Kültür Sanat Edebiyat Şiir

  • Elif23.06.2003 - 22:16

    elifi elifine

    Sözlükteki anlamı: Tam, tam olarak, noktası noktasına:

    'Saat şimdi elifi elifine dokuzu gösteriyordu.'- H. Taner.

  • ezan23.06.2003 - 21:22

    Ezan kelimelerinin manaları nasıldır?

    CEVAP
    Ezanın kelimeleri yedidir.

    1- Allahü ekber:

    Allahü teâlâ, büyüktür. Ona bir şey lazım değildir. Kullarının ibadetlerine de muhtaç olmaktan büyüktür. İbadetlerin, Ona faydası yoktur. Bunu, zihinlerde iyi yerleştirmek için, bu kelime, dört kere söylenir.

    2- Eşhedü en la ilahe illallah:

    Kibriyası, büyüklüğü ile ve kimsenin ibadetine muhtaç olmadığı halde, ibadet olunmaya Ondan başka kimsenin hakkı olmadığına şehadet eder, elbette inanırım. Hiçbir şey Ona benzemez.

    3- Eşhedü enne Muhammeden Resulullah:

    Muhammed aleyhisselamın, Onun gönderdiği Peygamberi olduğuna, Onun istediği ibadetlerin yolunu bildiricisi olduğuna ve Allahü teâlâya, ancak Onun bildirdiği, gösterdiği ibadetlerin, yaraşır olduğuna şehadet eder, inanırım.

    4 ve 5- Hayye alessalah, hayye alelfelah:

    Müminleri, felaha, saadete, kurtuluşa sebep olan namaza çağıran iki kelimedir.

    6- Allahü ekber:

    Ona layık bir ibadeti kimse yapamaz. Herhangi bir kimsenin ibadetinin Ona layık, yakışır olmasından, çok büyüktür, çok uzaktır.

    7- La ilahe illallah:

    İbadete, karşısında alçalmaya müstehak olan, hakkı olan ancak Odur. Ona layık bir ibadeti kimse yapamamakla beraber, Ondan başka kimsenin ibadet olunmaya hakkı yoktur.

    kaynak: www.dinibilgiler.org/BirBileneSoralim/Namaz/EzanveIkamet.htm

    ayrıca bkz: www.geocities.com/SoHo/Easel/3809/ezan.htm
    www.ezan.projesi.com

  • ezan23.06.2003 - 21:18

    EZAN-I ŞERİF

    Sabah Namazı Ezanı
    http://www.dostfm.com/ra/rams/ezan/sabah_ezani.ram

    Öğle Namazı Ezanı
    http://www.dostfm.com/ra/rams/ezan/ogle_ezani.ram

    İkindi Namazı Ezanı
    http://www.dostfm.com/ra/rams/ezan/ikindi_ezani.ram

    Akşam Namazı Ezanı
    http://www.dostfm.com/ra/rams/ezan/aksam_ezani.ram

    Yatsı Namazı Ezanı
    http://www.dostfm.com/ra/rams/ezan/yatsi_ezani.ram

    Ezan Duası
    http://www.dostfm.com/ra/rams/ezan/ezan_duasi.ram
    (Arapça ve Türkçe)


    web sayfalarından dinleyebilirsiniz.

  • ezan23.06.2003 - 21:01

    www.kuranikerim.com/islam_ansiklopedisi/E/ezan.htm:

    Medine'ye hicretin birinci yılında birbirlerini 'es-salâh es-salâh (namaza namaza) ' veya 'es-salâtü câmlatün (namaz toplayıcıdır, namaz için toplanın) ' şeklinde namaza davet ederlerdi. Ancak bu şekildeki bir çağrı yeterli olmuyor, uzakta oturanlar bu sesi duymadıkları için namaza yetişemiyorlar ve bu yüzden de İslâm cemâatinin biraraya gelmesinde zorluklar oluyordu. Peygamber efendimiz (s.a.s.) sahâbelerini toplayarak namaza çağırmak için nasıl bir yöntem kullanmak gerektiğini kendileriyle istişâre etti. Sahâbîler birçok teklif getirdiler:

    Peygamber efendimiz (s.a.s.) sahâbelerini toplayarak namaza çağırmak için nasıl bir yöntem kullanmak gerektiğini kendileriyle istişâre etti. Sahâbîler birçok teklif getirdiler:

    - Çan çalalım ya Resulullah.
    - O hıristiyanların adetidir, olmaz.
    - Boru çalalım.
    - O yahudilerin adetidir, olmaz.
    - O zaman ateş yakalım ya Resulullah.
    - O da mecusilerin adetidir, bu da olmaz.

    Bayrak dikme teklifi de uygun görülmeyince müslümanlar ortak bir karara varamadı ve toplantı sona erdi. Abdullah b. Zeyd de diğer sahâbiler gibi üzüntüyle evine döndü ve yattı. Abdullâh şöyle anlatır:

    'Ben de üzüntülü olarak yatmıştım. Uyku ile uyanıklık arasında iken üzerinde yeşil elbisesi olan biri yanıma geldi, bir duvârın üzerinde durdu. Elinde bir çan vardı. Aramızda şu konuşma geçti:

    - Onu bana satar mısın?
    - Onu ne yapacaksın?
    - Namaz için çalarız.
    - Ben sana bu konuyla ilgili daha hayırlı bir şey versem olmaz mı?
    - Olur, dedim. Hemen kıbleye karşı durdu ve okumaya başladı:
    'Allahu Ekber, Allahu Ekber
    Allahu Ekber, Allahu Ekber
    Eşhedü en Lailahe illallah,
    Eşhedü en Lailahe illallah
    Eşhedü enne Muhammeden
    Resûlullah Eşhedü enne Muhammeden
    Rasûlullah Hayyaala's-salâh, Hayyaala's-salâh Hayyaala'l-felâh, Hayyaala'l-felâh Allahu Ekber, Allahu Ekber
    La ilahe illallah '

    Sabahleyin Abdullah b. Zeyd gece gördüğü rüyayı Resulullah'a anlattı. Aynı gece onunla birlikte birçok sahâbe de benzer rüyalâr gördüklerini anlattılar. Öğretilen ezanda değişiklik yoktu. Hz. Ömer de aynı rüyayı görenler arasındaydı. Hz. Peygamber (s.a.s.) her birini dinledikten sonra Zeyd'e dönerek, 'Gördüğünü Bilâl'e anlat (öğret) ezanı Bilâl okusun; onun sesi seninkinden gürdür' buyurdu. Namaz vakti gelince Bilal Medine'nin en yüksek yerine çıkarak gür sesiyle İslâm'ın ilk ezanını okudu.

    Namaz vakitlerini bildirmek için okunan ezanın ne şekilde olduğu Kur'an-ı Kerîm'de bildirilmemiş, ancak Hz. Peygamber (s.a.s.) 'e vahiyle bildirilmiş ve onun kelimeleri bizzat Cebrail (a.s.) tarafından öğretilmiştir. Şu âyet-i kerimeler ezanın Allah'tan geldiğini gösterir:

    'Siz namaza çağırdığınız zaman onlar o çağrıyı eğlence ve alay konusu yapıyorlardı' (el-Mâide,5/58) .

  • crow23.06.2003 - 16:54

    The Crow (1994)
    Yonetmen: Alex Proyas
    Yazan: James O'Barr (Çizgi roman yazarı ve çizeri)
    Senaryo: David J. Schow, John Shirley (III)
    Oynayanlar:
    Brandon Lee.... Eric Draven (The crow)
    Ernie Hudson.... Polis Albrecht
    Michael Wincott.... Top Dollar
    David Patrick Kelly.... T-Bird
    Sofia Shinas.... Shelly Webster

    Film hakkında söylenecek çok şey var. Hem filmin içinde hem de dışında olan mistik olaylar seyirciyi daha da kendine çekiyor. Aynı adla ünlü çizgi-romandan çok iyi bir şekilde adapte edilmiştir. Çizgi romanın yaratıcısı James O'Barr yanlış bilmiyorsam, sevgilisi bir ara sokakta bir çete (gang) tarafindan saldırıya uğrayarak öldürülmüş. Yaşadığı bunalım, üzüntü ve intikam duygusu sonra The Crow adlı aşk ve intikam üzerine kurulu karanlık (gothic) öykülü çizgi-romana ilham olmuştur. Filmi çizgi-romanıyla ve sadece öyküsüyle değil oyuncuları, film müzikleri, teması, yapılışı, gelişen olaylarla yani her şeyiyle 1994,13. Cuma günü sinemalarla sansasyon yaratir.

    Filmin baş rol oyuncusu Brandon Lee (Eric Draven) film sırasında vucudunda kan torbalarının patlaması için gereğinden fazla miktarda barut konulmasından dolayı ters bir yerinden yaralanıp hastaneye yetiştirilemeden kan kaybından ölmüştür. Silahların içine birsine gerçek kurşun konuldu söylentileri de vardır. Bu açıdan daha çok dikkat çeken sadece ölümü değil, canlandırdığı roldaki karakterinin de ölüp sonra canlanması ve de yapımcılar tarafından bilgisyarla Brandon Lee'nin de canlandırılması çok ilginç tesadüflerdir. Tesadüfler böyle bitmez tabi, çok ünlü olan babası Bruce Lee'de mafyanın arkasında olduğu düşünülen bir suikasta kurban gitmiştir.. İlginç olan Bruce Lee'nin bir filminde de canlandırdığı ünlü aktör karekterin çoğu insan tarafından öldürülme sahnesinde Mafya'nın oyuncuların arasına karışıp gerçek silahla öldürme girşimi ve olayın Brandon Lee'nin ölümüyle benzeşmesi, Brandon Lee ölümünün de bir set-up (oyun) olduğu söylentilerine yol açmıştır. Bruce Lee ve Elvis gibi o da öldü mü ölmedi mi söylentilerinin arasına karışmıştır. Tabi işin arkasında Mafya'dan korunmak için yapması ve Bruce Lee'nin film temalarında ki olayların gelişiminde ki benzerlikler bu söyletileri güçlendirir.

    The Cure, NIN, Pantera, RATM gibi ünlü gruplardan oluşan soundtrack kaliteli şarkılarıyla da çok dikkat çekmiş ve filme daha çok hayran kazandırmıştır.90'lıların batı müziğinde ki evrimi iyi yansıtığı ve yeni muzik devriminin temsilcelirinden olduğu söylenip, batı müzik piyasasında ve tar'hinde yerini almıştır.

    Filmdeki karekterlerin canladıran oyuncuların muhteşem performansı (hele David Patrick Kelly'nin ölmeden önce Crow'la olan konuşması) , gothic tarzadaki tema ve çekimler 1994 çıkan filmi sinema tarihine kısa süre de sokmuştur. Konu o kadar iyi işlenmiştir ki filmdeki vahşet ve şiddet izleyenlere adalet yerini buldu anlamında kötüleri cezanladırmasi, bir tatmin duygusu verdiğinden daha da ilgi çekmiştir. Esasında erkeğin aşık olduğu kadını koruma duygusunu tema olarak alarak bunu mistikleştirip, kaba kuvetle adletin uygulşanması da işin içine girince, insanların ilkel duygularını yakalayarak filmle kendisini bütünleştirir.

    1994 Filmi ve Brandon Lee'yi daha bilmediğim bir zamanda Londra'dayken sanş eseri izledikten sonra bir daha bir daha izleyip hala sıkılmadan izlediğim film. İkincisi ve 3,4 ve dizileri ilgi görmese de bence The Crow kendi başına Highlander filminden sonra ciddi bir şekilde seyirciye haz veren bir filmdir.

  • vietnam23.06.2003 - 13:49

    Ben de eskiden bir gazetede Vietnam Savaşıyla ilgili çok gerçekçi bir karikatür görmüştüm.

    İlk karede (bildiğimiz filmlerdeki giysili) Vietkong'lu asker elinde tüfeği ile elleri havada teslim olmuş ABD'li askerini, Vietnam haritasından dışarı atıyor. İkinci karede ise bu sefer, aynı ABD'li asker, elinde Coca Cola şişesi ile bu sefer elleri havada teslim olmuş, aynı Vietkong'luyu, Vietnam haritasına geri sokuyordu.

    Komik ama acı, acı ama gerçek...

  • vietnam23.06.2003 - 11:04

    Sinemada Vietnam Savaşı:

    'La Section Anderson (The Anderson Platoon-1967) ' belgeseli dışında Vietnam Savaşı gerçek anlamıyla 'The Boys in Company C(1978) ' filmiyle ekranda göründü. Ancak Amerika'nın kendi yakın tarihini keşfetmesi 'Avcı (The Deer hunter-1978) ' filmiyle oldu. Esas Coppola'nın Kıyamet(Apocalypse Now - 1979) adlı filmindeki alegorik uzun yolcuk çarpıcıdır.

    Sylvester Stallone'nin 'Rambo: Blood (1982) ', Chuck Norrıs'in 'Missing in Action' (1984) gib atmasyon filmlerine karşın; Oliver Stone'un yönettiği en iyi film dalında 'Müfreze(Platoon) ' ile Oscar aldığı, Stanly Kubrick'in Londa'da aşılması güç bir teknik ustalıkla 'Full Metal Jacket'ı çevirdiği, kara komedi türünde 'Good Morning Vietnam'la Robin Wılliams oynadığı, 'Gardens of Stone'la yine Francis Ford Coppola'nın yönettiği, Lionel Chetwynd'un 'Hanoi Hilton'u ve John Irvin'nin 'Hamburger Hill' gibi filmlerle 1987 Vietnam Savaşı filmlerinin Hollywood'ta doruğa ulaştığı yıldır. Sonra yine Oliver Stone'nun 'Doğum Günüm 4 Temmuz (Born on the Fourth of July - 1989) ' bu gibi filmler devam etti.

    Saydıklarımın dışında:
    Air America, Bat 21, Birdy, A Bright Shining Lie, Casualties of War, Cease Fire, China Gate, Coming Home, Dead Presidents, Dear America: Letters Home from Vietnam, Distant Thunder, Dogfight,84 Charlie Mopic, The Flight of the Intruder, Go Tell the Spartans, The Green Berets, Vietnam, Heaven & Earth - Oliver Stone Collection, In Country, The Iron Triangle, Jacknife, The Lost Command, Missing in Action 2: The Beginning, Platoon Leader, Purple Hearts, Rambo: First Blood Part II, Return With Honor, Siege of Firebase Gloria, Three Seasons, Tigerland, Uncommon Valor, The Walking Dead, The War, ve en son We Were Soldiers filmleriyle Vietnam Savaş filmleri devam etmektedir.

    Vietnam savaşı üzerine büyük filmler gerçekleştirdi, piyasa olsun diye çekilenler yanında, gerçekçi bir yaklaşımlarla çekilenlen çok muhteşem filmler vardır. Savaş döneminde telivizyonda izlinen Vietnam Vahşeti bu filmlerle dramitize edilmiş halde ABD'nin günah çıkarırmışcasına vizyona konulmuştur.

  • sarışın20.06.2003 - 23:13

    Sarışın

    Bir sarı fırtına koptu gönlümde
    Yoluma çıktığın o gün sarışın
    En deli ateşler yandı içimde
    Gözgöze geldiğim o gün sarışın

    Engeller duvarlar koptu yerinden
    Günahlar yasaklar silindi birden
    Öyle kopardın ki sen beni benden
    Sana rastladığım o gün sarışın

    Belki bir tesadüf belki mucize
    Bir tek sen getirdin gönlümü dize
    Bir başka duyguyla geldim yüzyüze
    Sana bağlandığım o gün sarışın

    Ahmet Selçuk İlkan

    Not: Ben yazsaydım, kumral derdim. :)

  • imax20.06.2003 - 21:37

    Ekranında bir şey gösterilemese bile 5 katlı apartmanmış gibi büyüklüğü ile insanı şaşırtan bir teknoloji.

    Imax benim için bir tecrube. Belki sadece resimlerini gördüğüm denizin en derinliklerine inmedim, ya da bir uzayda dolaşmadım, Mısır primidlerin içini bile gezmiş değilim desem artık doğru olmaz çünkü Imax sizi öyle yerlere götürüyorki sanki gerçekten ordaymışınız gibi izliyorsunuz. Hele 3D (üç boyutlu) belgesellerinde o kadar gerçek ki mesela denizin derinliklerine inip Titanic'e dokunacakmış gibi sizi yaklaştırıyor, Dinozor bulmak için kazı yapanların çapalarının toprağa vurmasıyla sıçrayan taşlar sanki güzünüze gelecekmiş gibi.

    Yıllar önce annem sinema olarak en son ET'ye gitmişti. Buraları beni ziyaret ettiğinde hadi anne seni İmax götüreyim dedim, nedir dedi sinama gibi dedim... sonra herhalde üç sene boyunca her gelişinde hadi gidelim hadi gidelim demişimdir ve en sonunda zorla götürebildim.45 dklık denizle ilgili belgeselden sonra ağlar halde Allah'a şükürler ediyordu... Dünyada ne kadar çok bilmediğimiz yakından görmediğimiz şeyler varmış, hele bunları yakından görmek sanki Allah'ın yerle gök arasındaki ayetlerini görmek gibi diyerek şaşkınlığı gözlerini yaşartmıştı. Ve artık Annem her gelişinde hadi beni Mısır'a götür, yok yok Everes Dağına mı yoksa Mars'ı görsem mi diye Imax'e gitmek istiyor. Neyse umarım sizede bir gün nasip olur.

  • imax20.06.2003 - 21:21

    Sinema Teknolojisi
    IMAX, sinemaya ve özellikle gösterime büyük yenilikler getiren bir teknolojidir. Özel bir film üretimi, özel kameralar, montaj cihazları, gösterim cihazları ve özel sinema salonları gerektiren bir sinema tekniğidir.

    Bu konu hakkında
    www.kameraarkasi.org/sinema/sinema/cesitleri/imax.htm
    sayfasından bilgiler bulabilirsiniz.