Mekke'ye gidip beni temsil edeceksin. Türksün ve Müslümansın. Türklük, Müslümanlığın öncüsü ve kılavuzudur. Müslüman milletleri medenileşmekten alıkoyan bâtıl itikatları yıkmak için Mekke'ye şapka ile gireceksin. Kara taassup seni parçalamaya bile kalksa, başını vereceksin, fakat eğilmeyeceksin.
Edip Servet Tör, Mekke'ye şapka ile girdi. Müslüman delegelerinin en fazla itibarlısı o idi. Kongrenin sonuna kadar, Mustafa Kemal mucizesine hayranlık duyan heyetler arasında, Kemalist Türkiye'yi efendice temsil etti.
Kaynak: Falih Rıfkı Atay - Mustafa Kemal’in Mütareke Defteri, s.95
"İki Mustafa Kemâl var: Biri ben yani fani olan. İkinci Mustafa Kemâl'den ise "ben" diye bahsedemem. ondan ancak "biz" diye bahsedebilirim. O Mustafa Kemâl ölmez.
O Mustafa Kemal, yani sizler, bu akşam etrafımda olanlar, memleketin her köşesinde çalışan köylüler, uyanık, aydın, vatanperver, milliyetperver vatandaşlar...
İşte ben onların hayalini tespit ediyorum, onların hayalini tahakkuk ettirmeye çalıştım. O Mustafa Kemal ölmez.
O, Türk milletinin ihtiyaçlarıyla beraber, gitgide uyanan şuuru ile beraber gelişe gelişe ebedi olarak yaşayacaktır.
Bizde cumhuriyeti yapan, inkılabı yaratan, o 'biz' diye ifade edebileceğim Mustafa Kemal'dir."
hep beraber yani -bi konuyu da geride bırak her konuyu da geride bırak
geriye bir de şarkı kalır
herkesi bu açıdan affetseydiniz de bu resim benim, şu şarkı onların oluyordu
bütün kadınları geride bırakmak nedir bunu yapmayın diyen bir lidere inanmak aynı konu mu artık bize ödev mi veriyorsunuz hayalimizde yer tutup da bizim kendi "ödevimiz" yok mu evimizde
işte o horoz ötmüyormuş !
bir bütün dünya müminlerini affetmek bana mı kaldı yani bir ses kütlesi "konuşabilse"
Memleketin yaşadığı vahim anları size söylemeye lüzum görmüyorum. Bunu hepiniz idrak ediyorsunuz. Bu bedbaht memlekete karşı mühim vazifelerimiz vardır. Onu kurtarmak yegâne hedefimizdir. Bugün Makedonya'yı ve tekmil Rumeli kıtasını vatan camiasından ayırmak istiyorlar. Memlekete yabancı nüfuz ve hâkimiyeti kısmen ve fiilen girmiştir. Padişah zevk ve saltanatına düşkün, her alçaklığı yapacak iğrenç bir şahsiyettir. Millet zulüm ve istibdat altında mahvoluyor. Hürriyet olmayan bir memlekette ölüm ve yok olma vardır. Her ilerlemenin ve kurtuluşun anası hürriyettir. Tarih bugün biz evlatlarına bazı büyük vazifeler yüklüyor. Ben Suriye'de bir cemiyet kurdum. İstibdat ile mücadeleye başladık. Buraya da bu cemiyetin esasını kurmaya geldim. Şimdilik gizli çalışmak ve teşkilatı yaymak zaruridir. Sizden fedakârlıklar bekliyorum. Kahredici bir istibdada karşı ancak ihtilal ile cevap vermek ve köhneleşmiş olan çürük idareyi yıkmak, milleti hâkim kılmak, kısaca vatanı kurtarmak için sizi vazifeye davet ediyorum..."
??Kaynak: Hüsrev Sami Kızıldoğan (Kars Saylavı), "Vatan ve Hürriyet = İttihat ve Terakki", Belleten, 1 Ekim 1937, c.1, Sayı: 3-4, s.619-625.
Hepimiz Müslümanız. Yemin ederim ki, namusum üzerine söylerim ki, (Hatay’ı) bırakmam! Çok temenni ederim ki, Fransız hükümeti aklını başına toplasın. Namusum üzerine söylüyorum, bırakmam.
Kaynaklar:
Atatürk’ün Bütün Eserleri, Cilt 30, 21 Aralık 1937 tarihi sayfası (s.121). Dışişleri Bakanlığı arşivi ve B. N. Şimşir’in eserleri 23 Aralık 1937 tarihli Ulus Gazetesi
ben bu resme insan mı diyorum ki
başka bir boya
başka bir insan
başkasının kitabı
söz konusu olsun
?
yani şey demek
sizin varsayımlarınızdan
gereksiz sorularınızdan
atıp tutmanızdan
bilmeden inandıklarınızdan
yalanlarınızdan
bıkmak usanmak
ölümden sonra hayat sınavında horoz resmi bile bulamamak
çok mu komik bir şey şizofreni ile yaşamak sizce
?
Mekke'ye gidip beni temsil edeceksin. Türksün ve Müslümansın. Türklük, Müslümanlığın öncüsü ve kılavuzudur. Müslüman milletleri medenileşmekten alıkoyan bâtıl itikatları yıkmak için Mekke'ye şapka ile gireceksin. Kara taassup seni parçalamaya bile kalksa, başını vereceksin, fakat eğilmeyeceksin.
Edip Servet Tör, Mekke'ye şapka ile girdi. Müslüman delegelerinin en fazla itibarlısı o idi. Kongrenin sonuna kadar, Mustafa Kemal mucizesine hayranlık duyan heyetler arasında, Kemalist Türkiye'yi efendice temsil etti.
Kaynak: Falih Rıfkı Atay - Mustafa Kemal’in Mütareke Defteri, s.95
"İki Mustafa Kemâl var: Biri ben yani fani olan. İkinci Mustafa Kemâl'den ise "ben" diye bahsedemem. ondan ancak "biz" diye bahsedebilirim. O Mustafa Kemâl ölmez.
O Mustafa Kemal, yani sizler, bu akşam etrafımda olanlar, memleketin her köşesinde çalışan köylüler, uyanık, aydın, vatanperver, milliyetperver vatandaşlar...
İşte ben onların hayalini tespit ediyorum, onların hayalini tahakkuk ettirmeye çalıştım. O Mustafa Kemal ölmez.
O, Türk milletinin ihtiyaçlarıyla beraber, gitgide uyanan şuuru ile beraber gelişe gelişe ebedi olarak yaşayacaktır.
Bizde cumhuriyeti yapan, inkılabı yaratan, o 'biz' diye ifade edebileceğim Mustafa Kemal'dir."
— Mustafa Kemal Atatürk - 10 Mayıs 1933
hep beraber
yani -bi konuyu da geride bırak
her konuyu da geride bırak
geriye bir de şarkı kalır
herkesi bu açıdan affetseydiniz de bu resim benim, şu şarkı onların oluyordu
bütün kadınları geride bırakmak nedir
bunu yapmayın diyen bir lidere inanmak aynı konu mu artık
bize ödev mi veriyorsunuz hayalimizde yer tutup da
bizim kendi "ödevimiz" yok mu evimizde
işte o horoz ötmüyormuş !
bir bütün dünya müminlerini affetmek bana mı kaldı yani
bir ses kütlesi "konuşabilse"
Memleketin yaşadığı vahim anları size söylemeye lüzum görmüyorum. Bunu hepiniz idrak ediyorsunuz. Bu bedbaht memlekete karşı mühim vazifelerimiz vardır. Onu kurtarmak yegâne hedefimizdir. Bugün Makedonya'yı ve tekmil Rumeli kıtasını vatan camiasından ayırmak istiyorlar. Memlekete yabancı nüfuz ve hâkimiyeti kısmen ve fiilen girmiştir. Padişah zevk ve saltanatına düşkün, her alçaklığı yapacak iğrenç bir şahsiyettir. Millet zulüm ve istibdat altında mahvoluyor. Hürriyet olmayan bir memlekette ölüm ve yok olma vardır. Her ilerlemenin ve kurtuluşun anası hürriyettir. Tarih bugün biz evlatlarına bazı büyük vazifeler yüklüyor. Ben Suriye'de bir cemiyet kurdum. İstibdat ile mücadeleye başladık. Buraya da bu cemiyetin esasını kurmaya geldim. Şimdilik gizli çalışmak ve teşkilatı yaymak zaruridir. Sizden fedakârlıklar bekliyorum. Kahredici bir istibdada karşı ancak ihtilal ile cevap vermek ve köhneleşmiş olan çürük idareyi yıkmak, milleti hâkim kılmak, kısaca vatanı kurtarmak için sizi vazifeye davet ediyorum..."
??Kaynak: Hüsrev Sami Kızıldoğan (Kars Saylavı), "Vatan ve Hürriyet = İttihat ve Terakki", Belleten, 1 Ekim 1937, c.1, Sayı: 3-4, s.619-625.
Kadınlarını geride bırakan toplum, geride kalmaya mahkûmdur.
M.K.Atatürk
Bazen hiç umulmadık adamdan ben çok şeyler öğrenmişimdir. Hiçbir fikri aşağı görmemek lâzımdır.
Gazi M. K. Atatürk
Hepimiz Müslümanız. Yemin ederim ki, namusum üzerine söylerim ki, (Hatay’ı) bırakmam! Çok temenni ederim ki, Fransız hükümeti aklını başına toplasın. Namusum üzerine söylüyorum, bırakmam.
Kaynaklar:
Atatürk’ün Bütün Eserleri, Cilt 30, 21 Aralık 1937 tarihi sayfası (s.121).
Dışişleri Bakanlığı arşivi ve B. N. Şimşir’in eserleri
23 Aralık 1937 tarihli Ulus Gazetesi