Kültür Sanat Edebiyat Şiir

Zâtı Zâyi
Zâtı Zâyi

- sandım ki su bana sırrını bağışlayacak -

  • kendi kabuğuna çekilmek21.08.2026 - 00:25

    ... kapımın önü
    bir meydan muhârebesi.

    oysa
    benim ne zırhım var,
    ne de kılıcım.


  • Çoban kulübesinde padişah rüyası görmek20.08.2026 - 23:11

    ... rüyâmda kitapları çok satan
    çok ünlü bir şairmişim.

    bazı şiirlerimi habitatı mum ışığı olan melül bakışlı romantikler biçare kalmasın diye yazıyor,
    bazılarını da şiiri sokağa taşıyan hayatla kavgalı bıçkın gençlerin duvar yazılarına malzeme olsun diye yazıyorum.
    şiirlerimden kırpılan cümlelerle edebiyat sitelerinde cool profillerin yaratılıyor olmasına ise müsamahalıyım.
    olabildiğince çok yönlüyüm, kahvehane dayıları bir de mor saçlı kedi sever teyzeler hariç
    toplumun her kesimini kucaklayıcı bir dil kullanmaya özen gösteriyorum.
    doğrusu bu konuda da acımasız eleştirmenlerin bile kalemlerini sessiz bırakacak kadar mahir olduğum kabul ediliyor.

    işte ben yine bir gün
    kuyruğu sokağa taşmış imza günüme
    bir pop starı bile kıskandıracak bir teveccühle gidiyorum.
    korumalarım insan kalabalığını iki yana açtıkları geniş kollarıyla yarıp, hayranlarımın abartılı sevgi gösterilerinden zarar görmeden masama kadar ulaşmamı sağlıyorlar.
    iyi olduğunu bilmenin kibrinden taviz vermeden, son derece mesafeli ama olması gerektiği kadar insani gülüşümle herkese selam verdikten sonra
    bu dünyanın bir insana verebileceği en hayati görevi yerine getirir bir ciddiyetle
    kitaplarımı imzalamaya başlıyorum.
    imzalıyorum. imzalıyorum. imzalıyorum.
    her ân kalabalığa bir yenisi eklendiği için kuyrukta hiç kısalma olmuyor.
    imzalıyorum. imzalıyorum. imzalıyorum.
    ama bütün bu tantanaya rağmen anlamlandıramadığım bir eksiklik duygusuyla
    duvardaki büyük saat 16:59'u gösterdiği sırada
    tam uzatılan yeni kitabı elime almış
    imzalamaya hazırlanırken
    "Ne güzel demişsiniz
    beğeni ile okudum
    dilinize sağlık" diyen bir ses.

    tüm kalabalık bir anda susuyor.
    çıt yok.
    ölüm sessizliği.
    son replik söylenmiş,
    herkesin rolü bitmiş,
    bir senaryo tamamlanmış gibi.
    üzerine bastığımız zeminden gelen çatırdamalar duyuluyor önce
    sonra bir anda yer yarılıp bütün dekoruyla o kalabalığı yutuyor.
    kalabalıkla ben, kitaplarımla ben,
    kitaplarımdan dökülen şiirlerimle ben
    düşüyoruz.
    düşüyoruz.
    düşüyoruz.

    nihayet sert bir zemine çarpıyor
    yatağımdan fırlıyorum.

    ter içinde kalmışım.
    telefon elimde, antoloji açık kalmış yine.


  • nasılsın20.08.2026 - 04:46

    ... tadilat nedeniyle kapalıyım.


  • nasılsın20.08.2026 - 03:54

    ... buraya gelip dümdüz "iyi değilim" dersem
    aforoz edilirim, yaka paça kapının önüne konulurum
    diye korkuyorum.
    nerden buluyorsunız bu teşbihleri, betimlemeleri.
    güzel cümle fakiriyiz diye
    hâlimizi de izah edemiyoruz.
    vallahi bu bir dram.


    nasılsın?
    - iyi değilim.
    - hımm. biraz daha açar mısın?
    - açacak güzel cümlem yok.
    - o zaman sorun yok, demek ki iyiymişsin.
    yeterince özgün bir metaforla acını temellendirmeden de bir daha gelme!

    ve şakk!! yüzüme kapanan bir kapı.



  • saçmalamak20.08.2026 - 03:41

    ... ağrı kesicilerin verdiği yetkiye dayanarak..


  • o değil de...20.08.2026 - 03:38

    ... ölsem hiçbirinizin bundan haberi olmayacak.
    belki sessizliğimi farkedip bir iki mesaj atar
    dönüş alamayınca da "sıkıldı gitti" dersiniz.
    oysa o sırada böceklere akşam ziyafeti,
    bir çiçeğe gübreyimdir artık.

    taziyeme gelip
    kıymalı pidemden yiyemeyecek olmanız da
    çok dramatik geldi şu an.

    bunu umursamaya karar verdim.
    bugün değil ama
    daha müsait bir zamanda
    buna da üzüleceğim.


  • trajikomik20.08.2026 - 03:32

    ... atak sırasında
    sağlıklı düşünemeyen bir migren hastasının
    hâlâ hayatta olmasının tek sebebinin
    yüksek katlı bir binada değil de
    giriş katta oturuyor olması.

  • alternatif tıp19.08.2026 - 23:03

    ... biraz anlaşılmak belki

    belki biraz da sarılmak.


  • dikiş19.08.2026 - 22:16

    ... bir hobi olarak
    insanın kendi giysilerini, çantasını, cüzdanını
    ve en güzeli de kişiye özel hediyelerini dikebiliyor olmasının
    yani tüketim çarklarının dişlilerine sıkışmadan
    alternatif bir dünya yaratabiliyor olmanın
    kişiye kendini nasıl güçlü hissettirdiği ile ilgili
    bir şeyler geveleyebilirdim
    eğer asıl gücün
    tüm bunları yapacak zamanı yaratmakta olduğunu
    bilmemiş olsaydım.

    yine de bir dikiş makinesi
    romantik vintage fotoğraf konseptine malzeme olmaktan
    çok daha işlevseldir.
    makinesiz evlere aklım ermemektedir.
    popüler kültüre hizmet bir kahve köşem olmadı hiç,
    ama dikiş köşemin bana hizmeti hakîkî bir mutluluk sebebidir.
    bunca güzellemeden sonra da o zamanı yaratıp
    bir şey dikmeyeceksem
    bana da yazıklar olsundur.

    hadi canım. hadi.

    beyaz gömleklik kumaşım da var zaten.
    kolları arkadan bağlamalı model için çok uygun.

  • kendi kendine konuşmak19.08.2026 - 22:04

    ... keşke sadece kendi kendime konuşsaydım.
    bir de yazıyorum.

    kolları arkadan bağlamalı
    beyaz bir gömlek mi diksem.
    belli ki lâzım olacak.