Kültür Sanat Edebiyat Şiir

sarı gelin sizce ne demek, sarı gelin size neyi çağrıştırıyor?

sarı gelin terimi Göktürk Kutluhan tarafından 26.11.2004 tarihinde eklendi

  • Rahima Asgerova
    Rahima Asgerova 18.08.2010 - 10:16

    Sari Gelin Azeri turkusu,ermeniler chalmasinlar.'Sari gelin' turkusu Sozleri:
    Sari gelin + Mahnı sözlə ri

    Saçın ucun hörmə zlə r
    Gülü sulu də rmə zlə r
    Sarı gə lin

    Saçın ucun hörmə zlə r
    Gülü sulu də rmə zlə r
    Sarı gə lin
    Bu sevda nə sevdadır

    Sə ni mə nə vermə zlə r
    Neynim aman, aman
    Neynim aman, aman
    Sarı gə lin
    Bu sevda nə sevdadır

    Sə ni mə nə vermə zlə r
    Neynim aman, aman
    Neynim aman, aman
    Sarı gə lin

    Bu də rə nin uzunu,
    Çoban qaytar quzunu, Sarı gə lin
    Bu də rə nin uzunu,
    Çoban qaytar quzunu, Sarı gə lin

    Ne olar bir gün görə m
    Nazlı yarımın üzünü
    Neynim aman, aman
    Neynim aman, aman
    Sarı gə lin x2

  • Aishe Eyvazli
    Aishe Eyvazli 06.02.2010 - 21:36

    sari gelin Azerbaycanin turkusuyum demek Qarabag nasil bizimse Sari gelinde bizim.ermeniler her weyin kendilerine ayit olduklarini duwunuyorlar ama bu boyle diyil... kisa sureliyine topraklarimizdalar.Susa da bir ermeni kadinin Polat Bulbulogluna dediyi gibi sadece bizim evlrimizi koruyorlar orda! ! !

  • Nusret Orhan
    Nusret Orhan 20.10.2009 - 12:45

    Ne güzel şeysin sen sarı gelin,
    O gönlün kime ait neden demedin.
    Ermeni kızıydın da madem,
    Bunu daha önce niye söylemedin.

  • Sultan Şeker
    Sultan Şeker 15.10.2009 - 18:40

    biz hep ermeni ezgisi diye duyduk ama bu günlerde türk azeri ve ermeniler bölüşemiyorkllarmış kimin olursa olsun sonuçta türkçe söyleniyor ve çok hoş bir ezgi

  • Diyar Öztürk
    Diyar Öztürk 15.10.2009 - 16:52

    bir ermeni türküsü :)))) *****

  • Erdem Ülkün
    Erdem Ülkün 15.10.2009 - 14:52

    Sari Gelin

    Yerevan pağ em arel
    Neynim aman aman
    Sari gelin
    Çıkyarıs Dağ em arel

    Ax merıt merni
    Sari gelin,sari gelin aman
    Tartot yarin
    Ampel a para para
    Neynim aman aman aman
    Sari gelin
    Yes im sıratzin çara

    Dağlı gelin

    Bulutlar pare pare
    Neynim aman,neynim aman
    Dağlı gelin

    Sevdiğimi alamadım
    Vay anan ölsün dağlı gelin
    Dağlı gelin
    Dertli gelin

    (Ermeni Halk
    Türküsü)

  • Erdem Ülkün
    Erdem Ülkün 15.10.2009 - 13:25

    Cane cane, ve benzeri Kürt ezgileri ne kadar Türkçe ise; Sari Gyalin(Sarı Gelin) de ancak o kadar bir Türk ezgisidir.Ve intihalden öte başka bir şey değildir.Her müzik eseri kendi dilinde güzeldir.

  • Esra Canpolat
    Esra Canpolat 15.10.2009 - 04:41

    sözleri yanlış söylenen ve ermenilerle bölüşülemeyen türküdür.(sinan değil Sanan ölsün(şeyh Sanan))

  • Nusret Orhan
    Nusret Orhan 16.04.2009 - 15:26

    Sarı gelin türküsü hoş bir türkü idi, herkes tarafından sevilince, Ermeni türküsü olduğu ortaya atıldı.
    Diyelim ki doğru, Ermeni Türküsü, içinde Türklüğü yeren, Ermeniliği öven cümleler olmadığına göre, halkımızn diline düştüğüne göre,
    güzel diyip dinlemekte bir sakınca olmamalı.

    Sonuç ta müziğin evrenselliği bunu gerektirir.

  • Esra Aydın
    Esra Aydın 20.03.2009 - 02:58

    türkü

  • Sebahattin Aydın
    Sebahattin Aydın 20.03.2009 - 01:58

    sarı gelin türküsü ermenilerinde söylediği bir eser

  • ´m e R n n`
    ´m e R n n` 19.03.2009 - 18:31

    ermenilerin sevdiğim iki şeyi bu şarkı ve yaprak sarma yemeği ha bi de SOAD grubu var ama dağıldılar

  • Requiem For A Dreamm
    Requiem For A Dreamm 23.02.2009 - 11:08

    bir halk türküsü hangi halka ait olduğu önemli mi?

  • Ozan Oyunbozan
    Ozan Oyunbozan 21.12.2008 - 09:35

    ermeniler..

  • Sadrettin Yüksel
    Sadrettin Yüksel 14.02.2007 - 13:26

    Sarı Gelin, Erzurum’da 18.yy’ın ikinci yarısı ve 19.yy’ın başlarında yaşamış, adına türkü yazılacak kadar güzelliğe sahip Türk güzeli için yakılmış bir türküdür. Türkü için birçok yakıştırmalar yapılmış, hatta içerisinde icra edenler, yazarlarında bulunduğu bazı gruplar türküyü başka millete dahi mal etmişlerdir. Ancak bu düşüncelerin hiçbiri bilimsel bir temele ve mantık zeminine oturmadığından, hepsi duygusal bir yorumla yapılmış, popülist bir yaklaşımdan öteye gitmemiştir.

    Öncelikle konuya şuradan bakmak gerek. Türkü nedir? ? Türkü kelimesi nasıl bir anlam taşır? ? Bu soruların cevabını tam olarak bulmak, probleminde çözümünü tam bulmak demektir. Türküyü Ermenilere maletmeden önce, acaba Ermeniler yaptıkları müzik eserlerine “türke ait”, veya “türke özgü” anlamına gelen “türkü” adınımı veriyorlar? ? sorusunu cevaplandırmak gerekir. Elbetteki bu mümkün değil. Zaten eserin müzikal yapısına bakıldığında bir Türk yapıtı ve Anadolu coğrafyasının müzik türlerinden biri olan “türkü” olduğu net olarak görülmektedir. Ölümleri üzerinden bin yıllar geçmiş olan canlı varlıkların kimlikleri veya orijinleri hakkında bilgi sahibi olmak için fosil kalıntılarının; cansız varlıkların ise element yapılarının incelenmesinin yeterli olabileceği gerçeği edebi eseler içinde geçerlidir. Türkü, şarkı, şiir ve benzeri edebi yapıtların -şayet anonimlerse- kökenleri hakkındaki en güçlü bilgi kaynağı güfte, ezgi, ritim, makam ve içerdikleri deyimlerdir. Zira bu gibi edebi yapıtların hücre ve dokularıda bu öğelerdir. Sarı Gelin türküsü de böyle bir analize tabi tutulduğunda yorumuyla, ritmiyle, sözleriyle tam vede tartışmasız bir Erzurum, bir Türk türküsü olduğu görülür.

    Türkünün kaynağına inme amaçlı yapılan araştırmalara bakıldığında, bulguların sadece halk ağzında dolaşan efsanelerden öteye gitmediği görülür. Ve yine yapılan folklorik araştırmalarda Kuzeydoğu Anadolu’da benzer adla bazı eserlere rastlanmıştır. Ancak bu eserler dikkatli biçimde ele alındığında coğrafik bölge aynı olsa bile, farklı kesimlerden kaynaklandığı görülür. Bu durum bazen geniş bir coğrafik bölge içindede görülür. Örneğin Erzurum’da hareketli bir oyun havası olarak söylenen eserin adı “karakız” iken, halk ozanı Karacoğlan’ın farklı işlemeleriyle daha değişik söz, ezgi ve yorumlarda söylenen birkaç türküsünün adıda yine “karakız”dır. Eserler arasında ki bu durum bazen şair veya ozanlar arasında da görülür. Erzurumlu Emrah ile Ercişli Emrah’ın aynı kişi oldukları konusunda düşünce bildirenlerin çıkması, hatta bu iki ayrı ozanın eserlerinin de birbirine karıştırılması bu durumun bir başka örneğidir.

    Türkünün kaynağına inilirken anlatılan efsanelere ve bu efsanelerdeki türkülere bakıldığında hiçbirinin ne söz olarak, ne yer olarak “Erzurum çarşı pazar, İçinde bir kız gezer” diye başlayan “Sarı Gelin” türküsüyle bağdaşmadığı görülmektedir. Bir yerde bulunan bir tarihi eserin, kimler tarafından hangi devirde yapıldığını anlattığı gibi, türküler de konu oldukları yeri, ortaya çıktıkları devri, yaşadıkları insanları ve olayları anlatırlar. Bu düşünceyle konuya bakıldığında söz konusu olan Sarı Gelin türküsünün, varyantları veya yapılan yakıştırmalar ile hemen hemen hiçbir uyum göstermediği görülür.

    Yapılan araştırmalar, ne Sarı Gelin türküsünün nede varyantlarının Ermenilerle uzaktan yakından alakasının olmadığını ortaya koymuştur. Ve bu araştırmalar herkesin bu konuda hemfikir olması için yeterli düzeydedir. Bu yüzden türkünün Ermenilere mal edilmesinde iddialarda bulunan sanatçı yada yazarların hiçbir folklorik araştırma yapmadıkları, sadece duygusal bir beyanda bulundukları görülmektedir. Elbette müziğin evrensel olduğu konusunda hiçbir tereddüt yoktur. Ancak evrensellik anlayışıyla yola çıkıpta milletin öz bağrından çıkmış kültürel değerlerin de başkalarına mal edilmesi o millete yapılan hakarettir.

    Üzerinde ehemmiyetle durulması gereken bir husus, türkünün sözlerinin ve bu sözlerdeki bazı yöresel kelimelerin incelenmesidir. Ermenilerle bu bölgelerde çok uzun yıllar birlikte yaşamışlığımız tarihi bir gerçektir. Bu yüzdende kültürler arasında bir etkileşimin olması da doğal bir şeydir. Ancak bütün bu birlikteliğe rağmen dünya üzerindeki tüm Ermeni lehçelerinin hepsi incelensin. Bu konuda bilimsel veriler varsa ortaya konulsun. Hangi ermeni lehçesinde “büyükanne” ye “nene” denilmekte. Nene kelimesi özbeöz Türk ve Erzurum deyimidir. Öyleki bu kelime Erzurum’da bayan adı olarak dahi kullanılmaktadır ki dünyaya destan kahramanı olarak geçmiş “3. ordunun anası” ünvanını alan Nene Hatun bunun bir örneğidir. Türkünün sözlerindeki “vay nenen ölsün sarı gelin” nakaratı bu gerçeğin net bir delili ve belgesi olarak ortada durmaktadır.

    Türkünün birkaç varyantı vardır. Ancak hiç biri “Erzurum çarşı pazar” diye başlayarak söylenen Sarı Gelin türküsü değildir ve benzememektedir de. Bahsedildiği gibi türküler konu oldukları kişileri, olayları veya yerleri anlatırlar. Örneğin “karahisar kalesi” diye başlayan türkü o yer ve o zaman için yaşanmışların bir anlatıcısı değimlidir. Bu gerçek gözönüne alınarak yola çıkıldığında, Sarı Gelin türküsündeki kültürel anlatım, kelimeler, lehçe, ezgi ve yer bu türkünün Ermenilerle hiçbir ilgisinin olmadığını açıkça göstermektedir.
    Bu türkünün en yakın varyantı, İslamiyeti yayma görevi üslenmiş Arap bir şahsın Çoruh vadisine yerleşmesini konu alanıdır. Efsane, Arap ülkelerinin birinden Şeyh Sanen adıyla gelen bir şahsın Çorun vadisinde yanına yerleştiği Hıristiyan bir beyin sarışın kızına aşık olmasını konunu anlatmaktadır. Sarı Gelin türküsünün kaynağı olabileceği düşünülerek anlatılan en yakın varyantıda budur. Ancak bu konuda kesin yada kesin denebilecek karar verilmeden önce iyi bir tahlil yapmak gerekir.

    Elbetteki öyle bir olay yaşanmamış veya öyle bir şiir yazılmamış denilemez. Zira bu yönde bazı bilimsel bulguların olduğu bildirilmektedir. Ancak Çoruh vadisine yerleşen ve bu vadide yaşayan bir kişi Erzurum ve Palandöken Dağlarını içeren bir türküyü neden yazsın. Bu durum üzerinde durmak gerek. Çünkü bu vadinin Erzurum’a ve Palandöken Dağlarına en yakın noktası 150 km civarındadır. Bu noktalar İspir ve Yusufeli ilçeleri olarak düşünülürse Erzurum’la aralarında Mescit, Dumlu ve Kargapazar Sıra Dağları mevcuttur. Biraz daha kuzeye inildiğinde yani Çoruh Nehri’nin Artvin il sırına girdiği noktalardan Şenkaya, Olur bölgeleriyle Erzurum arasında tarihte birçok dram ve efsaneye sahne olmuş Allahuekber Sıra Dağları mevcuttur. Bu durumda Çoruh vadisinde yaşayan bir kıza aşık olan bir şahıs aşkını anlatmak için -Erzurum ve Palandöken gibi- hiç görmediği veya göremeyeceği yerleri konu alarak neden bir türkü yaksın.

    Bu konuda gözden kaçırılmaması gereken bir hususta, yaklaşık 1000 yıl önce bir Arap milliyetli kişi tarafından yazılan eserin, günümüz Türkçesine çevrilmiş hali olsa bile, bu kadar akıcı, bu kadar sade olması durumudur. Zira bir nazım türü eser, yazıldığı dönem dilinden günümüz Türkçesine çevrildiğinde kafiye, vezin ve anlatım bakımından uygunluk göstermesi mümkün değildir.

    Hulasa olarak denilebilirki Anadolu coğrafyası çok geniş kültürlerin vede medeniyetlerin beşiğidir. Bu yüzden bağrında çokça sevdalar yaşanmış ve çokça türkü, deyiş, koşma, ağıt ve maniler söylenmiştir. Bu edebi varlıklar aralarında benzerlik göstermiş olsa da, birbirlerinin aynı demek değildir. Eğer böyle bir saplantıda ısrar edilirse o olayın kahramanlarına ve sevdalılarına en büyük haksızlık yapılmış olur. Kuzeydoğu Anadolu Bölgesinde benzerlik gösteren bazı eserler var olabilir. Ancak bunların hiç biri bir diğerinin aynı değildir. Bu yüzdende şu an çok popüler olan ve “Erzurum çarşı pazar” diye başlayan Sarı Gelin türküsü tamamen Erzurum il sınırları içinde yaşanmış bir olayın ürünüdür. Bu türkü ile en yakın varyantının sözlerini karşılaştırmak bu konudaki en berrak delil olacaktır.
    SARI GELİN
    Erzurum çarşı Pazar leylim aman sarı gelin
    İçinde bir kız gezer hop nenen ölsün sarı gelin
    Elinde divit kalem leylim aman sarı gelin
    Katlime ferman yazar hop nenen ölsün sarı gelin

    Palandöken yüce dağ leylim aman sarı gelin
    Altı morsümbüllü bağ hop nenen ölsün sarı gelin
    Seni vermem ellere leylim aman sarı gelin
    Niceki bu canım sağ hop nenen ölsün sarı gelin

    VARYANTI
    Vardım kilisesine baktım haçına
    Mail oldum bölük bölük saçına
    Kız seni götürem İslam içine
    Vah Sinan ölsün sarı gelin

    Vardım kilisesine kandiller yanar
    Kıranta keşişler pervane döner
    Tersa sevmiş deyin el beni kınar
    Ah Sinan ölsün sarı gelin

  • Harun İşlek
    Harun İşlek 05.02.2007 - 12:37

    Türk örf ve adetlerine yabancı bir gelin olduğu muhakkak..

    Sarı gelin tiplemesini türkülerimizde pek yer verilmese daha güzel olur,

    Kabul gören gelin tipi, esmer veya kumral olandır, sarı gelinde nerden çıktı böyle.. :)

  • Ayhan Yaşar
    Ayhan Yaşar 03.02.2007 - 01:14



    kıraç_sarı gelin

  • Dilek Demirhan
    Dilek Demirhan 26.01.2007 - 10:26

    Guzel bir parca.....

  • Sadrettin Yüksel
    Sadrettin Yüksel 26.01.2007 - 10:14

    Sarı Gelin, Erzurum’da son 2 yüzyıl civarı bir zaman içinde yaşamış ve gerçekten de adına türkü yazdıracak bir güzelliğe sahip olan özce Türk güzeli için yakılmış bir türküdür.
    İnsan, hayvan, bitki gibi canlıların bedenleri çürüyüp üzerinden bin yıllar geçmiş olsa bile de onların fosillerinden alınan numunelerden hücre ve doku yapıları incelenmek suretiyle orijinleri yada kimlikleri hakkında bilgi sahibi oluna bilir. Aynı şekilde bir taş, toprak veya benzeri cansız varlıkların orijinleri için ise element yapıları incelenmek şartıyla bilgi sahibi olunur. Türkü, şarkı, şiir ve benzeri edebi yapıtlar şayet anonimlerse o zamanda güfte, ezgi, ritim, makam, ve içindeki kelimeler incelenerek kökeni hakkında bilgi edinilebilir. Zira bu gibi edebi yapıtların hücre ve dokularıda bunlardır. İşte böyle bir incelemeyi Sarı Gelin türküsü içinde yaptığımızda yorumuyla, ritmiyle, sözleriyle tam vede tartışmasız bir Erzuruım bir Türk türküsü olduğunu görüyoruz.

  • 22.07.2006 - 23:41

    Haçan gelin olursun ederler seni huri; sonra mısır ekmeği vermezler sana kuri.

  • Göçmen Kızı
    Göçmen Kızı 09.05.2006 - 14:05

    erzurum çarşı pazar
    içinde bir kız gezer ah
    neden ölsün sarı gelin aman sarı gelin aman sarı gelin aman suna yarim
    elinde divit kalem
    dertlere derman yazar neden ölsün sarı gelin aman sarı gelin aman sarı gelin aman suna yarim
    erzurumda bir kuş var
    kanadında gümüş var neden ölsün sarı gelin aman sarı gelin aman sarı gelin aman suna yarim
    yarim gitti gelmedi
    elbet bunda bir işvar neden ölsün sarı gelin aman sarı gelin aman sarı gelin aman suna yarim

  • Bülent Sirkeci
    Bülent Sirkeci 05.10.2005 - 21:16

    orijinali 'sari gyalin' dir. sarışınlıkla ilgisi yoktur. vefasız kadın demektir.ermeni halk şarkısıdır.

  • Elif Topraksüren
    Elif Topraksüren 22.02.2005 - 13:03

    KRALİN KIZI SARI GELİN
    1130Lu yıllardan süre gelen bir efsaneye göre;
    'Abdulkadir Geylani, müritlerini çeşitli yerlere göndererek onlardan İslamiyet'i yaymalarını istemiştir. Müritlerinden Şeyh Senani'ye (Sen de Penek'e gideceksin. Orada İslamiyet'i yayacaksın. Ola ki görevini aksatırsan, umarım ki domuzların ayakları senin omuzlarında olur) diyerek bir anlamda serzenişte bulunmuştur.
    Şeyh Senani, Penek'e gelir. Fakat buranın hakimi Gürcü Kralı'nın güzel ve sarışın kızına o arada aşık olur. Sık sık görüşürler. Birbirlerine daha yakın olmak için Şeyh Senani, kızın önerisi ile onların domuzlarına çobanlık etmeye başlar.
    Böylece aradan 7 yıl geçer. Bir gün domuz yavrusunu sırtlayıp getirirken, domuz yavrusunun ayakları Şeyh Senani'nin kulağına ve omzuna değer. Aniden Abdülkadir Gaylani'yi hatırlayan Şeyh Senani, onun kendisine, (şayet görevini aksatırsan dilerim ki domuzların ayakları omuzlarının üzerinde olur) sözlerini hatırlar.
    Şeyh Senani, Penek hakimi Gürcü Kralı'nın sarı saçlı kızına yani sevgilisine durumu anlatır. Ona hak veren ve kendisiyle aynı düşünceyi benimseyen sarı kız onunla gitme kararını bildirir. Durumu öğrenen Penek Kralı, kızını biraz da yaşlı olan Şeyh Senani'ye vermek istemez.
    Daha sonra Şeyh Senani, birkaç müridi ve sarı kız birlikte kaçarlar. Onların kaçtığı haberini alan Gürcü Kralı ise askerlerini gönderir. 500 Gürcü asker kaçanları Allahuekber dağlarında sıkıştırır, Şeyh Senani ve müritleri ile Sarı Kız askerlere karşı koysalar da sonuçta tümü öldürülür. Dağın alt tarafında müritler, zirvesinde de Şeyh Senani ve sevgilisi Sarı kız öldürülürler. Hatta Şeyh Senani son nefesinde, üç defa (Allahuekber) dediği için bu dağların (Allahuekber) adını aldığı rivayet ediliyor.'


    Erzurum çarşı pazar
    Leylim aman aman leylim aman aman
    Leylim aman aman sarı gelin

    İçinde bir kız gezer
    Hop ninen ölsün sarı gelin aman
    Sarı gelin aman sarı gelin aman suna yarim

    Elinde divit kalem
    Leylim aman aman leylim aman aman
    Leylim aman aman sarı gelin

    Katlime ferman yazar
    Hop ninen ölsün sarı gelin aman
    Sarı gelin aman sarı gelin aman suna yarim

    Palandöken yüce dağ
    Leylim aman aman leylim aman aman
    Leylim aman aman sarı gelin

    Altı mor sümbüllü bağ
    Hop ninen ölsün sarı gelin aman
    Sarı gelin aman sarı gelin aman suna yarim

    Seni vermem yadlara
    Leylim aman aman leylim aman aman
    Leylim aman aman sarı gelin

    Nice ki bu canım sağ
    Hop ninen ölsün sarı gelin aman
    Sarı gelin aman sarı gelin aman suna yarim