Kültür Sanat Edebiyat Şiir

arif nihat asya sizce ne demek, arif nihat asya size neyi çağrıştırıyor?

arif nihat asya terimi Bilal Ali Kotil tarafından 29.01.2003 tarihinde eklendi

  • Merve Yuvacı
    Merve Yuvacı07.03.2016 - 19:51

    arif nihat asya çok ünlü bir şairimizdir.

  • Erdem Ülkün
    Erdem Ülkün16.11.2013 - 22:08

    a.n.asya'nın bayrak şiiri ırkçılık içerdiği için derskitaplarından çıkarılmıştır.temizlik devam edecektir.

  • Nusret Orhan
    Nusret Orhan07.04.2009 - 11:17

    Yürü, hala ne diye kendinle savaştasın?
    Fatih'in İstanbulu fethettiği yaştasın.!

    Ey büyük şair, kalk ta bak.
    Fatih'in yaşıntları şimdi daha fazla oyunda oynaştalar.

  • Bilge Su
    Bilge Su26.04.2007 - 11:43

    sevmediğim bi bayrak şiiri vardır....

    ...Sana benim gözümle bakmayanın
    Mezarını kazacağım.
    Seni selamlamadan uçan kuşun
    Yuvasını bozacağım.

    Tarihim, şerefim, şiirim, her şeyim;
    Yeryüzünde yer beğen:
    Nereye dikilmek istersen
    Söyle seni oraya dikeyim!


    ne biçim dörtlüktür bunlar....ne istenir kuşun yuvasından...?

  • Ülküm Taşdemir
    Ülküm Taşdemir27.08.2006 - 15:47

    Güzel ve zarif benzetmelerin yanı sıra, keskin zekâsının, şakacı mizâcının mahsûlü olan nükteleri, hicivleri, kelime oyunları üslûbunu tamamlayan önemli unsurlardır. Tarihimizin şanlı sayfalarını şiirleştiren şair, Rubai türünün yeni Türk edebiyatında önemli şahsiyetlerinden kabul edilir. Bayrak ve vatan, onun mısralarında en usta anlatıcısını bulmuştur.

  • Güneş Seninle Doğacak
    Güneş Seninle Doğacak24.05.2006 - 23:15

    Okuduktan sonra da tam okumuş ama...anlayana...

  • Uzbey İzikut
    Uzbey İzikut06.04.2006 - 09:21

    TAŞBEBEKLER


    -Şu, yerlere kapanan yüzlerin nedir işi?
    -Öpülüyor etekler.
    -Temiz olsalar bari!
    -Süsleridir noktalar, çiller, benler, benekler.

    -Hürriyetin nesi var, bu en gürbüz çağında,
    Elinde kelepçeler, ayağında köstekler...?
    -Bilirse boyun eğip beklemesini eğer
    Demirlerini belki biraz gevşetecekler.

    -Kimlerdir böyle kaşık şıkırdatan uzakta
    Dağ gibi zeybeklerin diz vurduğu toprakta?
    -Kim olacak:Köçekler...
    Meydan onlara kalmış göç edince erkekler.

    -Gözlerim kan lekesi görüyor kefelerde...
    -Evet, terazilere dirhem oldu yürekler.

    -Büyüsünler diye mi, çürüsünler diye mi
    Ekildi bataklığa bu canım çekirdekler?
    -Onu pek bilmem, fakat
    Burda açmaz çiçekler.

    -Bu sargılı kollar ne?
    -Bunlar mı? Bükülmemek
    Uğruna kırılmayı
    Göze almış bilekler.

    -Şu delik deşik şeyler nenin nesi acaba?
    -Balmumu arılara bırakılmış petekler.

    -Ya şu uzaklardaki sonu gelmez şıkırtı...?
    -Orada namlulara sürülüyor fişekler.

    -Ekinler arasında kovalaşanlar nedir?
    -Yeryüzünü boş bulup oynaşan köstebekler.

    -Bu sırıtan yüzler ne?
    -Diş gösteren köpekler.

    -Güneş açtı, çok şükür, karların üzerine!
    -Evet, erimektedir yığın yığın emekler.

    -Ne diye yontuyorlar şurada mermerleri?
    -Doğacak taşbebekler.

  • Güneş Seninle Doğacak
    Güneş Seninle Doğacak28.12.2005 - 22:40

    Vatan şairi, böyle insanları yadederken sözle anlatmak çok zor oluyor;

    Arif Nihat Asya'ya...



    Yelkenler biçildiler, yelkenler dikildiler,
    Dağlardan donanmayla, kalyonlar çekildiler.
    Kerpetenle surların, dişleri söküldüler.
    Yola çıktık efendim,yiğitler hazırlandı,
    Vatana kurban için, parmaklar kınalandı.

    Geçtim anadan yardan, geçtim her sevgiliden,
    Bir destan yazacağız, okusunlar ezberden,
    Öğrettin haberim var taşıdığım değerden,
    Gönüllü gazilerin listesinde baştayım,
    Vatan için vuracak, vurulacak yaştayım.

    Yüzüne çarpacağım zamanenin fendini,
    Coştum kabardım artık, yıkacağım bendimi,
    Kıymetim soydan gelir, biliyorum kendimi,
    Abideni dikmeye bir yaman uğraştayım,
    Size anıtlar yapıp, yükseltecek yaştayım.

    Okudum tarihimi, tanıdım eserleri,
    Kendime örnek aldım, Fatih'i, Selimleri,
    Başıma taç eyledim verdiğin emirleri,
    Bitti gündelik işler, bir ulvi telaştayım,
    Senin açtığın yolda koşturacak yaştayım.

    Artık günümüz geldi, işaret var Atamdan,
    Elbette gelecektir, bütün gençlik arkamdan,
    Gücümü alıyorum, bu Şanlı Bayrağımdan,
    İpliğimi sen ördün, atlas bir kumaştayım,
    Burçlara bayrak olup dikilecek yaştayım.

    Vakit gelmiştir artık,saatler ayarlandı,
    Tembel tembel uyuyan, Çelebiler uyandı,
    Müsterih ol efendim, hazırlık tamamlandı,
    Yalnız İstanbul değil, çok büyük inançtayım,
    Bu yürekle dünyayı fethedecek yaştayım.

    Kasım Kaplan

    RUHUNA-EL-FATIHA...

  • Merve Koçak
    Merve Koçak17.09.2005 - 13:15

    yollar
    Varsın biraz da yollar çeksin benim cefamı
    Artık verin çocuklar, artık verin asamı! .
    Bir başka kainata, bir başka yurda yol var;
    Siz örtünün garipler siz örtünün abamı!
    Yorgun düşüp uzandım altında asumanın;
    Gölgende buldum ey dal bir anne ihtimamı.
    Şahane manzaraydı dünya sınırlarında
    Bir kubbenin rüku’u, bir zirvenin kıyamı.

    Yükseklerinde ömrün dağlar, sular kovuklar:
    Yükseklerin diliyle tekrar edin nidamı!
    Dağlar lisana geldi, gökler lisana geldi;
    Şerh oldu Mesnevi’den yıldız
    Şerh oldu Mesnevi’den yıldızların kelamı.
    Şeffaf mavinizden abdest alıp el açtım
    Artık yakındayım, ey gökler, duyun duamı!

  • Merve Koçak
    Merve Koçak17.09.2005 - 13:11

    Yelkenler biçilecek, yelkenler dikilecek;
    Dağlardan çektiriler, kalyonlar çekilecek;
    Kerpetenlerle surun dişleri sökülecek

    Yürü, hala ne diye oyunda oynaştasın?
    Fatihin İstanbulu fethettiği yaştasın.!

    Sen de geçebilirsin yardan, anadan, serden....
    Senin de destanını okuyalım ezberden...
    Haberin yok gibidir taşıdığın değerden...

    Elde sensin, dilde sen, gönüldesin baştasın...
    Fatihin İstanbulu fethettiği yaştasın.!

    Yüzüne çarpmak gerek zamanenin fendini...
    Göster: Kabaran sular nasıl yıkar bendini?
    Küçük görme, hor görme, delikanlım kendini

    Şu kırık abideyi yükseltecek taştasın;
    Fatihin İstanbulu fethettiği yaştasın.!

    Bu kitaplar Fatihtir, Selimdir, Süleymandır.
    Şu mihrap Sinanüddin, şu minare Sinandır.
    Haydi artık uyuyan destanını uyandır.!

    Bilmem, neden gündelik işlerle telaştasın
    Kızım, sen de Fatihler doğuracak yaştasın.!

    Delikanlım, işaret aldığın gün atandan
    Yürüyeceksin... Millet yürüyecek arkandan!
    Sana selam getirdim Ulubatlı Hasandan....

    Sen ki burçlara bayrak olacak kumaştasın;
    Fatihin İstanbulu fethettiği yaştasın.!

    Bırak, bozuk saatler yalan yanlış işlesin!
    Çelebiler çekilip haremlerde kışlasın!
    Yürü aslanım, fetih hazırlığı başlasın...

    Yürü, hala ne diye kendinle savaştasın?
    Fatihin İstanbulu fethettiği yaştasın.!