Kültür Sanat Edebiyat Şiir

erkin koray sizce ne demek, erkin koray size neyi çağrıştırıyor?

erkin koray terimi X tarafından 17.06.2003 tarihinde eklendi

  • Esra Güngör
    Esra Güngör 10.04.2010 - 22:32

    inaaaaaan kiiii....
    senden başka
    senden başka
    senden başka
    hiiiiiiçççç...
    kimse yok içimdeeee... =)

  • Firdevs Kula
    Firdevs Kula 22.07.2009 - 15:15

    Rock'ta sevilmeyi ve temel taşı olmayı başarmış, arapsaçı, çöpçüler, sevince, şaşkın parçalarıyla tahtını perçinlemiş aykırı adam,farklı,sempatik ve takdir edilecek biri...

  • Yeşil Hazretleri ``
    Yeşil Hazretleri `` 04.02.2009 - 12:54

    'Sevince...'

    ...

  • Onur Tuncay
    Onur Tuncay 03.02.2009 - 13:02

    türkiyeye rock getiren adam.

  • Buse Güçlüler
    Buse Güçlüler 08.09.2007 - 19:07

    yedikule zindanları ne geceydi erkin babacığımmm seni seviyorumm ama neden karşıma daha daha önce çıkmadın

  • Ceyda Şirin
    Ceyda Şirin 16.03.2007 - 08:42

    sayin arkadasim osman
    gorusmedik cokca zaman
    sana bir cift sozum var
    sayin arkadasim osman

    namerd ile oturup da
    bir masada yemek yeme
    yola cikayim deme
    sayin arkadasim osman

    anlatacagima yetmez zaman
    sayin arkadasim osman
    kisacası bu zaman baska zaman
    sayin arkadasim osman

    guzele de guzel deme
    kimseyi yakin belleme
    duseni hic elleme
    sayin arkadasim osman

    paran varsa senin olsun
    dolarken ceplerin dolsun
    nasil olursa olsun
    sayin arkadasim osman

    kendine dikkat et aman
    sakin dusme hicbir zaman
    iste yandin o zaman
    sayin arkadasim osman

    bak bu soyledigim sozler
    kulagina kupe olsun
    senin canin sag olsun
    sayin arkadasim osman

    sana cok selam ederim
    sayin arkadasim osman
    beni anladin zannederim
    sayin arkadasim osman

  • Yekta
    Yekta 02.01.2007 - 20:38

    ERKİN KORAY şimdiye kadar gelmiş geçmiş rock müziğinin en BABA adamıdır. böyle gelmiş böyle gidecek hiç korkmam......

  • Yıldız Demirel
    Yıldız Demirel 18.09.2006 - 11:09

    Bir cevap buldun mu sorulara?
    Yiğitlikte var yine serde
    Nasıl da gaddar seneler
    Geçiyor durduğu yerde

    Sana kara yazıldı sanma
    İnsanın da kaderi böyle
    Öyle bir geçer zaman ki
    Dediğim aynıyla vâki
    Öyle bir geçer zaman ki

    O nedir seni kızdıran
    Memnun edeceği yerde?
    Bak bir garip diyor ki
    Nerede o yarim nerde?

    Anılara kapılıp kanma
    Dünyanın da düzeni böyle
    Öyle bir geçer zaman ki
    Dediğim aynıyla vâki
    Öyle bir geçer zaman ki

  • Yıldız Demirel
    Yıldız Demirel 18.09.2006 - 10:59

    Ooooo sevinceeeee
    Sevince durma durma koş ardından
    Zaman yoktur git aşkı iste ondan
    Sevince tüm insanlar bir başka
    Durma dostum sen de yer ver aşka
    Sevmek bilki doğmaktır yeni baştan
    Aşık oldum galiba yavaştan

  • Zehra Puhur
    Zehra Puhur 18.09.2006 - 09:26

    aşk şarabı içmesi içmesi hoştur şaşkın
    şarap peşinden koşmak boştur şaşkın
    bir oyana bir bu yana yatma şaşkın
    tenhalarda menhalarda bitmiş aşkın...

  • Zehra Puhur
    Zehra Puhur 18.09.2006 - 09:23

    ..kızlarıda alın askere....

  • Merlin Xn
    Merlin Xn 04.08.2006 - 23:54

    Rock'n Babası.

  • Filiz Söylemez
    Filiz Söylemez 05.07.2006 - 22:29

    inaaaaaaaaaaaaaaan kiiiiii senden baska senden baska hiiiiiiiiiçççççç kimse yok içimdeeeeeeee :)))

  • Fatma Sena Gündüz
    Fatma Sena Gündüz 27.02.2006 - 22:51

    dinlemekten sıkılınmayacak şarkılar yapan yüce insan.....
    zaten bi erkin koray var bi de pink floyd ha bi de cem karaca tabi...

  • Alican Dülger
    Alican Dülger 25.01.2006 - 20:24

    Star Wars film müzüklerini yapan güzel insan şöyleydiii galibaaa Ey Gökteki Yıldızlar::::::

  • Hatice Yavuzdurmaz
    Hatice Yavuzdurmaz 24.10.2005 - 22:40

    sevmek bil ki doğmaktır yeni baştan..

  • Sezgin Yeşiltaş
    Sezgin Yeşiltaş 26.04.2005 - 08:31

    Yolların dili olsa da anlatsa
    Sabaha karşı fırından ekmek alıp yediğimizi
    Sevdiğimizi
    Sevildiğimizi

    Bu bir Ankara türküsüdür

    - - -

    İla ki, illa ki, illa ki
    Muhabbetimiz
    Hep sonsuz olsun

    - - -

    Çivi çiviyi söker
    Arap saçına döndüm
    Arap kızı çöz beni

    - - -

    E bu mendili icat edeni
    Yağ, yağyağ, yağlıca yağ yağ
    Ah gıdıgıdıgıdı meh! , meh meh!

    - - -

  • Gökhan Oflazoğlu
    Gökhan Oflazoğlu 14.09.2004 - 22:49

    Her zaman gönlümüzde.

  • F
    F 27.07.2004 - 17:06

    Elektro bağlamanın yaratıcısı, İlginç sentez adamı, Türk Rock müziğinin babası Erkin Koray, 24 Haziran 1941'de İstanbul'da dünyaya gelir. Enver beyle Vehice hanımın ilk oğludur. Annesi Vecihe Koray, Belediye Konservatuarında piyano öğretmeni olarak çalışıyordu ve müzisyen bir anneye sahip olmak, kendisinin ve kardeşi Korkut Koray'ın ufak yaşlarda müzikle tanışmalarında önemli rol oynadı. Bir başka deyişle Türk rock'ının üç devinden biri olan Erkin'de müziğe annesinin karnında başlamıştır. Klasik müzik evde tüm yaşamı biçimlendirir. 5 yaşında piyano dersi almaya başlar. Daha sonra gitara ilgi duyar. Gitarın daha canlı ve hareketli olması O'nun bu seçiminde önemli rol oynamış olabilir. Kardeşi Korkut'la beraber sıkı bir müzik eğitiminden geçerler. Annesinden almaya başladığı piyano dersleri ile müzikle ilgilenmeye başlayan Erkin Koray'ın rock'n'roll'a karşı olan yakın ilgisi, ortaöğrenimini gerçekleştirdiği Alman Lisesi sıralarındayken başlamıştır. Dönemim ünlü Rock'n Roll parçalarını arkadaşlarıyla birlikte çalmaya başlar. Bu dönem içinde Türkiye'de bu tarz müzik yapan ilk ve tek grup Deniz Harp Okulu Orkestrasıdır.

    Erkin Koray ve arkadaşları çalışmalarını amatörce sürdürürken karşılarına büyük bir fırsat çıkar. 1957 yılında Galatasaray Lisesinde bir konser verirler. Seyirciler arasında o zaman orta ikiye gitmekte olan Barış Manço da vardır.

    Erkin Koray ve arkadaşlarından çok etkilenen Manço, bir gün kendisinin de böyle konserler vereceğini hayal ederek müzik çalışmalarını sürdürür. Bu konser Erkin Koray'ın müzik hayatına start verir. Liseyi bitirince atom mühendisi olma gibi düşünceleri olan Koray'ın bir yandan da rock'n'roll tutkusu peşini bırakmıyordu. Sonunda müzik daha ağır bastı ve okulu bitirir bitirmez evi terkedip hayatını müzikten kazanmak üzere yola koyuldu.

    Bu dönemlerde Türkiye'de müzisyenlerin elinde gitar bulunması, hele bir de elektrogitar bulunabilmesi zor ve nadir rastlanan bir olaydı ve Erkin Koray bir şekilde eline geçen ilk gitarlarla kendi kendine çalışmaya başladı.

    1960'ların ilk dönemlerinde Erkin Koray, aralarında davulda kardeşi Korkut Koray'ın da bulunduğu Erkin Koray ve Ritmcileri isimli grubuyla, kendisinin gitar çalıp söylediği ve rock'n'roll çaldığı bar ve klüp programları yapıyordu. Daha sonra kendisine gelen 45'lik doldurma teklifini kabul eden Koray, ilk 45'liği 'Bir Eylül Akşamı/It's So Long'u kaydeder. Bu plağın özellikle B yüzünde bulunan It's So Long'un, İngiltere'de Beatles'ın öncülük ettiği Beat müziği özelliklerini taşıması ve Beatles'ın ilk plağı 'Love Me Do' ile hemen hemen aynı tarihte piyasaya sürülmüş olması, yani Koray'ın bu tarzı Beatles'tan hiç bir şekilde etkilenmeden kendi içinden geldiği gibi ortaya çıkarmış olması bir hayli ilginçtir.
    Sıra askerliğe gelmiştir. Bu 45'likten sonra askere giden Erkin Koray Vatani görevini Eskişehir Hava Kuvvetleri Caz Orkestrasında yerine getirir. Bu dönemde türkülerimizi tanır ve bunları Batı müziği tınılarıyla yorumlamaya başlar. Askerden döndükten sonra bir süre daha İngilizce çalışmalarına ve klüp programlarına devam eder. Bu programların birine seyirci olarak gelmiş olan İstanbul Plak yetkililerince fark edilen Koray, 1967 yılında ülke çapında üne kavuşmasında büyük rol oynayan 'Kızları da Alın Askere' isimli 45'liğini yayımlar.

    Bu plakta çalan grup Erkin Koray Dörtlüsü grubuydu. Erkin Koray bu grupla başka çalışmalarda da bulunur; hatta 1968 yılında Altın Mikrofon yarışmasına girip dördüncülük alır.

    Bu dönemler ilerlerken Koray, uzun süreden beri saçına makas vurdurmadığı için Türkiye'ye göre o dönemler gayet marjinal gelen bu davranıştan ötürü oldukça tepki alıyordu. Sene 1970'e geldiğinde, çok daha ciddi anlamda rock ve özellikle Türkiye'ye göre son derece 'Underground' olarak adlandırılan bir müzik yaptıkları grup olan Yeraltı Dörtlüsü'nü kurar. Aslında Erkin Koray'ın bu grupla beraber çaldığı şarkılar dönemin popüler şarkı ve türkülerinin aranjmanlarından başka birşey değildi ama ne aranjman!

    Koray dönemin türkü, türk sanat müziği gibi eserlerini Underground tarzda yorumluyordu. Bunu yaparken grubuyla kiraladığı komün evlerinde batı rock müziği ve doğu müziği hakkında ciddi araştırmalar yapıyorlardı bu araştırmalar sonucu ortaya çıkan çalışmalarda bu iki kültürün müziğini sentezliyorlardı. Bunlara örnek olarak 1970 yılında aranjmanını yaptığı dönemin popüler Neşet Ertaş türküsü 'Kendim Ettim Kendim Buldum' (Bu parçanın aranjmanını aynı sene içerisinde Cem Karaca da yapmıştı) , türk sanat müziği olarak 'Nihansın Dideden','Kıskanırım', 'İstemem', Anadolu Rock olarak 'Köprüden Geçti Gelin' verilebilir. Bu aranjmanların yanısıra, grubun tamamen kendilerine ait olan ve batının psychedelic rock grupları ile yarışacak nitelikte olan 'Meçhul', 'Gel Bak Ne Söyliycem', 'Gün Doğmuyor', 'İlahi Morluk' gibi çalışmaları da mevcuttur. Bu dönem Erkin için parlak bir dönemdir. Yapmacıksız, kendi yorumuna yeni motifler katarak yapar müziğini. Yaşam tarzına hippy felsefesini uygular.

    Yeraltı Dörtlüsü ile psychedelic rock yaparken yararlandıkları en büyük avantaj, batıdaki Pink Floyd, Grateful Dead gibi psychedelic rock gruplarından daha doğuda bir ülkede yaşamalarıydı. Dönemin Avrupalı çoğu rock müzisyeninin doğu mistisizmine ve de özellikle Hindistan'a merakı vardı ve bu merakı müziklerine de bol miktarda yansıtıyorladı. Bunun en önemli örneklerinden birisi Beatles'ın önce 'Norwegian Wood' adlı 45'liklerinde, daha sonra da 'Sgt. Pepper's Lonely Hearts Club Band' albümlerinin 'Within You Without You' parçasında 'Sitar' kullanmasıydı. Sitar kökeni doğudan gelen bir enstrümandı ve bu enstrümanı İngiltere'de Beatles; Türkiye'de ise o dönemlerde Rock Müziği ile oldukça ilgili bir müzisyen olan 'Orhan Gencebay' kullanıyordu. O dönemlerde Erkin Koray ve Orhan Gencebay birbirlerinin müziklerinden ve fikirlerinden son derece etkilenmiş oldukça iyi iki arkadaştı ve bol miktarda fikir alışverişleri yapıyorlardı. Zaten Erkin Koray'ın 1974 ve sonrası doğu müziği etkilenimli çalışmaları da bu fikir alışverişlerinin meyvalarıydı.

    Supergroup'un yaptığı çalışmalardan özellikle 'Yağmur', o dönemlerde genelde Orhan Gencebay bestelerini yorumlayan Mine Koşan'ın da söylediği bir Vedat Yıldırımbora bestesiydi. Erkin Koray'ın ellerinde şahane bir psychedelic rock parçasına dönüşen bu aranjman, Orhan Gencebay tarzındaki besteler ile psychedelic rock'ın ne kadar uyumlu olduğunun en güzel örneklerinden birisidir. Bu parça listelerde büyük başarı kazanır. Fakat bu grupta uzun sürmez. Erkin Koray Supergroup 1972 yazına kadar çalışmalarını devam ettirdikten sonra maddi sıkıntılardan dolayı Yeraltı Dörtlüsü macerasını 1971'e kadar sürdüren Koray, 1971'de grubu dağıtıp John Lennon'la olan efsanevi görüşmesini gerçekleştirmek ve orada bir süre macera yaşamak amacıyla Fransa'ya gitti. Fransa dönüşünde yeni bir grup arayışına giren Koray, 70'lerdeki ikinci grubu 'Erkin Koray Supergroup'u kurdu. Bu grupla rock müzik piyasasına iki adet çok sağlam 45'lik kazandırdı Koray. dağılır.

    Grubun dağılmasından çok kısa bir süre sonra Koray, 'TER' adlı yeni bir grup kurdu. Erkin Koray bu grupla daha önce yapmadığı kadar underground çalışmalara yönelmek istiyordu. Bunu da bu grupla çıkarttığı 'Hor Görme Garibi' isimli 45'lik gayet iyi gösteriyordu. Bu plağın A yüzünde Erkin Koray, Orhan Gencebay'ın parçasını Heavy Metal'e yakın bir sertlikte yorumlamıştı. Fakat ne yazık ki yaşadığı ülkenin plak yapımcılarının underground müzik anlayışına pek de sıcak bakmamaları nedeniyle bu grupla başka plak yapamadı. TER grubu da dağıldıktan sonra 45'lik çıkarmadığı 'STOP! ' isimli bir grup kuran Erkin Koray, daha sonra tamamen kendi adına çalışmalara girişti. Bunlardan ilki, enfes bir psychedelic rock şaheseri olan 'Mesafeler' isimli parçadır.

    Avrupa'da Alice Cooper ve David Bowie renkli yüz makyajlarıyla sahneye çıkmaya başlamıştır. Erkin de uygular bu modayı ve büyük ilgi görür. Bu çalışmadan sonra Erkin Koray uzun süreliğine yurtdışına gider. Erkin'nin müziği artık yeni bir boyut almaya başlamıştır. Orhan Gencebay'la olan beraberlik ve yıllardır ilgisini çeken Doğu mistizmi meyvesini vermeye başlamıştır. Ve Erkin Koray'ın icat ettiği 'Elektro bağlama' nın nağmeleri sarar ortalığı. Arabesk Erkin Koray'ın müziğinde yerini almaya başlamıştır. Bu sırada da felsefe gezilerine ara vermez. Yolculuk bu sefer Doğu mistizminin ve hippy felsefesinin kaynağınadır. Hindistan, Nepal, İran, Kuzey Afrika uğradığı yerlerdir.

    Yurtdışından döndükten sonra doğu etkilenimli çalışmalarına yer vermeye başlar. Bunlardan en önemlileri, hemen hemen bütün Türkiye'nin çok iyi bildiği 'Şaşkın', 'Arap Saçı', 'Fesuphanallah' gibi çalışmalardır. Bu dönemde bu tarz çalışmalara ağırlık vermesinin yanında 'Krallar', 'Hadi Hadi Oradan' gibi rock çalışmaları, hatta başlı başına rock parçalarından oluşan 'Elektronik Türküler' adında bir tane de LP yapan Koray, 1974-1977 yılları arasını böyle geçirdi. 1977 yılında,70'lerde Türkiye'de kurduğu son rock grubu olan 'Erkin Koray Tutkusu' isimli grubunu kurup, bu grupla aynı adı taşıyan bir rock LP'si çıkarttıktan sonra uzun süreler ortadan kayboldu Erkin Koray. Uzun bir süre yurtdışında yaşamak üzere Koray'ın Türkiye'yi terk etmesinin birçok nedeni vardı. Bunun en önemli nedeni, 70'lerin ikinci yarısında Türkiye'de cereyan etmiş politik gerginlikler ve bu gerginliklerin ülkeyi müzik yapılamayacak hale getirmesiydi.

    12 Eylül Darbesinin haberini yurdışındayken alır. 1981 sonlarında yurda dönmeye karar verir. Bu dönemdeki Orhan Gencebay - Erkin Koray arabesk-pop çalışmaları Türkiye gerçeğini vurgular. Bu çalkantılı dönemde politikaya soyunmaya karar verir. Ama kıyısından döner. Yurtdışından döndükten sonra uzun bir süre tamamen solo çalışmalar yapan Erkin Koray'ın bu dönemdeki en ünlü çalışması şüphesiz 'Çöpçüler'dir.

    90'larda zaman zaman çalışır, ama daha çok kızıyla ilgilenir. Israrla okula yollamaz. Sisteme tavrını birkezde burda koyar. Uzun süre İstanbul'a uğramayan Erkin Bodrum'da Estarabim adlı bir bar açar. Hem işletir, hemde şarkı söyler. Bu dönemde yayın hayatına başlayan binlerce özel radyo'da 'erkin koray klasikleri yayınlanmaktadır.

    Yeni nesil yeni seçim' dönemidir. Pop müziğinde patlamalar yaşanmaktadır. Bu dönemde piyasada o kadar çok pop müziği albümü ve sanatçısı vardır ki sanırsınız pop sanatçısı üretim çiftlikleri kurulmuş da adlarını bile bugün anımsıyamadığımız bu kişiler buralarda üretilip yeni seçimlerde bulunacak olan yeni nesil'in kullanımına sunuluyor. Bu patlamalar daha sonraki yıllarda 'Halk Müziği' Rock ve Nostalji olarak devam etmiştir. 1996 yılında tüm bu patlamaların ortasında uzun bir suskunluk dönemi sonrası 'Gün Ola Harman Ola' albümüyle Erkin Koray yeni şarkılarını yeni nesil için söyler. 59 sene kolay geçmemiştir Erkin Baba için. Sokak kavgaları, konserler, turneler, seyehatler, hastalıklar... Fakat bu güne kadar ilk günkü çizgisini sürdürmüştür. Erkin koray için ' Rock bir müzik türü değil, bir hayat tarzıdır.' Devlerin Nefesi isimli son albümünü Haziran 1999'da çıkaran Erkin Koray, şu an İzmir'de yaşamaktadır....

  • Cem Nizamoglu
    Cem Nizamoglu 12.02.2004 - 16:17

    Allah rahmet eylesin Barış Manço, yakınlarda Cem Karaca'yı kaybettik... Türkiye'de az bulunur Erkin Koray gibi insanlar, değerlerini bilelim...

  • Cem Nizamoglu
    Cem Nizamoglu 12.02.2004 - 16:15

    Fesupanallah... Uzun saçlı diye dayak yiyerek Türk Rock tarihine geçen ilk akrep...

    Orhan Gencebay'la muzik yapması eleştirmesine rağmen, bence ''çöpçüler'' gibi en güzel şarkıları onunla yaptı. Ama Türk Rock'ın babalarından Erkin baba mazide kaldı... Şarkıları iyice Arabeskleşmiş... Tek başına çıktığı şovları düğün salonundaki şantörlere benzemişti... tabi bunlar 90larda ki haliydi...şimdi nasıldır ne yapıyordur pek bilmiyorum? Başka ülkelrin bile şarkılarını, kendilerininmiş gibi kullanılması bile muziğinin kalitesi gösteriri.. Geç olmadan eski ilhamını inşallah bulur bir daha..