Kültür Sanat Edebiyat Şiir

Ali Koç Elegeçmez
Ali Koç Elegeçmez

'BAZI İNSANLAR BAŞKALARININ KUSURUNU GÖRMEK İÇİN GÖZLERİ KESKİN KARTALA, KENDİ KUSURLARINI GÖRMEMEK İÇİN'SE BAŞINI KUMA SOKMUŞ DEVE KUŞUNA BENZERLER'

  • ölüm16.06.2015 - 10:27

    'parası olan pazardan / İmanı olan mezardan korkmaz'..ölüm, geldiğimiz yere dönüştür..

  • ÇANAKKALE AKÇEŞME KÖYÜ26.01.2010 - 15:10

    Edirne-Keşan ilçesine bağlı aynı adlı bir köyün varlığı ve ayrıca Urfa iline bağlı 'Ak' sözcüğü ile başlayan çok sayıda köyün olması 'Ak' sözcüğünün bir türkmen boyu ile ilgili olması gerektiğini düşündürüryor bana..
    Tarihçi olmadığımdan bu konuda fazla bilgim yok.Ancak Trakya, Balkanlar ve Anadolu'daki çok sayıda köy adlarının hemen hemen tamamı, I. Murat döneminde ve öncesinde buralara yerleştirirlen Türkmen boyları ile ilgilidir.
    . Bu nedenle birden fazla Akçeşme Köyü'nün olmasının temelinde, böyle bir bağın olması gerektiğini düşünmekteyim.
    Çalışmalarınızda başarılar.diliyor, saygılar sunuyorum.
    ..*...
    Ali Koç Elegeçmez-Keşan
    Emekli öğretmen, amatör şiir yazarı ve kendi çabında naçizane araştırmacı..
    26-01-2010

  • nihat kahveci21.06.2008 - 21:12

    Bir Türk futbolcusu olarak efendiliğiyle, Avrupa 'da oynadığı çok güzel futbolüyle ve Çek Milli takımıyla yaptığımız son maçta attığı şahane iki golllee yüzümüzü güldüren, alnımızı ak eden ve bize yarı finalin kapılarını aralayan şükran borçlu olduğumuz değerli futbolcularımızdan biri..Nihat Kahveci sana sonsuz teşekkürler.

  • fatih terim21.06.2008 - 20:22

    FATİH TERİM!
    ………..*……..
    Sevgi dolu- inançlı gönlü, bunu futbolcularına aktarmasını bilen, inandırmasını beceren yapıcı karakteri, onu seven ve ona inanan futbolcularıyla ve onu seven meleklerin yardımıyla, Dünya’da yalnız ve güzel insanların memleketi olan Türkiye’min sahibi “Çılgın Türkler”e, beklenmeyen zamanlarda UMULAN en büyük başarıların zevkini yaşatan ve ilginç takım kuruşları ile eleştiri oklarını her zaman üzerinde toplayan “imparator” lakaplı büyük teknik adam…
    ………..*………
    11 tayfanla
    ve yedeklerinle birlikte
    Mikail meleği şişirirken yelkenlerini
    engin ufuklara açılmış geminin
    ve
    “Yürü ya kulum! “demişken sana Rab’bim
    Yürü, ey Fatih Terim..
    Yürü!

    Bu lütuf sanadır, Türk Milletine’dir;
    ……..……………………….bilesin.

    Türk Ulusu bütün inancıyla
    Bütün insanıyla arkandadır,
    Yürü!
    Sen işini bilirsin.
    …………..***…..
    20.06.2008.Cuma..

  • 23 nisan17.04.2008 - 17:45

    Geldi 23 Nisan! ...('Çocuk ' adlı bir büyüğün ağzından)

    Müjdeler arkadaşlar
    Bugün 23 nisan!

    “Ulusal Egemenlik”
    adlı, sihirli bayram!

    Yarının büyükleri
    çocuklara adanan

    Cumhuriyeti kuran
    Atatürk’ten armağan..

    Ne kadar sevinsek az,
    mutlu oluyor insan.
    ..
    “Türk; övün, çalış, güven! ”
    Diyerek, vermiş atam!

    İnsan gurur duyuyor
    Onun oğlu (kızı) olmaktan

    Sevinin arkadaşlar
    Bugün bayram var,
    ………………….bayram!

    Çalışın, dürüst olun
    Yılmayın zorluklardan

    Türkiyem’e yol açın
    0’nun çizdiği yoldan

    Birer Atatürk olun,
    Türklüğü taçlandıran!

    Ulusal çıkarları
    her şeyden üstün tutan

    Hayallerle gerçeği
    birbirinden ayıran

    Birliği, kardeşliği
    ve barışı savunan.

    Bizler küçük değiliz!
    Her birimiz dev adam!

    Yarınki dünya bizim
    çıkarmayın akıldan.

    Sevgi, saygı isteyin,
    siz bütün insanlardan.

    Hadi çocuklar gelin
    dünyanın her yanından

    İçelim bardak bardak
    kardeşlik ayranından

    Bencilliği, nefreti
    silelim dünyamızdan

    Dünyayı sevgi ile
    donatalım sil baştan
    ..
    Müjdeler arkadaşlar
    Bu gün 23 nisan!
    ….

    Ali Koç Elegeçmez

  • çanakkale şehitleri12.04.2008 - 23:06

    ...............
    Çanakkale Yolu'nda!

    Bir haziran sabahı bindim anka kuşuma
    Gönlümü seriverdim Çanakkale Yolu'na! ..................1
    Kaf Dağı'nın ardına uçar gibi yol aldım
    Avrupa kıtasından Asya'ya kanatlandım!

    Korudağ'dan geçerken içtim çam kokusunu
    Adilhan'ın yanında Saroz'un dokusunu......................2
    Koruköy Çeşmesi'nden su içtim doya doya
    Saroz'un mavisini gönlümde duya duya!

    Bolayır'ın içinde biraz tarih topladım!
    Burdaki yiğitlere bir kaç dua yolladım!
    Açıldım dolu dizgim Şehitler Diyarı'na.....................3
    Gözlerimi bıraktım Saroz'un koylarına!

    Baktım ki yol boyunca diz çökmüş papatyalar
    Sarı bir dantel gibi denize sarkmaktalar
    Saçları zümrüt yeşil karakucak gür çamlar..............4
    Birbirinin üstünden boynunu uzatmışlar.

    Süzülen kuğu gibi geçişirken vapurlar
    Yemyeşil gözleriyle onlara bakmaktalar.................5
    Bir anda çocuk oldum, hayat doldu içime!
    Doyamadım Boğaz'ın mavi-yeşil rengine

    Atatürk'ün evine selam verip te geçtim.
    Dönüşte geleceğim diye haber ilettim......................6
    Hayalimde canlandı Conkbayır...Kocaçimen
    İstedim ki bir anda orda olayım hemen!

    Bayıldım kıyılara oturmuş yazlıklara!
    Uzatmışlar elini Boğaz'ın sularına! .............................7
    Boğaz'ın mavi suyu böyle miydi hep bilmem
    Beyaz bir martı olup uçmak geldi içimden!

    Durdurdum Toros'umu Marmara eteğinde!
    Boyadım ellerimi mavinin göbeğinde!
    Bir kaç tane taş atıp izledim halkaları..........................8
    Gönlümü alıverdi denizin dalgaları!

    Gönlüm söz dinlemiyor, dalgalarla ilerler
    'Kilitbahir önünde feribottayım 'gel! ' der.....................9
    Bir yarış pisti gibi uzayıp giden yoldan.
    Geçtim normal bir hızla Eceabat Bulvarı'ndan.

    Sol yanım mavi deniz, sağ yanıp Kilitkale
    Karşımda destan destan o güzel Çanakkale! ...........10
    Yüzyıllar öncesinden bir selam verir gibi
    'Dur yolcu! ' dizeleri bir tepenin üstünde

    Birdenbire köpürdü denizin dalgaları!
    Beynimde şekillendi bir devrin anıları:.........................11
    Boğaz'a dizilince düşman donanmaları
    Nasıl da eritmiştik o demirden dağları!

    Sonra mart! .. sonra nisan! .........................................12
    915'in tüm ayları..
    Cennetten bir bahçeye
    çevirdik buraları!

    Conkbayır...Mustafa Kemal.........................................13
    57.piyade alayı...
    Yahya Çavuş! ..Seyit'ler
    Ve tüm kahraman Mehmetler..
    Canlandılar gözümde, herbiri birer birer!

    Seni anlamak için bir kere görmek yeter!
    Senin için boşuna can vermemiş Mehmetler!
    Düşüncelerim gibi akarken ak köpükler.......................14
    Arkamda kalıverdi destanlaşmış tepeler!

    Vapur gider su gider, vapurda ben giderim
    Boğaz'ın sularında dillenir türkülerim.
    Meltemlerinde tüter iki kıta kokusu..............................15
    Dağlarda-bayırlarda yeşilin en koyusu

    Marmara'dan Ege'ye akarken mavi deniz
    Bir tarih nasıl kokar ah! bir görmeliydiniz! ....................16
    Cennetten bir bahçeydi Boğaz ve Çanakkale!
    Böyle kutsal bir diyar verilir mi ellere!

    Her zerre toprağına gülleler yağsa yine
    Bu millet kurban olur sana ey Çanakkale! ....................17
    O kadar haklıymış ki sana canını veren
    Bir değil bin can olsa verir seni her gören!
    ................................[].............................

  • aşk11.04.2008 - 00:01

    AŞK; SEVGİDİR
    SEVGİ; EMEK!

    VERMEYİNCE
    ÇOĞALMIYOR MÜBAREK!
    ........
    MISIRLIOĞLU

  • istanbul08.04.2008 - 11:11

    İstanbul'a Sitem! !

    Yıllar yılı İstanbul, senden haber beklerim!
    Basamaklar azaldı, elimde ak mendilim!
    Saroz Kıyıları'nda oturmuşum çaresiz
    Hazret Süleyman gibi martıları gözlerim!

    Haydarpaşa Garı'ndan kalkmaz mı trenlerin!
    Nerde Bağdat Yolu'nda söylenen türkülerin!
    Hani nerde Necip'ler! Tükendi mi şairin!
    Söyle bana İstanbul yanlış mı dediklerim!

    Yıkıldı mı İstanbul hisarların duvarı
    Nerde hisar üstünden İstanbul'un halları!
    Suları mı kurudu Marmara'nın İstanbul
    Ses vermiyor Boğaz'ın köpüklü dalgaları!

    Ey Mustafa Kemal'in ışıklı martıları!
    İstanbul'un, İstanbul soluyan evlatları!
    Gezdiğin bahçelere bir çiçek te sen ekle
    Seninle gurur duysun İstanbul Sokakları!

    Ey Üsküdar anladım, yağmurun bitmiş,tamam!
    Bir çeşmen de yok mudur Mimar Sinan'dan kalan
    İstanbul'un üstüne zaman vuruyor; dan! dan!
    Kadıköylü şairim gel artık sen de uyan!

    Hani nerde Yahyalar, Orhanlar, Cahitler'in
    Söyle bana İstanbul, haksız mı bu sitemim
    Denizdeki fenerler çoktan yandılar, çoktan
    Millet şair bekliyor Boğaz Kıyıları'ndan!

    Ey İstanbul, inan ki bu yerleri görmedim.
    Onların övgüsünü türkülerde dinledim.
    Bu ela gözlerimi ben Haliç'e sözledim!
    Sakın kızma İstanbul, ben Haliç'e özledim!

    ......................***..........................

  • aşk07.04.2008 - 12:09

    Aşık Olmak İster misiniz?

    Aşk..aşk…aşk!
    ……………..diye diye,
    başımın etini yediniz!

    Aşk, hastalık değil
    ............mutluluktur dediniz.

    Emin misiniz?

    Kulakları sağır,
    gözleri kör,
    ciğerleri verem,
    insanı
    Aslı ile Kerem eden;
    kara sevdalara sürükleyen
    Kim?

    Mecnun’u çöllere
    Yusuf’la Züleyha’yı dillere
    .….……………….düşüren

    Ferhat’a, dağları deldirten
    Şirin’in ateşini, ölümle söndürten
    Mevlana’yı divane gibi döndürten

    Nice padişahı, nice kralı
    savaşlara götüren

    Truva’yı kan gölüne döndürten

    Şaire,
    ......ömrünü şiirle geçirten
    geceni gündüze ekleten..

    0 değil mi?

    Aşk, zararsız bir hastalık öyle mi?

    Arı’ya, yaşam boyu
    ...............................bal yaptırtan!

    Tahir ile Zühre’ye
    ...............................saz çaldırtan..
    Ölümlere vardırtan..

    Aşk değil mi?

    Siz
    ne istediğinizden emin misiniz?
    Hala aşık olmaya niyetli misiniz?

    Yataklara düşmeye
    bu kadar istekli misiniz!

    Hala aynı fikirde misiniz?
    ..
    Deli misiniz!
    ……..[]……………

  • istanbul07.04.2008 - 11:56

    İstanbul'dan Güzel!

    Barbaros Limanı'nda o akşam vakti
    Boğaz'a ters yönde bir rüzgar esti.
    Ne Boğaz kaldı, ahhh!
    ................................Ne de yalılar!
    Kadıköy
    .............Üsküdar.....
    ..........................yok oldu bitti!

    Penbe gül rengindeki
    ............................o akşam vakti
    maviler birbirine karıştı gitti.

    Denizi dudağından öpen martılar
    bir başka mavinin içine girdi!

    Vapur düdüklerinde sustu İstanbul!
    Martı kanatlarından indi İstanbul!
    Maviyi yüzünden sildi İstanbul!
    Kız Kulesi
    .................bir anda kayboldu gitti!

    Yok oldu İstanbul bir göz içinde!
    Eridi İstanbul bir söz içinde!

    Şair gönlüm bırakıp beni
    ..................................bir taburede
    Köpüksüz mavilikler içine girdi!

    Ah şu şair gönlüm,
    ...................................ah deliii!
    Uslanmadın gitti!