aşkı guzel bi şiirle anlatmak istıyorum, o gülüş bir yanaşimdır bir ömur bir kişiye, birden iki kişiyi döndürür bi kişiye,anılarından kale yapıp sıgınsan bile,yetmez yanlız başına bir ömur bir kişiye(özdemir asaf)
herkesin diline doladığı bişe..ama ne demek olduğunu bi türlü kendilerinin de bilmediği(muhtemelen bi elektirik olabilir) insanları içine alan kümenin adıdır AŞK...
Bir insanı sevmek; Gamhanesinde bir türlü huzura erememiş hikayeleri tomar tomar çıkarıp, birer birer temize çekmek demektir.Aşk ise o hikayelerin peşisıra dalıp sevgilisinin hayalhanesine; ; onun tasvir ettiğinden daha ötesi ve tezyin ettiğinden daha çirkiniyle karşılaştığı halde,çıkmayı istememektir oradan... (elif şafak)
Saçları kıvrımlı, kıyıları yeşile boyalı bir nehir boşaltıyor kendini, gözleri uykusuzluktan kamaşmış bir ay ışığının ince bakışlarında. Bu gecenin denizi, senin ve benim göz yaşlarımızın yıkandığı bir yer. Esaretim bedelime döküldü. Yüreğimden çok sıcak bir iklim geçiyor şimdi. Aklımın hangi kenarında unuttum seni, sen gecenin en işlek denizisin, böyle kıyılara vurmandan belli çaresizliğin. İçimde sana olan, içimde aşık olan bir korsan var şimdi. Gecenin yelkenine takılmış ince bıyığıyla. Ben senin rüzgardan önce durulduğun yerdeyim. İçimde bir isyan seni kıyılara vuruyor şimdi. Sen gecenin en işlek denizi, dalgaların yüreğimi acıtıyor, sen her durulduğunda, gecenin herhangi bir kıyısında, bir rüzgar öyle sarhoş vuruyor ki kendini, fener dibinde ki ayyaş balıkçıdan daha kederli. Gecenin denizi, bitmek bilmeyen bir yolda, bilmediğim bir ayak izi, her adımım çaresiz, sanki senden daha acemi. Yorgun düşmüş bir akasyanın sesleri bunlar, hışırtılarından uyanan ateş böceğinin kısık ama içten ışığında. Sen şimdi bilmediğim bir aşkın yarı açık çıplaklığında, sen gecenin denizi, sen boynumu büktüğüm bir anda. Yalnızlığı çalıyor şarkılar, yalnızlık ağlıyor bir başına. Sen benim en ıslak mevsimimsin, kendi yalnızlığımda ve bilmediğim bir gölgede. Seni yürüyorum, senden kırık, senden yaşça büyük bir yol ayrımında. Ben senin paramparça yüreğine, ateşten gömlek giydirdim. Ben senin idealinim. Olmayacak bir düşün içinde değil, tüm güzellikler ve sahra büyüklüğünde sevgiden doğdum. Amacım esaret değil, darmadağın bir yüreğin içinde yeniden yürek olmak. Şimdi kalbinin kapılarını aç ve benim tümüyle içeride olmama izin ver. Tüm güzelliği cesaret olmuş yorgun bir savaşçı gibi. Aklımda kalan bunlar. Sen benim tanımadığım bir renkte...
Siz cehennem yalnızlığını yaşarken, sevdiğinizin bundan bihaber olması... Yorgunluktan üşürsünüz de yine bir kor vardır sanki yüreğinizde... Hesabı göstermeden gelir ama gitmez.... Ya da birilerinin dediği gibi, seversiniz; kavuşamazsanız aşk olur işte... Sanırım anlamışsınızdır, aşk; insanın ne dediğini bilememesi, saçmalamasıdır; benim burada yazdıklarım gibi.... Saygımla....
mademki asik olmuyorsun, git yun or, iplik egir. yuz isin vas, yuz renge boyanmissin, yuz rengin var, yuz alacan.. mademki kafatasinda ask sarabi yok, var, geliri bol kisilerin mutfaginda kase yala... (rubailer)
Bir şarkısın dilimde Bozuk plak gibiyim Bütün gün aklım fikrim hep sende Nasıl bir duygu ki bu Ne zaman seni düşünsem koşmak geliyor içimden Nereye gitsem ne yapsam Gözlerim hep seni arıyor Tüm yollar sana çıkıyor şimdiden Nasıl bir duygu ki bu Ne zaman seni görsem bir kuş kanatlanır göğsümden Zaman sensiz geçmiyor Senleyse yetmiyor Daha şimdiden özledim bir dahaki gelişini Sanki dünyam küçüldü barıştım bak hayatla Ama yokluğun korkutuyor Ben ki küskünüm en az bin yıldır Yitmişim boşvermişim elerken Ne ara çaldın kalbimi bilmem Üstelik bir davet bile etmedin geldim sana ;) Ama gözlerin herşeyi anlatıyor Aşk sen nelere kadirsin...
Doğruya yanlış, yanlışa doğru dediğiniz an... belki de tek bir saniyenin anlam olarak senelere tekabül etmesi. Yıldırım çarpmışlığın korkusuyla inceden yağan yağmurun havada bıraktığı toprak kokusu ve bu ikisinin paradoksal, grift ilişkisi. Koskoca bir benbilmezlik.
aşkı guzel bi şiirle anlatmak istıyorum, o gülüş bir yanaşimdır bir ömur bir kişiye, birden iki kişiyi döndürür bi kişiye,anılarından kale yapıp sıgınsan bile,yetmez yanlız başına bir ömur bir kişiye(özdemir asaf)
herkesin diline doladığı bişe..ama ne demek olduğunu bi türlü kendilerinin de bilmediği(muhtemelen bi elektirik olabilir) insanları
içine alan kümenin adıdır AŞK...
İki kalp arsındaki en gizli konuşmanın bile paralelinde Allah vardır. O aşka o kadar çok değer verir ki iki karıncanın aşk fısıltılarını bile dinler.
çünkü aşk gülmektir ve sevinçtirve suclama değildir,hapisetmek ve sahiplenme değildir.üstelik kim sarı kurbağa,yı kafese kapatmak isteyeblir! ?
aşk özgurluktür.
yorgun ve uykusuz kalmaktır çoğu zaman :)
Özlem Tekin diyor ki 'Aşık Oldum...'
a) âşık
b) olmadan
c) sadece hoşlandım
d) öyle sandım
e) HİÇ BİRİ
hahahahaaha...işte böyle bir şey aşk....
Biz ona mecburuz bilemeyiz.
Mıh gibi çakılmış alın yazımız.
Ağrısız başın derdi....
zoraki bir duygu
köpük....
İnsanın kendi yıkımından haz duymasıdır! (Mehmet Eroğlu)
aşk bir gün biter ve bir gün biteceği için çok güzeldir... (cezmi ersöz)
Bir insanı sevmek; Gamhanesinde bir türlü huzura erememiş hikayeleri tomar tomar çıkarıp, birer birer temize çekmek demektir.Aşk ise o hikayelerin peşisıra dalıp sevgilisinin hayalhanesine; ; onun tasvir ettiğinden daha ötesi ve tezyin ettiğinden daha çirkiniyle karşılaştığı halde,çıkmayı istememektir oradan... (elif şafak)
Saçları kıvrımlı, kıyıları yeşile boyalı bir nehir boşaltıyor kendini, gözleri uykusuzluktan kamaşmış bir ay ışığının ince bakışlarında. Bu gecenin denizi, senin ve benim göz yaşlarımızın yıkandığı bir yer. Esaretim bedelime döküldü. Yüreğimden çok sıcak bir iklim geçiyor şimdi. Aklımın hangi kenarında unuttum seni, sen gecenin en işlek denizisin, böyle kıyılara vurmandan belli çaresizliğin. İçimde sana olan, içimde aşık olan bir korsan var şimdi. Gecenin yelkenine takılmış ince bıyığıyla. Ben senin rüzgardan önce durulduğun yerdeyim. İçimde bir isyan seni kıyılara vuruyor şimdi.
Sen gecenin en işlek denizi, dalgaların yüreğimi acıtıyor, sen her durulduğunda, gecenin herhangi bir kıyısında, bir rüzgar öyle sarhoş vuruyor ki kendini, fener dibinde ki ayyaş balıkçıdan daha kederli. Gecenin denizi, bitmek bilmeyen bir yolda, bilmediğim bir ayak izi, her adımım çaresiz, sanki senden daha acemi. Yorgun düşmüş bir akasyanın sesleri bunlar, hışırtılarından uyanan ateş böceğinin kısık ama içten ışığında. Sen şimdi bilmediğim bir aşkın yarı açık çıplaklığında, sen gecenin denizi, sen boynumu büktüğüm bir anda. Yalnızlığı çalıyor şarkılar, yalnızlık ağlıyor bir başına. Sen benim en ıslak mevsimimsin, kendi yalnızlığımda ve bilmediğim bir gölgede. Seni yürüyorum, senden kırık, senden yaşça büyük bir yol ayrımında.
Ben senin paramparça yüreğine, ateşten gömlek giydirdim. Ben senin idealinim. Olmayacak bir düşün içinde değil, tüm güzellikler ve sahra büyüklüğünde sevgiden doğdum. Amacım esaret değil, darmadağın bir yüreğin içinde yeniden yürek olmak.
Şimdi kalbinin kapılarını aç ve benim tümüyle içeride olmama izin ver. Tüm güzelliği cesaret olmuş yorgun bir savaşçı gibi.
Aklımda kalan bunlar.
Sen benim tanımadığım bir renkte...
Kalem ki çarçabuk yazıp gidiyordu.aşkın tefsiri bahsine gelince,tehammül edemiyerek yarıldı.....'HZ.MEVLANA
İki insanın karşılıklı olarak birbirini kemirmek ve karşısındakinin içinde tükenmek için can attığı durum.
Genelde duygular silsilesi şeklinde gelir, öfke sağanağı ile uzaklaşır.
aşk; hep şikayet edip asla vazgeçemediğimizdir...
AŞK..... daha söze ne hacet
dandik aşklar zamanında tırışka duygular yaşanmasıdır
Siz cehennem yalnızlığını yaşarken, sevdiğinizin bundan bihaber olması... Yorgunluktan üşürsünüz de yine bir kor vardır sanki yüreğinizde...
Hesabı göstermeden gelir ama gitmez....
Ya da birilerinin dediği gibi, seversiniz; kavuşamazsanız aşk olur işte...
Sanırım anlamışsınızdır, aşk; insanın ne dediğini bilememesi, saçmalamasıdır; benim burada yazdıklarım gibi....
Saygımla....
mademki asik olmuyorsun, git yun or, iplik egir.
yuz isin vas, yuz renge boyanmissin, yuz rengin var, yuz alacan..
mademki kafatasinda ask sarabi yok,
var, geliri bol kisilerin mutfaginda kase yala...
(rubailer)
iki kişinin bir birini yanlış anlamasıdır...
bir diğer olasılık iki kişinin birbirini hiç anlamamış olması durumudur...
üç harf, 5 nokta ama gel sen buna kül olmak da değil 'kül ol' gitsin.
Aşk: İnsandır.
ne bir acı çekme aracı,ne de mutluluğun kaynağı...
'karşılıktan çok çabaya önem vermeye aşk denir' ' (konfüçyüs)
Bir şarkısın dilimde
Bozuk plak gibiyim
Bütün gün aklım fikrim hep sende
Nasıl bir duygu ki bu
Ne zaman seni düşünsem koşmak geliyor içimden
Nereye gitsem ne yapsam
Gözlerim hep seni arıyor
Tüm yollar sana çıkıyor şimdiden
Nasıl bir duygu ki bu
Ne zaman seni görsem bir kuş kanatlanır göğsümden
Zaman sensiz geçmiyor
Senleyse yetmiyor
Daha şimdiden özledim bir dahaki gelişini
Sanki dünyam küçüldü barıştım bak hayatla
Ama yokluğun korkutuyor
Ben ki küskünüm en az bin yıldır
Yitmişim boşvermişim elerken
Ne ara çaldın kalbimi bilmem
Üstelik bir davet bile etmedin geldim sana ;)
Ama gözlerin herşeyi anlatıyor
Aşk sen nelere kadirsin...
insanın neden yaşıyorum sorusuna vericeği tek cevappp AŞKK
Doğruya yanlış, yanlışa doğru dediğiniz an... belki de tek bir saniyenin anlam olarak senelere tekabül etmesi. Yıldırım çarpmışlığın korkusuyla inceden yağan yağmurun havada bıraktığı toprak kokusu ve bu ikisinin paradoksal, grift ilişkisi. Koskoca bir benbilmezlik.
aşk hayat demek o olmadan yaşasanız bile ot gibi yaşarsınız