Kültür Sanat Edebiyat Şiir

ölüm sizce ne demek, ölüm size neyi çağrıştırıyor?

ölüm terimi tarafından tarihinde eklendi

  • Irmak Yanar
    Irmak Yanar

    Kimileri için dunya hayatının boşluğundan kurtulup, maneviata, sonsuz afiete doğru en güzel yoldur... kimileri için ızdırapların en buyuğunun başlangıcıdır....

  • Hakan Dogan
    Hakan Dogan

    ölum bana bu igrenc hayattan kurtulmayi huzur bulmayi cagristiriyor ama bir yandan da ogullarimin hayatindaki zor anlarinda yaninda olamiyacagimi cagristiriyor bu da bana cok zor geliyor

  • Hasret Tekin
    Hasret Tekin

    ölüm=sonsuz huzur

  • Ahmet Taşkıran
    Ahmet Taşkıran

    Sabah saatin zili çaldığında hangimiz biraz daha uyumak için can atmayız. Şöyle biraz kestirivermek ne kadar da güzeldir. Bazen içimiz çekilir gözkapaklarımız düşer uyumamak için kendimizi zor tutarız. Uyumak ne kadar zevkli ve gerekli ise işte ölüm de öyledir.Ebedi uykuya dalmaktır. İnsanlar ölümün ne kadar zevkli birşey olduğunu bilselerdi günde yüz defa Allahım ne olur canımı al diye dua ederlerdi. Yeterki bu ebedi uyku sonrası için insanlar bu dünyada yaptıklarının hesabını verecek şekilde hazır olabilsinler. Eğer hazırsalar korkuya hiç gerek yok, çünkü korkanlar'da, korkmayanlar'da bu hazzı er geç yaşayacaklardır. Allah herkese hayırlı uykular nasip etsin.

  • Haticem
    Haticem

    kaçınılmaz son! ! ! ! ! ! ! ! ! ! ! ! ! ! ! ! ! ! ! ! ! ! ! 1

  • Noname
    Noname

    Ölüm tek gerçeklik, ölüm hesap günü...

  • Selim Özgülen
    Selim Özgülen

    ölüm güzel şey budur perde ardından haber;
    hiç güzel olmasaysdı ölürmüydü peygamber
    necip fazılkısakürek

  • Ayşenur Aslan
    Ayşenur Aslan

    bir gün her canlı ölümü tadacaktır...........

  • Baran Çaçan
    Baran Çaçan

    formülü cebrail'in cebinde olan iksir...

  • Baran Çaçan
    Baran Çaçan

    terhis tezkeresi...

  • Adem Akyol
    Adem Akyol

    ruhun ten hapsinden kurtulup sonsuz ufuklara açılmasıdır.

  • Feyza Hacıoğlu
    Feyza Hacıoğlu

    Ölüm bazılarına göre bir son,bazılarına göre ise bir başlangıçtır.Yani inanca bağlı ve görecelidir bence...

  • Mustafa Özzeybek
    Mustafa Özzeybek

    Ölüm bir beraattir.Bu dünyadan salıverilme herkesin birşeyler söylediği ama kimsenin birşey bilmediği bir olay bende bişeyler söylemek isterdim ama bişey bilmiyorum.Bu yüzden sizi ziyaret ettim bana bunun mantıklı cevabını verin lütfen...

  • Betül Kıs
    Betül Kıs

    çoğu zaman adı duyulunca ürkülen fakat bir bayram ve şenlik bence tabi hazırlıklı isek.

  • Atakan Kartaltepe
    Atakan Kartaltepe

    ...Asûde Bahar ülkesidir bir Rind'e...
    Gönlü her yerde buhurdan gibi yıllarca tüter..
    Ve serin serviler altında kalan kabrinde...
    Her gece bir gül açar, her seher bir bülbül öter...

  • Betül Biri
    Betül Biri

    imanlısına düğün, imansızına zulüm...

    insana ölüm uzak gelir düşününce ama birgün en sevdiğin gidince anlarsın ölüm hep seninle...

  • Merve Beyazpınar
    Merve Beyazpınar

    nereye gidecegimi bilsem hic durmam yaaa

  • Acem Abir
    Acem Abir

    Gerçek manada ölümü düşündüğüm zaman hiçbirsey tad vermiyor, lezzetleri azaltıyor..

  • Esra Aser
    Esra Aser

    Ölümden ne korkarsın, korkma ebedi varsın.

    Yunus Emre

  • Göçmen Kızı
    Göçmen Kızı

    ölüm ölüm dediğn nedirki gülüm ben senin için yaşamayı göze almışım

  • Gülçin Yilmaz
    Gülçin Yilmaz

    elimizde olmaması onu bu kadar korkunç yapıyor...intihardaysa seçenek öyle çoktur ki insan karar veremez nasıl öleceğine...çok fazla yol var. o yüzden en güzeli kendi haline bırakmak :)

  • Mehmet Sayır
    Mehmet Sayır

    ölümle birlikte bence hayatın sonun yavaş yavaş geldigi demektir.ölüm demek hayatın en güzel şeydir.çünkü hayattaki allahımıza karşı sınavımızın bittigi demektir

  • Seda
    Seda

    sevgilinden uzak olmak onun olmadığı şehirde nefes almak

  • Meryem Türkeri
    Meryem Türkeri

    sevdiğinden uzak olmak.her gün senin olmadığın bir şehirde sensizliği yaşamak.

  • Meryem Türkeri
    Meryem Türkeri

    hoşgeldin.sefalar getirdin.

  • Anna Çilinğir
    Anna Çilinğir

    yaşadıgın sürece hep birşeylere hasret duyarsın benim en hasretini çektiğim şeydir ölüm

  • Ronin
    Ronin

    ölüm..hepinizden kurtulmaktır..

  • Serseri
    Serseri

    ÖLÜMÜ TESADÜF YA DA TALİHSİZLİK SANMAK

    Ölüm tesadüfen değil, her olay gibi, Allah'ın dilemesiyle hayır ve hikmetle gerçekleşir. Bir insanın doğum tarihi nasıl belliyse, aynı şekilde ölüm tarihi de daha o doğmamışken, dakikasına, saniyesine kadar bellidir. İnsan da kendisine verilen süreyi her saniye biraz daha tüketerek, o son ana doğru hızla yaklaşır. Herkesin ölümünün yeri, zamanı ve şekli kaderinde belirlenmiştir.

    Buna rağmen insanların çoğu ölümün, Allah'ın ona sebep olarak yarattığı olaylar zincirinin bir sonucu olduğunu sanırlar. Her gün gazetelerde ölüm haberleri okunur. Ardından da, 'Eğer bir tedbir alınsaydı sonuç bu şekilde olmazdı; şöyle yapılsaydı ölmezdi' gibi cahilce mantıklar yürütülür. Halbuki her insan kendisine tanınmış süreden ne bir saniye eksik ne de bir saniye fazla yaşayamaz. Ancak, imanın verdiği bilinçten uzak olan insanlar, her olaya olduğu gibi ölüme de tesadüfler zincirinin bir parçası olarak bakarlar. Allah Kuran'da, tamamen inkarcılara özgü olan böyle çarpık bir zihniyetten müminleri sakındırır:

    Ey iman edenler, inkar edenler ile yeryüzünde gezip dolaşırken veya savaşta bulundukları sırada (ölen) kardeşleri için: 'Yanımızda olsalardı, ölmezlerdi, öldürülmezlerdi' diyenler gibi olmayın. Allah, bunu onların kalplerinde onulmaz bir hasret olarak kıldı. Dirilten ve öldüren Allah'tır. Allah, yaptıklarınızı görendir. (Al-i İmran Suresi, 156)

    Ölümü bir tesadüf sanmak büyük bir cahillik ve akılsızlıktır. Ve bu durum, üstteki ayetten de anlaşılacağı gibi, insana büyük bir manevi azap, karşı konulamaz bir sıkıntı verir. İnkar edenler ya da Kuran'da belirtildiği şekilde iman etmemiş olanlar, yakınlarını ve sevdiklerini kaybettiklerinde bu büyük azabı, 'onulmaz hasret'i yaşarlar. Ölenin aslında bir kurtulma ihtimali olduğunu, fakat şanssızlık, aksilik, tedbirsizlik gibi durumlar yüzünden zamansız veya yok yere öldüğünü düşünürler. Bu düşünce de onların üzüntü, pişmanlık ve acılarının katlanarak artmasına neden olur. Çektikleri bu sıkıntı ve acı, gerçekte inançsızlıklarının azabından başka bir şey değildir.

    Oysa olayın çok önemli bir sırrı vardır; ölümün sebebi, ne bir kaza, ne bir hastalık, ne de başka bir şeydir. Bütün bu sebepleri yaratan Allah'tır. Kaderimizde belirtilen süre olduğu zaman, yukarıda sayılan sebeplerden herhangi bir tanesi nedeni ile hayatımız sona erer. Ve insan, elindeki tüm maddi imkanını seferber etse dahi, kendileri için belirlenmiş olan ölüm zamanından bir an bile fazla yaşayamazlar. Kuran'da bu İlahi kanun şöyle vurgulanır:

    Allah'ın izni olmaksızın hiçbir nefis için ölmek yoktur. O, süresi belirtilmiş bir yazıdır... (Al-i İmran Suresi, 145)

  • Serseri
    Serseri

    De ki: 'Elbette sizin kendisinden kaçtığınız ölüm, şüphesiz sizinle karşılaşıp-buluşacaktır. Sonra gaybı da, müşahede edilebileni de bilen (Allah) 'a döndürüleceksiniz; O da size yaptıklarınızı haber verecektir.'(Cuma Suresi, 8)


    Ölüm sizi her an yakalayabilir. Kimbilir o an, belki de şu andır ya da size çok yaklaşmıştır.

    Belki de bu satırlar ahlakınızı yeniden düşünmeniz için ölümünüzden önce size tanınmış son bir fırsat, son bir hatırlatma, son bir uyarıdır. Siz bu satırları okurken bir saat sonra hayatta kalacağınızdan emin olamazsınız. Bir saat sonra hayatta olsanız bir sonraki saate erişeceğinizin hiçbir garantisi yoktur. Saat değil bir dakika, hatta bir saniye sonra bile hayatta olacağınız kesin değildir. Bu kitabı sonuna kadar okuyup bitireceğinizin de hiçbir garantisi yoktur. Ölüm size, büyük bir ihtimalle, bir dakika öncesinde ölmeyi hiç aklınızdan geçirmediğiniz bir anda gelecektir.

    Mutlaka öleceksiniz, tüm sevdikleriniz de ölecek, sizden önce ya da sonra mutlaka ölecekler. Bundan 100 sene sonra dünya üzerinde sizin tanıdığınız hiçbir canlı insan kalmayacak.

    Her insanın, kendi hayatı hakkında bitmek tükenmek bilmeyen planları vardır. Liseyi bitirmek, üniversiteye girebilmek, mezun olmak, iş sahibi olmak, ev sahibi olmak, evlenip çoluk çocuk sahibi olmak, çocuğunu büyütmek, emekli olmak, huzurlu bir hayata kavuşmak gibi... Bunlar bu planların en genel ve en sıradan olanlarındandır. Bunların dışında, herkesin, kendi içinde bulunduğu durum ve şartlara göre daha binlerce konuda çok kapsamlı plan ve tasarıları vardır.

    Oysa bu planların hiçbirinin gerçekleşeceği kesin değildir. Buna karşın ölüm, yüzde yüz gerçekleşecektir.

    Yıllarca çalışıp çabalayıp üniversiteye giren bir öğrenci okuluna giderken ölür. Ya da yeni işe giren bir kişi işine giderken veya evlenenler düğünden dönerken ani bir trafik kazası sonucunda ölürler. Başarılı bir iş adamı ise, işlerini çabuk halledebilmek, gideceği yere daha çabuk ulaşıp vakit kazanmak ve daha çok şeyler yapabilmek için uçak yolculuğunu tercih eder. Fakat uçak kaza yapar, yere düşer. Orada hayatı hiç düşünmediği şekilde son bulur.

    Bütün planlar boşa gitmiştir. Geriye kalan planlarını gerçekleştiremeden, bir daha asla tamamlanmayacak bir şekilde yarıda bırakarak, dönüşü olmayan bir yere giderek ölürler... Oysa o gittikleri yer için hazırladıkları hiçbir planları yoktur. Gerçekleştiremeyecekleri planları yıllarca en ince ayrıntısına kadar düşünmüşlerdir, ama gerçekleşeceği kesin olan ölüm hakkında hiçbir şey düşünmemişlerdir bile.

    Peki akla ve bilince sahip bir insan hangisine öncelik vermelidir? Gerçekleşeceği kesin olan hakkında mı, yoksa olmayan hakkında mı plan kurmalıdır? İnsanların çoğu, kesin olmayana önem verirler. Hayatın hangi safhasında olursa olsun bütün planlarını, gelecekte daha iyi ve daha mükemmel bir hayata kavuşabilmek için yaparlar.

    Eğer insan ölümsüz olsaydı, bu davranış gerçekten de mantıklı olacaktı. Fakat bütün planlar, ölüm denen mutlak sona mahkumdur. Bu nedenle, kesin olan ölümü bırakıp kesin olmayanları önemsemek, kesinlikle akıl dışıdır.

    Ama insanlar, kafalarını esir almış olan garip bir büyü nedeniyle bir türlü bu açık gerçeği fark edemezler.

    Böyle olunca, ölümle birlikte başlayacak olan gerçek hayatlarını da tanımazlar. Ahiretlerine yönelik bir hazırlık yapmazlar. Diriltildiklerinde ise, kendileri için özel yaratılmış olan cehennemden başka bir yere gitmezler.

    Bu broşür, insana düşünmek istemediği gerçekleri düşündürmek ve hızla yaklaşan büyük olayı haber vermek için yazılmıştır... Bu büyük olay, kesindir.

    Dolayısıyla, düşünmekten kaçmak, hiçbir şekilde çözüm değildir.

  • Hakan Akbulak
    Hakan Akbulak

    Ölüler, ölüler nerelerdesiniz?
    Ölüler, bir bilinmez yerdesiniz.
    Artık gündüzleriniz gece,
    Bütün günleriniz: dün.
    Artık her sözünüz sükût,
    Her işaretiniz gizli.
    Tutuyoruz nasihatlerinizi...
    Ölüler, ölüler her yerdesiniz!
    Ne zaman aynaya baksam,
    Görünüveriyor babam...
    Bahçem, odam, sofam,
    Nereye geçsem, nereye çıksam;
    Hâtıram!
    Her yerde sizden bir eser.
    Gökyüzünde bir bulut
    Bıraktığınız sesler
    Yakın güneşe, aya.
    Dokunabilsem oraya,
    Kiminiz konuşacak,
    Kiminiz gülecek,
    Eski günler gelecek.
    Ölüler bilebilsem gittiğiniz yeri,
    Ruhum, muradına erecek;
    Annem döşeğimi serecek,
    Toprağınız toprağım,
    Aranızda yatacağım.