KADIN Tanrı yapragın hafifligini, ceylanın bakışını, güneş ışığının kıvancını, sisin gözyaşını aldı, rüzgarın kararsızlıgını, tavşanın ürkeklığini buna ekledi.Onların üzerine kıymetli taşların sertliğini, balın tadını, kaplanın yırtıcılığını, ateşin yakıcılığını, kışın soğuğunu,saksağanın gevezeliğini, kumrunun sevgisini kattı.Bütün bunları karıştırdı, eritti ve kadını yaptı.Yarattığı kadını erkeğe armağan etti......
ERKEK Tanrı kaplumbağanın yavaşlığını, boğanın bakışını, fırtına bulutlarının kasvetini, tilkinin kurnazlığını, boğanın dehşetini aldı, sülüğün yapışkanlığını, kedinin nankörlüğünü, hindinin kabarışını, gergedan derisinin sertliğini onlara ekledi.Bunların üzerine ayının kabalığını, bukalemunun şıpsevdiliğini, sivrisineğin vızıltısını kattı ve erkeği yarattı.Yarattığı erkeği adam etsin diye K A D I N A verdi.
Okuyacaklarınız, musevilerin, Tanrı ile insanın konuşmasını anlatan kitapları Talmud'dan alınmıştır ve şöyle biter: '...bir kadını ağlatırken çok dikkat edin, çünkü Tanrı gözyaşlarını sayar! Kadın erkeğin kaburgasından yaratıldı,ayaklarından yaratılmadı,öyle olsaydı ezilirdi; üstün olmasın diye başından da yaratılmadı. ama göğsünden yaratıldı, eşit olsun diye; kolun biraz altından korunsun diye... kalp hizasından SEVİLSİN diye...
Şöyle savurdu mu eteğini, ruhun rüzgarına kayacak. Bacakların, ayakların, bilekten bağlı ayakkabıya tutunan parmakların, seyrine doyamayacaksın. Bakımlı olacak kadın dediğin. Saçları ipek, topukları pembe, boynu ince, salındı mı kuğu gibi zarif olacak ve zarifliğinin ortasında bir hanımefendi barındıracak. Güzel olacak ama kaşı, gözü, bacağı, iki meme ucundan önce, sözü doğru, ruhu aydınlık olacak, güzelliği komple olacak. Korkmayacaksın gecenin bir vakti sol cenapta yüzünü gördüğünde. Yeni bir kabus gibi yaşamayacaksın gerçeği de. Güzel olacak ama, aklını evde tutacak kadar da akıllı.... Seni elinin tersiyle değil, avucunun içiyle kavrayacak... Bileceksin ki emin ellerdeyim, başkası tutamaz beni böyle. Rahat olacaksın yanında, çok konuşmayacak, beynini didiklemeyecek küçük kurtçuklarla. Sıradan ve kabullenir yaşamanın ne demek olduğunu sindirmiş olacak içine. Asla şatafat düşkünü olmayacak. Doğum günlerinde bir sıcacık öpücüğün yerini, tek taş bir De Beears'ın alamayacağını algılayacak kadar doygun olacak. Hatırlaman yetecek özel günleri, pahalı bir hediyeyle savuşturmadan.Sadeliğin içinde fark edilir olabilmeyi, gösterişli kıyafetle bir tutmayacak. Duruşu, oturuşu, yürüyüşü abartılı değil, basit hiç değil, sadelikten oluşacak. Kendini süs bebeği gibi ortaya atıp, fingir deşmeyecek başkalarıyla Ekonomiden, politikadan, milli maçlardan ve kültürel olaylardan haberi olacak. Bizi kim yönetir, nasıl yönetir, demokrasi, monarşi, oligarşi nedir bilecek, saf hatun numarasıyla cahilliğini güzelliğiyle örtmeye yeltenmeyecek. Gezip, eğlenmesini bildiği kadar, pazar parasını kozmetiğe yatırmaması gerektiğini, domatesin, ekmeğin, soğanın, kıymanın kaç para olduğunu bilecek. Cak cak telefonda konuşup, niye böyle fatura geldi hayret tribine girmeyecek. Eşini dostunu kollayacak ama içi vıcık vıcık dedikodu yumağının içinde kaybolmayacak. Marka düşkünü, moda düşkünü olmayacak kesinlikle... Takip edecek ancak yakışanı seçecek. Sökük, paça boyu, fermuar dikmeyi bilecek, her seferinde terzi aranmayacak pırnık pırnık. Elinden her iş gelecek. Marifetlerini sadece seni elde ederken değil, seni elde tutarken de gösterecek ve tüm bunlar içinden gelecek içinden, göstermelik olmayacak. Adamın siniri bozmayacak, tepesini attırmayacak, cinleri başına toplamayacak, o kör olası dilini gerektiğinde yutacak... Çarşı pazar görmesini, sana don kilot almasını, gömlek ayakkabı numaranı bilecek... ve zevki seni giydirecek kadar yerinde olacak, kendisini giydirmeyi bildiği gibi. Orada burada dedikodu yapmayacak, laf taşımayacak, ayıkla pirincin taşını durumlarına sokmayacak. Ortalık yerde kahkahalarıyla sebepsiz çınlamayacak. Dekoltenin dozunu kaçırmayacak ama sıkı sıkıya da kendini ambalajlamayacak. Açık saçık olan elbisesi değil, sana olan ilgisi olacak ve bunu gösterebilecek medeniyeti... Onu bir kediyi sever gibi seveceksin yanı başında ve huzurla... Öyle 'çağırdım, gelmedin, geç kaldın, aramadın, sormadın, kiminleydin, hesap ver' yapmayacak. Sana yüreğiyle güvenecek, inançlarıyla sokulacak. Bilmem kimin sözüne aldırmayacak, asla arkadaşlarının arkasından konuşmayacak, hele küfür hiç etmeyecek. Sınırını zorlamayacak, salya sümük ağlamayacak, kıytırık nedenlerden hır gür çıkarmayacak. Sözü dinlenir, anlaşılır olacak. Bir hatayı allayıp pullayıp abartmayacak. Gömleklerini o ütüleyecek ve o gömleğe hangi pantolon yakışır bilecek. Ama hayatı giyim kuşam üstüne kurulmayacak. Uyum ve uyumsuzluk nedir bilecek. Bir kere, topuklu ayakkabıyla spor ayakkabının ayrımını yapabilecek. Dağa çıkarken rugan ayakkabı giymeyecek. 'Of yoruldum, beni ara, beni al, beni bul, bunu isterim' değil, 'sence de uygunsa, yanındayım, ben gelirim, merak etme' olacak lügatinde. Tereciye tere satmayacak yani. Hissettiğiyle yaptığı şey arasında uçurum olmayacak. Cesur olacak cesur. Seni seviyorum derken korkmayacak, başka şeylerin arkasına gizlenmeyecek ve arkandan laf söyletmeyecek....Kadın dediğin iyi sevişecek Koyun gibi yatmayacak, kımıl kımıl olacak yatakta. Aklını başından alacak ama, aklını sadece bununla yormayacak. Delireceksin ama delirmen hastalıktan olmayacak. Uzanıverdi mi yanına boylu boyunca, göğsünde atan kalbinin yerine koyacaksın kendini,ruhunu, her şeyini. Aşksız yatmayacak yatağa ve sen bunu bileceksin. Kadın gibi kadın olacak kadın dediğin, çıtır çerez niyetine yemediğin. Bir gecelik değil, ömürlük olacak ömürlük. Yıllara rehaveti değil huzuru taşıyacak. En seksi leydi olmayı da bilecek, hanım sultan olup sözünü geçirmeyi de. Cıvık konulara takılıp zaman tüketmeyecek, küsmeyecek, süründürmeyecek. Kadın dediğin ayıp nedir bilecek.Sıkboğaz edip seni yalancı durumuna düşürmeyecek. Seni öyle bir tutacak ki arkadaş, sen bile şaşıracaksın öyle tutulduğuna. iki lafın başı, her tartışmada ayrılalım tehdidi savurmayacak. Sabırlı olacak ve asla gururuna dokunmayacak... Tuzu az, şekeri çok gibi limiti olmayan prosedürsüz yemeklerle işi olmayacak. Şöyle pastırmalı kuru fasulyenin yanına tereyağlı pilavı konduracak şüphesiz. Salatasız oturmayacak yemeğe. Temiz olacak her şeyden önce mesela köfteyi mıncıklarken elleri. Yahut pahalı parfümlerin sindiği, süslü püslü boyacı küpü gibi, her öptüğünde bulaşık bir tadın kaldığı bir kadını öpmeyeceksin. Buram buram aşka sarılacaksın arkadaş. Buram buram kadın kokacak kadın dediğin. Kadın dediğin güzel olacak ama eli yüzü düzgünden çok öte bir şey. Zeki olacak zeki, seni bir hamur gibi karmasını da bilecek, o hamura kendini katmasını da... Paranın gücünü bilecek ama ne parasızlığın ezikliğini ne de paranın kudurmuşluğunu yaşayacak. Değerlerini bir anlık hevesler uğruna terk etmeyecek. Namussuzluğunu, ahlaksızlığını ancak ve ancak seni baştan çıkarırken kullanacak, yan gözle adam kesmeyecek,üstüne sevgili edinmeyecek. Sarışın, renkli gözlü, uzun bacaklı, beyaz tenli, ince bilekli dilber filan fasarya... Kadın dediğin hatun olacak, sözüne güvenilir, olacak. Bileceksin ki konuşulanlar burada kalır, kapıdan çıkmaz bir daha. Ağzı sıkı olacak kadın dediğin. Sırrını tutacak ama gününü bekleyip kusmayacak... Para lazımcılardan, kürkçülerden, cep telefonu manyaklarından, dırdırcılardan, unutkanlıklarını senin üzerine atanlardan, kendi yetersizliğini seni suçlayarak rahatlayanlardan, raf süslerinden, tehditkarlardan, kaçaklardan, kıkırdayanlardan, boş bakanlardan asla olmayacak! Saflığı, cahilliği, aptallığı oynamayacak, biraz ukala olabilir ancak sana rol yapmayacak. Komplekslerini güzelliğiyle örtmeye çalışmayacak. Bir şeyi çok isterse ve inançları doğrultusunda yapacak. En önemlisi kendini sevecek arkadaş, kendini sevmeyen kadından sana ne hayır gelir. Bir bakarsın ki yıllar sonra bu kadınla ne yatağa sığabiliyorsun, ne toprağa... Koluna takıp gezmesini de bileceksin gururla, koynuna çekip sevişmesini de şehvetle. Analığını da bilecek,çocuklarından saygı görmeyi de, anaya babaya hürmet etmeyi de... Hafif sosyal ama gerektiğinde en sosyal anlarını seninle sıkılmadan paylaşabilecek. Kadın kadın olacak, seni sadece sen olduğun için, sensin diye sevecek. Parayla pulla, kariyerle, güçle, kimin ne dediğiyle, sınırlamayacak kendini! Hem sevgilin,hem arkadaşın,hem annen,hem çocuğun olacak, bağrına basacaksın huzurla... Sen de en basitinden evde ' O ' kadın tarafından beklenmenin zevkini, sana başka hiçbir zevkin yaşatamayacağını bileceksin... Ölene dek seveceğin, bu sevgiyi hep hak edecek kadın o olacak Vesaire olacak sonra, bilmem ne olup seni bilmem neler ile mutlu edecek, bir şeyler yapacak, bilmem kimin sevgili gibi olmayacak o senin sevgilin olacak....kusurumuz olduysa affedin...tek yanlı düşünmemek lazım galiba....
geçen gece anladım ben bunu...bir an kadın olduğumla gururlandım..sonra geçti..neydi bilmem..hatta bir an hala ordaymış gibi geldi..ben de tutarım sandım...ama bir erkekten asla ASLA bu kapasiteyi beklemeyin.. insana yeten ve onu doyuran hiç birşey yok dünyada.. bizler içinde kocaman delik bulunanlarız..doymayız.. ve hiç bir sevişmek mutlu kılmaz..kılmayacak hiç birimizi.. aradığımız şey aslında var sandığımız.. adı ve şekli ne olursa olsun bulduğumuzda sanrılarımızı doyuramayacağımızı bilmediğimizdir.. her insan içimizdeki deliği genişletir farkettirmeden... son durağımızın en hazin sonu adının ta kendisidir..yetinmek.. para sevgi ve aşk içinde yüzsek de..o durakta çok tanıdık göreceğiz. biliyordum da aslında ben..geçenlerden bir gecede emin oldum:D
...bir kadını ağlatırken çok dikkat edin, çünkü Tanrı gözyaşlarını sayar! Kadin erkeğin kaburgasından yaratıldı, ayaklarından yaratılmadı, öyle olsaydı ezilirdi; üstün olmasın diye başından da yaratılmadı. ama göğsünden yaratıldı, eşit olsun diye; ...... kolun biraz altından korunsun diye....kalp hizasından SEVİLSİN diye.........
6 yaşındaki kuzenim 5 buçuk yaşındaki komşu kızı ´sevgilisiyle´ bahçede evcilik oynuyor. Usulca yanlarına yaklaşıyorum. Tok bir ses tonuyla; 'Ceren sen bundan sonra benim sevgilim olsana' diyorum. İkisi de pür dikkat bana bakıyorlar. Kuzenim gülümseyerek hafif peltek bir konuşmayla 'Ama olmaz ki o benim sevgilim' diyor. 'Olsun,' diyorum, 'bundan sonra benim sevgilim olur değil mi Ceren? ' Sert bakışlarla 'Olmaaaaz! ' diyor. 'Ama sana çikolata alırım' diyorum 'sonra dondurma da.' Bu sözüme kulak kesiliyor, hoşuna gidiyor. Bunu fark eden kuzenim bozuk bir sesle sözümü kesip 'Ben de alırıım' diyor. 'Ama senin paran yok ki' diyorum. Sonra Ceren'e 'Ben ondan büyüğüm, seni istediğin yere götürürüm, gezdiririm ayrıca ondan güçlüyüm de' diyorum. Kuzenim 'Hiç deee' diyerek üzerime saldırıyor. Ellerinden tutuyorum onu, havaya kaldırıyorum, sonra kucağıma alıyorum. 'Gördün mü? ' diyorum Ceren'e. 'Ben ondan güçlüyüm.' Daha bir hevesleniyor. Onu gezdirecek, daha büyük bir sevgilisi olacak olması çok hoşuna gidiyor. 'Peki' diyor, kabul ediyor. Kuzenim 'Hayır Ceren olmaz' diyor sesi titrek, gözleri ağlamaklı. 'Oluuurrr' diyo Ceren kaşları çatık, sesi sert. 'Alaycı bir üslupla sen beni gezdiremezsin ki, sonra hiç çikolata da almıyorsun! ' 'Ama böyle olmaz' diyorum Ceren'e. 'Madem beni seviyorsun ona ´Artık ben seni sevmiyorum, A.... abiyi seviyorum´ demen lazım' diyorum. O da kuzenime söylüyor. O masmavi dolu dolu ağlayan gözlerle kuzenim bana dönüyor 'A... abi senden nefret ediyoruuum! ' diyor sonra ağlayarak eve gidiyor. Ceren'le kalıyoruz. Ayağa kalkıyorum. 'Aaa Ceren senin boyun ne kadar kısa, ben hayatta bu kadar kısa bir kızla beraber olmam, seni terk ediyorum' diyorum, yüzü ekşiyor. 'Ben zaten seni sevmiyodum kiii' diyor. Kuzenimin arkasından gidiyorum gönlünü almak için. Biliyorum çok küçükler ama kuzenimin küçük de olsa kadınları ve hayatı öğrenmesi gerekiyor. (alıntıdır)
Kadını güzel yapan şey ne saçı, ne vücudu, ne kendini ne şekilde taşıdığıdır...Kadını esas güzel yapan sevgisini paylaşabilmesi, fedakarlığı, sorumluluğu, anlayışı, sadece bilgiye değil, aynı zamanda kalbe yönelik aklıdır... Nasıl özgürlük aşkın zemini ise, aşkta özgürlüğün finalidir...
''Ellerin ellerin ve parmakların Bir nar çiçeğini eziyor gibi Ellerinden belli olur bir kadın Denizin dibinde geziyor gibi Ellerin ellerin ve parmakların'' (S.Karakoç..)
söz sultanım çık artık kuyulardan.. şiir sensiz yarım..
Sadece seksi bir obje yerine 'ben varım ama tam değilim ama o gelince ben artık tamım oda benle tam olur' şeklinde düşünülebilecek mucize yaratıktır. Her an şaşırtmaya gebedir. İçinde bir çok kişilik yaşar çoğunu susturup bir kaçıyla yaşar. Kanımca erkeklerde öyledir ama emin değilim...
çok özel.....kadın olmak......evlat olmak şefkatli ve sevecen kız evlat........yari olmak bir yiğidin......ana olmak dağ gibi everest gibi......ve tek başına.....yalnızda olsa ne güzel kadın olmak.... :)
kadınsız bir toplum hiçtir...kadın eştir,kadın anadır,cennet anaların ayakları altındadır,kadın herşeydir.kadın kkutsaldır...kadınlar ezilmeye değil başa taç edilmeye layıktır çünkü onlar anadır.kadınsız bir erkek imkansız,kadınsız bir hayat karmaşa,kadınsız bir ev darmadağan,anasız bir evlat perişan...işte haytın en büyük anlamı kadın...
…bir kadını ağlatırken çok dikkat edin çünkü tanrı gözyaşlarını sayar.kadın erkeğin kaburgasından yaratıldı,ayaklarından yaratılmadı,öyle olsaydı ezilirdi; üstün olmasın diye başından da yaratılmadı.ama göğsünden yaratıldı eşit olsun diye; …kolun biraz altından korunsun diye…kalp hizasından sevilsin diye… (talmud’dan alıntı :)
kendi egosunu tamin etmek icin ugrasan,erkelerini bir para makinası olarak gören ya kendilerine hic güvenmiyen yada asırı güvenden dolayı baslarına gelmeyen kendilerini erkelerle bir tutan ama hicbir zaman erkek olmıyan allahın yartagı insanlardır.
Ama bir kadın hic birzaman erkek olmaz eger bunu tersini söyleyen kadın varsa önce duvara karsı bir ufak suyunu yapsın bakalım sonra gerisini konusuruz.
Kadınların yönetigi butun sultanlıklar padisahlıklar yok olmus veya yok olmaya mahkumdur biz onlarsız yapamayız onlarda biz siz
Görmüş geçirmiş hatta ermiş bir dede ile konuşurken sordum; -Dede ailenin başı kadın mıdır, erkek mi? -Erkek baştır. -Peki kadın nedir? -Kadın boyundur, başı nereye isterse oraya çevirir...
kadınlar kendi istekleri dişında ğeçen olaylara karşı çıkan istekleri olmadıgındada 9 kaplan gücüne ulasan ve saldırganlaşan yaratıklardır teşekürler..................
kadın ne güldür ne goncadır ne diken koklamasını bilirsen gül olur tutmasını bilmessen diken....
KADIN
Tanrı yapragın hafifligini, ceylanın bakışını, güneş ışığının kıvancını, sisin gözyaşını aldı, rüzgarın kararsızlıgını, tavşanın ürkeklığini buna ekledi.Onların üzerine kıymetli taşların sertliğini, balın tadını, kaplanın yırtıcılığını, ateşin yakıcılığını, kışın soğuğunu,saksağanın gevezeliğini, kumrunun sevgisini kattı.Bütün bunları karıştırdı, eritti ve kadını yaptı.Yarattığı kadını erkeğe armağan etti......
ERKEK
Tanrı kaplumbağanın yavaşlığını, boğanın bakışını, fırtına bulutlarının kasvetini, tilkinin kurnazlığını, boğanın dehşetini aldı, sülüğün yapışkanlığını, kedinin nankörlüğünü, hindinin kabarışını, gergedan
derisinin sertliğini onlara ekledi.Bunların üzerine ayının kabalığını, bukalemunun şıpsevdiliğini, sivrisineğin vızıltısını kattı ve erkeği yarattı.Yarattığı erkeği adam etsin diye K A D I N A verdi.
Okuyacaklarınız, musevilerin, Tanrı ile insanın konuşmasını anlatan
kitapları Talmud'dan alınmıştır ve şöyle biter:
'...bir kadını ağlatırken çok dikkat edin, çünkü Tanrı gözyaşlarını
sayar!
Kadın erkeğin kaburgasından yaratıldı,ayaklarından yaratılmadı,öyle
olsaydı ezilirdi; üstün olmasın
diye başından da yaratılmadı.
ama göğsünden yaratıldı,
eşit olsun
diye;
kolun biraz
altından korunsun diye...
kalp
hizasından SEVİLSİN diye...
Kadınlar
anamız, avradımız, yarimiz
ve sanki hiç yaşanmamış gibi ölen
ve soframızdaki yeri
öküzümüzden sonra gelen
Şöyle savurdu mu eteğini, ruhun rüzgarına kayacak. Bacakların, ayakların, bilekten bağlı ayakkabıya tutunan parmakların, seyrine doyamayacaksın. Bakımlı olacak kadın dediğin. Saçları ipek, topukları pembe, boynu ince, salındı mı kuğu gibi zarif olacak ve zarifliğinin ortasında bir hanımefendi barındıracak. Güzel olacak ama kaşı, gözü, bacağı, iki meme ucundan önce, sözü doğru, ruhu aydınlık olacak, güzelliği komple olacak. Korkmayacaksın gecenin bir vakti sol cenapta yüzünü gördüğünde. Yeni bir kabus gibi yaşamayacaksın gerçeği de. Güzel olacak ama, aklını evde tutacak kadar da akıllı.... Seni elinin tersiyle değil, avucunun içiyle kavrayacak... Bileceksin ki emin ellerdeyim, başkası tutamaz beni böyle. Rahat olacaksın yanında, çok konuşmayacak, beynini didiklemeyecek küçük kurtçuklarla. Sıradan ve kabullenir yaşamanın ne demek olduğunu sindirmiş olacak içine. Asla şatafat düşkünü olmayacak. Doğum günlerinde bir sıcacık öpücüğün yerini, tek taş bir De Beears'ın alamayacağını algılayacak kadar doygun olacak. Hatırlaman yetecek özel günleri, pahalı bir hediyeyle savuşturmadan.Sadeliğin içinde fark edilir olabilmeyi, gösterişli kıyafetle bir tutmayacak. Duruşu, oturuşu, yürüyüşü abartılı değil, basit hiç değil, sadelikten oluşacak. Kendini süs bebeği gibi ortaya atıp, fingir deşmeyecek başkalarıyla Ekonomiden, politikadan, milli maçlardan ve kültürel olaylardan haberi olacak. Bizi kim yönetir, nasıl yönetir, demokrasi, monarşi, oligarşi nedir bilecek, saf hatun numarasıyla cahilliğini güzelliğiyle örtmeye yeltenmeyecek. Gezip, eğlenmesini bildiği kadar, pazar parasını kozmetiğe yatırmaması gerektiğini, domatesin, ekmeğin, soğanın, kıymanın kaç para olduğunu bilecek. Cak cak telefonda konuşup, niye böyle fatura geldi hayret tribine girmeyecek. Eşini dostunu kollayacak ama içi vıcık vıcık dedikodu yumağının içinde kaybolmayacak. Marka düşkünü, moda düşkünü olmayacak kesinlikle... Takip edecek ancak yakışanı seçecek. Sökük, paça boyu, fermuar dikmeyi bilecek, her seferinde terzi aranmayacak pırnık pırnık. Elinden her iş gelecek. Marifetlerini sadece seni elde ederken değil, seni elde tutarken de gösterecek ve tüm bunlar içinden gelecek içinden, göstermelik olmayacak. Adamın siniri bozmayacak, tepesini attırmayacak, cinleri başına toplamayacak, o kör olası dilini gerektiğinde yutacak... Çarşı pazar görmesini, sana don kilot almasını, gömlek ayakkabı numaranı bilecek... ve zevki seni giydirecek kadar yerinde olacak, kendisini giydirmeyi bildiği gibi. Orada burada dedikodu yapmayacak, laf taşımayacak, ayıkla pirincin taşını durumlarına sokmayacak. Ortalık yerde kahkahalarıyla sebepsiz çınlamayacak. Dekoltenin dozunu kaçırmayacak ama sıkı sıkıya da kendini ambalajlamayacak. Açık saçık olan elbisesi değil, sana olan ilgisi olacak ve bunu gösterebilecek medeniyeti... Onu bir kediyi sever gibi seveceksin yanı başında ve huzurla... Öyle 'çağırdım, gelmedin, geç kaldın, aramadın, sormadın, kiminleydin, hesap ver' yapmayacak. Sana yüreğiyle güvenecek, inançlarıyla sokulacak. Bilmem kimin sözüne aldırmayacak, asla arkadaşlarının arkasından konuşmayacak, hele küfür hiç etmeyecek. Sınırını zorlamayacak, salya sümük ağlamayacak, kıytırık nedenlerden hır gür çıkarmayacak. Sözü dinlenir, anlaşılır olacak. Bir hatayı allayıp pullayıp abartmayacak. Gömleklerini o ütüleyecek ve o gömleğe hangi pantolon yakışır bilecek. Ama hayatı giyim kuşam üstüne kurulmayacak. Uyum ve uyumsuzluk nedir bilecek. Bir kere, topuklu ayakkabıyla spor ayakkabının ayrımını yapabilecek. Dağa çıkarken rugan ayakkabı giymeyecek. 'Of yoruldum, beni ara, beni al, beni bul, bunu isterim' değil, 'sence de uygunsa, yanındayım, ben gelirim, merak etme' olacak lügatinde. Tereciye tere satmayacak yani. Hissettiğiyle yaptığı şey arasında uçurum olmayacak. Cesur olacak cesur. Seni seviyorum derken korkmayacak, başka şeylerin arkasına gizlenmeyecek ve arkandan laf söyletmeyecek....Kadın dediğin iyi sevişecek Koyun gibi yatmayacak, kımıl kımıl olacak yatakta. Aklını başından alacak ama, aklını sadece bununla yormayacak. Delireceksin ama delirmen hastalıktan olmayacak. Uzanıverdi mi yanına boylu boyunca, göğsünde atan kalbinin yerine koyacaksın kendini,ruhunu, her şeyini. Aşksız yatmayacak yatağa ve sen bunu bileceksin. Kadın gibi kadın olacak kadın dediğin, çıtır çerez niyetine yemediğin. Bir gecelik değil, ömürlük olacak ömürlük. Yıllara rehaveti değil huzuru taşıyacak. En seksi leydi olmayı da bilecek, hanım sultan olup sözünü geçirmeyi de. Cıvık konulara takılıp zaman tüketmeyecek, küsmeyecek, süründürmeyecek. Kadın dediğin ayıp nedir bilecek.Sıkboğaz edip seni yalancı durumuna düşürmeyecek. Seni öyle bir tutacak ki arkadaş, sen bile şaşıracaksın öyle tutulduğuna. iki lafın başı, her tartışmada ayrılalım tehdidi savurmayacak. Sabırlı olacak ve asla gururuna dokunmayacak... Tuzu az, şekeri çok gibi limiti olmayan prosedürsüz yemeklerle işi olmayacak. Şöyle pastırmalı kuru fasulyenin yanına tereyağlı pilavı konduracak şüphesiz. Salatasız oturmayacak yemeğe. Temiz olacak her şeyden önce mesela köfteyi mıncıklarken elleri. Yahut pahalı parfümlerin sindiği, süslü püslü boyacı küpü gibi, her öptüğünde bulaşık bir tadın kaldığı bir kadını öpmeyeceksin. Buram buram aşka sarılacaksın arkadaş. Buram buram kadın kokacak kadın dediğin. Kadın dediğin güzel olacak ama eli yüzü düzgünden çok öte bir şey. Zeki olacak zeki, seni bir hamur gibi karmasını da bilecek, o hamura kendini katmasını da... Paranın gücünü bilecek ama ne parasızlığın ezikliğini ne de paranın kudurmuşluğunu yaşayacak. Değerlerini bir anlık hevesler uğruna terk etmeyecek. Namussuzluğunu, ahlaksızlığını ancak ve ancak seni baştan çıkarırken kullanacak, yan gözle adam kesmeyecek,üstüne sevgili edinmeyecek. Sarışın, renkli gözlü, uzun bacaklı, beyaz tenli, ince bilekli dilber filan fasarya... Kadın dediğin hatun olacak, sözüne güvenilir, olacak. Bileceksin ki konuşulanlar burada kalır, kapıdan çıkmaz bir daha. Ağzı sıkı olacak kadın dediğin. Sırrını tutacak ama gününü bekleyip kusmayacak... Para lazımcılardan, kürkçülerden, cep telefonu manyaklarından, dırdırcılardan, unutkanlıklarını senin üzerine atanlardan, kendi yetersizliğini seni suçlayarak rahatlayanlardan, raf süslerinden, tehditkarlardan, kaçaklardan, kıkırdayanlardan, boş bakanlardan asla olmayacak! Saflığı, cahilliği, aptallığı oynamayacak, biraz ukala olabilir ancak sana rol yapmayacak. Komplekslerini güzelliğiyle örtmeye çalışmayacak. Bir şeyi çok isterse ve inançları doğrultusunda yapacak. En önemlisi kendini sevecek arkadaş, kendini sevmeyen kadından sana ne hayır gelir. Bir bakarsın ki yıllar sonra bu kadınla ne yatağa sığabiliyorsun, ne toprağa... Koluna takıp gezmesini de bileceksin gururla, koynuna çekip sevişmesini de şehvetle. Analığını da bilecek,çocuklarından saygı görmeyi de, anaya babaya hürmet etmeyi de... Hafif sosyal ama gerektiğinde en sosyal anlarını seninle sıkılmadan paylaşabilecek. Kadın kadın olacak, seni sadece sen olduğun için, sensin diye sevecek. Parayla pulla, kariyerle, güçle, kimin ne dediğiyle, sınırlamayacak kendini! Hem sevgilin,hem arkadaşın,hem annen,hem çocuğun olacak, bağrına basacaksın huzurla... Sen de en basitinden evde ' O ' kadın tarafından beklenmenin zevkini, sana başka hiçbir zevkin yaşatamayacağını bileceksin... Ölene dek seveceğin, bu sevgiyi hep hak edecek kadın o olacak Vesaire olacak sonra, bilmem ne olup seni bilmem neler ile mutlu edecek, bir şeyler yapacak, bilmem kimin sevgili gibi olmayacak o senin sevgilin olacak....kusurumuz olduysa affedin...tek yanlı düşünmemek lazım galiba....
geçen gece anladım ben bunu...bir an kadın olduğumla gururlandım..sonra geçti..neydi bilmem..hatta bir an hala ordaymış gibi geldi..ben de tutarım sandım...ama bir erkekten asla ASLA bu kapasiteyi beklemeyin..
insana yeten ve onu doyuran hiç birşey yok dünyada..
bizler içinde kocaman delik bulunanlarız..doymayız..
ve hiç bir sevişmek mutlu kılmaz..kılmayacak hiç birimizi..
aradığımız şey aslında var sandığımız.. adı ve şekli ne olursa olsun bulduğumuzda sanrılarımızı doyuramayacağımızı bilmediğimizdir..
her insan içimizdeki deliği genişletir farkettirmeden...
son durağımızın en hazin sonu adının ta kendisidir..yetinmek..
para sevgi ve aşk içinde yüzsek de..o durakta çok tanıdık göreceğiz.
biliyordum da aslında ben..geçenlerden bir gecede emin oldum:D
...bir kadını ağlatırken çok dikkat edin, çünkü Tanrı gözyaşlarını sayar!
Kadin erkeğin kaburgasından yaratıldı, ayaklarından yaratılmadı, öyle
olsaydı ezilirdi; üstün olmasın diye başından da yaratılmadı. ama göğsünden
yaratıldı, eşit olsun diye; ...... kolun biraz altından korunsun
diye....kalp hizasından SEVİLSİN diye.........
esaret..iffet..kuvvetlılık..
6 yaşındaki kuzenim 5 buçuk yaşındaki komşu kızı ´sevgilisiyle´ bahçede evcilik oynuyor. Usulca yanlarına yaklaşıyorum. Tok bir ses tonuyla; 'Ceren sen bundan sonra benim sevgilim olsana' diyorum. İkisi de pür dikkat bana bakıyorlar. Kuzenim gülümseyerek hafif peltek bir konuşmayla 'Ama olmaz ki o benim sevgilim' diyor. 'Olsun,' diyorum, 'bundan sonra benim sevgilim olur değil mi Ceren? ' Sert bakışlarla 'Olmaaaaz! ' diyor. 'Ama sana çikolata alırım' diyorum 'sonra dondurma da.' Bu sözüme kulak kesiliyor, hoşuna gidiyor. Bunu fark eden kuzenim bozuk bir sesle sözümü kesip 'Ben de alırıım' diyor. 'Ama senin paran yok ki' diyorum. Sonra Ceren'e 'Ben ondan büyüğüm, seni istediğin yere götürürüm, gezdiririm ayrıca ondan güçlüyüm de' diyorum. Kuzenim 'Hiç deee' diyerek üzerime saldırıyor. Ellerinden tutuyorum onu, havaya kaldırıyorum, sonra kucağıma alıyorum. 'Gördün mü? ' diyorum Ceren'e. 'Ben ondan güçlüyüm.' Daha bir hevesleniyor. Onu gezdirecek, daha büyük bir sevgilisi olacak olması çok hoşuna gidiyor. 'Peki' diyor, kabul ediyor. Kuzenim 'Hayır Ceren olmaz' diyor sesi titrek, gözleri ağlamaklı. 'Oluuurrr' diyo Ceren kaşları çatık, sesi sert. 'Alaycı bir üslupla sen beni gezdiremezsin ki, sonra hiç çikolata da almıyorsun! ' 'Ama böyle olmaz' diyorum Ceren'e. 'Madem beni seviyorsun ona ´Artık ben seni sevmiyorum, A.... abiyi seviyorum´ demen lazım' diyorum. O da kuzenime söylüyor. O masmavi dolu dolu ağlayan gözlerle kuzenim bana dönüyor 'A... abi senden nefret ediyoruuum! ' diyor sonra ağlayarak eve gidiyor. Ceren'le kalıyoruz. Ayağa kalkıyorum. 'Aaa Ceren senin boyun ne kadar kısa, ben hayatta bu kadar kısa bir kızla beraber olmam, seni terk ediyorum' diyorum, yüzü ekşiyor. 'Ben zaten seni sevmiyodum kiii' diyor. Kuzenimin arkasından gidiyorum gönlünü almak için. Biliyorum çok küçükler ama kuzenimin küçük de olsa kadınları ve hayatı öğrenmesi gerekiyor.
(alıntıdır)
özel varlık.
Kadını güzel yapan şey ne saçı, ne vücudu, ne kendini ne şekilde taşıdığıdır...Kadını esas güzel yapan sevgisini paylaşabilmesi, fedakarlığı, sorumluluğu, anlayışı, sadece bilgiye değil, aynı zamanda kalbe yönelik aklıdır... Nasıl özgürlük aşkın zemini ise, aşkta özgürlüğün finalidir...
''Ellerin ellerin ve parmakların
Bir nar çiçeğini eziyor gibi
Ellerinden belli olur bir kadın
Denizin dibinde geziyor gibi
Ellerin ellerin ve parmakların'' (S.Karakoç..)
söz sultanım çık artık kuyulardan..
şiir sensiz yarım..
Sadece seksi bir obje yerine 'ben varım ama tam değilim ama o gelince ben artık tamım oda benle tam olur' şeklinde düşünülebilecek mucize yaratıktır. Her an şaşırtmaya gebedir. İçinde bir çok kişilik yaşar çoğunu susturup bir kaçıyla yaşar. Kanımca erkeklerde öyledir ama emin değilim...
Herşeyden önce Annedir... biraz saygı lütfen...
Dediklerine bakılırsa yeryüzünde aramışlar aramışlar, bir tek dilsiz kadın bulamamışlar.
erkekleri hayata bağlıyan
harbi ya söylenişi bile ısıtıyo insanın içini.......kadın... vaysssss.... :)
çok özel.....kadın olmak......evlat olmak şefkatli ve sevecen kız evlat........yari olmak bir yiğidin......ana olmak dağ gibi everest gibi......ve tek başına.....yalnızda olsa ne güzel kadın olmak.... :)
kadınsız bir toplum hiçtir...kadın eştir,kadın anadır,cennet anaların ayakları altındadır,kadın herşeydir.kadın kkutsaldır...kadınlar ezilmeye değil başa taç edilmeye layıktır çünkü onlar anadır.kadınsız bir erkek imkansız,kadınsız bir hayat karmaşa,kadınsız bir ev darmadağan,anasız bir evlat perişan...işte haytın en büyük anlamı kadın...
…bir kadını ağlatırken çok dikkat edin çünkü tanrı gözyaşlarını sayar.kadın erkeğin kaburgasından yaratıldı,ayaklarından yaratılmadı,öyle olsaydı ezilirdi; üstün olmasın diye başından da yaratılmadı.ama göğsünden yaratıldı eşit olsun diye; …kolun biraz altından korunsun diye…kalp hizasından sevilsin diye…
(talmud’dan alıntı :)
Bence türkçede ki en güzel kelime...
kendi egosunu tamin etmek icin ugrasan,erkelerini bir para makinası olarak gören ya kendilerine hic güvenmiyen yada asırı güvenden dolayı baslarına gelmeyen kendilerini erkelerle bir tutan ama hicbir zaman erkek olmıyan allahın yartagı insanlardır.
Ama bir kadın hic birzaman erkek olmaz eger bunu tersini söyleyen kadın varsa önce duvara karsı bir ufak suyunu yapsın bakalım sonra gerisini konusuruz.
Kadınların yönetigi butun sultanlıklar padisahlıklar yok olmus veya yok olmaya mahkumdur biz onlarsız yapamayız onlarda biz siz
İnsan olabilmek güzel, kadın olabilmek ise çok özel..
ZuZu
jin...
evlenince rumuzlarını Bi Evin Bi Kadını yaparlar.
tabi hala kocalarının bi karısı iseler ;))
Görmüş geçirmiş hatta ermiş bir dede ile konuşurken sordum;
-Dede ailenin başı kadın mıdır, erkek mi?
-Erkek baştır.
-Peki kadın nedir?
-Kadın boyundur, başı nereye isterse oraya çevirir...
kendi eline değil başkasının eline bakan
elinde olmayana hayran olan tek canlıdır.
elindeki iyimi,kötümü,hiç farketmez.
kadınlar kendi istekleri dişında ğeçen olaylara karşı çıkan istekleri olmadıgındada 9 kaplan gücüne ulasan ve saldırganlaşan yaratıklardır teşekürler..................
İnsanca muameleyi hak eden, ' İNSAN '...
Deşifre ederek yeni bir akım yaratan arkadaslara şiddetle destek olunacaktır! Kadınlar ne ister:Biraz saygı!