Kültür Sanat Edebiyat Şiir

8 Mart sizce ne demek, 8 Mart size neyi çağrıştırıyor?

8 Mart terimi Sezgin Yeşiltaş tarafından 07.03.2005 tarihinde eklendi

  • Eylül Sevinç
    Eylül Sevinç 24.01.2010 - 20:56

    erkek egemen anlayışının ve kadın emeğine karşı daha az alınan ücret nedeniyle amerikada iplik fabrikasındaki kadınların başlattıkları direnişi kanlı bitirerek direnen kadınların yakılması sonucu 1.enternasyonalde alınan bi kararla 8mart DÜNYA EMEKÇİ KADINLAR GÜNÜ ilan edilmiş olmasına rağmen sistemin oyunlarıyla bu anlamı büyük gün sadece DÜNYA KADINLAR GÜNÜ haline dönüştürülmeye çalışılmış ve sevgilisinden,eşinden çiçek,tek taş yüzük bekleyen kadınlar günü olmuştur..

  • Neslihan Terim
    Neslihan Terim 24.11.2009 - 11:12

    Annem dert çekerek öldü. Dünya kadınlar günü kutlamalarının O'nun sorunlarının çözümüne hiçbir katkısı olmadı. Bence kadınların sorunlarını çözmek bu günü kutlamaktan daha önemli.

  • Aşık Mahzun İ
    Aşık Mahzun İ 12.10.2009 - 17:15

    dünya kadınlar günü

  • Limonî Erz
    Limonî Erz 13.04.2009 - 17:36

    Avrupa ülkelerinde en önemli günlerden.

  • Dilara Arslan
    Dilara Arslan 18.03.2009 - 09:41

    amerikada yanan bi fabrikada kadınların ölmesimi gerekiyordu bana bu günü hediye etmeleri için,benim yurdumda da birçok kadın öldü cephelerde ellerinde silahları arabasında mermi taşırken,eger bi kadınlar günü verilecekse bana kendi kadınımın dert günü olsun

  • Sebahattin Aydın
    Sebahattin Aydın 15.03.2009 - 17:09

    dünya kadınları için önemli bir gün yaşanan acı bir olayın sonucu kutlanır
    ithal falan değil gerekli bugün
    amerikada fabrikada yanan kadın işçilerin atfına kutlanır ve tüm dünya kadınlarına hediye edilmiştir

  • Dilara Arslan
    Dilara Arslan 15.03.2009 - 09:41

    bana ABD den ithal edilmiş bi günü kutlamıyorum,kutlamam gereken bi gün varsa,bana seçme ve seçilme hakkının verildiği günü kutlarım en azından o günün bi yararı var bana,bana göre 14 şubat,8mart vs vs günlerin bi önemi yok insanın en önemli günü dünyaya gözlerini açtıgı gündür ve tektir o tarih

  • Osmanlim Osmanlim
    Osmanlim Osmanlim 15.03.2009 - 00:42

    Bizden geri milletlerin ufak bir-kac teknik ile bizden daha güclü görünmeleri Esas güclü olan bizde 'assagilik komplexi' meydana getirdi... Tanzimatin ilanindan sonra avrupadaki herseyi teknoloji sanip sarildik...
    Mesela; Avrupali gözünü kasini boyadi (makyaj)
    bizimkiler göz-kas,dudak,yanak, el-ayak tirnaklari... Avrupali bacagini acti bizimkiler baldirini+dekoltesi...
    Böyle örnekleri cogaltabilirsiniz ben fikir verme acisindan yazdim.
    Batililasmanin kendisi yalnis zaten ama nedense bizim kanimizda mi var bilmiyorum hepimiz batiyi bir yerde seviyoruz... ilim-fen ve teknikte ilerleyen Batiyi modada,eurovizyonda,dekoltede solladik...
    Bence bati ile aramizda kücücük bir fark var:
    Batinin bir tek Din'i yalnis,yasayis tamamen insani ve medeni..
    Bizim ise bir tek Din'imiz dogru, ....

  • Sen Ve Ben
    Sen Ve Ben 12.03.2009 - 11:11

    NE HALE GELDİK DÜNYA KADINLAR GÜNÜ İMİŞ
    BİZLER SİZLERİ YANİ ANNELERİMİZİ ABLALARIMIZI HALA VE TEYZELERİMİZİ VS.VS. BUGÜNMÜ HATIRLICAGIZ BUDA BATIDAN İTHAL OLMUŞ SAFSATA İŞTE BİZLERİ BÖYLE OYALIYORLAR
    AKILLI OLALIM
    AKILLI OLALIM
    AKILLI OLALIM

  • Eylem Aydın
    Eylem Aydın 09.03.2009 - 16:47

    Tüm kadınların Düya kadınlar günü kutlu olsun.

  • Ferruh Safak
    Ferruh Safak 09.03.2009 - 02:26

    Onur Bilge isimli uyeyi bana yasaklilar listesine aldiran terimdir.

  • Onur Bilge
    Onur Bilge 08.03.2009 - 15:54

    K A D I N L A R. G Ü N Ü N D E. E R K E K L E R İ Ç İ N! ..

    EVLİ ERKEKLERİN EVLERİNİN DUVARLARINA ASMALARI İÇİN:



    K A D I N. G i B İ. K A D I N! ..

    Onur BİLGE

    Bir kadın, ne kadar güzel, kültürlü, zarif, dürüst ve hoş olursa olsun; hırçın, huzursuz, ve asabiyse, son derece iticidir.

    Hangi erkek, böyle bir kadınla birlikte olmak ister? Yanınızda, lüzumsuz el kol hareketleriyle, asabi mimiklerle, dişlerini sıkarak konuşan, her an patlamaya hazır bir bomba ile ne kadar huzurlu ve mutlu olabilirsiniz?

    Şık giyinmek de önemlidir ama zarafet daha önemlidir. İnsan yaratılış itibarıyla hantal olabilir. Öyle ölçülü, öyle güzel yürüyen toplu hanımlar vardır ki onların yürüyüşlerini bile seyretmek, ruha huzur verir. Hele onlarla yürüyüşe çıkmak ne kadar mutlu eder insanı! Yere basışlarındaki yumuşaklık, adımlarındaki acelesiz huzurlu tempo ruhu rahatlatır.

    Zarafet, kadını şiirleştirir. Öne yıkılacakmış gibi, asker gibi, omuzları düşük, kambur, boynu, başını taşıyamıyormuş gibi bükülmüş, sallanarak veya sürüklenerek, ya da paldır küldür yürüyen bir kadın düşünün! ..

    Ne kadınlar vardır; tesettürlü de olsalar, süzülür gibi, dans eder gibi yürürler. Bir bardak su verirken, bardağı değil, dünyaları uzatırlar, insana! ‘Hizmet’ önemli değildir. ‘Sunuş’ önemlidir. Yumuşak, hoş bir hareketle, gözlerinin içi gülerek, saygı ve sevgi dolu bir bakışla uzatılan bardağın içindeki, her ne ise mutluluğa dönüşür. Daha içmeden huzur, mutluluk ve yaşama sevinci yayılır ruha. Sunulan suysa, su da hayatsa, bu su ab-ı hayattır! ..

    “Günaydın! Aşkım! Canım! ” demeseler bile öyle bir tebessümle gelirler ki yanınıza; hangi kötü ruh halinde olursanız olun, o anda gülümser, huzur duyar, onunla bütünleşiverirsiniz. Bir demet çiçek gibidirler. Cıvıl cıvıl bir kuş, berrak akan bir su, gün ışığı gibidirler. Uzaktan duyarsınız, sıcaklığını. Ona doğru yaklaştığınızın farkına bile varmazsınız. Mıknatıs gibi kendilerine çekmişlerdir sizi. Demir tozları gibi yapışır kalırsınız. Zaman durmuştur. Mekân orasıdır. Dünya o kadarcıktır. Kalabalığın sayısal değeri bire inmiştir. İkiye çıkmasına da lüzum yoktur.

    Şiir gibi yürürler. Şiir gibi dolanırlar etrafınızda. Şiir gibi konuşur, en güzel melodiler gibi gülerler. Ağlayışları da hiçbir kadının ağlayamayacağı kadar güzeldir.

    “Hiçbir kadın senin kadar güzel ağlayamaz.
    Bir yıldız yağmurudur, senin gözyaşların! ” der, Ümit Yaşar Oğuzcan.

    Film de onlardır, şarkı da, hayat da! Etiyle kemiğiyle gerçektirler; yaşattıklarıyla, hayal âleminin bireyleri…

    Dokunmaya kıyamazsınız. Bakmaya doyamazsınız.

    Okşasanız, saatlere düşman olursunuz!

    Birkaç ömür daha istersiniz, Yaratan’dan.

    Dünyanızı, cennete değişmezsiniz.
    Dans edercesine yaşamaktır, onunla günlük hayatı yaşamak.

    Gülümseyerek uyanırlar. Müzikle, oynarcasına çay yapmaya giderler. Telaşsız, cıvıl cıvıl güne başlayan sevimli kuşlar gibidirler. Geyşalar gibi… Onların tüm amaçları, erkeklerini mutlu etmektir. Onları mutlu ederek mutlu olurlar.

    Bir de hizmetçi ruhlu kadınlar vardır. Sabah sabah, oflaya puflaya yataktan kalkarlar. Söylene söylene, takur tukur temizliğe başlarlar. Kafanıza çarpar gibi kurarlar sofrayı. Mükellef bir kahvaltı sofrasında bile çekilmezler.

    Sadece bayanların mı romantizmden hoşlandıklarını sanıyorsunuz?

    Ya da sevilmekten?

    Erkeklerin de romantizme, sevgiye, ilgiye ihtiyaçları olduğunu düşünmüyor musunuz?

    Onlar, sevildiklerine inandıkları, doya doya sevgi aldıkları zaman, kahvaltılarını yapmış olurlar. O konuda akşama kadar acıkacaklarını, başkalarına ihtiyaç duyarak, avuç açacaklarını, sevgi dileneceklerini sanmıyorum.

    Akşam da aynı sıcaklıkla karşılanıp, aynı huzur ortamına çekildiklerinde, onlardan mutlu kimse olmaz. Kovsanız da yanınızdan ayrılmaz, ne kadın, ne erkek, kimseye ihtiyaç duymazlar. O sizindir. İmzayla, kanunen değil, bir köle gibi, seve seve! .. Artık herkes onu, sizden kıskansın!

    Sahabeden birisinin hanımı ekmeğini, suyunu güneşe koyar, sıcak su, kuru ekmek yermiş, kocası işinde öyle yiyor diye.

    Eşini, erkeğini kendisinden önce düşünür, İslam kadını!

    Onu ana gibi şefkatle sarar. Abla gibi kanat gerer üstüne.

    Kardeş gibi yanında, canında taşır. Arkadaş gibi omuz verir, paylaşır.

    Eşi olarak da tüm yüreğiyle, her şeyden çok sever, herkesten üstün tutar, sahip çıkar kardeşim!

    SAHİP ÇIKAR!

    Evde ne huzur veriyorsunuz da, dışarıdakilerden kıskanıyorsunuz?

    Her şey iyi gidiyorsa; onlar neden kendilerini dışarıya atıyorlar?

    Arılar, bal dolu kovanlarını neden terk ediyor?

    Acı yok, tatlı yok; evde duranın aklı yok!

    Kalıp gibi, KOLALI KADIN olmayın!

    Sinirden tir tir titreyen, söylenen, bağırıp çağıran, kavgazan, fettan, fetfaz bir kadın olmayın!
    Önce sakin olun!

    Huzur bulun; huzur verin!

    Sonra zarif olun!

    Daha sonra da duygusal olun.

    Akıllı olun, AKILLI!

    Unutmayın ki; onların herkesten önce, SİZE İHTİYAÇLARI VAR!

    ***

    Onur BİLGE


    31. Sayfadaki 616. yazım.


    http://www.antoloji.com/siir/siir/siir_SQL.asp? sair=42021&siir=778253&order=oto

  • Onur Bilge
    Onur Bilge 08.03.2009 - 15:53

    K A D I N L A R. G Ü N Ü N D E. E R K E K L E R İ Ç İ N! ..

    EVLİ ERKEKLERİN EVLERİNİN DUVARLARINA ASMALARI İÇİN:



    K A D I N. G i B İ. K A D I N! ..

    Onur BİLGE

    Bir kadın, ne kadar güzel, kültürlü, zarif, dürüst ve hoş olursa olsun; hırçın, huzursuz, ve asabiyse, son derece iticidir.

    Hangi erkek, böyle bir kadınla birlikte olmak ister? Yanınızda, lüzumsuz el kol hareketleriyle, asabi mimiklerle, dişlerini sıkarak konuşan, her an patlamaya hazır bir bomba ile ne kadar huzurlu ve mutlu olabilirsiniz?

    Şık giyinmek de önemlidir ama zarafet daha önemlidir. İnsan yaratılış itibarıyla hantal olabilir. Öyle ölçülü, öyle güzel yürüyen toplu hanımlar vardır ki onların yürüyüşlerini bile seyretmek, ruha huzur verir. Hele onlarla yürüyüşe çıkmak ne kadar mutlu eder insanı! Yere basışlarındaki yumuşaklık, adımlarındaki acelesiz huzurlu tempo ruhu rahatlatır.

    Zarafet, kadını şiirleştirir. Öne yıkılacakmış gibi, asker gibi, omuzları düşük, kambur, boynu, başını taşıyamıyormuş gibi bükülmüş, sallanarak veya sürüklenerek, ya da paldır küldür yürüyen bir kadın düşünün! ..

    Ne kadınlar vardır; tesettürlü de olsalar, süzülür gibi, dans eder gibi yürürler. Bir bardak su verirken, bardağı değil, dünyaları uzatırlar, insana! ‘Hizmet’ önemli değildir. ‘Sunuş’ önemlidir. Yumuşak, hoş bir hareketle, gözlerinin içi gülerek, saygı ve sevgi dolu bir bakışla uzatılan bardağın içindeki, her ne ise mutluluğa dönüşür. Daha içmeden huzur, mutluluk ve yaşama sevinci yayılır ruha. Sunulan suysa, su da hayatsa, bu su ab-ı hayattır! ..

    “Günaydın! Aşkım! Canım! ” demeseler bile öyle bir tebessümle gelirler ki yanınıza; hangi kötü ruh halinde olursanız olun, o anda gülümser, huzur duyar, onunla bütünleşiverirsiniz. Bir demet çiçek gibidirler. Cıvıl cıvıl bir kuş, berrak akan bir su, gün ışığı gibidirler. Uzaktan duyarsınız, sıcaklığını. Ona doğru yaklaştığınızın farkına bile varmazsınız. Mıknatıs gibi kendilerine çekmişlerdir sizi. Demir tozları gibi yapışır kalırsınız. Zaman durmuştur. Mekân orasıdır. Dünya o kadarcıktır. Kalabalığın sayısal değeri bire inmiştir. İkiye çıkmasına da lüzum yoktur.

    Şiir gibi yürürler. Şiir gibi dolanırlar etrafınızda. Şiir gibi konuşur, en güzel melodiler gibi gülerler. Ağlayışları da hiçbir kadının ağlayamayacağı kadar güzeldir.

    “Hiçbir kadın senin kadar güzel ağlayamaz.
    Bir yıldız yağmurudur, senin gözyaşların! ” der, Ümit Yaşar Oğuzcan.

    Film de onlardır, şarkı da, hayat da! Etiyle kemiğiyle gerçektirler; yaşattıklarıyla, hayal âleminin bireyleri…

    Dokunmaya kıyamazsınız. Bakmaya doyamazsınız.

    Okşasanız, saatlere düşman olursunuz!

    Birkaç ömür daha istersiniz, Yaratan’dan.

    Dünyanızı, cennete değişmezsiniz.
    Dans edercesine yaşamaktır, onunla günlük hayatı yaşamak.

    Gülümseyerek uyanırlar. Müzikle, oynarcasına çay yapmaya giderler. Telaşsız, cıvıl cıvıl güne başlayan sevimli kuşlar gibidirler. Geyşalar gibi… Onların tüm amaçları, erkeklerini mutlu etmektir. Onları mutlu ederek mutlu olurlar.

    Bir de hizmetçi ruhlu kadınlar vardır. Sabah sabah, oflaya puflaya yataktan kalkarlar. Söylene söylene, takur tukur temizliğe başlarlar. Kafanıza çarpar gibi kurarlar sofrayı. Mükellef bir kahvaltı sofrasında bile çekilmezler.

    Sadece bayanların mı romantizmden hoşlandıklarını sanıyorsunuz?

    Ya da sevilmekten?

    Erkeklerin de romantizme, sevgiye, ilgiye ihtiyaçları olduğunu düşünmüyor musunuz?

    Onlar, sevildiklerine inandıkları, doya doya sevgi aldıkları zaman, kahvaltılarını yapmış olurlar. O konuda akşama kadar acıkacaklarını, başkalarına ihtiyaç duyarak, avuç açacaklarını, sevgi dileneceklerini sanmıyorum.

    Akşam da aynı sıcaklıkla karşılanıp, aynı huzur ortamına çekildiklerinde, onlardan mutlu kimse olmaz. Kovsanız da yanınızdan ayrılmaz, ne kadın, ne erkek, kimseye ihtiyaç duymazlar. O sizindir. İmzayla, kanunen değil, bir köle gibi, seve seve! .. Artık herkes onu, sizden kıskansın!

    Sahabeden birisinin hanımı ekmeğini, suyunu güneşe koyar, sıcak su, kuru ekmek yermiş, kocası işinde öyle yiyor diye.

    Eşini, erkeğini kendisinden önce düşünür, İslam kadını!

    Onu ana gibi şefkatle sarar. Abla gibi kanat gerer üstüne.

    Kardeş gibi yanında, canında taşır. Arkadaş gibi omuz verir, paylaşır.

    Eşi olarak da tüm yüreğiyle, her şeyden çok sever, herkesten üstün tutar, sahip çıkar kardeşim!

    SAHİP ÇIKAR!

    Evde ne huzur veriyorsunuz da, dışarıdakilerden kıskanıyorsunuz?

    Her şey iyi gidiyorsa; onlar neden kendilerini dışarıya atıyorlar?

    Arılar, bal dolu kovanlarını neden terk ediyor?

    Acı yok, tatlı yok; evde duranın aklı yok!

    Kalıp gibi, KOLALI KADIN olmayın!

    Sinirden tir tir titreyen, söylenen, bağırıp çağıran, kavgazan, fettan, fetfaz bir kadın olmayın!
    Önce sakin olun!

    Huzur bulun; huzur verin!

    Sonra zarif olun!

    Daha sonra da duygusal olun.

    Akıllı olun, AKILLI!

    Unutmayın ki; onların herkesten önce, SİZE İHTİYAÇLARI VAR!

    ***

    Onur BİLGE


    31. Sayfadaki 616. yazım.


    http://www.antoloji.com/siir/siir/siir_SQL.asp? sair=42021&siir=778253&order=oto

  • Onur Bilge
    Onur Bilge 08.03.2009 - 15:53

    K A D I N L A R. G Ü N Ü N D E. E R K E K L E R İ Ç İ N! ..

    EVLİ ERKEKLERİN EVLERİNİN DUVARLARINA ASMALARI İÇİN:



    K A D I N. G i B İ. K A D I N! ..

    Onur BİLGE

    Bir kadın, ne kadar güzel, kültürlü, zarif, dürüst ve hoş olursa olsun; hırçın, huzursuz, ve asabiyse, son derece iticidir.

    Hangi erkek, böyle bir kadınla birlikte olmak ister? Yanınızda, lüzumsuz el kol hareketleriyle, asabi mimiklerle, dişlerini sıkarak konuşan, her an patlamaya hazır bir bomba ile ne kadar huzurlu ve mutlu olabilirsiniz?

    Şık giyinmek de önemlidir ama zarafet daha önemlidir. İnsan yaratılış itibarıyla hantal olabilir. Öyle ölçülü, öyle güzel yürüyen toplu hanımlar vardır ki onların yürüyüşlerini bile seyretmek, ruha huzur verir. Hele onlarla yürüyüşe çıkmak ne kadar mutlu eder insanı! Yere basışlarındaki yumuşaklık, adımlarındaki acelesiz huzurlu tempo ruhu rahatlatır.

    Zarafet, kadını şiirleştirir. Öne yıkılacakmış gibi, asker gibi, omuzları düşük, kambur, boynu, başını taşıyamıyormuş gibi bükülmüş, sallanarak veya sürüklenerek, ya da paldır küldür yürüyen bir kadın düşünün! ..

    Ne kadınlar vardır; tesettürlü de olsalar, süzülür gibi, dans eder gibi yürürler. Bir bardak su verirken, bardağı değil, dünyaları uzatırlar, insana! ‘Hizmet’ önemli değildir. ‘Sunuş’ önemlidir. Yumuşak, hoş bir hareketle, gözlerinin içi gülerek, saygı ve sevgi dolu bir bakışla uzatılan bardağın içindeki, her ne ise mutluluğa dönüşür. Daha içmeden huzur, mutluluk ve yaşama sevinci yayılır ruha. Sunulan suysa, su da hayatsa, bu su ab-ı hayattır! ..

    “Günaydın! Aşkım! Canım! ” demeseler bile öyle bir tebessümle gelirler ki yanınıza; hangi kötü ruh halinde olursanız olun, o anda gülümser, huzur duyar, onunla bütünleşiverirsiniz. Bir demet çiçek gibidirler. Cıvıl cıvıl bir kuş, berrak akan bir su, gün ışığı gibidirler. Uzaktan duyarsınız, sıcaklığını. Ona doğru yaklaştığınızın farkına bile varmazsınız. Mıknatıs gibi kendilerine çekmişlerdir sizi. Demir tozları gibi yapışır kalırsınız. Zaman durmuştur. Mekân orasıdır. Dünya o kadarcıktır. Kalabalığın sayısal değeri bire inmiştir. İkiye çıkmasına da lüzum yoktur.

    Şiir gibi yürürler. Şiir gibi dolanırlar etrafınızda. Şiir gibi konuşur, en güzel melodiler gibi gülerler. Ağlayışları da hiçbir kadının ağlayamayacağı kadar güzeldir.

    “Hiçbir kadın senin kadar güzel ağlayamaz.
    Bir yıldız yağmurudur, senin gözyaşların! ” der, Ümit Yaşar Oğuzcan.

    Film de onlardır, şarkı da, hayat da! Etiyle kemiğiyle gerçektirler; yaşattıklarıyla, hayal âleminin bireyleri…

    Dokunmaya kıyamazsınız. Bakmaya doyamazsınız.

    Okşasanız, saatlere düşman olursunuz!

    Birkaç ömür daha istersiniz, Yaratan’dan.

    Dünyanızı, cennete değişmezsiniz.
    Dans edercesine yaşamaktır, onunla günlük hayatı yaşamak.

    Gülümseyerek uyanırlar. Müzikle, oynarcasına çay yapmaya giderler. Telaşsız, cıvıl cıvıl güne başlayan sevimli kuşlar gibidirler. Geyşalar gibi… Onların tüm amaçları, erkeklerini mutlu etmektir. Onları mutlu ederek mutlu olurlar.

    Bir de hizmetçi ruhlu kadınlar vardır. Sabah sabah, oflaya puflaya yataktan kalkarlar. Söylene söylene, takur tukur temizliğe başlarlar. Kafanıza çarpar gibi kurarlar sofrayı. Mükellef bir kahvaltı sofrasında bile çekilmezler.

    Sadece bayanların mı romantizmden hoşlandıklarını sanıyorsunuz?

    Ya da sevilmekten?

    Erkeklerin de romantizme, sevgiye, ilgiye ihtiyaçları olduğunu düşünmüyor musunuz?

    Onlar, sevildiklerine inandıkları, doya doya sevgi aldıkları zaman, kahvaltılarını yapmış olurlar. O konuda akşama kadar acıkacaklarını, başkalarına ihtiyaç duyarak, avuç açacaklarını, sevgi dileneceklerini sanmıyorum.

    Akşam da aynı sıcaklıkla karşılanıp, aynı huzur ortamına çekildiklerinde, onlardan mutlu kimse olmaz. Kovsanız da yanınızdan ayrılmaz, ne kadın, ne erkek, kimseye ihtiyaç duymazlar. O sizindir. İmzayla, kanunen değil, bir köle gibi, seve seve! .. Artık herkes onu, sizden kıskansın!

    Sahabeden birisinin hanımı ekmeğini, suyunu güneşe koyar, sıcak su, kuru ekmek yermiş, kocası işinde öyle yiyor diye.

    Eşini, erkeğini kendisinden önce düşünür, İslam kadını!

    Onu ana gibi şefkatle sarar. Abla gibi kanat gerer üstüne.

    Kardeş gibi yanında, canında taşır. Arkadaş gibi omuz verir, paylaşır.

    Eşi olarak da tüm yüreğiyle, her şeyden çok sever, herkesten üstün tutar, sahip çıkar kardeşim!

    SAHİP ÇIKAR!

    Evde ne huzur veriyorsunuz da, dışarıdakilerden kıskanıyorsunuz?

    Her şey iyi gidiyorsa; onlar neden kendilerini dışarıya atıyorlar?

    Arılar, bal dolu kovanlarını neden terk ediyor?

    Acı yok, tatlı yok; evde duranın aklı yok!

    Kalıp gibi, KOLALI KADIN olmayın!

    Sinirden tir tir titreyen, söylenen, bağırıp çağıran, kavgazan, fettan, fetfaz bir kadın olmayın!
    Önce sakin olun!

    Huzur bulun; huzur verin!

    Sonra zarif olun!

    Daha sonra da duygusal olun.

    Akıllı olun, AKILLI!

    Unutmayın ki; onların herkesten önce, SİZE İHTİYAÇLARI VAR!

    ***

    Onur BİLGE


    31. Sayfadaki 616. yazım.


    http://www.antoloji.com/siir/siir/siir_SQL.asp? sair=42021&siir=778253&order=oto

  • Ferruh Safak
    Ferruh Safak 08.03.2009 - 02:37

    Dunya Kadinlar Gunu.

    Ayrica bize, kadinlarin meydanlarda halay cekmesinden rahatsiz olan baska kadinlarin varligini gosteren bir gun olmasiyla da dikkatleri uzerine ceken terimdir...

  • Deren Selma Güney
    Deren Selma Güney 08.03.2009 - 01:39

    dünya kadınlar günü ve benim doğum günüm

  • Murat Yalçın
    Murat Yalçın 07.03.2009 - 12:29

    dünya kadınlar günü.

  • Eylem Aydın
    Eylem Aydın 07.03.2009 - 11:04

    DÜNYA KADINLAR GÜNÜ!

  • Eylem Aydın
    Eylem Aydın 07.03.2009 - 11:04

    Bizim günümüz
    bize ait tek gün mü?

  • Nusret Orhan
    Nusret Orhan 06.03.2009 - 16:10

    8 Mart'ı siz kadınlara bıraktık, güle güle kullanın,
    kalan 364 gün bize ait :-)

  • Nusret Orhan
    Nusret Orhan 06.03.2009 - 16:08

    Bize doğumumuzdan ölümümüze kadar;
    Ana, eş, sevgili, kardeş ve arkadaş olan tüm kadınlarımızın,
    8 Mart Kadınlar günü şimdiden kutlarım.Nusret ORHAN

  • Aysen Erarslan
    Aysen Erarslan 01.12.2008 - 01:19

    Neden Dünya erkekler günü yok? çünkü her gün onların bizede lütfedip 8 mart'ı vermişler sağolsunlar :)

  • Adı Yok
    Adı Yok 23.11.2008 - 11:29

    dünya kadınlar günü diye kutlanır.ne diyeyse biz de kutlarız..
    benim için en romantik anlamı +5 yaptığımızda,doğumgünümün
    habercisidir :)

  • Perihan Pehlivan
    Perihan Pehlivan 02.04.2008 - 22:53

    Kadınlar günü. ne değişti, dünü bu günü. hakkını verelim hakkını.

  • Perihan Pehlivan
    Perihan Pehlivan 02.04.2008 - 22:52

    Kadınlar günü. ne deiğşti, dünü bu günü. hakkını verelim hakkını.

  • Ayşe Merve Koca
    Ayşe Merve Koca 29.03.2008 - 18:05

    DÜNYA KADINLAR GÜNÜ! ! ''dişilerine kötü davranan tek hayvan insandır''Jack LONDON......

  • Zehra Akcabay
    Zehra Akcabay 09.03.2008 - 14:48

    1.medyada sol eylemlerle ve pkk yandaşlarının mitingleriyle boy gösteren bir gün.
    2.bazı üreticilerin ürün satmak için gündemde tutmaya çalıştığı bir gün.
    3.hediye isteyen bazı kadınların hediye almayı bahane ettikleri bir gün.
    8 mart ta ne olmuşta kutlanıyor diye okuduğum bir makalede bugünün kutlama yapılacak bir gün olmadığı ortaya çıkıyor.ama bazı zihniyetlerin olayları yorumlama şekli farklı:New York'ta bir grup kadın ücret düşüklüğü ve uzun çalışma saatleri gibi sebeplerle çalıştığı fabrikada grev yapar.polisin onları fabrikada tutduğu bir sırada bilinmeyen sebeplerden dolayı fabrikada yangın çıkar ve kadınlar diri diri yanarak ölür.birleşmiş milletlerde 1977 de bu günü dünya kadınlar günü diye kabul eder.
    bu olaylara bakıldığında bugünü kutlama günü olarak ilan eden ve kutlayanların aklına şaşırmamak mümkün değil.yas günü edilse yine biraz anlam taşırdı bence.

  • Alper Yalcin
    Alper Yalcin 08.03.2008 - 23:13

    Kadınlar

    Ve kadınlar,
    bizim kadınlarımız:
    korkunç ve mübarek elleri,
    ince, küçük çeneleri, kocaman gözleriyle
    anamız, avradımız, yarimiz
    ve sanki hiç yaşamamış gibi ölen
    ve soframızdaki yeri
    öküzümüzden sonra gelen
    ve dağlara kaçırıp uğrunda hapis yattığımız
    ve ekinde, tütünde, odunda ve pazardaki
    ve karasabana koşulan
    ve ağıllarda
    ışıltısında yere saplı bıçakların
    oynak, ağır kalçaları ve zilleriyle bizim olan
    kadınlar,
    bizim kadınlarımız

    Nazım Hikmet Ran

    Dünya emekci kadinlar günü kutlu olsun....

  • Özgecan Erener
    Özgecan Erener 08.03.2008 - 21:02

    Bugün; -)

  • Deniz Sevimli
    Deniz Sevimli 08.03.2008 - 00:07

    sigarayı bırakma kararı aldığım gün

  • Didem Kaplan
    Didem Kaplan 07.03.2008 - 16:15

    kapitalizmce içi boşlaştırılan,sembol olarak hediyelerin alınması gösterilen,bir sevgililer günü misali sermayenın kurbanı olan zavallı gün...
    oysakı new yorkta yakılan emekçi kadınlarımızın anılması adına her yıl buruklukla anmamız gereken bir gün 8 mart!
    unutmayalım 8 mart dünya EMEKÇİ kadınlarının güünüdür! erkek hegomanyasına karsı siper olabıleceğimiz,yanyana omuz omuza hakkımızı arayacağımız gün!

  • Can Akın
    Can Akın 11.08.2007 - 18:17

    KADININ ADI VAR KADININ ADI 'İNSAN'

    DÜNYA KADINLAR GÜNÜ 8 MART 2007 KONUŞMA METNİM

    DEGERLİ ARKADAŞLARIM... MESLEKTAŞLARIM...

    Bu gün Dünya Kadınlar Günü. Dünya ve ülkemizdeki kadınların toplum içindeki konumlarını, sorunlarını ve nerden nereye geldiklerini konuşup, tartışıp ve istatiksel verileri de değerlendirdikten sonra kadınlarımız ile ilgili her şeyi bir yıl daha unutabiliriz.

    Dünya nüfusunun yarısını oluşturan kadınların halen 21.yy da ayrımcılığa, şiddete, tacize, baskıya ve daha bilemediğimiz bir sürü acıya maruz kalması, insanlığın en büyük utancıdır.

    8 Mart gibi bir güne; kadınları ve onların toplum içindeki yerini hatırlamak için gerek görülse de, aslında her gün kadınların toplum içindeki konumlarının, yaşam şartlarının, maddi ve manevi haklarının ve her şeyden önemlisi de Eğitim ve Öğrenim durumlarının iyileştirilmesi bu konularla ilgili başarılı çalışmaların yapılması gerekmektedir.

    Nasıl ki bir kuşun uçmak için iki kanadı var ise ve tek kanatlı olarak uçamıyorsa; insanlarda Yaşam Sahnesinde Erkek ve Kadın olarak, kuşun kanatları gibidir.

    Erkek egemen dünya toplumu yüz yıllardır tek kanatla uçmaya çabalamaktadır. Bu kanat çok güçlenmiştir. Semirmiştir. Ve uçmayı istemektedir. Fakat diğer kanat yüzyıllardır yerlerde sürünmekte ve acı çekmektedir.

    Güçsüzdür. Yaralıdır. Ve kırıktır.

    Nasıl ki sizler burada bir kuşun, zayıf ve kırık bir kanatla uçamayacağını net bir şekilde gördüğünüz gibi, insanlık da kadınların yaşamdaki konumlarını iyileştirmedikçe, kadını eşit haklara ve değerliliğe sahip kılmadıkça uçmakta başarılı olamayacaktır. Uçmak medenileşmektir. Uygar bir dünya toplumu yaratmaktır.

    Medeni ve uygar bir dünyayı oluşturmak, dünya toplumunun asil hedefi olmalıdır.

    Medeniyet ve uygarlık; 'Toplumun zenginliği ve yüksek teknolojisi' demek değildir.

    Uygarlık; topluluğu oluşturan varlıkların düşüncelerinde, yaşamlarında bir biri ile ilişkilerinde ve ürettikleri değerleri paylaşımlarında ve kullanma amaçlarında; ne kadar bilinçlerinin gelişkin olduğu ile ilgilidir.

    Dünya toplumu olarak teknolojik bir toplumuz, zenginiz, zekiyiz diyebiliriz. Fakat asla uygar ve medeni değiliz.

    Ne zaman dünyada ara sıra hatırlanmak için hiçbir özel güne ihtiyaç duyulmaz ve kadın erkek insanların tek, tek hepsi değerli olur ve yaşamı sevinç-bolluk içinde yaşar ve topluma hizmet ederse, işte o zaman uygarlığı konuşabiliriz.

    Dünya toplumlarının bir kısmının kendini uygar ve medeni olarak adlandırması da bir şeyi ifade etmez.

    Ne zamanki; dünyada aç ve sefalet ve şiddet içinde bir insan kalmazsa, işte o zaman uygar olabilirler.

    Hiçbir insan, diğer bir insanın sefalet, korku baskı altında yaşadığı bir dünyada, onunla aynı mekanı paylaştığı ve yaşadığı sürece; ne medeni sayılır ne de uygar.

    Bu nedenle Dünya Toplumlarında ve Ülkemizde kadınlarımızın eğitimlerine ve toplumun bilinçlendirilmesine özellikle özen gösterilmeli ve takipçisi olunmalıdır.

    İnsanlığın tek düşmanı cahilliktir. 'Kadın veya erkek, insanlar eğitilmelidir.'

    Özellikle kadınlarımızı bir sonraki neslin yaratıcısı olacağı için eğitmeliyiz. Ve yaşam şartlarını iyileştirmek için onları ekonomik bağımsızlıklarını kazanacak şekilde yetiştirmeliyiz.
    Kadınlarımızın özgür ve eğitimli olmalarından, işyerlerinde iyi yerlere gelmelerinden ve yönetimi temsil etmelerinden korkmamalı ve onları bastırmamalıyız.

    Onlar hak ettikleri yere geldiklerinde toplumu ve diğerlerini kalkındırmak ve yüceltmek ve yükseltmek için mutlaka ellerini diğerlerine ve topluma uzatacaklardır.

    Çünkü kadınlar sevgiyi temsil eder.

    Ve Dünya toplumlarının her şeyden önce kadınları ile birlikte yürümeye, var olmaya ve uçmaya ihtiyaçları vardır.

    Uçmak uygarlaşmak, medenileşmektir.

    Medenileşmek, diğerleri ve yaşamla ilgili 'Sorumluluk almak' demektir;

    Sorumluluk almak, diğerlerini de yükseltmek, yüceltmek ve paylaşmaktır.

    Dünyada daha iyi ve daha erdemli insan gibi bir yaşam sürmemiz için her günün Kadınlar Günü bilincinde geçirilmesi dileğimle,

    Tüm Dünya kadınlarının, Günü kutlu olsun.

    SAYGILARIMLA....

    CAN AKIN ANTWERPEN - BELÇİKA

    http://www.turklider.org/TR/EditModule.aspx? tabid=1038&mid=8373&ItemID=6158&ItemIndex=16

  • Hatice Yavuzdurmaz
    Hatice Yavuzdurmaz 15.03.2007 - 13:03

    http://elmaaltshift.blogspot.com/2007/03/ecobella-home-kadnlar-gn.html
    tüm erkeklere...

  • Necla Temurlenk
    Necla Temurlenk 10.03.2007 - 19:56

    bize bunu Atatürk verdi...müslüman ülkeler arasında Türkiyenin farkı...

  • Meryem Canbaz
    Meryem Canbaz 09.03.2007 - 14:44

    sabah güzel bir mesaj ve akşam kavga demek.bi karanfili bile haketmemekmiş.
    erkekler odun işte bu günü de batırırlar böyle

  • Ceren Ceren
    Ceren Ceren 08.03.2007 - 23:32

    kızlar gününüde dört gözle bekliyoz.

  • Yağmur Bulut
    Yağmur Bulut 08.03.2007 - 22:36

    Erkeklerin ^^Kadınlar Günü'nü^^ bahane ederek bol bol ^^nutuk atma gününe^^ dönüştürdükleri, ayrıca da kadınların hayatında hiçbir şeyin değişmediği kısır bir gün.

    Televizyonda bir beyefendiye soruyorlar, kadınlar neden mutsuz? diye.
    Alınan cevap şu ^^ mutsuz olmaları için ben bir sebep göremiyorum^^

    Ne güzel değil mi?

    Bizim adımıza erkeklerin karar vermesinden ÇOK SIKILDIK. Erkeklerin bize gün bağışlamalarından da hoşlanmıyoruz.

  • Mustafa Nihat Malkoç
    Mustafa Nihat Malkoç 08.03.2007 - 20:26

    DÜNYA KADINLAR GÜNÜNDE KADINA KARŞI ŞİDDET MESELESİ

    M.NİHAT MALKOÇ

    Dünya bahçesinin gülüdür kadınlarımız… Onların olmadığı bir dünyayı düşünmek başlı başına bir kâbustur. Zira kadının olmadığı bir dünya nerden baksanız eksiktir. Bazen aralarında küçük tatsızlıklar yaşansa da, birbirlerini üzseler de kadınla erkek bir elmanın iki eşit yarısı gibidir. Bütünü oluşturmak için muhakkak bir araya gelmeleri gerekir.

    Dünya kültürünün ve medeniyetinin vücut bulmasında kadınların rolü büyüktür. Kadına hak ettiği değeri fazlasıyla veren ve onun toplumda itibar sahibi onurlu bir fert olmasını sağlayan Atatürk, bu emsalsiz varlıklar için şu mühim vecizeyi söylemiştir: 'Şuna kani olmak lâzımdır ki, dünya yüzünde gördüğümüz her şey kadının eseridir...'

    Dünyada kadınların elinin değmediği yenilik yok gibidir. Gerçekten de dünyadaki her eserde kadının hüneri apaçık görülmektedir. Onlar erkeklerin yaptığı işlerin pek çoğunu yapmakla kalmamış, evin kadını, çocukların annesi olması rolüyle asıl ağır yükü omuzlamışlardır. Geleceğin nesli onların maharetli ve mübarek ellerinden geçmiştir.

    Kadın her alanda erkeğinin yanında yer almıştır. Onun ağır yükünü paylaşarak hafifletmiştir. Analık ve eşlik vazifelerini şikâyete mahal vermeden büyük bir görev aşkıyla, zevkle ve hakkıyla yerine getirmiştir. Onlar kurdukları yuvaların temellerinin sağlam olması için her türlü fedakârlığı ve feragati göstermişlerdir. Ezilmeyi göz önüne almışlar, hatta ezilmişlerdir. Fakat hiçbir zaman ezenlerden olmamışlardır.

    Günümüzde kadınlar erkeklerle birlikte tahsil görerek cehalet karanlığından uzaklaşmışlardır. Artık onlar da hayatın tam ortasında bulunmakta, tüketen değil, üreten kesinim içinde yer almaktadırlar. Artık onlara yiyici, ekmek düşmanı gözüyle bakılmamaktadır. Zira onlar sadece evde hamur yoğurmakla kalmayıp aynı zamanda eve ekmek getirmektedirler. Buna ilave olarak evde de ağır bir işçi gibi çalışmaktadırlar. Atatürk'ümüzün kadının eğitimiyle ilgili olarak sarf ettiği şu sözler ne kadar manidardır:

    'Kadınlarımız, hatta erkeklerden daha çok aydın, daha çok verimli, daha çok bilgili olmaya mecburdurlar. Daha esenlikle, daha dürüst olarak yürüyeceğimiz yol vardır. Büyük Türk kadınını çalışmalarımızda ortak kılmak, hayatımızı onunla birlikte yürütmek, Türk kadınını bilimsel, ahlâki, sosyal, ekonomik hayatta erkeğin ortağı, arkadaşı ve yardımcısı yapmak yoludur. Bir toplum aynı amaca bütün kadınlar ve erkekleriyle beraber yürümezse fen ve bilimde yükselmesine imkân ve ihtimal yoktur.'

    Erkeklerin adeta eli, ayağı ve dili olan kadınlarımız bunca fedakârlıklarına karşılık bulamamaktadırlar. Maalesef günümüzde kadınlarımız onca yararlılıklarına rağmen şiddete maruz kalmaktadırlar. Bu, çağdaş Türkiye'nin ağlayan yüzüdür. Bu çirkin suret bizi gelişmiş dünya devletlerine karşı küçük düşürüyor. Ülkemiz bu ilkelliği asla hak etmiyor.

    Kadına karşı şiddet dünyanın genel sorunlarından biridir. Fakat geri kalmış ülkelerde diğerlerine nazaran daha yaygındır. Birleşmiş Milletler Kadınlara Yönelik Şiddetin Önlenmesi Bildirgesi kadınlara yönelik şiddeti; 'ister kamusal isterse özel yaşamda meydana gelsin, kadınlara fiziksel, cinsel veya psikolojik acı veya ıstırap veren veya verebilecek olan cinsiyete dayanan bir eylem veya bu tür eylemlerle tehdit etme, zorlama veya keyfi olarak özgürlükten yoksun bırakma' (1. madde) şeklinde tanımlamaktadır. Bu tanımın son yorumlamalarına 'kadını ekonomik ihtiyaçlardan yoksun bırakmak' da dâhil edilmiştir.

    Kadına karşı şiddet, en sık rastlanılan kadının insan hakları ihlallerindendir. Üstelik bu sadece Türkiye'nin meselesi de değildir. Gelişmişler de dâhil olmak üzere pek çok dünya ülkesinde hayatın yükünü sırtında taşıyan kadınlara şiddet uygulanmaktadır. Bu insanlık dışı bir eylemdir, bizimle her şeyini paylaşan kadına vefasızlığın en vahimidir.

    Kadın anadır, bacıdır, abladır, teyzedir, haladır, ninedir, en mühimi de sadık bir eştir. Kadınlar dövülmek için değil sevilmek içindir. Onlar dövülmeye değil, bir gül misali koklanmaya, sevilmeye layıktırlar. Erkek kadınsız her zaman eksiktir, yarımdır. Dünya kadınların omuzlarında yükselmeye devam edecektir. Onları çok seviyoruz.

  • Ece Özdemir
    Ece Özdemir 08.03.2007 - 17:40

    Kadın olmak çok avantajlıdır çünkü kadın dünyası daha duyarlı, daha renklidir...Estetik...Daha çok çeşit deneyim içeren bir dünyadır...Kadın olunca tüm dünyayı kuşatırsınız...Bu kuşatma için gerekli donanım bize sağlanmıştır...Ama eğitim şarttır...Üretim şarttır...Bilinç şarttır...
    Kadın daha çok ve daha etraflıca düşünür, daha çabuk affeder... Daha çok şefkat gösterir...Kadın konulara daha esnek bakabilir...Değişime daha açıktır...Her kadın güzeldir...
    Kısaca kadın olmak demek, bir bütünün tamamlayıcısı olmak demek...Kadın olmak demek yaşamın taaa kendisidir...

  • Ayrılanlar Hala
    Ayrılanlar Hala 08.03.2007 - 10:54

    Dünya emekçi kadınlar gününü kutlarım.
    Bayanlara değer verelim artık orta çağda değiliz,onlar anneleriniz,eşleriniz,kardeşleriniz.

    Dünya denen ortak yaşama yerini ortak paylaşımlarla güzelleştirelim.
    Bayanların üzerindeki yükü hafifletmeye çalışın erkekler,yemek yapmayı öğrenin, çocuk bakmasını, yaşlı bakımını.

    Bayanlardan SÜPER KADIN olma beklentisini aklınızdan çıkarın, onlarda insan robot değil. :)

    Çocukta yaparız, kariyerde ama robot değiliz!

  • Cem Sagol
    Cem Sagol 08.03.2007 - 10:23

    Bizce, Türkiye Cumhuriyeti anlamınca kadın, bütün Türk tarihinde olduğu gibi, bugün de en muhterem mevkide, herşeyin üstünde yüksek ve şerefli bir varlıktır.

    Mustafa Kemal Atatürk.....

  • Meral Dağkıran
    Meral Dağkıran 08.03.2007 - 10:22

    8 Mart *Dünya Emekçi Kadınlar Günü* kutlu olsun...içini boşaltmadan,yozlaştırmadan kutlayacağımız bir gün değil insanca yaşabileceğimiz günler umuduyla...

  • Cem Sagol
    Cem Sagol 08.03.2007 - 10:21

    Kadınlarımız erkeklerden daha çok aydın, daha çok verimli, daha çok bilgili olmak zorundadırlar.

    Mustafa Kemal Atatürk........

  • Harun İşlek
    Harun İşlek 08.03.2007 - 10:02

    Evinde hayvan beslemek gibi bir niyeti olup, kocası tarafından engellenen bayanın hakkının savunulduğu...

    Türbanlı olduğu için, eğitim hakkı elinden alınan bayanların gözardı edildiği sıradan günlerden bir tanesi...

    Hiç bir kıymeti yok gözümde...

  • Harun İşlek
    Harun İşlek 08.03.2007 - 09:56

    Sol ' un yeni malzemesi...

    Seçimler ve 2007 yılı için önemli bir gün.....kullanabilene...

    1 Mayıs'ı merak ediyorum... :)

  • Garbi Yeli
    Garbi Yeli 08.03.2007 - 08:45

    'Kadınlarımızın genel görev ve çalışmalarda paylarına düşen işlerden başka, en önemli, en hayırlı, en faziletli bir ödevleri de 'iyi anne' olmalarıdır.

    Ey kahraman Türk kadını, Sen yerde sürüklenmeye değil, omuzlar üzerinde göklere yükselmeye layıksın.
    Dünyada her şey kadının eseridir.
    Kadınlarımız eğer milletin gerçek anası olmak istiyorlarsa, erkeklerimizden çok daha aydın ve faziletli olmaya çalışmalıdırlar.
    Büyük başarılar, kıymetli anaların yetiştirdikleri seçkin evlatlar sayesinde olmuştur.
    Milletin kaynağı, toplumsal hayatın temeli olan kadın ancak faziletli olursa görevini yerine getirebilir.'


    M.Kemal ATATÜRK

  • Pinar Kufaci
    Pinar Kufaci 07.03.2007 - 23:36

    D-U-N-Y-A kadinlar gunu. 'calsin davullar,oynasin hanimlar' :)) e musadenizle o kadarcik oluversin!

  • Zerrin Caner
    Zerrin Caner 07.03.2007 - 15:03

    8 Mart bazı feminist grupların aşırılık yapabilecğini sanma, bir takım snop kadınların takıp takıştırıp derneklerde yemekler düzenleme ve boy gösterme günü değil, işyerlerinde tacize uğrayan, evlerinde ezilen, hala töre cinayetlerine kurban giden, 13 yaşındaki çocukların berdel verildiği günümüzde dünya ve yurdumuz kadınının haklarını koruma ve kadınımızı bilinclendirme günüdür...

  • Aylin Mutlu
    Aylin Mutlu 07.03.2007 - 13:04

    Sadece bizim günümüz! ha ha ha

  • Ela Mihrace
    Ela Mihrace 06.03.2007 - 22:18

    Avrupa da onca yıl önce emeklerinin karşılığını almak isterken ölen kadınların anısına kutlanan 8 Mart dünya kadınlar günü şimdilerde yasadışı örgütlerin propaganda günü oldu saptırılmış sapıtılmış birgün diğer özel günler gibi