ingiliz veya ingiliz asıllıdr...bu hesaba göre dünyada ikinci önemli dilin türkçe olması lazım çünkü dünyada 400 milyona yakın Türk vardır...

  • Esra Akar
    Esra Akar 13.12.2006 - 12:50

    bence çok önemli bir dil kendimizi kurtaracak kadar öğrenmemizi gerektiriyo bence

  • Selen Demir
    Selen Demir 06.12.2006 - 03:27

    of course.

  • Talha Yasin
    Talha Yasin 24.11.2006 - 22:21

    I love your eyes
    çünkü onlar very nice
    bi kerrecik look at me
    ondan sonra
    don't forget me
    kalbim tik tak for you
    because I love you bebeyim

  • Yusuf Ziya
    Yusuf Ziya 09.09.2006 - 11:56

    bkz.Tarzanca!
    kuralları ve grameri tamamen onların 'cadı' kavramı gibi.
    bu böle olsun aa yok böle olsun iyi öle olsun o zaman demişler ve bi dil ortaya cıkmış...
    amca ondan daha iyi bir dil bence :) :) :)

  • 07.09.2006 - 01:44

    hamsiye to hunt :)

  • Yusuf Davut
    Yusuf Davut 07.09.2006 - 00:02

    gelişmiş, entelektüel bir dil..
    Dünyanın bilim, ekonomi, diplomasi, müzik ve sinema dili..

  • Harun Çat
    Harun Çat 28.07.2006 - 14:26

    ay dont now.....

  • Gülçin Yilmaz
    Gülçin Yilmaz 27.05.2006 - 22:03

    easy riders: ezsai riidırs :)))

  • Mesut Kuş
    Mesut Kuş 11.01.2006 - 13:22

    Öğretmenliğini okuduğum ve yakında öğreticisi olacağım ve yaklaşık 14 senedir eğitimini aldığım ve her yeni gün bir şeyler öğrendiğim dil...

  • Sezgin Yeşiltaş
    Sezgin Yeşiltaş 29.12.2005 - 13:42

    Adalar imparatorluğu kurmakla yetinmeyen sömürgelerine dil, din, kültür sömürüsü de götüren ingilterenin çabaları sonucu ortaya çıkan international language.

  • Maçoman
    Maçoman 12.12.2005 - 20:48

    gözü körolası zenginliğin dili!
    paran var mı gardaşım; o zaman senin dilinden konuşalım.....

  • Sezgin Yeşiltaş
    Sezgin Yeşiltaş 28.11.2005 - 12:16

    Tanrıların anladığı en kutsal lisan.

  • Ney
    Ney 09.10.2005 - 18:24

    -excuse me..how can we go to sultanahmet?
    -sultanahmet? kolay..burdan direk go..go go go..ikinci soldan go..karşıdan bi cami çıkacak,onu sırtına alıp go..orda artık kime sorsan go..

  • Selin Pamuk
    Selin Pamuk 18.09.2005 - 19:45

    türklere ve dünyadaki diğer milletlere haksızlık...

  • Gülçin Yilmaz
    Gülçin Yilmaz 18.09.2005 - 19:00

    kısların inkiliscesiyle dalga geçilmes!

  • Nihan Aydın
    Nihan Aydın 18.09.2005 - 17:11

    şımarık dil.

  • Ece Coşkun
    Ece Coşkun 01.09.2005 - 16:07

    Tüm ülkelerin ortak dili.herkese okutulması şart.

  • Yaşam Aslan
    Yaşam Aslan 02.08.2005 - 02:12

    sanırım artık şart...

  • Yasın Muco
    Yasın Muco 20.04.2005 - 18:11

    olmazsa olmaz

  • Dilara
    Dilara 20.04.2005 - 17:56

    stone...

  • Sezgin Yeşiltaş
    Sezgin Yeşiltaş 15.03.2005 - 03:17

    Türkiyeyi geçip doğuya ve güneye bakınca hala uluslararası olduğunu farkedip rahatladığım bir dil.

    (avrupaya bakınca sanki hepsi almanca konuşuyor)

  • Sezgin Yeşiltaş
    Sezgin Yeşiltaş 15.03.2005 - 03:14

    Sanırım Asimov'un bir romanından etkilenip doğanın sesine en yakın dilin ingilizce olduğunu sanmıştım uzun bir süre..

    Sonra hep dikkat ettim ve her dilin doğadaki sesleri taklit ederek anlamları olan kelimelerine bolca rastladım.

    Yani sadece ingilizce değilmiş.

  • Gökhan Oflazoğlu
    Gökhan Oflazoğlu 14.09.2004 - 03:56

    Yerli yersiz Türkçeye de bulaştırmasalar, neden yararlanmayalım.

  • Cem Nizamoglu
    Cem Nizamoglu 04.07.2003 - 17:56

    Crystal(1997) ’e göre herhangi bir dilin küreselleşmesi o dili konuşanların sayısıyla orantılı değildir.Bir dilin dünya dili haline gelmesinin başlıca iki sebebi vardır ki bunlardan ilki diğerinden daha önemlidir; politik ve dolayısıyla askeri güç ile ekonomik güç.İngilizce’nin dünya dili olması da bu iki etkenle açıklanabilir; İngilizce uzun zamandır doğru yerde ve doğru zamanda sahneye çıkmıştır.

    İngilizce’nin gelişiminin temellerine baktığımızda iki önemli noktayla karşılaşırız: Siyasal gelişmeler ve bilgiye ulaşım.Siyasal gelişmelerin 19.yy.da iyice belirginleştiği dikkate alınırsa, aynı yüzyılda birçok kişinin ‘Niçin Dünya Dili Olarak İngilizce? ’sorusuna Britanya İmparatorluğu’nun büyümesini işaret ederek kolaylıkla cevap verebilmesi anlaşılabilir.Birinci ve İkinci Dünya Savaşları’ndan sonra gücünü yitiren Britanya İmparatorluğu’nun görevini devralacak olan ABD’nin dilinin de İngilizce olması bu dilin kullanımını ve yayılımını hızlandırmıştır(Crystal,1997-9,15) .

    İngilizce’nin kullanımını arttıran diğer bir tarihsel süreç ise Endüstri Devrimi’dir.19 yy. başlarında Britanya, endüstri ve ticaret alanlarında dünyanın en önde gelen ülkesidir.1700 yılında 5 milyon civarında olan Britanya nüfusu,1800’de ikiye katlanır ve bu yüzyıl boyunca hiçbir ülke Britanya’nın ekonomik büyümesiyle boy ölçüşemez. Endüstri Devrimi’nin birçok icadı İngiliz kökenlidir ve 1800 yılında tekstil ve madencilik alanlarında dünya lideri olan İngiliz firmalar dış dünyaya açılırlar.Bu da Britanya’ya ‘dünyanın atölyesi’(workshop of the world) ünvanını getirir.Bu başarıların dilbilimsel sonuçları kendini çok geçmeden gösterir.Teknolojik ve bilimsel yeni gelişmelerle birlikte yeni terimler doğar ve İngilizce’ye binlerce yeni kelime katılır.Fakat bundan da önemlisi bu gelişmeler diğer ülkelere de ulaşır ve bunları takip etmek isteyen yabancıların İngilizce öğrenmesi gibi bir zorunluluk doğar.İngiltere’deki bu gelişimler, kıtadaki birçok bilim adamının İngiltere’ye gelmesine ve çalışmalarını burada sürdürmesine de yol açar.Yüzyılın sonuna doğru İngiltere’deki gelişmeler Amerika’ya da sıçrar ve II.Dünya Savaşı sonrası yıpranan İngiltere’nin yerini 20.yy.da Amerika doldurur.Bilgiye ulaşımın ise tek bir dili vardır:İngilizce(Crystal,1997-20,45) .

    19.yy. başları uluslararası bankacılığın da gelişim gösterdiği yıllardır ve endüstriyel anlamda gelişmiş devletlerin bankacılıkta da gelişim göstermeleri doğaldır. Almanya, İngiltere ve ABD bu konuda başı çekerler.Bu gelişmeyle birlikte özellikle gelişmekte olan ülkeler için yabancı dil öğrenimi yeni bir anlam kazanır:Paraya ulaşım (Crystal,1997-45) .

    www.ingilish.com/mi1.htm

    not: aşağıdaki 'bkz. neden ingilizce' i başlığı için aktardığım yazı...

  • Cem Nizamoglu
    Cem Nizamoglu 01.07.2003 - 21:03

    İngilizce yüzyıllar boyunca üç evreden geçmiştir. Norman fethine kadarki eski İngilizce, Rönesans ve Reform hareketleriyle gelişen orta İngilizce, daha sonra da çağdaş İngilizce. Britanya Adalar’ına 5. yy’da Keltleri püskürten istilacılar tarafından getirilen İngilizce-Germen kolundan Hint-Avrupa dili - Norman kralları döneminde Fransızca’nın etkisi altında kalmış, matbaanın icadıyla kendi benliğine kavuşmuştur.

    Tam anlamıyla yaşayan bir dil olan İngilizce, Restorasyon dönemindeki bazı projelere rağmen, hiç bir zaman bir akademenin egemenliği altına girmemiştir. Bu bağımsızlık,500 bin terimi kapsayan zengin kelime dağarcığınanın nedenini açıklar. Şu anki Fransızca’da bu sayı 150 bindir. İngilizce’de tam bir kullanım serbesliği vardır: ‘’’freedom’’’ ve ‘’’liberty’’’ gibi Germen ve Latin eşilleri kullanılır. Bu eşiller arasında anlam farkı olabilir: mesela ‘’’ox’’’ kelimesi çayırdaki hayvan, ‘’’beef’’’ ise sofradaki et anlamına gelir. Ayrıca işlevlerde farklı yapılara imkan veren bir esneklik vardır: ‘’’to read a book’’’ (kitap okumak) ve ‘’’to book a room’’’ (oda ayırtmak) gibi. Sözdizimi ve eylem çekimleri son derece basittir.

    Bu özellikler İngilizce’yi kullanışlı, uyumlu bir dil durumuna getirir; eksikliklerini gidermek için komşu dillere başvuran; ‘’’wurst’’’ (Almanca da ‘’’sosis’’’) ve ‘’’elite’’’ (Fransızca’da ‘’’seçkin’’’) gibi; birleşik sözcük üretmeyi sever: ’’’horserace’’’ (atyarışı) ve ’’’race-horse’’’ (yarış atı) . Anlamın yalnız ikinci sözcükten çıkarıldığı birleşik eylemlere başvurur: ’’’to walk up’’’ (çıkmak) , ’’’to walk down’’’ (inmek) . Sıfatlar ve sıfatfiiler soyuta düşkün olan Fransızca’nın tersine, dilin somutlaşmasını sağlar.*

    Tabi bunları günümüzde yaşanan dilimize yabançılaşma konusu hakkında yazmıyorum, başlığın adı üzerinde; bir dil hakkında bilgiler vermeye çalışacağım, tabi ki politik unsurlarda belitilebilir ama propoganda için değil konuyu inceleme açısından ele almak daha yararlı olur.

    *Referans Maurıce Paul Gaut’er…

    bkz. Neden İngilizce?