... bu sözüm özellikle sana bir tavsiyedir. Herkes seni sevmek zorunda değildir. Herkese kendini sevdiremezsin. Herkes seni seviyorsa zaten sende bir sorun vardır. Ya suya sabuna dokunmuyorsundur . Ya da her kabın şeklini aliyorsundur. Sen bir tavsiye istemedin ama ben duramadim işte
Yani bisiklet adapte edilmiş te niye diğerleri adapte edilemiyor olsun . Ayrıca bizim gramer yapınız da her duruma müsait dene dene içerisine o kadar yabancı kelime uyarlanmadan adapte edilmeden alınmış ki. Onlar özel isimlerini bile gramer yapılarına uygun hale getirirken biz gramer yapımızı onlarınkine uyarlamisiz .
Kısık sesle yağan yağmur damlaları, Rengini soğuk bir bakıştan almış, Sıkışmış mosmor gökyüzünde, Ciddileşen metalimsi ıslaklıkla,düşünmeden yıldırım gibi bir heyecanla,delikler açıyor ölü havanın tenine,
Basınç dolu evlerde daralan yürekler, ağırlaşan siyahlığı soluyor,ışığı boğup kırılgan tırnaklarla,paramparça çınlayan kulaklar, esnemeye çalışıyor şekerden bir ayın dehşetinde, kabarmış çıplak derilerden fışkıran bulaşıcı acılar emiyor tuzunu kalperin,tuhaf beyazlık içinde bırakıp kül dokusunda yok oluyor,
Şıp şıp damlayarak yumuşak deliklerinden havalı yolların, yorgunlaşıyor göğüslerde bir bayık ışık, kuru bir su gibi düşüyor yere, yaşlı demir tonunda,kederle paslanmış,akışıksız, git gide sivrileşen kristal soğuklukta,
Kaçak titreşimlerin mühürlü kırmızısı, donuyor duran ışıkta,güçlükle beslenen parıltıyı giyinip, çatlamış taze dudak aralarından dilenmeye başlıyor bir nabız, açıp ruh kokan ellerini evrenin rahmine, kayıp sözlerin içinde çarpıp unutulmuş köklere, kanıyor kupkuru.
Televizyon türkçe bir kelime değil dilimize yabancı dilden girmiş bir kelime mucidi bu ismi vermiş.. Bizde kullanıyoruz. Biz de yoğurt dışında bir şey icat eder isim verirsek yabancılarda onu kullanmak zorunda. Gerçekten anlayamamış olmanız mümkün mü diye düşünüyorum.. Mümkün mü acaba..
Yakında, Acayip yakında, Lütfen ama lütfen, ELAY KARAKURT adına büyük , yuvarlak ve şişko dünyamızın bütün ama bütün hepsinin ''GALATASARAY''I tutmalarına yardımcı ol
Unutmamalı geçmişini insan. Ve geçmişinde ki insanların neler yaptığını vatanı için. Hasan Tahsin ,dik duruşun simgesidir. Özgürlüğe bir dilekçedir. Onun nezdinde , Şehit Kamil'lerden, Yüzbaşı Şahin Beylerden, Sütçü İmam'dan,Topal Osman'dan, Nene Hatun gibi vatanseverlerden Allah razı olsun.
Bu türkü benden Çello dayıya gelsin.:-))
O zaman dans !
:))
Ohhh miss
:))
Hele gel bi öpem
kiss şeysi
:)
Deniz seni seviyorum!
:)
Öylesine yazılmayacak cümlelerde adı geçer bazılarının. Buna değecek kadar güzeldir o insanlar.
Ruam insanlara bulaşmaz. Bu yüzden iyiyim canım .
:)
Selam siyam naber
:)
Mankafa yazıldığı gibi okunur ! Aramızda bir at olmadığına göre anlamı malumunuzdur.
... bu sözüm özellikle sana bir tavsiyedir. Herkes seni sevmek zorunda değildir. Herkese kendini sevdiremezsin. Herkes seni seviyorsa zaten sende bir sorun vardır. Ya suya sabuna dokunmuyorsundur . Ya da her kabın şeklini aliyorsundur. Sen bir tavsiye istemedin ama ben duramadim işte
Kimseye hakettiğinden fazla değer vermeyesin kürsüm sonra başına gelenleri fazlasıyla haketmis olursun
Neyse benim bu konuda tavrım nettir. Yabancı kelimeleri okudukları gibi almak dilimize uygun olacaktir
Doruk yalçın şiir güzelmiş bu arada
Yani bisiklet adapte edilmiş te niye diğerleri adapte edilemiyor olsun . Ayrıca bizim gramer yapınız da her duruma müsait dene dene içerisine o kadar yabancı kelime uyarlanmadan adapte edilmeden alınmış ki. Onlar özel isimlerini bile gramer yapılarına uygun hale getirirken biz gramer yapımızı onlarınkine uyarlamisiz .
Off Şule işin zor o zaman
Kısık sesle yağan yağmur damlaları,
Rengini soğuk bir bakıştan almış,
Sıkışmış mosmor gökyüzünde,
Ciddileşen metalimsi ıslaklıkla,düşünmeden yıldırım gibi bir heyecanla,delikler açıyor ölü havanın tenine,
Dikişsiz izler bırakıp damarsız gürültüyle yırtılıyor,
Korku ırmağının bıçakçıl balıkları gibi,dalgalarda
hırpalanmış ceset kokularıyla,tehlikeli genişlikte dağılıyor
kontrolsüz doğa şartlarında,
Basınç dolu evlerde daralan yürekler,
ağırlaşan siyahlığı soluyor,ışığı boğup
kırılgan tırnaklarla,paramparça çınlayan kulaklar,
esnemeye çalışıyor şekerden bir ayın dehşetinde,
kabarmış çıplak derilerden fışkıran bulaşıcı acılar emiyor tuzunu kalperin,tuhaf beyazlık içinde bırakıp kül dokusunda yok oluyor,
Şıp şıp damlayarak yumuşak deliklerinden havalı yolların,
yorgunlaşıyor göğüslerde bir bayık ışık,
kuru bir su gibi düşüyor yere,
yaşlı demir tonunda,kederle paslanmış,akışıksız,
git gide sivrileşen kristal soğuklukta,
Kaçak titreşimlerin mühürlü kırmızısı,
donuyor duran ışıkta,güçlükle beslenen parıltıyı giyinip,
çatlamış taze dudak aralarından dilenmeye başlıyor bir nabız,
açıp ruh kokan ellerini evrenin rahmine,
kayıp sözlerin içinde çarpıp unutulmuş köklere,
kanıyor kupkuru.
Uçarken bi uğradım,hayırlı iftarlar kürsüm..(:
..
Nihat hatipler kapatılsın bak nasıl tahrik oluyor..
Televizyon türkçe bir kelime değil dilimize yabancı dilden girmiş bir kelime mucidi bu ismi vermiş.. Bizde kullanıyoruz. Biz de yoğurt dışında bir şey icat eder isim verirsek yabancılarda onu kullanmak zorunda. Gerçekten anlayamamış olmanız mümkün mü diye düşünüyorum.. Mümkün mü acaba..
Şule mesaj saçmalığından sonra bu ikinci dengesizliğin oldu. Seni artık tanımıyorum.
NOKTA!
Çizdiğin sınırları siliyorum teninden
Çoğalıyor yüzüm
Çiziyorum gezdiğim yerlerin etrafını
Gülüşünün gönderine bayrağımı çekip
Gerdanını vatanıma katıyorum
Belki seri üretime falan da geçer ticaretini de yaparsın Şule ilk musterin ben olurum el açması baklava bulmuşum almam mi
Elif Key buna sevindim :))
Şule :
Ben sana bana ilk seslendiğinde sözlerini iade ederim demiştim. Tam olarak hatırlamasam da yaklaşık olarak böyle bir şeydi:
- Benden uzak dur, bana ne dediği açık seçik belli olan insanlar lazım. Sen çok tehlikelisin. Benim adımı bir daha ağzına alma!
Aynen iade ediyorum.
:Başkası evet şey yapsın da mariadan beklentiyi yüksek tutmayın yine de siz bu konularda
:)))
Rica ederim
Hımm Kesra mağaraya git mi diyorsun sen şimdi bana.. Ya ben olimposun internetsiz bungalov evlerinde bile sıkılıyorum deme bana böyle şeyler
:))
Ramazan da tasavvufi duygularımız biraz daha ön plana çıkıyor. Mistik bir hava esiyor her yerde. Bendeki yansıması da böyle bişiyler işte
:))
Rica ederim efenim .
Aşık Çoban paylaşımın harikaydı Maria çok teşekkür ederim.
Elay,
alkolü fazla kaçırma benden sana tavsiye..hele ki Ramazan'da bence komple uzak dur..
Galatasarayı tutmak mı?
resmen hastalık belirtisi :)))
Çok etkilendiğim bu paylaşımı lütfen atlamayın. Pişman olmazsınız.
Yakında,
Acayip yakında,
Lütfen ama lütfen,
ELAY KARAKURT adına büyük , yuvarlak ve şişko dünyamızın bütün ama bütün hepsinin ''GALATASARAY''I tutmalarına yardımcı ol
Unutmamalı geçmişini insan. Ve geçmişinde ki insanların neler yaptığını vatanı için.
Hasan Tahsin ,dik duruşun simgesidir. Özgürlüğe bir dilekçedir.
Onun nezdinde , Şehit Kamil'lerden, Yüzbaşı Şahin Beylerden, Sütçü İmam'dan,Topal Osman'dan, Nene Hatun gibi vatanseverlerden Allah razı olsun.