Modern dünya, ne kendi kendiyle ne de başkasıyla ilişkilenmenin bir yolunu bir türlü bulamadı. Bireyin hem nasıl yaşayacağı, hem de başkalarıyla nasıl yaşayacağı, toplumsal bir sorundur. (Michel Foucault-Deliliğin tarihi)
Propagandanın babası olan Edward Bernays’a göre propaganda kötü değildir. Toplumda zayıf ve ahmak çoğunluk, güçlü ve akıllı azınlık tarafından yönlendirilir. Üstelik bunu da isterler. İnsan rasyonel bir varlık değildir. Etkilenen, akli ve mantıki açıklamalarla değil retorikle pozisyon alan bir varlıktır. Bireyler ve toplumlar telkine açık ve dürtüsel varlıklardır. İyi tasarlanmış hikayelerin, masalların ardından gider. Demokrasi kim daha iyi beyin yıkarsa onun üstünlüğü ele geçirdiği bir sistem olur.
Toplumların sosyal adalet talepleri bile tam olarak karşılanamıyorken, yani toplumlar kendi içlerinde adil bir düzen kurmayı bile becerememiş iken uluslararası düzende düşünmeye başlamaları mümkün olmaz. Bu yüzden uluslararası adalet kavramı yalnızca ütopik ve deneysel bir alan olarak kalır. Bu yüzden uluslararası ilişkiler adaletten çok güç dengeleri ile belirlenen kurallar ihtiva ederler.
Bir insanın durumunu kötüleştirmeden diğerinin durumunu iyileştiremiyorsak, artık mümkün olmuyorsa Pareto optimumuna ulaşmışız demektir. Örneğin sizden aldıklarım sizi kötüleştirmiyorsa Pareto optimumuna ulaşılmamış ve alma işlemine devam edilebilir demektir.
Sen kötülüğü yok etmek istiyorsun ama o senin içinde büyüyor. İnsan öldürmek kolay ama kan ruhuna da sıçrıyor. İnsan öldürenin ruhu kanar. Kötü birini öldürünce kötülüğü de yok ettiğini sanırsın. Sonra bir bakarsın ki yok ettiğini sandığın kötülük, senin içinde daha beter büyümüştür. (Lev Tolstoy-İnsan ne ile yaşar)
Bir insan filan ya da falan şeye çok büyük önem vererek, o şeyi hayatının merkezine koyuyorsa, başka her şeye boş veriyorsa ona bağnaz denir. (Bertrand Russell-İnsanlığın yarını)
Barış, savaşla gelmez. Savaşmazsın olur biter. Barış, savaşın sonunda gelecek bir olgu değildir.
Modern dünya, ne kendi kendiyle ne de başkasıyla ilişkilenmenin bir yolunu bir türlü bulamadı. Bireyin hem nasıl yaşayacağı, hem de başkalarıyla nasıl yaşayacağı, toplumsal bir sorundur. (Michel Foucault-Deliliğin tarihi)
Propagandanın babası olan Edward Bernays’a göre propaganda kötü değildir. Toplumda zayıf ve ahmak çoğunluk, güçlü ve akıllı azınlık tarafından yönlendirilir. Üstelik bunu da isterler. İnsan rasyonel bir varlık değildir. Etkilenen, akli ve mantıki açıklamalarla değil retorikle pozisyon alan bir varlıktır. Bireyler ve toplumlar telkine açık ve dürtüsel varlıklardır. İyi tasarlanmış hikayelerin, masalların ardından gider. Demokrasi kim daha iyi beyin yıkarsa onun üstünlüğü ele geçirdiği bir sistem olur.
Toplumların sosyal adalet talepleri bile tam olarak karşılanamıyorken, yani toplumlar kendi içlerinde adil bir düzen kurmayı bile becerememiş iken uluslararası düzende düşünmeye başlamaları mümkün olmaz. Bu yüzden uluslararası adalet kavramı yalnızca ütopik ve deneysel bir alan olarak kalır. Bu yüzden uluslararası ilişkiler adaletten çok güç dengeleri ile belirlenen kurallar ihtiva ederler.
Komşunu sev ama aradaki bahçe duvarını asla kaldırma. (Niccolo Machiavelli-Titus Livius’un İlk On Yılı Üzerine Söylevler)
Bir insanın durumunu kötüleştirmeden diğerinin durumunu iyileştiremiyorsak, artık mümkün olmuyorsa Pareto optimumuna ulaşmışız demektir. Örneğin sizden aldıklarım sizi kötüleştirmiyorsa Pareto optimumuna ulaşılmamış ve alma işlemine devam edilebilir demektir.
Sen kötülüğü yok etmek istiyorsun ama o senin içinde büyüyor. İnsan öldürmek kolay ama kan ruhuna da sıçrıyor. İnsan öldürenin ruhu kanar. Kötü birini öldürünce kötülüğü de yok ettiğini sanırsın. Sonra bir bakarsın ki yok ettiğini sandığın kötülük, senin içinde daha beter büyümüştür. (Lev Tolstoy-İnsan ne ile yaşar)
Güce aşık güçsüzler yığınını güce kavuşturacak bir reçete felsefe camiasında bile yoktur.
Mermere sıkışmış bir melek gördüm. Onu özgürlüğüne kavuşturmak için oydum sadece ben. (Michelangelo)
Bir insan filan ya da falan şeye çok büyük önem vererek, o şeyi hayatının merkezine koyuyorsa, başka her şeye boş veriyorsa ona bağnaz denir. (Bertrand Russell-İnsanlığın yarını)