Kültür Sanat Edebiyat Şiir

  • şiir08.01.2007 - 19:02

    Seninle buluşmamız ne kadar zor olsa da,
    Senden sadece beni sevmeni istiyorum.
    Beş dakika baş başa kalmamız suç olsa da
    Senden sadece beni sevmeni istiyorum.

    Çağırsam bile gelme,yorulma ne olursun,
    Sen üzülme,incinme,kırılma ne olursun,
    Beni yanlış anlama,darılma ne olursun,
    Senden sadece beni sevmeni istiyorum.

    Bir gün bensiz kalsan da benimle yaşamanı,
    Aşkımı değerini sır gibi taşımanı,
    Nemli bakışlarınla resmimi okşamanı
    Senden sadece beni sevmeni istiyorum.

    Senden tek dileğim var,özel imtiyaz değil,
    Kulun başka bir kula ibadeti farz değil,
    Haşa! Yaratan gibi beş vakit namaz değil,
    Senden sadece beni sevmeni istiyorum.


    Cemal Safi

  • acaba07.01.2007 - 21:37

    Neresindeyim acaba hayatın...
    Hangi ücra köşesinde...
    Hangi ümidin hangi umudun peşinde...
    Niye varım, niye yaşıyorum ne için acı çekiyor ne için ağlıyorum...
    Yaşamak acı çekmek midir yoksa bir hazırlık sınavı mı?
    Hayat eğer bir sınavsa bu sınavda kaç yanlış kaç doğruyu götürür.
    Silgim kalemimden önce bitiyorsa yanlışım mı çoktur yoksa silgi mi kalitesizdir?
    Hayat bir sınav değilde bir bilmece midir yoksa?
    Ömür denen dağdaki madenleri azar azar tüketirken can denen sermayenin kıymetini ne kadar biliyorum...
    Bende mi arasam acaba Nuhun gemisini kurtuluş için, yoksa kurtuluş reçetesi benim içimde mi saklı...
    Bizim eczanemiz ne kadar genişse o kadar rahat mı kurtuluruz bu nefis denen hastalıktan...
    Bıçakla söküp atabiir miyiz acaba bu uru.
    Yoksa vücudumuzu kaplamasını seyredip ölümden sonra sınavın sonucuna katlanmalı mıyız..

  • sevgi07.01.2007 - 21:31



    sevgi bu kadar masumdur iste, böyle dolar insanin gözleri sevgiyle..

    *soru isaretinden sonraki boslugu kapatin..

  • özlü sözler07.01.2007 - 21:22

    Başkalarının iyi taraflarını bulup takdir etme alışkanlığı, insanın ruhunu zenginleştirir.

  • solcu07.01.2007 - 21:14

    1960’lı yıllara kadar CHP solcu bir parti olarak görülmüyordu. Zaten ben solcuyum demek, “komünistim” şeklinde algılanıyordu ve ağır bir suçtu. Her türlü sol hareket devletten “komünizm” muamelesi görüyordu. 1965 ortasına kadar bu böyle sürdü. O yıl Türkiye genel seçimlere gidiyordu. 29 Temmuz 1965 günü İsmet İnönü, CHP genel başkanı olarak Milliyet gazetesine şu açıklamayı yaptı: “CHP bünyesi itibariyle devletçi bir partidir ve bu sıfatla elbette ortanın solunda bir anlayıştadır… Adalet Partisi sağcıdır. Onlara söylüyorum, siz sağı koruyun aşırılardan, ben solu koruyayım. O zaman memlekette korkuya yer kalmaz. Onların karşısında biz sol bir partiyiz. Bizim solumuzda da bir tehlike var; biz kendimizi onlardan koruruz.”

    “ORTANIN SOLU MOSKOVA’NIN YOLU”

    İnönü’nün bu sözlerinden sonra, solculuk Türkiye’de günah olmaktan çıktı, legal hale geldi. CHP’den İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı yapan Ecevit’in yakın arkadaşı Ahmet İsvan’ın deyimiyle, o tarihe kadar sol öylesine ağır bir suçtu ki söyleyeni çarpardı. Bunu ancak İnönü gibi devletle özdeşleşmiş kimliğe sahip, dokunulmaz bir kişi dile getirebilirdi. Ama Demirel’in Adalet Partisi’ne göre, “ortanın solu” da komünizmden başka bir şey değildi. “Ortanın solu, Moskova’nın yolu” sloganı böyle doğdu.

  • solcu07.01.2007 - 21:11

    Türk solu, 50 yıldır neden Bülent Ecevit dışında ikinci bir başbakan çıkaramıyor? Aynı sürede sağ kulvarda Süleyman Demirel, Turgut Özal ve Recep Tayyip Erdoğan iktidara gelirken, Türk solunun lider adayları hangi sebeplerle bunu başaramıyor?

  • absolut vodka07.01.2007 - 20:59

    120% (:

  • tanım07.01.2007 - 18:33

    hacker.tmk.mafıa.dehset ıceren bır sıtedır, arizali bulunur com, arizali.bulunur.com.

    biraz ürkütücü olmus bu sitenin tanitimi, korktum sahsen girmeye (((:

  • Hat Sanatı07.01.2007 - 18:15

    1- Kufi yazı: İslam yazısının en eski örneği olan bu yazı, İslamiyetin zuhurunda Arap yarımadasının birçok yerinde kullanılmakta idi. Nitekim ilk Kur'an-ı kerimler bu yazı ile yazılmıştır. Düz çizgiler ve köşelerden oluşan bir yazı çeşididir. Kufi denilen yazının en temelli karakteri geometrik olmasıdır.
    2- Sülüs: Sülüs yazı hicretin 4. yılında ortaya çıkmıştır. Kufi yazıdaki düz ve köşeli şekiller bu yazıda yerini yuvarlaklığa ve eğri çizgilere bırakmıştır. Sülüs yazının, bir santim veya daha fazla genişlikte açılmış kalemle yazılmış olanına “ celi sülüs ” adı verilir. Büyük levhalar, kitabeler ve birçok mezar taşları bu yazıyla yazılmıştır.
    3- Nesih: Nesih,sülüs türünün gövde oluşları bakımından en ilkel olan şeklidir. Nesih yazısının gövdesi,sülüs ve celi tiplerine göre çok yalındır. Kalem uç genişliği sülüsünkinin üçde biri kadardır. Kur'an-ı kerim, Delail, En'am, Hadis kitapları, Tefsirler ve Divanların yazılmasında bu yazı kullanılmıştır.
    4- Muhakkak: Sülüs yazıdaki harflerin yatay kısımlarının daha genişletilmesi sonucunda ortaya çıkmış bir yazı çeşididir.
    5- Rika': Buna, nesih yazının dişsiz, yuvarlak ve kıvrak bir çeşidi diyebiliriz. İcazetler bu yazı ile yazıldığı için “ icazet yazısı ” da denilir.
    6- Tevki: Sülüs yazının daha değişik ve ufaltılmış bir türüdür. Daha ziyade resmi evrakta kullanılmıştır.
    7- Ta'lik: Bütün harfleri yuvarlağımsı olan bu yazı, her şeyden evvel çizgilerin bir musikisidir. İran'da icad edilmiştir. Bir santim veya daha fazla genişlikte açılmış kalemle yazılmış olanına “ celi ta'lik ” adı verilir.

  • ferman07.01.2007 - 18:08

    Ferman, kelime itibariyle emir, irade, buyruk anlamlarını taşır, islamiyeti kabul ettikten sonra ilhanlılar tarafından kullanılan bu kelime, Osmanlılar'a da onlardan geçmiştir. Kısaca ferman; herhangi bir konuda Sultan'ın 'Alamet-i Şerif' denilen tuğralı emri demektir. Üzerinde padişahın kendi el yazisi ile bir ibare de bulunan fermanlara 'Ferman-i Hümayun' denir.
    Osmanlilar'da divani hat ile yazilmasi gelenek olan fermanlar kisaca su sirayla kaleme alinirlardi:

    En üst kisma davet, ki bir dua metninden oluşur. Bunun altinda tugra kismi, onun altinda ise esas metin kismi bulunur. Bu kisim ferman gönderilen kisinin isim ve sifatlarini tasiyan övgü sözleri, konuya giris cümlesi, fermanin çikarilma sebebi, padisahin yapilmasi istenen seyi emrettiginin ifadesi, isin açiklanmasi, ihtar ve israr sözleri, son satirda ise tarih bölümlerinden olusur.

    Günümüzde, antik değer taşıyan orjinal fermanlar gibi onların iyi kopyalari da büyük ilgi görmektedir. Oldukça zor bir yazi olan divani hat ile yazilan ferman kopyalari, orjinaline uygun kagit ve mürekkep kullanilarak, usta hattatlar tarafindan hazırlanmaktadir