Bir şiire "Bismillah" demek gibiydi seni sevmek. Ya da yağan yağmuru izlemek denizin kıyısında. Merhamet aramak kin dolu gözlerde. Kaçmak gibiydi seni sevmek. Herşeyden herkesten. Taze ekmek kokusundaki huzuru bulmaktı.
Kızılayda Güvenparkta kuşlara yem satan yaşlı teyzenin umut dolu bakışları gibiydi seni sevmek. Patlamış mısır kokusuydu ( ne de çok severim) Tren garında hiç gelmeyecek bir yolcuyu beklemekti seni sevmek. Aslında kimin geleceğini de bilmiyordum hoş. Beni gözlerimden tanıyan bir sevdayı bekliyordum elimde kocaman bir bavulla.
Sakarya Caddesindeyim şimdi. Ve yağmur var usuldan. Ve kimsesiz bir çocuk yalınayak mendil satıyor . Biliyor musun şimdi nerdeyim? şimdi o çocuğun ıslanmış saçlarında ellerim.
Perdemin arasından sızan ışığa "Günaydın" demek gibiydi seni sevmek. gülümseyerek. Arınmak geçmişteki ihanetlerden. Bedenimdeki kirli parmak izlerini yıkamak gibiydi yağmur suyuyla.
Bir gece yapayalnız bir dağın başında" Bir dağ başı yalnızlığı yaşıyorum yeniden "derken ! Karanlıkta kocaman bir ateş yakmak gibiydi yalnızlığa inat
Söyle bana "Ne renksin" dedin? Umulmayan bir anda, beklenmedik bir zamanda gelirdi bu çalışmadığım yerden gelen sınav soruların .
Maviydim. Maviyim . Hep Mavi olacağım.
Gökyüzüne bakmak gibiydi seni sevmek. Umut dolu, mutluluk dolu , hüzün dolu, sonsuzluk dolu, sensizlik dolu, kimsesizlik gibi birşeydi seni sevmek. hem var hem yok olmak gibiydi
Bir şiire "Bismillah" demek gibiydi seni sevmek. Ya da yağan yağmuru izlemek denizin kıyısında. Merhamet aramak kin dolu gözlerde. Kaçmak gibiydi seni sevmek. Herşeyden herkesten. Taze ekmek kokusundaki huzuru bulmaktı.
Kızılayda Güvenparkta kuşlara yem satan yaşlı teyzenin umut dolu bakışları gibiydi seni sevmek. Patlamış mısır kokusuydu ( ne de çok severim) Tren garında hiç gelmeyecek bir yolcuyu beklemekti seni sevmek. Aslında kimin geleceğini de bilmiyordum hoş. Beni gözlerimden tanıyan bir sevdayı bekliyordum elimde kocaman bir bavulla.
Sakarya Caddesindeyim şimdi. Ve yağmur var usuldan. Ve kimsesiz bir çocuk yalınayak mendil satıyor . Biliyor musun şimdi nerdeyim? şimdi o çocuğun ıslanmış saçlarında ellerim.
Perdemin arasından sızan ışığa "Günaydın" demek gibiydi seni sevmek. gülümseyerek. Arınmak geçmişteki ihanetlerden. Bedenimdeki kirli parmak izlerini yıkamak gibiydi yağmur suyuyla.
Bir gece yapayalnız bir dağın başında" Bir dağ başı yalnızlığı yaşıyorum yeniden "derken ! Karanlıkta kocaman bir ateş yakmak gibiydi yalnızlığa inat
Söyle bana "Ne renksin" dedin? Umulmayan bir anda, beklenmedik bir zamanda gelirdi bu çalışmadığım yerden gelen sınav soruların .
Maviydim. Maviyim . Hep Mavi olacağım.
Gökyüzüne bakmak gibiydi seni sevmek. Umut dolu, mutluluk dolu , hüzün dolu, sonsuzluk dolu, sensizlik dolu, kimsesizlik gibi birşeydi seni sevmek. hem var hem yok olmak gibiydi
sonra dedim ki; herkese sabah moralim bozuk olduğu halde, günaydın deyip iyi dileklerde bulunmak zorundamıyım, ya da gülmek içindeki acılara aldırmadan, yani bir sıfır mağlup ken, beş sıfır öndeymiş gibi görünmek, tuhaf, çünkü gayet sevecen,nazik,ince ruhlu insanların, ne büyük acıları var bilemezsin. peki ya dersen ne kaybedersin?:))herkese günaydınlar efendim...
sayın istanbullu tın durumu ergen kızların keprisinden ibaret olup,genelde istemem yan cebime koy durumu birşekilde peşinden koşturma çabası dır gayet atletik bir yapıya sahip olmama rağmen yakışıklı olduğumu da bildiğimden böyle bir az ve kısa bir koşuyu tercih etmem mümkün değil.
sonra dedim ki; sen benim iyi dieklerim, günaydınlarım , en nazik hareketim, en ince naif durumum, en modern halimsin, yani sen beni insan yapan, insanlığı hatırlatan, denizin dibinde bulduğum inci, karşıma çıkan mercan, ah sen var ya hayatıma renk katan, varlığın gönül zenginliği, yokluğun ise hezeyan.
sonra dedim ki; herkese sabah moralim bozuk olduğu halde, günaydın deyip iyi dileklerde bulunmak zorundamıyım, ya da gülmek içindeki acılara aldırmadan, yani bir sıfır mağlup ken, beş sıfır öndeymiş gibi görünmek, tuhaf, çünkü gayet sevecen,nazik,ince ruhlu insanların, ne büyük acıları var bilemezsin.
Sonra dedim ki; bir yağmur yağsa ıslansak beraber, gökkuşağını seyretsek, elimizde balonlar, dertleri bir bir salıversek, bu rüya bitermi, ya bu gülümseme, ne o yüzündeki gamze, haydi el salla güneşe...
Bir gün iyiIik ve kötüIük deniz kıyısında karşıIaştıIar, dediIer ki; ‘haydi denize gireIim!’ eIbiseIerini çıkartıp suIarda yüzdüIer. Bir süre sonra kötüIük, kıyıya dönüp iyiIiğin giysiIerine büründü ve yoIuna gitti. İyiIik de denizden çıktı fakat kendi eIbiseIerini buIamadı. ÇıpIak oImaktan utanıyordu, çaresiz kötüIüğün eIbiseIerine büründü ve yoIuna devam etti. O gün bu gündür insanIar onIarı birbirine karıştırır. Ancak içIerinden iyiIiğin gözIerindeki ışıItıyı biIen bazıIarı vardır ki, eIbiseIerine bakmaksızın onu tanırIar. Ve yine kötüIüğün yüzünü ve gözIerini tanıyan bazıIarı vardır ki, eIbiseIeri onu tanıyanIarın gözIerinden gizIeyemez
değişmeğe de hiç niyetim yok be birader
sanki umurumda mı ki
el alem ne der.
Çocuk bu daha ya(!)
ona kadar saysaydın bari birader :=))
Sonu olmayan cümlelerin devamı
kAn kaybından öleceğim acele kan aranıyor 0RH +
Bir şiire "Bismillah" demek gibiydi seni sevmek. Ya da yağan yağmuru izlemek denizin kıyısında. Merhamet aramak kin dolu gözlerde. Kaçmak gibiydi seni sevmek. Herşeyden herkesten. Taze ekmek kokusundaki huzuru bulmaktı.
Kızılayda Güvenparkta kuşlara yem satan yaşlı teyzenin umut dolu bakışları gibiydi seni sevmek. Patlamış mısır kokusuydu ( ne de çok severim)
Tren garında hiç gelmeyecek bir yolcuyu beklemekti seni sevmek. Aslında kimin geleceğini de bilmiyordum hoş. Beni gözlerimden tanıyan bir sevdayı bekliyordum elimde kocaman bir bavulla.
Sakarya Caddesindeyim şimdi. Ve yağmur var usuldan. Ve kimsesiz bir çocuk yalınayak mendil satıyor . Biliyor musun şimdi nerdeyim? şimdi o çocuğun ıslanmış saçlarında ellerim.
Perdemin arasından sızan ışığa "Günaydın" demek gibiydi seni sevmek. gülümseyerek. Arınmak geçmişteki ihanetlerden. Bedenimdeki kirli parmak izlerini yıkamak gibiydi yağmur suyuyla.
Bir gece yapayalnız bir dağın başında" Bir dağ başı yalnızlığı yaşıyorum yeniden "derken ! Karanlıkta kocaman bir ateş yakmak gibiydi yalnızlığa inat
Söyle bana "Ne renksin" dedin? Umulmayan bir anda, beklenmedik bir zamanda gelirdi bu çalışmadığım yerden gelen sınav soruların .
Maviydim. Maviyim . Hep Mavi olacağım.
Gökyüzüne bakmak gibiydi seni sevmek. Umut dolu, mutluluk dolu , hüzün dolu, sonsuzluk dolu, sensizlik dolu, kimsesizlik gibi birşeydi seni sevmek. hem var hem yok olmak gibiydi
Bir şiire "Bismillah" demek gibiydi seni sevmek. Ya da yağan yağmuru izlemek denizin kıyısında. Merhamet aramak kin dolu gözlerde. Kaçmak gibiydi seni sevmek. Herşeyden herkesten. Taze ekmek kokusundaki huzuru bulmaktı.
Kızılayda Güvenparkta kuşlara yem satan yaşlı teyzenin umut dolu bakışları gibiydi seni sevmek. Patlamış mısır kokusuydu ( ne de çok severim)
Tren garında hiç gelmeyecek bir yolcuyu beklemekti seni sevmek. Aslında kimin geleceğini de bilmiyordum hoş. Beni gözlerimden tanıyan bir sevdayı bekliyordum elimde kocaman bir bavulla.
Sakarya Caddesindeyim şimdi. Ve yağmur var usuldan. Ve kimsesiz bir çocuk yalınayak mendil satıyor . Biliyor musun şimdi nerdeyim? şimdi o çocuğun ıslanmış saçlarında ellerim.
Perdemin arasından sızan ışığa "Günaydın" demek gibiydi seni sevmek. gülümseyerek. Arınmak geçmişteki ihanetlerden. Bedenimdeki kirli parmak izlerini yıkamak gibiydi yağmur suyuyla.
Bir gece yapayalnız bir dağın başında" Bir dağ başı yalnızlığı yaşıyorum yeniden "derken ! Karanlıkta kocaman bir ateş yakmak gibiydi yalnızlığa inat
Söyle bana "Ne renksin" dedin? Umulmayan bir anda, beklenmedik bir zamanda gelirdi bu çalışmadığım yerden gelen sınav soruların .
Maviydim. Maviyim . Hep Mavi olacağım.
Gökyüzüne bakmak gibiydi seni sevmek. Umut dolu, mutluluk dolu , hüzün dolu, sonsuzluk dolu, sensizlik dolu, kimsesizlik gibi birşeydi seni sevmek. hem var hem yok olmak gibiydi
Zaman akıp gidiyor.
Şimdilik yapabileceğimiz tek şey,
Yaşamaya çalışmak !
Umarım bir gün, dünyada ,
Endişe etmeden gülen , insanlarla yaşarız .
Umarım bir gün uyandığımızda ,
güzel günleri yaşayacağımız ,
birileri vardır yanımızda .
Dedim,el bile değilsin...!
,..........
.............
sonra dedim ki;
herkese sabah moralim bozuk olduğu halde,
günaydın deyip iyi dileklerde bulunmak zorundamıyım,
ya da gülmek içindeki acılara aldırmadan,
yani bir sıfır mağlup ken,
beş sıfır öndeymiş gibi görünmek,
tuhaf,
çünkü gayet sevecen,nazik,ince ruhlu insanların,
ne büyük acıları var bilemezsin.
peki ya dersen ne kaybedersin?:))herkese günaydınlar efendim...
güzel gözünden, yiğit sözünden belli olur....
sayın istanbullu tın durumu ergen kızların keprisinden ibaret olup,genelde istemem yan cebime koy durumu birşekilde peşinden koşturma çabası dır gayet atletik bir yapıya sahip olmama rağmen yakışıklı olduğumu da bildiğimden böyle bir az ve kısa bir koşuyu tercih etmem mümkün değil.
TIN'sa Tın'dır. Yok çaresi.
sonra dedim ki;
sen benim iyi dieklerim,
günaydınlarım ,
en nazik hareketim,
en ince naif durumum,
en modern halimsin,
yani sen beni insan yapan,
insanlığı hatırlatan,
denizin dibinde bulduğum inci,
karşıma çıkan mercan,
ah sen var ya hayatıma renk katan,
varlığın gönül zenginliği,
yokluğun ise hezeyan.
sonra dedim ki;
herkese sabah moralim bozuk olduğu halde,
günaydın deyip iyi dileklerde bulunmak zorundamıyım,
ya da gülmek içindeki acılara aldırmadan,
yani bir sıfır mağlup ken,
beş sıfır öndeymiş gibi görünmek,
tuhaf,
çünkü gayet sevecen,nazik,ince ruhlu insanların,
ne büyük acıları var bilemezsin.
Uykusu gelmiş rüyalarımın,,,
This is my least favorite life
etrafımız öle yeşil öle yeşil ki...şaşkın bey,... çayır çimenden atacak taş mı buluyoruz ki...
Sonra dedim ki;
bir yağmur yağsa ıslansak beraber,
gökkuşağını seyretsek,
elimizde balonlar,
dertleri bir bir salıversek,
bu rüya bitermi,
ya bu gülümseme,
ne o yüzündeki gamze,
haydi el salla güneşe...
özü güzel olmayanın yüzünde nur aramak arabistan da papaz aramaya benzer.....
Fools," said I, "You do not know ''
Silence like a cancer grows
Çok şey vardı anlatacak,
O yüzden sustum.
Birini söylesem diğeri yarım kalacaktı.
Sen duydun mu sustuklarımı.
Bana bir şarkı söyle!
Çok sıkıldıysan bir mezarlığa git. Ölüler iyi bilir, yaşamak güzeldir.
Bir gün iyiIik ve kötüIük deniz kıyısında karşıIaştıIar, dediIer ki; ‘haydi denize gireIim!’ eIbiseIerini çıkartıp suIarda yüzdüIer. Bir süre sonra kötüIük, kıyıya dönüp iyiIiğin giysiIerine büründü ve yoIuna gitti. İyiIik de denizden çıktı fakat kendi eIbiseIerini buIamadı. ÇıpIak oImaktan utanıyordu, çaresiz kötüIüğün eIbiseIerine büründü ve yoIuna devam etti. O gün bu gündür insanIar onIarı birbirine karıştırır. Ancak içIerinden iyiIiğin gözIerindeki ışıItıyı biIen bazıIarı vardır ki, eIbiseIerine bakmaksızın onu tanırIar. Ve yine kötüIüğün yüzünü ve gözIerini tanıyan bazıIarı vardır ki, eIbiseIeri onu tanıyanIarın gözIerinden gizIeyemez
dağlar dağlar virane dağlar bir of çeksem yıkılacak dağlar...
vefasız akluna kandım zehir etti gençliğimi nasıl içmeyeyim
içten bir OFFFFFFF..çekip civardaki tüm dağları yıkasım var
gökkuşağı göresim geldi,,,,,,