Kültür Sanat Edebiyat Şiir

  • Godot'yu Beklerken03.08.2026 - 02:34

    Hayat mücadelesi uğruna güzelliği feda edeceksek barbarlar daha şimdiden bizi yenmiş demektir. (Sylvia Plath-Sırça Fanus)
    Güzelliği çoktan feda etti gibi insanoğlu.

  • Godot'yu Beklerken03.08.2026 - 02:32

    İktidar ve güç bir insanı bozmaz. İçinde zaten en başından beri var olan bozukluğu meydana çıkarır. (Lesbos’lu Pittakos)

  • Godot'yu Beklerken03.08.2026 - 02:26

    Pek çoklarının özgüven sandığı şey aslında güvensizliği saklama çabasıdır. (Heinz Kohut-Kendiliğin Yeniden Yapılanması)

  • Godot'yu Beklerken03.08.2026 - 02:16

    Truva’ya giden Odysseus ile İthaka’ya dönen Odysseus aynı kişi değildir. Yolculuk sadece coğrafi de değildir. İnsanın kendi sınırlarını öğrenme yolculuğudur. Başlangıçta Odysseus daha çok zekasına güveniyordu, hatta Truva atını tasarlayan da oydu. Dönüş yolunda ise şunları öğrenmiştir: Her şey zeka ile çözülemez ve her şey zeka ile kontrol altına alınamaz. Sınırlar vardır ve en büyük tehlike dışarıdan değil insanın içinden gelir.

  • Godot'yu Beklerken03.08.2026 - 02:12

    Geleneksel Ortadoğu müziği ağırlıklı olarak tek seslidir. Yani monofoniktir. Ortada bir makam vardır, bir lider melodi vardır. Bütün enstrümanlar, bütün sesler sadece o tek melodiyi takip eder. Orada farklı bir nota basmak, ana melodiden sapmak bir uyumsuzluktur, hatadır. Yani herkes tek bir sese itaat etmek zorundadır. Batı müziği ise polifoniktir. Dışarıdan bakıldığında inanılmaz kaotik görünür. Kemanlar kendi melodisini çalar, üflemeliler bambaşka bir ritim tutturur, kontrabaslar alttan tamamen farklı bir frekansla ilerler. Bunlar birbiriyle sahnede adeta rekabet eder, tartışır görünür. Bu bir nevi orkestra içi kontrollü kaostur. O kontrolü sağlayan ise herkesin önündeki yazılı notalardır. O nota bir anayasadır. Farklı seslerin, farklı melodilerin birbirlerini bastırmadan, belli kurallar çerçevesinde bir araya gelerek daha büyük, daha karmaşık bir uyum, bir senfoni yaratması meselesidir. Birbirine zıt seslerin içinde uyum bulma pratiği aslında batının parlamento sisteminin ta kendisidir. Farklı siyasi partilerin, işçi sendikalarının, burjuvazinin aynı anda farklı şeyler söyleyip bir anayasa çerçevesinde ülkeyi yönetebilme kapasitesidir bu. Tek sesli topluluklar (Doğu kültürleri) ise muhalif bir ses duyduklarında bunu yanlış basılan bir nota olarak görüp anında susturmaya eğilimli iken çok sesliliği içselleştiren toplumlar farklı seslerin çarpışmasından yeni bir denge çıkarırlar. Polifoni organize olmuş bir anlaşmazlık toleransıdır. Muhalefete tahammül edebilme antrenmanıdır. (Bernard Lewis-Hata neredeydi?)

  • Godot'yu Beklerken03.08.2026 - 02:03

    İnsan kendi kendini kuran bir saatten başka bir şey değildir. Ruh ise sadece hareket halindeki bedenin kurmalı yayı. Düşünceyi doğuran organik çarkların doğal bir salgısıdır. (Julien Offray de la Mettrie-İnsan Bir Makine)

  • Godot'yu Beklerken03.08.2026 - 02:01

    Üzüntü, korku, öfke, yalnızlık, utanç, suçluluk ve neşe, bayağılık, aşağıla(n)ma, isteksizlik, hınç, isyan. Tüm bunları hissedip yine de kendisi kalabilmeli, kendisi olabilmeli kişi. Bunların arasından sıyrılıp kendini göstermeli en güzel şekilde.

  • Godot'yu Beklerken03.08.2026 - 02:01

    Rutin ve ritüel. Yani usul-esas ilişkisinde esasın anlamını kaybedip usullerin ön plana çıkması ve muhafazakarlaşma! Bu bir sorundur. Böyle olduğu zaman yeni gelenler kültürün içindeki öğeleri ve kültürün sağladığı sentezleri değil uygulamalara ağırlık verirler. Hal böyle olunca yaşamın getirdiği yeni uygulamaların yaşama adapte edilmesi zorlaşır.

  • Godot'yu Beklerken27.07.2026 - 01:54

    Pek çok insan eylemin kendisi ile eylemin altında yatan duyguları birbirine karıştırmaktadır. (Albert Camus)

  • Godot'yu Beklerken27.07.2026 - 01:51

    Bodrum’da 1960’larda yapılan taş evlerin yerini şimdi Avm görünümlü oteller aldı. Eğlence için var olan mekanlar artık eğlence üretmiyor. Sadece tüketimi teşvik ediyorlar. Her şey dahil otellere gidildiğinde bir öğün yemeği kaçırmamak için dışarı çıkıp etrafta neler olduğuna bakmıyor kimse. Bu aktivite gerçek anlamda kimseyi tatmin etmemektedir. İnsanlar tatilden yorgun ve borç içinde dönmektedir. Çünkü sunulan şey sadece imaj üretimi. Bodrum’u içine çekmek değil, Bodrum’daydım diyebilmek için uğraşmaktadır herkes.