Bazı konuşmalara tanık oldum, oruçluyken işte zaten açlık hissetmiyorum, turp gibi çalışıyorum gibilerinden. İyi güzel de açlık hissetmenin ters bir yanı yok ki. Açlık hissedilmesi oruçun zaten bir parçası yoksa öbür türlü açlığı hissetmezsek nasıl anlayabiliriz anyayı konyayı.
Tabi oruç sadece açlığı hissedip açların durumunu anlamak değildir. Bilip bilmediğimiz bir sürü amacı vardır.
Bunlardan en önemlisi insanın nefsine hakim olmasına yardımcı bir çeşit idmandır. İnsanın kendini kontrol etmesinden bahsediyorum. Sadece yemek yememek değil, oruç süresinde küfürlü konuşmamak, cinsel ilişkiden uzak durma gibi noktalarda vardır. Sakin, sabırlı ve şükürde olmayı telkin eder insana.
Şimdi burada 'kardeşim ben kendimi istediğim gibi kontrol ederim, ne gerek var oruca... ben özgürüm... istediğim zaman yerim, istemediğim zaman yemem..' denilebilir. Ama zaten oruç bir çeşit insanın özgür kalmasında da yardımcı olur çünkü insan istediği zaman yemek yerse zaten o kendinin açlığına ya da tokluğuna tutsak olur. Oruçta ise sizi tutan bir melek filan yoktur, tamamen kendi hür iradenizle hareketlerinizi kontrol altına alıyorsunuz. Bunun hem fiziksel hem de psikolojik olarak çok geniş faydaları vardır. Ama derseniz ki yersem etraftaki insanlar görür o zaman böyle durumda önce bir imanınızı baştan göz geçirin derim çünkü oruç, namaz gibi ibadetler kul hakkı için yapılmaz...
bu arada doğru yazılışı Agamemnon yani Age yerine Aga diye başlıyor.
Hastası olduğum Babylon 5 bilim kurgu fantazi dizisinde ki Sheridan(Şeridın) ın kaptanı olduğu Dünya Güçlerine bağlı Savaş (Uzay) Gemisi. (Earth Force Destroyer)
Agamemnon, Dünya-Minbari Savaşı'ndan hemen sonra yapıldı; Babylon 5'e gelmeden önce Sheridan'ın gemisiydi. Sonra Babylon 5'ın başındeyken ve bir de dünya Başkan Clark'ın sıkıyönetimi altındayken bir kaç kez yine karşılaşmıştır. Ayrıca bir daha güvertesinde; dünyayı Başkan Clark'tan ve Nightwatch'tan kurtarmak için koalisyon güçlerinin komutanlığını yapmıştır. Dizinin yönetmeni J. Michael Straczynski (JMS) , Sheridan'in gemisi için seçtiği isimin kaza eseri olmadığını onaylar.
Geminin göründüğü sahnelerin olduğu bölümler: (Sezon x Bölüm) Bölümün ismi: (2x01) Points of Departure; (2x11) All Alone in the Night; (3x08) Messages from Earth; (4x19) Between the Darkness and the Light; (4x17) Face of the Enemy; (4x20) Endgame
Adsız Alkolikler gönüllülük esasına dayalı olarak, hayatın her kesiminden kişilerin bir araya gelerek ayıklığa ulaşıp, ayıklıklarını sürdürdükleri dünya çapında bir dostluk ve kardeşlik kuruluşudur. Üyelik için bir tek şart vardır; içkiyi bırakma arzusu. Üye olmak için hiç bir ücret ya da aidat söz konusu değildir.
AA NASIL 'YOLA ÇIKTI? '
AA 1935 yılında New York'lu bir borsacı ve Ohio'lu bir cerrah (ikisi de hayatta değil) tarafından kuruldu. Her ikisi de 'umutsuz' Alkoliklerdi. Alkolizm illetinden acı çekmekte olan diğer alkoliklere yardımcı olmak gayreti içerisinde AA'nın temelini attılar ve böylelikle kendileri de ayık kaldılar. AA özerk gruplar şeklinde, önce A.B.D.'de sonra da tüm dünyada gelişti.
Truva şehrini ele geçirlmek için kardeşi tarafından orduların başına getirilen gözü pek komutan.
Av Tanrısı olan Artemis Agamemnon'un kurban ettiği geyiği beğenmediğinden dolayı mı ne rüzgarları durdurur ve Agamemnon kızını evlendirmeye götürme yalanı ile kızını kurban edilmesine yollar ve böylece Artemis gemiler için rüzgarları salar.
Hiç ele geçirilmeyen Truva şehrindeki başarılarından dolayı ele geçirilen iki Truvalı güzelden Chrysies Agamemnon'a hediye olarak verilir ve böylece ünlü Homeros’un Illiada adlı eseri başlamış olur.
İtalya'daki Vatikan'a yani papalığa bağlı olmayıp, İstanbul'daki Fener Patrikanesine bağlı Hristiyan.
Doğu kilisesine ve an'anelerine sıkısıkıya bağlı Hristiyan mezhebi.
Yunanca'dan orthos (doğru) ve doksa (inanç) kelimelerinin bir araya gelmesiyle 'doğru inanç' anlamını gelen Ortodoks kelimesidir. Bu açıdan terminolojiden Sunni kelimesiyle benzerlik vardır.
daha geniş bilgi için: http://www.kuranikerim.com/islam_ansiklopedisi/O/04.htm
Gündemde olan tabi milletin türbanıyla uğraşmaktan zaman bulabilenlere duyrulur: Papaz efendiler İstanbul'u ortodoksluğun merkezi haline getirmek ve 2. vatikan yapmak için ülke ülke geziyor.
Che'nin ''Bir Motosiklet Gezisi Günlüğü''nü okumuştum. Etkilenmiştim. Çünkü o yaşta tıp bölümünü yeni bitirmiş bir mezun 9 aylık zor bir Latin Amerika gezisine çıkmıştır. Yolda halkı sorunlarıyla yüzyüze gelmiş ve tıp eğitimiyle yardımcı olmaya çalışmış. Sonunda halkın tibbi olarak yardımcı olacak doktara değil sosyal yönden yardımcı olacak devrime ihtiyaçları olduğunu anlar. Çünkü sorunların çoğu ekonomik ve sosyal nedenlerden dolayı oluşuyordur. Tabir yerindeyse çatıdan yağmur suları akıyor ama doktorluk o damalaları önlemeye çalışan leğen olmaktan ileri gitmiyordur.
Tabi yanlış trende doğru yöne yürümeye çalışan bir insan bile olsa doktor olup iyi bir maaşla yaşacağına, o davası için tüm fedekarlıkları göze alıp savaşmaya karar vermiş bir gençtir. Geleceğimizden endişe ederken kaç tane genç bunu göze alabilir. Belki izlenilmesi gereken bir lider demem ama İşte bir davayı güçlendiren örnek kişilerden biri diyebilirim.
Bir gerilla harekatından dönerken, taşınması gereken iki çanta vardır ama hızlı hareket etmeleri için Che'nin birisini seçmesi lazım. Birisi ilk yardım çantası diğeri ise cephaneliktir. Che; şu anda bu ülkenin doktora değil savaşçıya ihtiyacı var diye cephaneliği yüklenir. Che'nin bu seçimi nedense hep aklımın bir köşesindedir. Onun işi olan doktorluk bizim eğitimimizle geleceğe duyduğumuz endişeleri temsil eder ve cephanelik de uğruna hayatımızı vereceğmiz davamızı temsil eder. Çoğu zaman bu seçim hayatımızda önümüze çıkar, ben bugüne kadar belki hep ilk yardım çantası seçtiğimden, yapamanın verdiği acıylaChe'ye sempati duyarım. Hele Bosna Herseki, Çeçenistanı, Filistini, Irağı, Afrikayı, Ülkemin ellerimiz kollarımız bağlı olarak sömürülmesini izlerken Che'nin o seçimini daha çok hatırlarım.... Peki siz hangisini seçerdiniz?
Alime verilen değeri, müslümana verilen değeri, insana verilen değeri, İslamiyetin bize verdiği en büyük güç olan kardeşliği ne kadar kolay arkamıza atabiliyoruz.
İnsanları Kuran'a dönmesi için çabalayan insanı sırf dini değilde, geleneklerimizi, büyüklerimizden gördüklerimizi, hurafelerimizi, bidatlarımızı ve vazgeçemediğimiz doğrularımızı koruyacağız diye dışlıyoruz.
Okumuyorsanız laf etmeyin, okuyorsanız daha dikkatli okuyun, dikkatli okuyorsanız size yarayanı alın derim...
'2020 Yılında Akdeniz Yıldızı İzmir' adında Yeniden Yapılanma amaçlı global bir projeymiş.
Daha geniş bilgi için:
http://www.egiad.org.tr/yarin/bsenocak.asp
Bazı konuşmalara tanık oldum, oruçluyken işte zaten açlık hissetmiyorum, turp gibi çalışıyorum gibilerinden. İyi güzel de açlık hissetmenin ters bir yanı yok ki. Açlık hissedilmesi oruçun zaten bir parçası yoksa öbür türlü açlığı hissetmezsek nasıl anlayabiliriz anyayı konyayı.
Tabi oruç sadece açlığı hissedip açların durumunu anlamak değildir. Bilip bilmediğimiz bir sürü amacı vardır.
Bunlardan en önemlisi insanın nefsine hakim olmasına yardımcı bir çeşit idmandır. İnsanın kendini kontrol etmesinden bahsediyorum. Sadece yemek yememek değil, oruç süresinde küfürlü konuşmamak, cinsel ilişkiden uzak durma gibi noktalarda vardır. Sakin, sabırlı ve şükürde olmayı telkin eder insana.
Şimdi burada 'kardeşim ben kendimi istediğim gibi kontrol ederim, ne gerek var oruca... ben özgürüm... istediğim zaman yerim, istemediğim zaman yemem..' denilebilir. Ama zaten oruç bir çeşit insanın özgür kalmasında da yardımcı olur çünkü insan istediği zaman yemek yerse zaten o kendinin açlığına ya da tokluğuna tutsak olur. Oruçta ise sizi tutan bir melek filan yoktur, tamamen kendi hür iradenizle hareketlerinizi kontrol altına alıyorsunuz. Bunun hem fiziksel hem de psikolojik olarak çok geniş faydaları vardır. Ama derseniz ki yersem etraftaki insanlar görür o zaman böyle durumda önce bir imanınızı baştan göz geçirin derim çünkü oruç, namaz gibi ibadetler kul hakkı için yapılmaz...
bu arada doğru yazılışı Agamemnon yani Age yerine Aga diye başlıyor.
Hastası olduğum Babylon 5 bilim kurgu fantazi dizisinde ki Sheridan(Şeridın) ın kaptanı olduğu Dünya Güçlerine bağlı Savaş (Uzay) Gemisi. (Earth Force Destroyer)
Agamemnon, Dünya-Minbari Savaşı'ndan hemen sonra yapıldı; Babylon 5'e gelmeden önce Sheridan'ın gemisiydi. Sonra Babylon 5'ın başındeyken ve bir de dünya Başkan Clark'ın sıkıyönetimi altındayken bir kaç kez yine karşılaşmıştır. Ayrıca bir daha güvertesinde; dünyayı Başkan Clark'tan ve Nightwatch'tan kurtarmak için koalisyon güçlerinin komutanlığını yapmıştır. Dizinin yönetmeni J. Michael Straczynski (JMS) , Sheridan'in gemisi için seçtiği isimin kaza eseri olmadığını onaylar.
Geminin göründüğü sahnelerin olduğu bölümler:
(Sezon x Bölüm) Bölümün ismi:
(2x01) Points of Departure;
(2x11) All Alone in the Night;
(3x08) Messages from Earth;
(4x19) Between the Darkness and the Light;
(4x17) Face of the Enemy;
(4x20) Endgame
resimleri:
http://members.shaw.ca/michaelvester/html/agamemnon.htm
http://members.shaw.ca/michaelvester/html/agamemside.htm
vay be ne kuruluşlar varmış:
http://www.adsizalkolikler.com/
ADSIZ ALKOLİKLER (AA) NEDİR?
Adsız Alkolikler gönüllülük esasına dayalı olarak, hayatın her kesiminden kişilerin bir araya gelerek ayıklığa ulaşıp, ayıklıklarını sürdürdükleri dünya çapında bir dostluk ve kardeşlik kuruluşudur. Üyelik için bir tek şart vardır; içkiyi bırakma arzusu. Üye olmak için hiç bir ücret ya da aidat söz konusu değildir.
AA NASIL 'YOLA ÇIKTI? '
AA 1935 yılında New York'lu bir borsacı ve Ohio'lu bir cerrah (ikisi de hayatta değil) tarafından kuruldu. Her ikisi de 'umutsuz' Alkoliklerdi. Alkolizm illetinden acı çekmekte olan diğer alkoliklere yardımcı olmak gayreti içerisinde AA'nın temelini attılar ve böylelikle kendileri de ayık kaldılar. AA özerk gruplar şeklinde, önce A.B.D.'de sonra da tüm dünyada gelişti.
Hindu dilinden gelen bir kelime.
Hintli tarikat şeyhi, ruhani öğretmen ya da mürşit denir.ya
İngilizce dahil çoğu dilde olan bir kelime:
Guru adında İndian (Hindistan) ya da İngiliz-Hindu yapımı filmler de vardır.
Kral Menelaus’un kardeşi.
Truva şehrini ele geçirlmek için kardeşi tarafından orduların başına getirilen gözü pek komutan.
Av Tanrısı olan Artemis Agamemnon'un kurban ettiği geyiği beğenmediğinden dolayı mı ne rüzgarları durdurur ve Agamemnon kızını evlendirmeye götürme yalanı ile kızını kurban edilmesine yollar ve böylece Artemis gemiler için rüzgarları salar.
Hiç ele geçirilmeyen Truva şehrindeki başarılarından dolayı ele geçirilen iki Truvalı güzelden Chrysies Agamemnon'a hediye olarak verilir ve böylece ünlü Homeros’un Illiada adlı eseri başlamış olur.
İtalya'daki Vatikan'a yani papalığa bağlı olmayıp, İstanbul'daki Fener Patrikanesine bağlı Hristiyan.
Doğu kilisesine ve an'anelerine sıkısıkıya bağlı Hristiyan mezhebi.
Yunanca'dan orthos (doğru) ve doksa (inanç) kelimelerinin bir araya gelmesiyle 'doğru inanç' anlamını gelen Ortodoks kelimesidir. Bu açıdan terminolojiden Sunni kelimesiyle benzerlik vardır.
daha geniş bilgi için:
http://www.kuranikerim.com/islam_ansiklopedisi/O/04.htm
Gündemde olan tabi milletin türbanıyla uğraşmaktan zaman bulabilenlere duyrulur: Papaz efendiler İstanbul'u ortodoksluğun merkezi haline getirmek ve 2. vatikan yapmak için ülke ülke geziyor.
Che'nin ''Bir Motosiklet Gezisi Günlüğü''nü okumuştum. Etkilenmiştim. Çünkü o yaşta tıp bölümünü yeni bitirmiş bir mezun 9 aylık zor bir Latin Amerika gezisine çıkmıştır. Yolda halkı sorunlarıyla yüzyüze gelmiş ve tıp eğitimiyle yardımcı olmaya çalışmış. Sonunda halkın tibbi olarak yardımcı olacak doktara değil sosyal yönden yardımcı olacak devrime ihtiyaçları olduğunu anlar. Çünkü sorunların çoğu ekonomik ve sosyal nedenlerden dolayı oluşuyordur. Tabir yerindeyse çatıdan yağmur suları akıyor ama doktorluk o damalaları önlemeye çalışan leğen olmaktan ileri gitmiyordur.
Tabi yanlış trende doğru yöne yürümeye çalışan bir insan bile olsa doktor olup iyi bir maaşla yaşacağına, o davası için tüm fedekarlıkları göze alıp savaşmaya karar vermiş bir gençtir. Geleceğimizden endişe ederken kaç tane genç bunu göze alabilir. Belki izlenilmesi gereken bir lider demem ama İşte bir davayı güçlendiren örnek kişilerden biri diyebilirim.
Bir gerilla harekatından dönerken, taşınması gereken iki çanta vardır ama hızlı hareket etmeleri için Che'nin birisini seçmesi lazım. Birisi ilk yardım çantası diğeri ise cephaneliktir. Che; şu anda bu ülkenin doktora değil savaşçıya ihtiyacı var diye cephaneliği yüklenir. Che'nin bu seçimi nedense hep aklımın bir köşesindedir. Onun işi olan doktorluk bizim eğitimimizle geleceğe duyduğumuz endişeleri temsil eder ve cephanelik de uğruna hayatımızı vereceğmiz davamızı temsil eder. Çoğu zaman bu seçim hayatımızda önümüze çıkar, ben bugüne kadar belki hep ilk yardım çantası seçtiğimden, yapamanın verdiği acıylaChe'ye sempati duyarım. Hele Bosna Herseki, Çeçenistanı, Filistini, Irağı, Afrikayı, Ülkemin ellerimiz kollarımız bağlı olarak sömürülmesini izlerken Che'nin o seçimini daha çok hatırlarım.... Peki siz hangisini seçerdiniz?
Alime verilen değeri, müslümana verilen değeri, insana verilen değeri, İslamiyetin bize verdiği en büyük güç olan kardeşliği ne kadar kolay arkamıza atabiliyoruz.
İnsanları Kuran'a dönmesi için çabalayan insanı sırf dini değilde, geleneklerimizi, büyüklerimizden gördüklerimizi, hurafelerimizi, bidatlarımızı ve vazgeçemediğimiz doğrularımızı koruyacağız diye dışlıyoruz.
Okumuyorsanız laf etmeyin, okuyorsanız daha dikkatli okuyun, dikkatli okuyorsanız size yarayanı alın derim...
Milli Istihbarat Teşkilatı
http://www.mit.gov.tr/
MİT Tarihçesi Özeti:
http://www.mit.gov.tr/tarihce_ozet.html