Kültür Sanat Edebiyat Şiir

  • Alaaddin Keykubat13.07.2005 - 18:59

    Giyaseddin Keyhüsrev'in ortanca oglu olan I. Alâeddin Keykubad babasinin Istanbul'dan dönüp tahta çikmasi üzerine Tokat'a melik tayin edildi ve babasinin ölümüne kadar orada kaldi. I. Giyaseddin Keyhüsrev'in ölümü üzerine devlet adamlari Izzeddin Keykavus'u sultan ilân edince Alâeddin Keykubad kardesine karsi taht kavgasina giristi. Amcasi Tugrul Sah ve Ermeni krali Leon'dan yardim istedi. Fakat agabeyi karsisinda basarili olamadi. Izzeddin Keykâvus 1212 yilinda Ankara'yi ele geçirince onu esir aldi ve Malatya yakinlarindaki Minsar kalesinde hapsetti. Sultan onu öldürmek istiyordu, ancak hocasi Seyh Mecdeddin Ishak buna engel oldu. Izzeddin Keykâvus'un ölümü üzerine toplanan devlet adamlari ve kumandanlar onun ölümünü bir süre gizledikten sonra, hapse atilmasinda rol oynadiklari Alâeddin Keykubad'i tahta çikarmaktan çekiniyorlardi. Fakat özellikle Seyfeddin Ayaba, Mübarizüddin Çavli ve Serefeddin Muhammed gibi devlet adamlari Alâeddin'in sahip oldugu yüksek nitelikleri ve yetenekleri dolayisiyla tahta çikarilmasinda israr ettikleri için Alaeddin Keykubad'in Anadolu Selçuklu sultani ilân edilmesi kararlastirildi.

  • anadolu selçukluları13.07.2005 - 18:54

    Anadolu (Türkiye) Selçuklulari 1075-1308 tarihleri arasinda Anadolu'da hüküm süren müslüman bir Türk devletidir. Devletin kurucusu olarak kabul edilen Süleyman Sah Selçuk'un büyük oglu Arslan Yabgu'nunn torunudur

  • selahaddin-i eyyûbi13.07.2005 - 18:38

    Selâhaddin'in Mürüvveti ve Efsânelesmesi

    Selâhaddin, fetihlerden sonra gösterdigi müsâmaha, merhamet ve insanlikla, Haçlilari, bidâyette isledikleri vahsetten ötürü utandirmisti. Magluplarin sefâletine gösterdigi mürüvvet ve âlicenaplik her türlü senâya degerdi. Frenkler ve Latinlere, isterlerse 40 gün içinde Kudüs'ü terk etmelerine müsâade etmisti. Esirleri, fidyelerini ödemeleri için fazla zorlamamis; 7 bin zavalliyi toptan 30 bin dinarla âzat etmeye râzi olmustu. Ayrica, 2-3 bin kisiyi hiçbir bedel talep etmeden birakmaktan da kaçinmamisti. Selâhaddin Eyyûbî'nin sergiledigi muhtesem insanlik manzaralari, hasimlari ve Avrupali tarihçiler tarafindan bile takdirle karsilanmisti. Yerli Hiristiyanlar ve Mûsevîler onun idâresini, Frenklerinkine tercih etmislerdi. Yüce Sultan bütün bunlarla, sâdece Islâm Dünyasi'nda degil; Bati Alemi'nde de bir 'Selâhaddin Efsânesi'nin dogmasina sebebiyet vermisti. Avrupa'da yayilan efsâneler, onun sövalyelik ruhu, asâleti, adâleti, cesâreti, mertligi ve kudreti etrâfinda yogunlasmisti. 13. ve 14. Yüzyillarda Avrupa'da ondan bahseden pek çok Latince eser yazilmisti. Basta Erakles olmak üzere, fazla sayida tarihçi, onu metheden kitaplar kaleme almislardi.

    Selâhaddin-i Eyyûbî, Batililarin hâfizasinda engin bir hayranliga degecek kadar yer etmesine karsilik, suur altinda derin bir kâbus uyandiracak kadar unutulmaz bir tesir de birakmistir. Meselâ, Fransiz Generali Garo, 1920'deki Meyselun Savasi'ni müteakip Sam'a girmis ve Sultan Selâhaddin'in kabrini teptikten sonra Ona, Haçli ruhuna tercüman olan su müstehzî sözle seslenerek; Batililar adina sanki Hittin'in öcünü almak ve kabaran öfkeyi bosaltmak istemisti: 'Ey Selâhaddin! Haçli Seferi simdi bitti! Iste biz döndük! ..'

    Essiz Sahsiyeti ve Hafizalardaki Yeri

    Sultan Selâhaddin, yüksek insanî meziyetlere mâlik, iyi huylu, cömert, âdil, kültürlü ve müsâmahakâr bir yapiya sahipti. Türkçe, Arapça, Farsça ve Kürtçe'yi bilen, iyi tahsil görmüs bir hükümdardi. Kur'an-i Kerim ve Ebû Temmam'in Hamase'sini çok mükemmel bir sekilde ezberlemisti. Zamanindaki çesitli âlimlerden hadis ve fikih dersleri almisti. Itikâdî mezhebi Es'arî, ameldeki mezhebi ise Safiî idi. Edebî zevkleri üstün, tarihî mâlumati engindi. Verdigi sözü tutar, insanlarin kendisine güvenini sarsmamaya titizlikle gayret ederdi. Adâlete ehemmiyet verir, gerektiginde kendisi de hâkim karsisina çikmaktan sarf-i nazar etmezdi.

    Engin tevâzuu, hilmi, hosgörüsü ve cömertligi 'Onunla oturan bir sultanla oturdugunun farkina varmaz; bir arkadasiyla oturdugunu sanirdi. Anlayisli, hatalari affeden, dindar, temiz, samîmi bir kimseydi. Kusurlari görmezden gelir, kizmazdi. Mütebessim davranir, yüzünü asmazdi. Bir sey isteyeni, eli bos çevirmezdi.' Devrin büyük âlim ve düsünürü Abdüllâtif el Bagdadî'nin, Selâhaddin'i ziyareti münâsebetiyle sarfettigi satirlar ise en az yukaridakiler kadar çarpici: 'Huzuruna vardiginizda gözleri heybet, kalpleri muhabbetle dolduran bir hükümdar gördüm. Insanlar Onda, Peygamberlerde görülen meziyetlere benzer seyler görüyorlardi. Iyi-kötü, Müslim-Gayri Müslim herkes tarafindan sevilirdi.'

    Selâhaddin'e Bitmeyen Özlem!

    Bugün Filistin'de, Selâhaddin gibi bir kurtaricinin çikmasi ve Islâm sancaginin Kudüs semâlarinda yeniden sehbâl açmasi; zâlim Siyonistlerin ve suç ortagi Batililarin hâlâ kâbusudur. Lâkin, Kudüs ve Filistin topraklarinin, istiklâl için Selâhaddin gibi kahramanlara ve liderlere muhtaç oldugu da mutlaktir. O, bu anlamda bir 'sembol' ve 'timsâl' mevkiindedir. Kudüs, Selâhaddin Eyyûbî'sini hasretle aramakta ve 'Çagin Firavunlarina' dur diyecek o sanli Fâtihinin çikacagi ani büyük bir inkisarla beklemektedir. Bunu, Kenan Seyithanoglu'nun 'Kudüs' siirindeki özlem, nedâmet ve serzenis yüklü su efsunkâr ifadeler ne müthis bir sekilde bayraklastiriyor:

    Her vuslata mehtap olmus beldeye bak!

    Eyvah! Yaliyor ufkunu bir kanli safak

    Sabret Kudüs'üm silmek için gözyasini

    Elbet bir Ömer bir Salâhaddin çikacak.

  • kerbela13.07.2005 - 18:31

    kerbelayı gercekten anlamak ısteyenler nıhat hatıpoglunun peygamberın ıkı gulu kasetını dınlesınler her dınledıgımde goz yaslarıma hakım olamıyorum ne mutlu h.z. hasanı ve h.z. huseyını gercekten anlayabılenlere ne mutlu onların yolundan gıdebılenlere.RABBIM ONLARIN SEFATINDAN BIZI MAHRUM ETMESIN.ONLARI DEDELERINDEN AHIRETEDE AYIRMASIN.

  • oruç13.07.2005 - 17:55

    NEFSIMIZ ICIN MIDEMIZ ICIN saglıklı yasam ıcın doktorlarında onerdıgı cok guzel bır ıbadet

  • osman öztunç13.07.2005 - 17:52

    genc arkadasların ornek alabılecegı cok degerlı bır ınsan onu anlamak herkese nasıp olmaz oyle olsaydı o OSMAN ÖZTUNÇ olmazdı

  • kabzımal13.07.2005 - 17:43

    erman torglunun meslegı

  • zaman gazetesi13.07.2005 - 17:42

    hep doruları yazar durust yayıncılık yapar.

  • reenkarnasyon13.07.2005 - 17:38

    reankarnasyon dıyınce kafası calısan ve ınanan ınsanların aklına ve benım aklıma ıslam gelıyor ve dını ınancım bunu kabul edılemez olarak gosterıyor.ve bu olayların cıktıgı yer hep aynı bolge oldugu ıcınde bır kez daha ınanasım gelmıyor.

  • ehlibeyt13.07.2005 - 17:10

    PEYGAMBER AILESI suanda dunyada yasayanlar zeynelı abıdın h.z.lerınden gelenlerdır.