... dolabımda renk renk, kat kat hırkalar duruyor. ama ben her üşüdüğümde bizden uzak, uzak, uzak bir ülkeye yerleşen erkek kardeşimden kalma eski bir hırkayla ısınıyorum..
... dalí'nin belleğin azmi dünyasındaki eriyen saatlerden biri oluyorum bazen. varlığım da biçimim de benim dışımda akan zamanın hükmü altında yavaşça değişiyor, eksiliyor; sonunda çürümeye teslim oluyorum bazen.
bazen dünya benim dışında. bazen ben dünyanın dışında.
sanki görünmez bir el gönderiyor beni gökle buluşmaya. rüzgârımla yerdeki yapraklar da havalanıyor. ben, saçlarım, eteğim, yapraklar fizik yasaları bizi yeryüzüne çağırana dek uçuşuyoruz bulutsuz bir mavilikte.
sonra bir daha sonra bir daha
(... yoo, hayır migren haplarının böyle bir yan etkisi yok. benim kendi güzelliğim bu.)
... hayatın şefkâtli tarafında,
iyi bir hikâyenin içinde korunmuş olanım.
haklı sebeplerle
her şeye tok, dik başlı ve mağrur.
ama kendi içinin coğrafyasında;
biraz yersiz,
biraz yabancı.
her geçen yıl
biraz daha arayış,
biraz daha zâyi.
... hepsinden biraz birazsın.
birazlarının yekûnünde
hepsinden fazlasın.
... sûretin görünür de
sen nihansın..
... yaralı bir kitap.
yağmurlu bir akşam.
odaya yayılan bir kanun resitali.
evet ömür hanım,
hüznün bütün koşulları hazır yine.
ruhum, kâğıt kesiği.
... dolabımda
renk renk, kat kat hırkalar duruyor.
ama ben
her üşüdüğümde
bizden uzak, uzak, uzak
bir ülkeye yerleşen
erkek kardeşimden kalma
eski bir hırkayla
ısınıyorum..
... çözümü sesli kitap dinlemekte buldum.
sekiz saatlik okuması olan bir kitaptan
hatırladığım tek şey,
hikâyede "ömer" isimli bir karakterin olması.
beynim,
her "oynat"a bastığımda
kendini "off" moduna alıyor.
şimdi
hatırlayamayacağım yeni bir sesli kitap arayışındayım.
ömer gitsin. başkası gelsin.
... dalí'nin belleğin azmi dünyasındaki
eriyen saatlerden biri oluyorum bazen.
varlığım da biçimim de
benim dışımda akan zamanın hükmü altında
yavaşça değişiyor, eksiliyor;
sonunda çürümeye teslim oluyorum bazen.
bazen dünya benim dışında.
bazen ben dünyanın dışında.
ama ışık, şarkı, çiçek, kuş, gülüş
bazen..
... kırlangıç zararsız bir kuştur ama,
her zararsız kuş kırlangıç değildir.
her zararsız kuş değildir.
bazısı kanatsızdır.
adı zâyi'dir.
zâyi belki de kuştu.
kim kırdı
kanatlarını?
... salıncakta gibiyim şu ân.
sanki görünmez bir el gönderiyor beni gökle buluşmaya.
rüzgârımla yerdeki yapraklar da havalanıyor.
ben,
saçlarım,
eteğim,
yapraklar
fizik yasaları bizi yeryüzüne çağırana dek
uçuşuyoruz bulutsuz bir mavilikte.
sonra bir daha
sonra bir daha
(... yoo, hayır
migren haplarının böyle bir yan etkisi yok.
benim kendi güzelliğim bu.)