Ethnos ulus demekmiş Yunancam çok iyi ya bilirim hemen bu kelimeleri:P... Logos da söz... Bu iki kelimenin birleşiminde Ethnologie oluşuyor. Bu kelimelerden anşılacağı gibi uluslarla ve ırklarla ilgili tabi sonuna loji gelince bir bilim dalı olduğunu şıpdadak anlıyoruz...
Mesela Türkler nereden geldi, nerelere dağıldı... göçlerde dağılan kavimlerin nereye yerleştiler, aralarında oluşan benzerlikler ve farklılaklar nedir gibi karşılaştırma sorularını merak ediyorsunuz etnoloji ile ilgileneceksiniz.
Gelse celalinden cefa Yahut cemalinden vefa İkisi de cana safa Senden hem ol hoş hem bu hoş
Asıl adı Abdullah olan Eşrefoğlu Rumi'nin doğum yılı bilinmiyor. Babası Ahmet Eşref'in Mısır'dan geldiği ve bir Mısır'da kalan bir Türk ailesinin çocuğu olduğu sanılıyor.
Eşrefoğlu Rumi, İznik medreselerinde öğrenim görmüş, öğrenimini bitirdikten sonra da yine İznik'te Çelebi Mehmet medresesinde müderris adayı olmuştur.
Daha sonra Ankara'ya giderek Hacı Bayram-ı Veli'nin tekkesine girip kendini tasavvufa verdi. Hacı Bayram'ın kızı ile evlendi. Bir süre sonra Hacı Bayram tarafından Hama'ya gönderildi. Orada da tasavvufla uğraştı. Yetiştikten sonra Bursa'ya gelerek bir tekke kurdu ve Eşrefiyye tarikatını yaymaya başladı. 1470'te İznik'te öldü.
Yunus Emre yolunda yürüyen Eşrefoğlu, şiirlerinde temiz bir Türkçe kullanır.
1
Aşıklar iki cihanda Nefs muradın almayalar Ağlayalar dün ü günü Şad oluban gülmeyeler
İlm ü kemal terk edeler Dostla ahdi berk edeler Yüz tutup dosta gideler Aldanuban kalmayalar
Sekiz uçmak bezeklerin Hur u kusur u köşklerin Arzedeler aşiklara Her giz nazar kılmayalar
Aşıkların maşuk ile Candan öte esrarını Şol sır içinde sırrını Feriştehler bilmeyeler
Aşıklar dost didarını Kanda baksalar göreler Musi'leyin münacata Tur'u tayin etmeyeler
Tur ne hacet aşıklara Çün her yerde maşuk bile Daim münacat ideler Bir dem ayru olmayalar
Vahdet-i sırfa erenler Ol dost ile dost olanlar Ol denizde gark olanlar Ad u sana gelmeyeler
Eşrefoğlu Rumi'sin der Aşk içinde mahvolagör Ta ki sen de senlüğünden Zerre ayar bulmayalar
1900'da Frankfurt'ta doğan mutsuz yahudi aile çocuğu ilk başlarda ailenin etkisiyle din adamı olmak isteyen Erich Fromm, sonra Freud'un öğrencesi olarak İlk başlarda biyoloji alanında Darwin, Sosyoloji ve ekonomi alanında Marx ve psikoloji de ise Freud karşımı olan kuramlarını mistik ateizm diye adlandırır. Lakin kendi fikirlerine sahip oldukça Freud'un etkisinden kendini koparıp Freud'un öğretilerine bile karşı çıkmıştır, hatta bazılarına göre çırak ustasını geçmiş bir filizof ve psikanalist...
Annesini ve babasını, yani aile hayatını, Fenomene Fromm olayını ve de evliliklerini incelerseniz neden Freud'u seçip psikanalist olduğu bence anlayabilirsiniz. Kısacası kronik vakalarla geçen hayatı diyebilirim :)
Akedemik yazmasından çok halka yönelik yazmasıyla tanınan ve hayatını insanlığa adamış bir düşünür ve eylemci olarak sürdüren Erich Fromm 1980'de ölmüştür...
ayrıca kapanan yani açılmayan ''www.uchilal.com/dhaber5.htm'' web sayfasında ki bilgiler:
Esrarengiz diplomat
ABD'nin Ankara Büyükelçisi Eric Adelman'ın görev yaptığı her ülke bölündü
ABD'nin Ankara Büyükelçisi Eric Adelman'ın görev yaptığı her ülke bölündü. 15 Ağustos'ta göreve başlayan Eric Edelman'ın son günlerde Türkiye'nin hassas konularını kaşımasının ardındaki sır pedesi iyi incelenmeli
İşte Adelman'ın görev yaptığı ülkelerin durumu:
YIL1980: Batı Şeria ve Gazze Bölgeye özerklik tanınması için görüşmelerde bulunan Amerikan delegasyonunun üyesi. Görüşmeler sonrası İsrail Kudüsü başkent ilan etti ve binlerce yıllık Yahudi düşü gerçek oldu.
İKİNCİ görev yeri Sovyetler Birliği. Burada ABD Dışışleri Bakanlığı özel danışmanı oldu. 1984-1986 yılları arasında Sovyet İmparatorluğunun çöküşüne tanıklık etti.
ESRARENGİZ diplomat 1989-1990 yılları arasında Doğu Avrupa Masası Direktörlüğü yaptı, Berlin Duvarı Yıkıldı, iki Almanya birleşti ve Varşova Paktı çöktü...Ne büyük tesadüf değil mi?
1993'te Çekoslovakyaya Prag Büyükelçi müsteşarı olarak gönderildi. Bu ülkeye ayağı değer değmez Çekoslovakya karpuz gibi ikiye yarıldı. Çek Cumhuriyeti ve Slovakya adında iki yavru doğurdu.
BUNDAN sonra Cheneyin Özel ekibinde çevresinde görmeye başladık Edelmanı.Bütün 11 Eylül sonrası Afganistan ve Irak olayları sırasında bu birimin başıydı. Bu ülkelerin durumunu ise yazmaya gerek yok.
ABD'nin yeni Ankara Büyükelcisi Eric Adelman, Ankara'ya geldiği günden beri haddini aşan açıklamalarını sürdürüyor. 15 Ağustos'ta göreve başlayan ve her toplantıda Türkiye'nin hassas olduğu konuları kaşıyan Adelman'ın görev yaptığı bütün ülkelerin bölündüğünü söylersek bu kişinin durumu daha iyi belli olur.
O konuşuyor bizimkiler sunuyor: Edelman son günlerde de kafaya Kıbrıs ve Denktaş'ı taktı. Türkiye'nin her konuda ABD ve İsrail'in yanında yer alması gerektiğinin altını defalarca çizen Büyükelçi, Annan Planı'nın uygulanmasını ve Denktaş'a desteğin kesilmesini de isteyecek kadar ileri gitti. Eric edelman, Türkiye Ermenistan sınırının açılmasını da isterken bizim yetkililerimizden ses çıkmıyor.
Hassas konuları kaşıyor: 15 Ağustos'ta Esenboğa'da Türkiye'ye ayak aktar atmaz, konuşmasının bir bölümünü Türkçe yapan Büyükelçi, 3,5 hafta Türkçe dersi aldığını belirtti. Eric Edelman, ABD Başkan Yardımcısı Cheney, Dışişleri Bakanı Powell ve Savunma Bakanı Rumsfeld'in Türkiye'ye önem verdiklerini, bu nedenle Ankara’ya atanmanın kendisi için büyük bir onur olduğunu da kaydetti.
Şahinler'in has adamı Washington yönetimindeki 'Şahinler' kanadına yakınlığı ile tanınan Edelman, Ankara’ya atanmadan önce ABD Başkan Yardımcısı Cheney’nin Ulusal Güvenlik Danışmanı olarak görev yapıyordu.
(yazanın gerisi: http://www.ariktekin.com/yeni_haber/eric_edelman.html sayfasında olduğu gibi)
Fesupanallah... Uzun saçlı diye dayak yiyerek Türk Rock tarihine geçen ilk akrep...
Orhan Gencebay'la muzik yapması eleştirmesine rağmen, bence ''çöpçüler'' gibi en güzel şarkıları onunla yaptı. Ama Türk Rock'ın babalarından Erkin baba mazide kaldı... Şarkıları iyice Arabeskleşmiş... Tek başına çıktığı şovları düğün salonundaki şantörlere benzemişti... tabi bunlar 90larda ki haliydi...şimdi nasıldır ne yapıyordur pek bilmiyorum? Başka ülkelrin bile şarkılarını, kendilerininmiş gibi kullanılması bile muziğinin kalitesi gösteriri.. Geç olmadan eski ilhamını inşallah bulur bir daha..
Gregor rumuzlu arkadaşımızda amma edebiyatçı adammış...
Ne anlama geldiğini anlatırım ama sonra öküz yerine koyuyorsun diyorlar... Yahu sanki doğduğumda anne yerine epifonem ya da entimizm dedim de bunları edebiyat sözlüğüne bakmadan ezbere yazacam... nerde... bunları ezberleyene kadar telefon numaralarını ezberlerdim...
uzun sözün kısası Epifonem: ''Bir sözlü ya da yazılı eserde anlatılanların hikmetli bir sözle son bulması.'' demekmiş... Bir de epifenomen var ama konuyla alakası yok...
Epifoneme örnek: Son Sözler kitabanın son sözü: ''Elektrikçiye ne gerek var canım, ben hallederim.''
İçtencilik anlamına gelen bir sanat dalı... bu anlayışa sahip kişilere de entimist denirmiş. Bir anlamda, mahrem bahrem dinlemeden yani çekinmeden insanın içinden ne geçiyorsa, anlamı gibi, içtenlikle anlatması...
örnek verecektim ama utandım şimdi:P benden entimist mentimist olmaz herhalde...
1. Shichinin no samurai (1954) (Yedi Samuray) 2. The World According to Garp (1982) (Garp'ın Küçük Dünyası) 3. Apocalypse Now (1979) 4. Memento (2000) 5. Spartacus (1960) 6. Extreme Measures (1996) 7. Golden Gate (1994) (Matt Dilon'ın) 8. Highlander (1986) 9. Crow (1998) 10. Fabuleux destin d'Amélie Poulain, Le (2001) (Amelie)
En iyi on korku film:
1. The Car (1977) 2. The Changeling (1980) 3. The Shining (1980) 4. Prince of Darkness (1987) 5. Night of the Living Dead (1990) 6. Dellamorte Dellamore (1994) (Gore) 7. Event Horizon (1997) (Bilim Kurgu) 8. Final Destination (2000) (Gerilim) 9. Brotherhood of the Wolf (Action-Macera) 10. Shocker (1989)
Craven'ın ''Last House on the Left (1972) '' koyacaktım ama o kadar rahatsız edici bir filmi listeye bile koyamadım... Elm Sokağınıda koymak isterdim ama rambo kadar klasikleşmiş filmleri bile koymadım:P
Ethnos ulus demekmiş Yunancam çok iyi ya bilirim hemen bu kelimeleri:P... Logos da söz... Bu iki kelimenin birleşiminde Ethnologie oluşuyor. Bu kelimelerden anşılacağı gibi uluslarla ve ırklarla ilgili tabi sonuna loji gelince bir bilim dalı olduğunu şıpdadak anlıyoruz...
Mesela Türkler nereden geldi, nerelere dağıldı... göçlerde dağılan kavimlerin nereye yerleştiler, aralarında oluşan benzerlikler ve farklılaklar nedir gibi karşılaştırma sorularını merak ediyorsunuz etnoloji ile ilgileneceksiniz.
Gelse celalinden cefa
Yahut cemalinden vefa
İkisi de cana safa
Senden hem ol hoş hem bu hoş
Asıl adı Abdullah olan Eşrefoğlu Rumi'nin doğum yılı bilinmiyor. Babası Ahmet Eşref'in Mısır'dan geldiği ve bir Mısır'da kalan bir Türk ailesinin çocuğu olduğu sanılıyor.
Eşrefoğlu Rumi, İznik medreselerinde öğrenim görmüş, öğrenimini bitirdikten sonra da yine İznik'te Çelebi Mehmet medresesinde müderris adayı olmuştur.
Daha sonra Ankara'ya giderek Hacı Bayram-ı Veli'nin tekkesine girip kendini tasavvufa verdi. Hacı Bayram'ın kızı ile evlendi. Bir süre sonra Hacı Bayram tarafından Hama'ya gönderildi. Orada da tasavvufla uğraştı. Yetiştikten sonra Bursa'ya gelerek bir tekke kurdu ve Eşrefiyye tarikatını yaymaya başladı. 1470'te İznik'te öldü.
Yunus Emre yolunda yürüyen Eşrefoğlu, şiirlerinde temiz bir Türkçe kullanır.
1
Aşıklar iki cihanda
Nefs muradın almayalar
Ağlayalar dün ü günü
Şad oluban gülmeyeler
İlm ü kemal terk edeler
Dostla ahdi berk edeler
Yüz tutup dosta gideler
Aldanuban kalmayalar
Sekiz uçmak bezeklerin
Hur u kusur u köşklerin
Arzedeler aşiklara
Her giz nazar kılmayalar
Aşıkların maşuk ile
Candan öte esrarını
Şol sır içinde sırrını
Feriştehler bilmeyeler
Aşıklar dost didarını
Kanda baksalar göreler
Musi'leyin münacata
Tur'u tayin etmeyeler
Tur ne hacet aşıklara
Çün her yerde maşuk bile
Daim münacat ideler
Bir dem ayru olmayalar
Vahdet-i sırfa erenler
Ol dost ile dost olanlar
Ol denizde gark olanlar
Ad u sana gelmeyeler
Eşrefoğlu Rumi'sin der
Aşk içinde mahvolagör
Ta ki sen de senlüğünden
Zerre ayar bulmayalar
http://www.sirinnar.net/html/turku/ozanlar/esrefoglu.htm.
1900'da Frankfurt'ta doğan mutsuz yahudi aile çocuğu ilk başlarda ailenin etkisiyle din adamı olmak isteyen Erich Fromm, sonra Freud'un öğrencesi olarak İlk başlarda biyoloji alanında Darwin, Sosyoloji ve ekonomi alanında Marx ve psikoloji de ise Freud karşımı olan kuramlarını mistik ateizm diye adlandırır. Lakin kendi fikirlerine sahip oldukça Freud'un etkisinden kendini koparıp Freud'un öğretilerine bile karşı çıkmıştır, hatta bazılarına göre çırak ustasını geçmiş bir filizof ve psikanalist...
Annesini ve babasını, yani aile hayatını, Fenomene Fromm olayını ve de evliliklerini incelerseniz neden Freud'u seçip psikanalist olduğu bence anlayabilirsiniz. Kısacası kronik vakalarla geçen hayatı diyebilirim :)
Akedemik yazmasından çok halka yönelik yazmasıyla tanınan ve hayatını insanlığa adamış bir düşünür ve eylemci olarak sürdüren Erich Fromm 1980'de ölmüştür...
Türkiye'ye atanmış bir Amerikan büyükelçisi...
Nette hakkında ilginç iddialar var... bilmeyenler şu adresten ulaşabilirler:
http://www.ariktekin.com/yeni_haber/eric_edelman.html
ayrıca kapanan yani açılmayan ''www.uchilal.com/dhaber5.htm'' web sayfasında ki bilgiler:
Esrarengiz diplomat
ABD'nin Ankara Büyükelçisi Eric Adelman'ın görev yaptığı her ülke bölündü
ABD'nin Ankara Büyükelçisi Eric Adelman'ın görev yaptığı her ülke bölündü. 15 Ağustos'ta göreve başlayan Eric Edelman'ın son günlerde Türkiye'nin hassas konularını kaşımasının ardındaki sır pedesi iyi incelenmeli
İşte Adelman'ın görev yaptığı ülkelerin durumu:
YIL1980: Batı Şeria ve Gazze Bölgeye özerklik tanınması için görüşmelerde bulunan Amerikan delegasyonunun üyesi. Görüşmeler sonrası İsrail Kudüsü başkent ilan etti ve binlerce yıllık Yahudi düşü gerçek oldu.
İKİNCİ görev yeri Sovyetler Birliği. Burada ABD Dışışleri Bakanlığı özel danışmanı oldu. 1984-1986 yılları arasında Sovyet İmparatorluğunun çöküşüne tanıklık etti.
ESRARENGİZ diplomat 1989-1990 yılları arasında Doğu Avrupa Masası Direktörlüğü yaptı, Berlin Duvarı Yıkıldı, iki Almanya birleşti ve Varşova Paktı çöktü...Ne büyük tesadüf değil mi?
1993'te Çekoslovakyaya Prag Büyükelçi müsteşarı olarak gönderildi. Bu ülkeye ayağı değer değmez Çekoslovakya karpuz gibi ikiye yarıldı. Çek Cumhuriyeti ve Slovakya adında iki yavru doğurdu.
BUNDAN sonra Cheneyin Özel ekibinde çevresinde görmeye başladık Edelmanı.Bütün 11 Eylül sonrası Afganistan ve Irak olayları sırasında bu birimin başıydı. Bu ülkelerin durumunu ise yazmaya gerek yok.
ABD'nin yeni Ankara Büyükelcisi Eric Adelman, Ankara'ya geldiği günden beri haddini aşan açıklamalarını sürdürüyor. 15 Ağustos'ta göreve başlayan ve her toplantıda Türkiye'nin hassas olduğu konuları kaşıyan Adelman'ın görev yaptığı bütün ülkelerin bölündüğünü söylersek bu kişinin durumu daha iyi belli olur.
O konuşuyor bizimkiler sunuyor:
Edelman son günlerde de kafaya Kıbrıs ve Denktaş'ı taktı. Türkiye'nin her konuda ABD ve İsrail'in yanında yer alması gerektiğinin altını defalarca çizen Büyükelçi, Annan Planı'nın uygulanmasını ve Denktaş'a desteğin kesilmesini de isteyecek kadar ileri gitti. Eric edelman, Türkiye Ermenistan sınırının açılmasını da isterken bizim yetkililerimizden ses çıkmıyor.
Hassas konuları kaşıyor:
15 Ağustos'ta Esenboğa'da Türkiye'ye ayak aktar atmaz, konuşmasının bir bölümünü Türkçe yapan Büyükelçi, 3,5 hafta Türkçe dersi aldığını belirtti. Eric Edelman, ABD Başkan Yardımcısı Cheney, Dışişleri Bakanı Powell ve Savunma Bakanı Rumsfeld'in Türkiye'ye önem verdiklerini, bu nedenle Ankara’ya atanmanın kendisi için büyük bir onur olduğunu da kaydetti.
Şahinler'in has adamı
Washington yönetimindeki 'Şahinler' kanadına yakınlığı ile tanınan Edelman, Ankara’ya atanmadan önce ABD Başkan Yardımcısı Cheney’nin Ulusal Güvenlik Danışmanı olarak görev yapıyordu.
(yazanın gerisi: http://www.ariktekin.com/yeni_haber/eric_edelman.html sayfasında olduğu gibi)
Allah rahmet eylesin Barış Manço, yakınlarda Cem Karaca'yı kaybettik... Türkiye'de az bulunur Erkin Koray gibi insanlar, değerlerini bilelim...
Fesupanallah... Uzun saçlı diye dayak yiyerek Türk Rock tarihine geçen ilk akrep...
Orhan Gencebay'la muzik yapması eleştirmesine rağmen, bence ''çöpçüler'' gibi en güzel şarkıları onunla yaptı. Ama Türk Rock'ın babalarından Erkin baba mazide kaldı... Şarkıları iyice Arabeskleşmiş... Tek başına çıktığı şovları düğün salonundaki şantörlere benzemişti... tabi bunlar 90larda ki haliydi...şimdi nasıldır ne yapıyordur pek bilmiyorum? Başka ülkelrin bile şarkılarını, kendilerininmiş gibi kullanılması bile muziğinin kalitesi gösteriri.. Geç olmadan eski ilhamını inşallah bulur bir daha..
Gregor rumuzlu arkadaşımızda amma edebiyatçı adammış...
Ne anlama geldiğini anlatırım ama sonra öküz yerine koyuyorsun diyorlar... Yahu sanki doğduğumda anne yerine epifonem ya da entimizm dedim de bunları edebiyat sözlüğüne bakmadan ezbere yazacam... nerde... bunları ezberleyene kadar telefon numaralarını ezberlerdim...
uzun sözün kısası Epifonem: ''Bir sözlü ya da yazılı eserde anlatılanların hikmetli bir sözle son bulması.'' demekmiş... Bir de epifenomen var ama konuyla alakası yok...
Epifoneme örnek:
Son Sözler kitabanın son sözü: ''Elektrikçiye ne gerek var canım, ben hallederim.''
İçtencilik anlamına gelen bir sanat dalı... bu anlayışa sahip kişilere de entimist denirmiş. Bir anlamda, mahrem bahrem dinlemeden yani çekinmeden insanın içinden ne geçiyorsa, anlamı gibi, içtenlikle anlatması...
örnek verecektim ama utandım şimdi:P
benden entimist mentimist olmaz herhalde...
Topkapı Sarayın'da bulanan en büyük kütüphanenın adı ve yine yerde Osmanlı'da devlet adamlarının yetiştiği mektep'in adı......
En baba on filmim :)
1. Shichinin no samurai (1954) (Yedi Samuray)
2. The World According to Garp (1982) (Garp'ın Küçük Dünyası)
3. Apocalypse Now (1979)
4. Memento (2000)
5. Spartacus (1960)
6. Extreme Measures (1996)
7. Golden Gate (1994) (Matt Dilon'ın)
8. Highlander (1986)
9. Crow (1998)
10. Fabuleux destin d'Amélie Poulain, Le (2001) (Amelie)
En iyi on korku film:
1. The Car (1977)
2. The Changeling (1980)
3. The Shining (1980)
4. Prince of Darkness (1987)
5. Night of the Living Dead (1990)
6. Dellamorte Dellamore (1994) (Gore)
7. Event Horizon (1997) (Bilim Kurgu)
8. Final Destination (2000) (Gerilim)
9. Brotherhood of the Wolf (Action-Macera)
10. Shocker (1989)
Craven'ın ''Last House on the Left (1972) '' koyacaktım ama o kadar rahatsız edici bir filmi listeye bile koyamadım... Elm Sokağınıda koymak isterdim ama rambo kadar klasikleşmiş filmleri bile koymadım:P
diğer türlerin listesi gelecek...