Kapitalizmin başarısı, tüketimi ve üretimi artırmasından öte tüketimin estetizasyonunu hat safhaya çıkarabilmesidir. (Jean Baudrillard-Nesneler sistemi)
Psikanalizcilere göre insan doğduğu andan itibaren ne kadar çok nesne ile, fikir ile, kişi ile ilişki kurarsa libido da o ölçüde parçalanır. Savunulacak bir hakikat kıymeti kalmamaktadır. Bunun sebebi bölünmedir. Libido varoluşun yakıtıdır ve dikkatle kullanılmalıdır.
Gerçek güç onun bunun üzerinde tahakküm kurmak değildir. Gerçek güç, kozayı delebilen kelebeğin, yumurtayı kıran civcivin sarf ettiğidir. Gerçek güç varlığın içindeki potansiyeli dışa yansıtmasıdır. Değersiz varlıkların değersizliklerini örtme çabası değil.
Modern dünya, ne kendi kendiyle ne de başkasıyla ilişkilenmenin bir yolunu bir türlü bulamadı. Bireyin hem nasıl yaşayacağı, hem de başkalarıyla nasıl yaşayacağı, toplumsal bir sorundur. (Michel Foucault-Deliliğin tarihi)
Propagandanın babası olan Edward Bernays’a göre propaganda kötü değildir. Toplumda zayıf ve ahmak çoğunluk, güçlü ve akıllı azınlık tarafından yönlendirilir. Üstelik bunu da isterler. İnsan rasyonel bir varlık değildir. Etkilenen, akli ve mantıki açıklamalarla değil retorikle pozisyon alan bir varlıktır. Bireyler ve toplumlar telkine açık ve dürtüsel varlıklardır. İyi tasarlanmış hikayelerin, masalların ardından gider. Demokrasi kim daha iyi beyin yıkarsa onun üstünlüğü ele geçirdiği bir sistem olur.
Toplumların sosyal adalet talepleri bile tam olarak karşılanamıyorken, yani toplumlar kendi içlerinde adil bir düzen kurmayı bile becerememiş iken uluslararası düzende düşünmeye başlamaları mümkün olmaz. Bu yüzden uluslararası adalet kavramı yalnızca ütopik ve deneysel bir alan olarak kalır. Bu yüzden uluslararası ilişkiler adaletten çok güç dengeleri ile belirlenen kurallar ihtiva ederler.
Bir insanın durumunu kötüleştirmeden diğerinin durumunu iyileştiremiyorsak, artık mümkün olmuyorsa Pareto optimumuna ulaşmışız demektir. Örneğin sizden aldıklarım sizi kötüleştirmiyorsa Pareto optimumuna ulaşılmamış ve alma işlemine devam edilebilir demektir.
Kapitalizmin başarısı, tüketimi ve üretimi artırmasından öte tüketimin estetizasyonunu hat safhaya çıkarabilmesidir. (Jean Baudrillard-Nesneler sistemi)
Ne kadar mağdur olursanız, ne kadar acı çekerseniz gücü ele geçirdiğinizde o kadar zalim, acımasız ve duyarsız olursunuz.
Psikanalizcilere göre insan doğduğu andan itibaren ne kadar çok nesne ile, fikir ile, kişi ile ilişki kurarsa libido da o ölçüde parçalanır. Savunulacak bir hakikat kıymeti kalmamaktadır. Bunun sebebi bölünmedir. Libido varoluşun yakıtıdır ve dikkatle kullanılmalıdır.
Gerçek güç onun bunun üzerinde tahakküm kurmak değildir. Gerçek güç, kozayı delebilen kelebeğin, yumurtayı kıran civcivin sarf ettiğidir. Gerçek güç varlığın içindeki potansiyeli dışa yansıtmasıdır. Değersiz varlıkların değersizliklerini örtme çabası değil.
Barış, savaşla gelmez. Savaşmazsın olur biter. Barış, savaşın sonunda gelecek bir olgu değildir.
Modern dünya, ne kendi kendiyle ne de başkasıyla ilişkilenmenin bir yolunu bir türlü bulamadı. Bireyin hem nasıl yaşayacağı, hem de başkalarıyla nasıl yaşayacağı, toplumsal bir sorundur. (Michel Foucault-Deliliğin tarihi)
Propagandanın babası olan Edward Bernays’a göre propaganda kötü değildir. Toplumda zayıf ve ahmak çoğunluk, güçlü ve akıllı azınlık tarafından yönlendirilir. Üstelik bunu da isterler. İnsan rasyonel bir varlık değildir. Etkilenen, akli ve mantıki açıklamalarla değil retorikle pozisyon alan bir varlıktır. Bireyler ve toplumlar telkine açık ve dürtüsel varlıklardır. İyi tasarlanmış hikayelerin, masalların ardından gider. Demokrasi kim daha iyi beyin yıkarsa onun üstünlüğü ele geçirdiği bir sistem olur.
Toplumların sosyal adalet talepleri bile tam olarak karşılanamıyorken, yani toplumlar kendi içlerinde adil bir düzen kurmayı bile becerememiş iken uluslararası düzende düşünmeye başlamaları mümkün olmaz. Bu yüzden uluslararası adalet kavramı yalnızca ütopik ve deneysel bir alan olarak kalır. Bu yüzden uluslararası ilişkiler adaletten çok güç dengeleri ile belirlenen kurallar ihtiva ederler.
Komşunu sev ama aradaki bahçe duvarını asla kaldırma. (Niccolo Machiavelli-Titus Livius’un İlk On Yılı Üzerine Söylevler)
Bir insanın durumunu kötüleştirmeden diğerinin durumunu iyileştiremiyorsak, artık mümkün olmuyorsa Pareto optimumuna ulaşmışız demektir. Örneğin sizden aldıklarım sizi kötüleştirmiyorsa Pareto optimumuna ulaşılmamış ve alma işlemine devam edilebilir demektir.