Kültür Sanat Edebiyat Şiir

Hat Sanatı sizce ne demek, Hat Sanatı size neyi çağrıştırıyor?

Hat Sanatı terimi Cem Nizamoglu tarafından 22.12.2003 tarihinde eklendi

  • Nusret Orhan
    Nusret Orhan 17.01.2009 - 15:20

    Türk'ün yazı ile haşır neşir oluşu.
    En güzel sanatlardan biri.
    Unutulmaya yüz tutmuş, sınırlı sayıda kişinin yaptığı ata
    yadigarı.
    Oysa; Osmanlı'da, İstanbul asırlar boyunca hat sanatının başkenti olmuştur.

  • Edaa
    Edaa 07.01.2007 - 18:15

    1- Kufi yazı: İslam yazısının en eski örneği olan bu yazı, İslamiyetin zuhurunda Arap yarımadasının birçok yerinde kullanılmakta idi. Nitekim ilk Kur'an-ı kerimler bu yazı ile yazılmıştır. Düz çizgiler ve köşelerden oluşan bir yazı çeşididir. Kufi denilen yazının en temelli karakteri geometrik olmasıdır.
    2- Sülüs: Sülüs yazı hicretin 4. yılında ortaya çıkmıştır. Kufi yazıdaki düz ve köşeli şekiller bu yazıda yerini yuvarlaklığa ve eğri çizgilere bırakmıştır. Sülüs yazının, bir santim veya daha fazla genişlikte açılmış kalemle yazılmış olanına “ celi sülüs ” adı verilir. Büyük levhalar, kitabeler ve birçok mezar taşları bu yazıyla yazılmıştır.
    3- Nesih: Nesih,sülüs türünün gövde oluşları bakımından en ilkel olan şeklidir. Nesih yazısının gövdesi,sülüs ve celi tiplerine göre çok yalındır. Kalem uç genişliği sülüsünkinin üçde biri kadardır. Kur'an-ı kerim, Delail, En'am, Hadis kitapları, Tefsirler ve Divanların yazılmasında bu yazı kullanılmıştır.
    4- Muhakkak: Sülüs yazıdaki harflerin yatay kısımlarının daha genişletilmesi sonucunda ortaya çıkmış bir yazı çeşididir.
    5- Rika': Buna, nesih yazının dişsiz, yuvarlak ve kıvrak bir çeşidi diyebiliriz. İcazetler bu yazı ile yazıldığı için “ icazet yazısı ” da denilir.
    6- Tevki: Sülüs yazının daha değişik ve ufaltılmış bir türüdür. Daha ziyade resmi evrakta kullanılmıştır.
    7- Ta'lik: Bütün harfleri yuvarlağımsı olan bu yazı, her şeyden evvel çizgilerin bir musikisidir. İran'da icad edilmiştir. Bir santim veya daha fazla genişlikte açılmış kalemle yazılmış olanına “ celi ta'lik ” adı verilir.

  • Ebrar Hasene
    Ebrar Hasene 01.10.2006 - 10:40

    çok istediğim... fakat sadece bir kaç ay kursla yeterli olmayan sanat.zamanı kıskanır hat.zamanı başkasına değil sadece dokunuşlara vermenizi ister..ben kalem ve kamışla bütünlüğü yakalyamadım bu sebepten..

  • Mâi Eflatun
    Mâi Eflatun 18.06.2006 - 03:53

    bir zarif dokunuştur..nefesinizi tutar çekiverirsiniz bir vav keşidesi...

    sorarsınız hocanıza:
    -neden kendi üslubumu oluşturamıyorum da herkesle aynı vav için uğraşıyorum?

    -vahdet amaç..kesretten vahdete ermek...

    vesselâm...

  • Mâi Eflatun
    Mâi Eflatun 04.05.2006 - 23:43

    Osmanlının sanattaki ince ve zarif dehası; ilkin primitif bir yazı şekli olan kûfî hattını 9 çeşit hatta ulaştırmıştır..

    *bunlar arasında ille ta'lîk ille ta'lîk.. ;)

  • Elif Aydoğan
    Elif Aydoğan 17.01.2006 - 21:25

    insanın ruhunu okşayan ve insana 'Allah be! ' dedirten ahenkli bi tablo...

  • Mâi Eflatun
    Mâi Eflatun 19.12.2005 - 17:15

    bir nun keşidesindeyim...

  • Eda Yıldırımtürk
    Eda Yıldırımtürk 03.07.2005 - 01:13

    Sabrın sonu görünmez...

  • Eda Yıldırımtürk
    Eda Yıldırımtürk 06.05.2005 - 00:46

    Bir yere gelmez iki yakası,ehl-i rakamın,
    Sebeb-i çak-i giribanı bu olmuş kalemin

  • Cem Nizamoglu
    Cem Nizamoglu 01.04.2005 - 18:08

    Arapca'nin ve Arap yazisinin kesin kurallara baglanmasi Kuran sayesinde oldu. Boylece en onemli ve verimli Islam sanatlarindan biri olan hat sanati dogdu...

  • Eda Yıldırımtürk
    Eda Yıldırımtürk 13.03.2005 - 01:06

    Kalemimizin çıkardığı o sesi,aşina seslere benzetmeyi özledik...
    Nedense?

  • Deniz Kocak
    Deniz Kocak 06.01.2005 - 22:04

    Hüsn-i Hat eserlerinden
    'Kefa’ yazılı -Nakş-ı kilkı- gormustum,
    Sıkıntı, meşakkat, mihnet(zahmet,dert) okadar güzel islenmistiki...
    o sadeliğin içindeki haykırışı hissettiğimde saatlerce bakakaldım..
    Bunun belli bir disiplin ve ruh haliyle yazilmis oldugunu anlamamak imkansizdir...
    herseyin orjinali gibi bu eşsiz sanatında gercek hali guzel..

  • Deniz Kocak
    Deniz Kocak 06.01.2005 - 21:42

    Hat Sanatı, Yüzyıllar boyunca çeşitli aşamalardan geçmiş, hattatlarının etkisinde gelişerek bu günkü halini almış, günümüze kadar birçok paha biçilmez Eser ulaşmıştır.
    Latin Hattı (Turkish Calligraphy) , 20.Yüzyılda Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulması ile kabul edilen Latin Harfleri ile İslam kültüründen gelen
    Hüsn-i Hat’ın (Hat Sanatı’nın) bir bileşkesidir.
    Latin Hattı Temel olarak Latin harflerinin Hat Sanatı estetiğinde yazılmasıdır.
    Bu ise gercekten cok yapmak istedim fakat her eline kesik uclu kalem geciren kisilerin yaptigi calismalar biraz soguttu,ama Amerikada bile turk dostumun calismalarinin sonucu actigi sergiye olan ilgiyi gorunce cok sevindim..
    Latin Hatti,Husn-i Hat simdide English Hat..cok sevimli oluyor :)

  • Cem Nizamoglu
    Cem Nizamoglu 13.06.2004 - 11:13

    Hat sözlükte 'ince, uzun doğru yol, birçok noktaların birbirine bitişerek sıralanmasından meydana gelen çizgi, çizgiye benzeyen şeyler ve yazı' gibi anlamlara gelir. Bu kelime özellikle İslam kültüründe, yazı ve güzel yazı (hüsnü'lhat, elhattu'lhasen) manalarında kullanılmıştır. Hüsni hat, estetik kurallara bağlı kalarak, ölçülü, güzel yazma sanatıdır; fakat İslam yazıları için kullanılan bir tabirdir. İslam yazılarını güzel yazma ve öğretme hünerine sahip Sanatkara hattat, bu Sanata da hattatlık denilmiştir. Hat, sözün veya ruhta cereyan eden fikir ve duyguların alfabe ve yazı vasıtaları ile resmedilmesidir. Nitekim büyük matematikçi Öklid de aynı manaya işaretle; 'Hat, her ne kadar maddi aletlerle meydana gelirse de o, ruha ait bir hendesedir' demiştir.

    bkz.
    http://kulturdunyasi.tripod.com/sanat3.htm

  • Ali Muzaffer
    Ali Muzaffer 11.06.2004 - 22:35

    Ressam Hasan Kavruk, çıktığı Avrupa gezilerinin birinde, meşhur İspanyol ressam Picasso'nun Paris'teki atölyesine uğrayıp izin verirse atölyesinde çalışarak çok şeyler öğrenmek istediğini belirtir. Bunun üzerine Picasso:

    - Sen Türksün değil mi, der.

    Sonra da oldukça ibretli bir şekilde:

    -Biz bugün sanatta sizin eski hattatlarınızın yaptıklarını yapmaya çalışıyoruz. Sen hemen memleketine dön ve kendi hat sanatını incele, der.

    Türkler, İslâmiyetle şereflendikleri zamanlarda deri işletmeciliğinde oldukça mahirdiler. Kısa zamanda İslam Yazısı'na intibak eden ecdadımız, yazıda da hünerlerini göstermekte gecikmemiş; hat sanatı tarihinde ekol olan Şeyh Hamdullah, Hafız Osman, Kazasker Mustafa İzzet Efendi, Ahmed Karahisarî, Mehmed Şefik Efendi ve Mustafa Râkım Efendi gibi güzide sanatkârlar, Türkler arasından yetişmiştir. Ve böylelikle hafızalarda yer eden şu gerçek ortaya çıkmıştır:

    Kur'an-ı Kerim Mekke'de (Hicaz'da) nail oldu.
    Mısır'da okundu.
    İstanbul'da yazıldı.

    İstanbul asırlar boyunca hat sanatının başkenti olmuş ve olmaya devam etmektedir. Tarihe isimlerini celî (büyük) harflerle yazdıran hattatlar, ekseriya İstanbul'da yetişmiş, İstanbul camileri çok kısa aralıklarla icazet merasimlerine tanıklık etmiştir.