Kültür Sanat Edebiyat Şiir

çöl sizce ne demek, çöl size neyi çağrıştırıyor?

çöl terimi Ersen Ibıs tarafından 18.06.2004 tarihinde eklendi

  • Ekinsu Emiroğlu
    Ekinsu Emiroğlu16.12.2009 - 19:46

    çöl sınırı olan mecaze anlamda bazı kişilerin aşkın sebolü bildiği uzun kumlar ve yer altında sasklı bir surü şey gizleyen kumlar{800m}

  • Osmanlim Osmanlim
    Osmanlim Osmanlim26.12.2008 - 00:30

    Ucsuz bucaksiz kumlu toprak..

  • Nusret Orhan
    Nusret Orhan17.12.2008 - 22:48

    Çöl, ıssızlık, susamışlık, tehlike çağrıştıran kelime.
    Mecnuna mezar olmuş kum deryası.

  • Hatice Demircili
    Hatice Demircili29.10.2008 - 15:40

    Anlayamadı hiç kimse;
    Çölde üç-beş çiçeğin nasıl canlı kaldığını,
    Bilemediler nedense;
    Çiçeklerin altında bir ŞEHİDİN yattığını....
    CÜNEYD SUAVİ

  • Cevriye Cebiryırtılmaz
    Cevriye Cebiryırtılmaz30.07.2008 - 02:04

    dinginlik ve dinamizmi birarada tutmayı başarmış ' dem ferde ' grubuna ait parça.. dinlenilesi.. dinlenilesi...

  • Leyla Şenkal
    Leyla Şenkal14.03.2008 - 11:47

    ...yoktu Leylası olmayana

  • Sitare Ağyar
    Sitare Ağyar30.04.2007 - 12:12

    bâdiye..

  • Neşe Çınar
    Neşe Çınar23.11.2006 - 15:45

    Dünyanın en büyük çölü olan Sahra, kurak toprak için de bir ölçü. Bağıl nem oranı tek basamaklı sayılara inebiliyor. Yüzyıl boyunca neredeyse sadece bir kez yağış alan yerler var. Çölde, yaşamı boyunca gökten bir damla su düştüğünü görmeyen insanlar bulunuyor.
    Bununla birlikte, Sahra'nın altında küçük bir denizi doldurmaya yetecek kadar büyük akiferler var. Tarihöncesi çağlarda yeraltında birikmeye başlayan bu suyun bir bölümü bir milyon yıl kadar eskiye dayanıyor.
    Sadece 6000 yıl öncesine kadar Sahra çok farklı bir yerdi. Yeşildi. İlginçtir ki Sahra'da tarihöncesi zamanlarda kayaların üzerine resmedilmiş suaygırı figürlerine rastlıyoruz –ki su aygırları yıl boyunca suya ihtiyaç duyarlar.
    Washington Üniversitesi'nden jeolog Jennifer Smith'e göre “bulgular çölün eskiden tropik bir cennet olduğunu göstermese de, eski Sahra'nın oldukça yaşanabilir bir yer olduğunu belirtiyor”.
    Yeşil Sahra'nın ortaya çıkış nedeni eski muson rüzgârlarının yer değiştirmesiydi. Buzul çağları nasıl gelip geçiyorsa, muson rüzgârları da aynı şekilde kuzeye ve güneye göç ediyor. Bu durum Dünya'nın hareket dinamikleri ile bağlantılı. Dünya'nın eksen eğikliği düzenli aralıklarla değişiyor; güneşe olan eğimi bazen artıp, bazen de azalmakta. Dünya kendi ekseni etrafında bir topaç hareketi yapıyor ve güneşe en yakın olduğu zamanlarda da yine belirli bir döngü içinde.
    Kuzey Yarıküre'nin güneşe doğru eğimi maksimuma ulaştığında ve Dünya'nın güneşe en yakın olduğu zamanlarda, yaz aylarında Kuzey Yarıküre'de artan güneş ışınları, şu anda Ekvator ile 17 derece kuzey enlemi arasında yer alan Afrika musonunu 10.000 yıl önce olduğu gibi kuzeye doğru hareket ettirerek Kuzey Afrika'nın seller altında kalmasına neden olabilir.
    5000 yıl kadar önce musonlar büyük ölçüde güneye doğru tekrar yer değiştirdi. Sahra'nın tarihöncesi kavimleri, yaşadıkları toprağın yeşillik ve canlılığının gittikçe azaldığını ve kuraklıktan da kötü bir durumun kendini hissettirmeye başladığını farkettiler ve belki de böylelikle o sıralarda Mısır kültürünün canlanmaya başladığı Nil Vadisi'ne göç ettiler.
    Pennslyvania Üniversitesi'nden jeolog Robert Giegengack'e göre, “Geçmişteki bazı
    iklim değişikliklerinin günümüzdeki bazı değişimler kadar hızlı gerçekleştiğini daha yeni yeni anlıyoruz”.
    Sahra kuruyup bitki örtüsü azaldıkça toprak, yağmur suyunu tutamaz hale geldi. Buharlaşma ile daha az sayıda bulut oluşabildi. Yağmur yağdığı zaman hızla akıp gitti ve buharlaştı. Böylelikle artan bir hızla çölleşme etkisi ortaya çıktı ve Sahra 4000 yıl kadar önce bugün bildiğimiz şeklini aldı.
    İnsan etkisiyle oluşan iklim değişiminin, Sahra'yı gelecekte nasıl etkileyeceği bilinmiyor. Uzmanlar şişelenmiş Sahra sularını yudumlarken bu soruya kafa yorabilir.
    Giegengack temiz ve ferahlatıcı bu kaynak suyu için, “Mısır'daki en güzel su” diyor. İçecek iyi bir şeyler arıyorsanız, Sahra'nın gömülü antik hazinesinden denemenizi öneririz.

    Joel Achenbach

  • Sultan Fatih Yağcı
    Sultan Fatih Yağcı26.10.2006 - 12:15

    Çölde bir gece geçirmek demek,
    insanın kendine dönmesi,
    kendini tanımaya başlaması demektir.
    Orada yalnızsın. Orada, başkalarıyla olsan da yalnızsın.
    Yıldızlardan hangisini gözüne kestiriyorsan oraya kadar uzanıp geceyi orada geçirmen mümkündür.
    O yıldız ki, çöl ufkunda parıldamaktadır,
    hem de bir maytap gibi pıtırcıklı sesler çıkartarak seni kendisine davet etmektedir.
    İşte o davete icabet ederek o yıldıza kadar uzanıyor ve
    çöl gecesini orada geçirmeye karar veriyorsun.
    O yıldızın, çöl ufkunda seçilen parıltılı görüntüsüne rağmen,
    biliyorsun ki,
    orası karanlıktır ve tam da gecenin sakin,
    yatıştırıcı bir gecenin geçirileceği yerdir

  • Yıldız Demirel
    Yıldız Demirel22.09.2006 - 15:34

    “Çöl çok güzel” dedi küçük prens, “çünkü bir yerlerinde bir kuyu gizliyor.”
    Le Petit Prince