Kültür Sanat Edebiyat Şiir

perçin sizce ne demek, perçin size neyi çağrıştırıyor?

perçin terimi Şinasi Akay tarafından 14.01.2018 tarihinde eklendi

  • Seyfi Karaca
    Seyfi Karaca 22.02.2018 - 14:45

    Ne hazin…

  • Seyfi Karaca
    Seyfi Karaca 22.02.2018 - 14:44

    Kizak köpeklerinin diyorum, talihiyle görgüsüyle kizak köpeklerinin…

  • Seyfi Karaca
    Seyfi Karaca 22.02.2018 - 14:43

    Atestle kizgin korlanmis demire suyunu verir gibi talim –terbiyelerden gecirerek zorlu tabiatin fazlasiyla sert yasam kosullarina omuz veren dizginlere baglanmak degildi…

  • Seyfi Karaca
    Seyfi Karaca 22.02.2018 - 14:42

    Her cileye maruz ve kirbaclaraltinda cekip sürükledikleri buz bir dünya yövmiye bedeli konserve kutularindan fabrika usülü köpürtülüp mayalanmis ve tayin olmus mamalara avunup sevindirik olmaya, hayati dahil ve ibaret saymak..

  • Seyfi Karaca
    Seyfi Karaca 22.02.2018 - 14:42

    Tipki orman filleri gibi Hint soylu dügünlerinin hanedan zevkiyle kilitlenip kusanmis süslü yaldizli zevkin ve tantananin saglamligi mükemmel zincilere vurulmus maskotu olma misali, kuzeyin kizak köpekleri…

  • Seyfi Karaca
    Seyfi Karaca 22.02.2018 - 14:42

    Soyu tükenme tehlikesiyle karsi karsiya bembeyaz kutup ayilarinin burunlarina kann kusturan halkalar takilsa bile soytari sirklerinde calan tefe gerdan kirip göbek atarak cilekes yasam yövmiyesini bile kazanma sansi olmayan…

  • Seyfi Karaca
    Seyfi Karaca 22.02.2018 - 14:40

    Kafes kanaryalari, Bahce Bülbülleri, Akdeniz Fok`lari, Kelaynaklar, Kaya Kartallari, Kum Karettalari, Amazon Papaganlari hep bir koro halinde pesrevi karmakarisik zehir zurna cigligiyla..

  • Seyfi Karaca
    Seyfi Karaca 22.02.2018 - 14:22

    Kafes kanaryalari, Bahce Bülbülleri, Akdeniz Fok`lari, Kelaynaklar, Kaya Kartallari, Kum Karettalari, Amazon Papaganlari hep bir koro halinde pesrevi karmakarisik zehir zurna cigligiyla..

  • Seyfi Karaca
    Seyfi Karaca 22.02.2018 - 14:20

    Ilk sapak, son kerte ve sürekli dönemece DEGISIMLERI hic bitmeyen kör güdülerden uyanmis olan her merakini katlayarak kendine dönecek olan yalani, yanlisi kirlenmeyi, umursamazligi, kahri, laneti, acimasizligi,öreni, verani, kacagi,cöküsü ve cürümeyi vazgecilmez bir miras gibi nesli tükenmisligin sonrasina yigin yiginlasarak…

  • Seyfi Karaca
    Seyfi Karaca 22.02.2018 - 14:13

    Dogru dürüstlügünü yitirmis insanin korkunc gürültülerle terbiyesini vere vere kendini yikima ugrattigi hayatta tutunamamazligin, hic bir saygisi sevgisi ilgisi ederi degeri ve saglamligi kalmadigina iliskin iz ve isaretlerle, hayatini kendine benzettigi herseyin vadesi sona ermeye yakini, PERCiNLERDEN boslayip dipen dibe kopan pasli küflü cer cöp hüsran hazin ve zirzibil bir yerdir.

  • Seyfi Karaca
    Seyfi Karaca 22.02.2018 - 13:36

    Ilk sapak, son kerte ve sürekli dönemece DEGISIMLERI hic bitmeyen kör güdülerden uyanmis olan her merakini katlayarak kendine dönecek olan yalani, yanlisi kirlenmeyi, umursamazligi, kahri, laneti, acimasizligi,öreni, verani, kacagi,cöküsü ve cürümeyi vazgecilmez bir miras gibi nesli tükenmisligin sonrasina yigin yiginlasarak…

  • Seyfi Karaca
    Seyfi Karaca 19.02.2018 - 12:53

    Sanildigi yanildigiyla kalan gibi

  • Seyfi Karaca
    Seyfi Karaca 19.02.2018 - 12:52

    Sanilmasin ki..

  • Seyfi Karaca
    Seyfi Karaca 19.02.2018 - 12:50

    Sanilip sankiye bellenmesin ki,

  • Seyfi Karaca
    Seyfi Karaca 19.02.2018 - 12:45

    Her olan bitene kafa kerkerek heye demeler, insanlar arasindaki kurulmus veya kurulmaya cehdeden iliski egiliminin saglikli yönden sapasaglam ilisilerle ilerleyip yürümektedir. Böylesi her hususta kafadan ve topyekün anlasmis olmak hicbirseyde anlasamamanin ta kendisi oldugu gibi, hicbir konuda anlasamayarak sanki anlasip uyusuyor gibi mutlu-mesutcuk palavrasi alip satmak, sonunda sürekli birbirlerini mahkemeye verip karsilikli olarak birbirlerine yasadiklari hayati ve dünyayi dar eden dava dosyaciligini sürükleyip sürünür.

  • Seyfi Karaca
    Seyfi Karaca 19.02.2018 - 12:43

    Bu yüzden daha en bastan yanlisla baslayan hic ilisip baglanamazligin penceresiz kapisiz sevgisiz ihtiyatsiz PERCINSiZLiGi, mübasirlerin tiklim tiklim dolup bosaldigi salonlarda raflar dolusu birbiri üstüne yigilan; ve pesinden yetismesi kolay kolay mümkün olmayan, pesin hükümlü sorgu-yargililigi hükmeder.

  • Seyfi Karaca
    Seyfi Karaca 19.02.2018 - 12:39

    Bu yüzden daha en bastan yanlisla baslayan hic ilisip baglanamazligin penceresiz kapisiz sevgisiz ihtiyatsiz PERCINSiZLiGi, mübasirlerin tiklim tiklim dolup bosaldigi salonlarda raflar dolusu birbiri üstüne yigilan; ve pesinden yetismesi kolay kolay mümkün olmayan, pesin hükümlü sorgu-yargililigi hükmeder.

  • Seyfi Karaca
    Seyfi Karaca 19.02.2018 - 12:33

    Insandir …sankiye bellenmesin ki okunmasi zor ve her kitapta herkesin söyleyip yazdigi seydir mahiyeti ve mevcudu …

  • Seyfi Karaca
    Seyfi Karaca 19.02.2018 - 12:30

    Belki bulurum cirpinislariyla yasam vade sirasinda kapilip giderek tüm umursamadik yitik kayip ve yorgunlujlarindan bir ara yas ile, matem ile, yorgun ile, hic yoktan kabus gibi dönerse…

  • Seyfi Karaca
    Seyfi Karaca 19.02.2018 - 12:29

    Ayni yuva ici ve etrafinda dünyalastigi; ve kimim kimsem akrabam ahbabim komsum kardesim dedigini dahi yana yana aradigi yerde bulamadigiyla yikilip kaldiysa, usul ve ihtiyar bir ANNE sesi veya boguk bulanik BABA gölgesi duyar duymaz…yeniden dünyaya gelmiscesine cahillenip boyasiz duvarin sökük sekmenin suskun sokagin etegini esigini cigligina kapildigi sevinciyle cocuklasip giden seydir Hayat…

  • Seyfi Karaca
    Seyfi Karaca 19.02.2018 - 12:23

    Aradigini fazlasiyla bulan yerden, bir adim dahasina insanligini süren savuranda ne kendini ne dünyayi ne de bütün saglam tutanlari yitik- kopuk pervasiz ve PERCiNSIZ yokluga anlasmak ve anlasilir olmak degildir yasam silasi HAYAT..ki bundan en cok kendini sorgulayan sorumluluguyla yürek titretip meger sairken daha cok söze…söz iken daha cok sevgiye…sevgiyken daha cok her cismin askina divanelikle..

  • Seyfi Karaca
    Seyfi Karaca 19.02.2018 - 12:17

    Babadir, en cebi delik cepkeni yirtik olsa dahi en saglam bilinen kapilarin birbirini kapattigi ve kimsesizde koydugu tükenise, umudun ve güvenin her yerden duyulup görülebilen hemencecikteki saklisiz siginagi ve Annedir…karda camurda yoklugun ayazinda yalnizligin soguklugunda harcanmis kurumus dünya sonu zamanlarda bile fedakarligin ve sevginin insan yüregiyle PERCINLESMIS kolkucak oldugu evi ve barinagi. Nedir neresidir bilmek isteyene, ana babasi olmayanlardan sorulsun ki, nasil neymis dünya, bilinsin bellensin..!

  • Seyfi Karaca
    Seyfi Karaca 13.02.2018 - 15:18

    Ey güzel insan sus benden saz senden, de ki sözümüz sohbetimiz sevgiden beri gelsin..!

  • Seyfi Karaca
    Seyfi Karaca 13.02.2018 - 15:08

    ……….
    AFRiN ve TAKIP EDEN AFRiN´den SONRAYA ( Ey asli esasina bagli PERCiN, yoksa hayatini VATAN deyip dünya degistirenlerin hakki nasil ödenir ki.. )
    ………
    Tarih bizi TÜRK diye bildigi üzere, Ismimize nam olmus yigitligin cesaretin sevginin özgürlügün paylasmanin fedakarligin güvenin özgüvenin ahlakin aidiyetin adaletin sayginin onurun ilimin aklin vicdanin insanligimiza klavuzluk ettigi ve tarih boyunca bizle özdesmis karakterimizle, herhangi bir PARTI yahut ona benzer sivil toplum sahsi meselesi degil, yeryüzünün tüm yagmaci soyguncu isgalci yikici tecavüzcü savas katliam ve zulüm PATRONLARIYLA onlarin tüm bölgesel usaklarina karsi, bu ilk degildir Canakkale`den, Kurtulus Savasin`dan, Kibris Baris Harakati`ndan en yakin zaman tanikligiyla, verdigimiz savaslarin en güncel olanidir Afrin ve Afrin`den `den sonrasi. Ülkemize yönelik ablukayla aciktan aciga yikim ve isgal hedefinde tutan bu sosuz küstahliga karsi özümüz ve aslimizda olan yigitligin DESTANINI yazip Cigerine tükürdügümüz bu HAKLI dava, ayni zamanda tüm insanligin onur belgesidir. Sevgili Türk Ordusu`na yürekten baglilikla, selam olsun, ask olsun..!

  • Seyfi Karaca
    Seyfi Karaca 10.02.2018 - 16:40

    Hem sarkaca hem saate nicin ne desem, hem sahsa hem giyaba aslolaniyla önü sonu bir, ilkin ve evvela ve mutlaka aska..

  • Seyfi Karaca
    Seyfi Karaca 10.02.2018 - 16:32

    Topragin damarindan demirin cevheri ayrilip elenecek, evvel evvela demeye

  • Seyfi Karaca
    Seyfi Karaca 10.02.2018 - 16:28

    Uzuuuun ve yorucu bir yolculugun, yasama dair yol niye yolcu niye duraklar kalabaligi ve pencereler dolusu sehrine

  • Seyfi Karaca
    Seyfi Karaca 10.02.2018 - 16:21

    Önce yüksek firinlarda hamur halini alacak sonra maddesine göre kalay cinko kursun mangan titan nikel….ustasi kalfasiyla emegini kendinden esirgemeyen hayata..

  • Seyfi Karaca
    Seyfi Karaca 10.02.2018 - 16:19

    En sert karbonlar yedirtilerek erimis akmis kendinden su haline gelmis demiri…

  • Seyfi Karaca
    Seyfi Karaca 10.02.2018 - 16:18

    Konu basligi kendi etrafindan cekilip sogudukca celiklesen maddeye,yanini yöresini kapisini penceresini hayati sönük bir pencere olmaktan cikaran PERCiNLE..

  • Seyfi Karaca
    Seyfi Karaca 10.02.2018 - 16:17

    Evine gün isiyip pinarina bulut damlayan ve ufkuna insan dolan bir kalbin tutan ve tutunan yasam seyriyse

  • Seyfi Karaca
    Seyfi Karaca 10.02.2018 - 16:15

    Orasi mutlaka agacin kusun arinin sevginin baharin ve cicegin de kendi yuvasi, uzura kavusmanin ülkesidir..

  • Seyfi Karaca
    Seyfi Karaca 10.02.2018 - 16:05

    ………
    AYAZ ORTASI CAZHARABi ( eski bir gecedir vebali Beate`nin percinsiz boyuna, sokagina, posuna )
    ………..

    Purusya ünüformali heykele dogru giden meydanin dar ara sokaginda Aktar dükkani vardi Sandra`nin. Dükkanin karsisi kozmetikci elektirikci ayakkabici perdeci gümüscü butikci diye siralanip devam eden yüzyillik binalarin sakin sokagiydi. Kendisi hemen üst katta oturdugundan kimsenin olmaigi saatte bile iceri gelen birisini kapiya bagli cingiragin sesinden duyup asagiya iniveriyordu.
    Ilk üzüm kurusu almak icin girmistim. Laflastip senli benli tanistiktan sonra tadini bir baska lezzetli buldugum incirleri her firsatta gidip gelmelerimin ayak bagi oldu aktar Sandra`ya. Bu yakinlik gide gele üstünden üc yaz gececek evinin birlikte oturani etti beni. Iyiydi, sevecendi, duslari ormanlari dalgayi denizi ayni duygularla seviyorduk, güneste yikanip rüzgarda kafa dagitiyorduk ve suda akip giden zamanin cekmeceye sigmayan coskusuna kapilip gidiyorduk…fakat her yudumladigimiz damlayi veya her yutkundugumuz lokmayi damak soframiza sermeden evvel doktor gibi en ince halini desip didiklemeden ögünümüz kursagimizdan gecmek bilmiyordu. Ayrica her nerde olursa olsun istahim kabarip hevesim cosan herseye üstüme `soguktur üsütürsün` kalin örtüleri atar gibi önüme perdeleniyor, uzuuun uzun uyarilari dolduruyor, ya vaz geciriyor veya heveslendigim seyin hangi dagdan yahut hangi daldan ilacli mi sade mi olup olmadigini kesin bilmeksizin el sürdürüp istah körelttirmiiyordu bana Sandra..
    Ücüncü yaz birlikteliginde Annesi hastalandigi ve onun beni ` ben gelene kadar sakin her bulduguna tumma…` saglam ihtiyat ve tembihlerle doldurup bir yol annesinin yanina refakatciye yoklugunda, Ricenau adasini gezdigim vapurdaydim ve Ines`le tanistim. Hollandaliydi Ines, topacik yüzü iri gögsü ve dolgun dudaklari vardi. En cok gülümsedigi zaman kadife gibi yumusacik insanligi tüm sicakligiyla beni sarip sarmal eden tutkun bir girdap gibiydi. Ines`ten sonra Sandra`ya bir daha hic geri dönmedim. Tüm arayislarina yoklugumun soguklugunu koyarcasina `bundan sonrasi maalesef yok` demeye getirdim.
    Membrand`in müzesi, Okyanus`un hircin dalgalari, Amsterdam`in kanal kayik gezisi carsisi pazari meydani…Avusturya Dag kulubesinde de tozduk, Malta`nin sovalye kostümlü korsan kulelerinde de gece feneri yakip söndürdük Ines`le..Yaklasik bir bucuk yil sürüp savurduktan sonraydi Ines`e de `bundan sonrasi yok `deyip kendi hayatina yolcu ettigim gün…
    Caz dinleyim istedim. Aksam merdiveninden asagi genelde sakinligi sectigim los bir kösede parlak süslemeli kocaman bir vazonun dibinde tropik dallarin bahcivan oldugu ve her calanin caldigi aleti titreterek konusturup adeta müzige kök söktürdügüne dalip gitmisligimi, Caz, tam vurmali calgilar sirasina solist ediyordu ki kirpikleri uzun, ökcesi yüksek, saclari kivircik dudaklari ruj delisi ve yanik bakisli bir kadin ben lavabodan cikarken keskin kösede yüz yüze geldik. Müzik ara verdigi molada ben temiz hava almaya o ise tütün tüttürmeye mor isikli avluda yan yanaydik. Bulduk bir bahane laf lafi acti ardindan icerdeki müzikli masayi beraber dinlendirelim dedik. Müzik bitti. Gece yariyi gecti. `Stetten`de oturuyorum mutfagim fena sayilmaz ben benimkini buraya birakayim senin arabada gidelim ` dedi. Karneval degil, ortalik Mart`ti: Kar serpintileri ve sogukta, gecenin kenarina sakli bir köy. Bahceli iki katli bir ev. Siyah deri cantasindan kolundaki takilari cil cil sallaya sallaya anahtari cikarip agir kapiyi acti. Isiklar yandiginda birbiriyle hic temasi olmayan esya bollugunun, en sicak oda burasi diye üstünde beyaz post olan koltuga buyur etti. Mutfakta tatli türlü icecek yiyecek ne varsa masaya yigdi. `Bu saatte ancak böylesi uyar sana tavada hindi sirti kizartayim yanina bana özel salata sen bunlarla oyalan `diyerek giriyor cikiyor nasilim rahat miyim tekrarlari yapiyor..arada boynuma bogazima sariliyor, rujlu dudaklarindan sagimi solumu bulasip boyuyorken…
    Kapinin kolu cevrildigini ve iceri soguk hava hucum ettigini hissettim. Memur vaziyet bir adam orta yere dikildi. Selam verdi.Gülümsedi.Keyfimizin yerinde olup olmadigini sordu. Sonra `sabah erkenci kalkacagim uzun yolculugum var bana müsade`deyip yukari katin merdivenlerini yürüdü.
    `Kocam` dedi kadin ` Micheal benim kocamdir sigortadaki sekreter kizla aksam yemegindeydiler ben de bildigin caz lokalde simdiyse seninle`..güldü, geldi, tüm vucudunu bosluga birakarak üstüme yigildi, ruj islakligi baygin düsmüs arzuyla yüzümü yanagimi boyarken ` ismim Beate, geceye ve bana hosgeldin ` diye iyce sokulup kulagimin derinlerine yanik nefesini fisildadi.
    Fisildadikca yayilip serpildi. Diger yandan mutfaktan cozurdayip odaya yayilan ocak Fakat ben…kötü olmustum ve hic olmadigim kadar icimi bir bulanti sarmisti. Ayagim basim her yanimi buz kesen bir yandan da boncuk boncuk dökülen ter sarmisti. Ittim uzaklastirdim üstüme yapisip sivanan kadini. Disari kendimi ancak attim. Buz gibi sessizligin sokak basini hizla döndüm. Cocuk bahcesiydi sanirim agaclara tutuna tutuna yolun ve evlerin bittigi karanliga gömüldüm. Sarap üzümlerinin yüksek ayaz yamaclarindan daha sert esip elimi yüzümü donduran bosluga biraktim. Adresi yolu olmayan bir Dünya üstüme yikiliyordu sanki, allak bullak oldugum sessizligin dip bucaginda, tiiiiir tir titredim durdum.

    Seyfi Karaca…………Ocak / 18

  • Seyfi Karaca
    Seyfi Karaca 07.02.2018 - 17:21

    Ey güzel insan sus benden saz senden, de ki sözümüz sohbetimiz sevgiden beri gelsin..!

  • Seyfi Karaca
    Seyfi Karaca 07.02.2018 - 17:02

    ………
    AYAZ ORTASI CAZHARABi ( eski bir gecedir vebali Beate`nin percinsiz boyuna posuna )
    ………..
    Ilk üzüm Kurusu almak icin girmistim. Laflastip seni benli tanistiktan sonra tadini bir baska lezzetli buldugum incirleri her firsatta gidip gelmelerimin ayak bagi oldu aktar Sandra`ya. Bu yakinlik gide gele üstünden üc yaz gececek evinin birlikte oturani etti beni. Iyiydi, sevecendi, duslari ormanlari dalgayi denizi ayni duygularla seviyorduk, güneste yikanip rüzgarda kafa dagitiyorduk ve suda akip giden zamanin cekmeceye sigmayan coskusuna kapilip gidiyorduk…fakat her yudumladigimiz damlayi veya her yutkundugumuz lokmayi damak soframiza sermeden evvel doktor gibi en ince halini desip didiklemeden ögünümüz kursagimizdan gecmek bilmiyordu. Ayrica her nerde olursa olsun istahim kabarip hevesim cosan herseye üstüme `soguktur üsütürsün` kalin örtüleri atar gibi önüme perdeleniyor, uzuuun uzun tembihler dolduruyor, ya vaz geciriyor veya heveslendigim seyin hangi dagdan yahut hangi daldan ilacli mi sade mi olup olmadigini kesin bilmeden el sürdürüp istah körelttirmiiyordu bana..
    Ücüncü yaz birlikteliginde Annesi hastalandigi ve onun beni ` ben gelene kadar sakin her bulduguna tumma…` saglam ihtiyat ve tembihlerle doldurup bir yol annesinin yanina refakatciye yoklugunda Ricenau adasini gezdigim vapurdaydim ve Ines`le tanistim. Hollandaliydi Ines, topacik yüzü iri gögsü ve dolgun dudaklari vardi. En cok gülümsedigi zaman kadife gibi yumusacik insanligi tüm sicakligiyla beni sarip sarmal eden tutkun bir girdap gibiydi. Ines`ten sonra Sandra`ya bir daha hic geri dönmedim. Tüm arayislarina yoklugumun soguklugunu koyarcasina `bundan sonrasi maalesef yok` demeye getirdim.
    Membrandin müzesi, Okyanus`un hircin dalgalari Amsterdam`in kanal kayik gezisi carsisi pazari meydani…Avusturya Dag kulubesinde de tozduk, Malta`nin sovalye kostümlü korsan kulelerinde de gece feneri yakip söndürdük Ines`le..Yaklasik bir bucuk yil sürüp savurduktan sonraydi Ines`e de `bundan sonrasi yok `deyip keni hayatina yolcu ettigim gün…
    Caz dinleyim istedim. Aksam merdiveninden asagi genelde sakinligi sectigim los bir kösede parlak süslemeli kocaman bir vazonun dibinde tropik dallarin bahcivan oldugu ve her calanin caldigi aleti titreterek konusturup adeta müzige kök söktürdügüne dalip gitmisligimi, caz, tam vurmali calgilar sirasina solist ediyordu ki kirpikleri uzun, ökcesi yüksek, saclari kivircik dudaklari ruj delisi ve yanik bakisli bir kadin ben lavabodan cikarken keskin kösede yüz yüze geldik. Müzik ara verdigi molada ben temiz hava almaya o ise tütün tüttürmeye mor isikli avluda yan yanaydik. Bulduk bir bahane laf lafi acti ardindan icerdeki müzikli masayi beraber dinlendirelim dedik. Müzik bitti. Gece yariyi gecti. `Stetten`de oturuyorum mutfagim fena sayilmaz ben benimkini buraya birakayim senin arabada gidelim ` dedi. Karneval degil, ortalik Mart`ti: Kar serpintileri ve sogukta, gecenin kenarina sakli bir köy. Bahceli iki katli bir ev. Siyah deri cantasindan kolundaki takilari cil cil sallaya sallaya anahtari cikarip agir kapiyi acti. Isiklar yandiginda birbiriyle hic temasi olmayan esya bollugunun, en sicak oda burasi diye üstünde beyaz post olan koltuga buyur etti. Mutfakta tatli türlü icecek yiyecek ne varsa masaya yigdi. `Bu saatte ancak böylesi uyar sana tavada hindi sirti kizartayim yanina bana özel salata sen bunlarla oyalan `diyerek giriyor cikiyor nasilim rahat miyim tekrarlari yapiyor..arada boynuma bogazima sariliyor, rujlu dudaklarindan sagimi solumu bulasip boyuyorken…
    Kapinin kolu cevrildigini ve iceri soguk hava hucum ettigini hissettim. Memur vatziyet bir adam orta yere dikildi. Selam verdi.Gülümsedi.Keyfimizin yerinde olup olmadigini sordu. Sonra `sabah erkenci kalkacagim uzun yolculugum var bana müsade`deyip yukari katin merdivenlerini yürüdü.
    `Kocam` dedi kadin ` Micheal benim kocamdir sigortadaki sekreter kizla aksam yemegindeydiler ben de bildigin caz lokalde simdiyse seninle`..güldü, geldi, tüm vucudunu bosluga birakarak üstüme yigildi, ruj islakligi baygin düsmüs arzuyla yüzümü yanagimi boyarken ` ismim Beate, geceye ve bana hosgeldin ` diye iyce sokulup kulagimin derinlerine yanik nefesini fisildadi.
    Fisildadikca yayilip serpildi. Diger yandan mutfaktan cozurdayip odaya yayilan ocak Fakat ben…kötü omustum ve hic olmadigim kadar icimi bir bulanti sarmisti. Ayagim basim her yanimi buz kesen bir yandanda boncuk boncuk dökülen ter sarmisti. Ittim uzaklastirdim üstüme yapisip sivanan kadini. Disari kendimi ancak attim. Buz gibi sessizligin sokak basini hizla döndüm. Cocuk bahcesiydi sanirim agaclara tutuna tutuna yolun ve evlerin bittigi karanliga gömüldüm. Sarap üzümlerinin yüksek ayaz yamaclarindan daha sert esip elimi yüzümü donduran bosluga biraktim. Adresi yolu olmayan bir Dünya üstüme yikiliyordu sanki, allak bullak oldugum sessizligin dip bucaginda, tiiiiir tir titredim durdum.

    Seyfi Karaca…………Ocak / 18

  • Seyfi Karaca
    Seyfi Karaca 07.02.2018 - 16:55

    Hem sonra Hizop…

  • Seyfi Karaca
    Seyfi Karaca 07.02.2018 - 16:52

    Bre Hizop hangi masal, behri dünya neresi, masalci kim kii ?

  • Seyfi Karaca
    Seyfi Karaca 07.02.2018 - 16:50

    Bre Hizop hangi masal, behri dünya neresi, masalci kim kii ?

  • Seyfi Karaca
    Seyfi Karaca 07.02.2018 - 16:49

    Cignenmis her lokma hamurunu hakettigi elenmis yogrulmus ekmek ve bugdayin toprak damak tadindandir.

  • Seyfi Karaca
    Seyfi Karaca 07.02.2018 - 16:46

    Orada eski tenekelerden bahce olmus vazolu pencereler vardir. Eylenen zaman vardir, dillenen salincak vardir, söylenen sus..

  • Seyfi Karaca
    Seyfi Karaca 07.02.2018 - 16:42

    Dam kiremit, avlu gölge, dalda günes, tandirda odu ocagi insana yanik korlar ve közler vardir. Kül dersen, PERCiNLERI gelen gidene selam eyleyen acik bir kapinin, hem gönül ihtaci hem de kimsesizlige koymayan haller diller muhtaci..

  • Seyfi Karaca
    Seyfi Karaca 04.02.2018 - 16:19

    Medusa demisken hazir Hizop…!

  • Seyfi Karaca
    Seyfi Karaca 04.02.2018 - 16:19

    Hizop, hazir suracikta Medusa demisken…!

  • Seyfi Karaca
    Seyfi Karaca 04.02.2018 - 16:18

    Görsel kiliflara bakarak insan hayati bicimleme ve ona kisilik karakteri örüp terzileme modasi kimini cirkin kimini cirkin olmayan diye ayristirip yaftalamalarin icine cektikce doymak bilmeyen SÜNGER YUTAGI görünüm ve bürüncegini soyunup giyindi.

  • Seyfi Karaca
    Seyfi Karaca 04.02.2018 - 16:13

    Görsel kiliflara bakarak insan hayati bicimleme ve ona kisilik karakteri örüp terzileme modasi kimini cirkin kimini cirkin olmayan diye ayristirip yaftalamalarin icine cektikce doymak bilmeyen SÜNGER YUTAGI görünüm ve bürüncegini soyunup giyindi.

  • Seyfi Karaca
    Seyfi Karaca 04.02.2018 - 16:12

    Saglam tutan ruh ve bedensel bütünlügünü kim kimden daha güzel, güzelse kim kinden daha cok güzel, daha cok güzelse kim imden en cok güzel, en cok güzelse kim kimden essiz benzersiz güzel…ve tüm buna karsin kim cirkin, en cirkin…?

  • Seyfi Karaca
    Seyfi Karaca 04.02.2018 - 16:11

    Ardi arkasi gelmedik kisiyi kendisiyle yaris ve vesveseye düsüren sinirsiz bir kusku kuyusunu her türlü insani degerleri cope ve cürüge cikaran `GELIN EVI` tipli yahut `SOR VAYVUR` üfürtmeli hiz tanimayan derinliklerin herseye tepeden bakan, neye nicin yaristigini bilmemenin kiyamet kavsagiydi…

  • Seyfi Karaca
    Seyfi Karaca 04.02.2018 - 16:11

    Helena`ya sen birincisin diyen Afrodit gibi `ayna ayna söyle bana`…

  • Seyfi Karaca
    Seyfi Karaca 04.02.2018 - 16:10

    Medusa`yi cirkin gösterin, akan kanindan göksel atlar uydurarak, her en meydan yerde öldüreni PERIKLES gibi kendi kralligi disindakilere kazzik atarak kahraman yapan KADINA SIDDET, sanildigi gibi Türk tarihinin hicbir yerinde izine rastlanmayan ve bizim degil, bati kaynakli zulüm ve vahsetin besleyen kaynagiydi.

  • Seyfi Karaca
    Seyfi Karaca 04.02.2018 - 16:09

    Hizop…Behey Hizop, insan aklinin ve karakterinin PERCiNLERI bir kere pas tutmaya görsün, kirilizr zaman, mekanin dibi delinir felaket cukuruna dönüsür..!