kiraz karslı'cığım ben sana söyledim söylediğimi. nurullah ister duysun ister duymasın. Ha kastettiğiniz, "ünlü bir şayirin şiyirine laf etmeyiniz pilis" mealinde şeyler anlıyorum. Ancak burada ben sizinle iletişim kuruyorum. Ha nurullah gelse onun da yüzüne söylerdim merak etmeyin.
Sayın Nihat kuruyer bey, "mahsum çocuğun" derken kastettiğiniz muhtemelen mahsun çocuk ya da masum çocuk olabilir. Neyse. Resimdeki masum çocukla yazdıklarımın uygun düşmemesi benim kötü birisi olduğumu uyandırmış olmalı. Sonlardaki kelimeyi bari üslup yazsaydınız. Buraya valla billa fazlayım.
Şöyle genel hatlarıyla 2 gündür biraz inceledim burayı. Yorum yapacak çok şeyler buldum ama şimdilik gereksiz ayrıntılar gibi duruyor. Bu yüzden genel yorumlarımı geçiyorum.
Şimdi, açık söyliyim. Buraya çok fazlayım ben. Ancak takdir edersiniz ki benim de karnımı doyurmam, su içmem filan lazım. Benim sizinle iletişim kurmam sizin açınızdan büyük bir lütuf, bir lükstür. Bu yüzden benimle olan iletişimlerinizi iyi değerlendirmeniz gerek.
Kiraz Karslı'cığım, şiyirde şair bozbulanık su içmiş, ruhu yağmalanmış, sonsuzluk çiçekleriyle donanmış ama nihayetinde de taş olsaydım demiş. Buna rağmen hasret de alev alev içine bir an düşürmüş. Error 804 hatası. Geçtim.
17:45'ciğim, sizin şair ise şiyirinde çöldeki pelikan, damda tek başına serçe olmuş, ölüp gitmiş fakat öncesinde su imiş akmış filan, ölümün gölgesi varmış o da göz kapaklarını kaplamışmış. Mışmış da mışmış, mışmış da mışmış efenim.
Sayın Nihat Kuruyer'ciğim, keşke hayat bayram olsa, bütün dünya da niyeyse buna inansa diil mi efenim.
Yıllardır bozbulanık suları yudumladım, Bir pelikan hüznüyle yürüdüm kumsalları, Yağmur, seni bekleyen bir taş da ben olsaydım.
Hasretin alev alev içime bir an düştü, Değişti hayal köşküm, gözümde viran düştü, Sonsuzluk çiçeklerle donandı yüreğimde, Yağmalanmış ruhuma yeni bir devran düştü.
Farkında olarak ya da olmayarak benzer şeyi yapıyorsunuz sanki. benim seçmem gereken kelimeleri, kendiniz belirlemek istiyorsunuz. Özgün olmak için başka bir yol bulmam gerekiyor benim mesela. Buna da siz karar veriyorsunuz. Enteresan.
"Ruh hastası çok burada" demişsiniz. Sapık beyinler filan demişsiniz. Hâlâ nerelerde kalmış bu kürsü. Uzun gider.
Şimdi sayın maria'cığım. Bak bu kez de iyelik ekleri kullandım. Sizleri anlıyorum emin olun ancak her kullanıcıya özgü kelime seçmem belki ilk bakışta sıkıntısız bir argümanmış gibi görünebilir fakat o zaman her kullanıcı beni istediği kelimeyi seçmeye yönlendirir, ben de onların seçtiği kelimelerle iletişim kurarsam benim özgünlüğüm yok oluyor.
Yani böyle davranarak özgün kullanıcıları yok etmiş, aynılaştırılmış kullanıcılarla etrafınızı doldurmuş oluyorsunuz.
Anlam genellikle kelime, cümle, cümleler ile karşı tarafa gönderilir. Bazen de mimiklerle tavırlarla... Bunların tümü rasyoneldir. Yani bir kurala, bir yasaya dayanarak yazılır ya da gönderilir. Ancak bunların hepsi bir araya geldiklerinde beklenilen, arzu edilen şeye anlam denir. Beklenilen, arzu edilen şey ortaya çıkmıyorsa:
1) Bizim rasyonelliğimizde bir bozukluk vardır. 2) Karşı tarafın anlamlandırma düzeneği bozuktur yahut bizimkisi gibi değildir.
Kullanıcıların hemen tümünün anlam ve anlamlandırma faaliyetleri birbirlerine ne kadar yaklaşırsa, örtüşürse hareket o zaman başlar.
Eyvallah Nurgül hanım. Berrak düşünceli insanlar denk gelmeniz dileklerimle Maria iyi geceler arkadaşım, size de iyi geceler Nurgül hanım. Kürsü hoş kalın.
Allam burda kafayı yemeye geldim sanırım. ama şimdilik dişlerimi sıkarak ha gayret diyorum kendi kendime.
Sayın kiraz karslı'cığım, "tanıdıkça arkadaş olmaya değer bulursak belki" cümlesini ögelerine ayırabilir misiniz lütfen.
kiraz karslı'cığım ben sana söyledim söylediğimi. nurullah ister duysun ister duymasın. Ha kastettiğiniz, "ünlü bir şayirin şiyirine laf etmeyiniz pilis" mealinde şeyler anlıyorum. Ancak burada ben sizinle iletişim kuruyorum. Ha nurullah gelse onun da yüzüne söylerdim merak etmeyin.
şu aşamada reddedilirsen şaşırma inan o bahsettiğin hassasiyetler her kes için geçerli
tanıdıkça arkadaş olmaya değer bulursak belki
kerem cemciğim
umarım Nurullah genç duymuştur bu eleştirilerini
töbe yaaaa muhderem::)))
mesela şiyirinizi "beğeniyle okudum" dersek başka bi anlam, şiyirinizi "okudum beğendim" dersek başka bir anlam çıkar.
Sayın Nihat kuruyer bey, "mahsum çocuğun" derken kastettiğiniz muhtemelen mahsun çocuk ya da masum çocuk olabilir. Neyse. Resimdeki masum çocukla yazdıklarımın uygun düşmemesi benim kötü birisi olduğumu uyandırmış olmalı. Sonlardaki kelimeyi bari üslup yazsaydınız. Buraya valla billa fazlayım.
Şöyle genel hatlarıyla 2 gündür biraz inceledim burayı. Yorum yapacak çok şeyler buldum ama şimdilik gereksiz ayrıntılar gibi duruyor. Bu yüzden genel yorumlarımı geçiyorum.
Şimdi, açık söyliyim. Buraya çok fazlayım ben. Ancak takdir edersiniz ki benim de karnımı doyurmam, su içmem filan lazım. Benim sizinle iletişim kurmam sizin açınızdan büyük bir lütuf, bir lükstür. Bu yüzden benimle olan iletişimlerinizi iyi değerlendirmeniz gerek.
Kiraz Karslı'cığım, şiyirde şair bozbulanık su içmiş, ruhu yağmalanmış, sonsuzluk çiçekleriyle donanmış ama nihayetinde de taş olsaydım demiş. Buna rağmen hasret de alev alev içine bir an düşürmüş. Error 804 hatası. Geçtim.
17:45'ciğim, sizin şair ise şiyirinde çöldeki pelikan, damda tek başına serçe olmuş, ölüp gitmiş fakat öncesinde su imiş akmış filan, ölümün gölgesi varmış o da göz kapaklarını kaplamışmış. Mışmış da mışmış, mışmış da mışmış efenim.
Sayın Nihat Kuruyer'ciğim, keşke hayat bayram olsa, bütün dünya da niyeyse buna inansa diil mi efenim.
bir zamanlar bu şiiri ezberlemek gibi büyücek ve saf ve masum hayallerim vardı
Yıllardır bozbulanık suları yudumladım,
Bir pelikan hüznüyle yürüdüm kumsalları,
Yağmur, seni bekleyen bir taş da ben olsaydım.
Hasretin alev alev içime bir an düştü,
Değişti hayal köşküm, gözümde viran düştü,
Sonsuzluk çiçeklerle donandı yüreğimde,
Yağmalanmış ruhuma yeni bir devran düştü.
eski papa ölmüş
öbür tarafta işi zor bu muhderemin
gel bakalım muhderem şçyle dicekler
Sayın mari,
Farkında olarak ya da olmayarak benzer şeyi yapıyorsunuz sanki. benim seçmem gereken kelimeleri, kendiniz belirlemek istiyorsunuz. Özgün olmak için başka bir yol bulmam gerekiyor benim mesela. Buna da siz karar veriyorsunuz. Enteresan.
"Ruh hastası çok burada" demişsiniz. Sapık beyinler filan demişsiniz. Hâlâ nerelerde kalmış bu kürsü. Uzun gider.
Şimdi sayın maria'cığım. Bak bu kez de iyelik ekleri kullandım. Sizleri anlıyorum emin olun ancak her kullanıcıya özgü kelime seçmem belki ilk bakışta sıkıntısız bir argümanmış gibi görünebilir fakat o zaman her kullanıcı beni istediği kelimeyi seçmeye yönlendirir, ben de onların seçtiği kelimelerle iletişim kurarsam benim özgünlüğüm yok oluyor.
Yani böyle davranarak özgün kullanıcıları yok etmiş, aynılaştırılmış kullanıcılarla etrafınızı doldurmuş oluyorsunuz.
Sayın maria peder'ciim. Bu şarkı ile tırla geçtiniz üzerimden sabah sabah.
El ele tutuşmak mı kola girmek mi? Buna kafa yoruyorum bu aralar. tutuşmak kelimesi entersan.
https://www.antoloji.com/gruplar/filozom-m-/
şişşşş. dükkanın önünü kapatmayın şırrıklar. sana diyorum 17:45
Anlam genellikle kelime, cümle, cümleler ile karşı tarafa gönderilir. Bazen de mimiklerle tavırlarla... Bunların tümü rasyoneldir. Yani bir kurala, bir yasaya dayanarak yazılır ya da gönderilir. Ancak bunların hepsi bir araya geldiklerinde beklenilen, arzu edilen şeye anlam denir. Beklenilen, arzu edilen şey ortaya çıkmıyorsa:
1) Bizim rasyonelliğimizde bir bozukluk vardır.
2) Karşı tarafın anlamlandırma düzeneği bozuktur yahut bizimkisi gibi değildir.
Kullanıcıların hemen tümünün anlam ve anlamlandırma faaliyetleri birbirlerine ne kadar yaklaşırsa, örtüşürse hareket o zaman başlar.
özne nerdesin abicim sen
yine ölü taklidi mi yapıon muhderem
5 yıllık çaycıyım
bir iki münafık hariç
müşterilerimi şekersiz çaya alıştırdım
şimdi sırada açık çay var
çayı demli içenlere sorulacağı gün
biz şeytana uyduk diyecekler
ocak ayı boyunca ekmek 5
makarna 15 sabiltenmiş muhderemler
arabada 5 yolda 15 şarkısı geldi aklıma
:::)))))
feysbuktan geliyorum
dayıoğlum yazmış...
en büyük günahlar..
1-bira içmek
2-zina yapmak
ikisinin yapıldığı yerlerde fakirlik afet ve bir sürü musibetler olur
dikkat edelim inş.
tünelin ucunda
kiredi ve kira borçlarım için bir ışık görüyorum
hedef 2035
türkiye bir çaycısını kaybetti
isviçre CERN labaratuarı önemli bir fizikçi kazandı
kayınçomla beraber karanlık madde ve manyetik alan çalışmalarımız mukafat buluyor çok şükür
isviçreden selamlar muhderemler
günaydın
selamlar
Herkese günaydın. Sizi hareketlendirmek için, anlamlandırmak için tekrar buraya geldim.
insanların çokluğuna değil Allah'ın birliğine iman ettim.şükür.
Eyvallah Nurgül hanım. Berrak düşünceli insanlar denk gelmeniz dileklerimle
Maria iyi geceler arkadaşım, size de iyi geceler Nurgül hanım.
Kürsü hoş kalın.