SEVEREK AYRILALIM (ORHAN GENCEBAY) Bıraktım kaderime Aşkımızın sonunu Aradım bulamadım Mutluluğun yolunu Yoruldum koşa koşa Her ümidin pesinden Kırıldı ümitlerim Bu sonsuz bekleyiş'den Bırak artık kaderimle Kendi halime beni Vazgeçelim bu sevgiden Unutalım her şeyi Severek ayrılalım Aşka hasret kalalım Eğer mutlu olursak Yeniden barışalım Sevmemiştim kimseyi Seni sevdiğim kadar Çekmemiştim kimseden Senden çektiğim kadar Olur mu sevgi diye Izdıraba sarılmak Bu yol mutluluk yolu Tek çaremiz ayrılmak
Bilime, kültüre, sanata ve teknolojiye verdiği değerin yarısını insanlığa verebilseydi şu an adını tarihe altın harflerle yazdırırdı. O ise insanlık düşmanı bir cani olmayı tercih etti..
ALINTIDIR.. Filmin konusu: Taşra kasabasından kalkıp büyük şehre gelen Harold para kazanıp sevgilisiyle evlenme hayalleri kurmaktadır. Ancak kapital dünyada insan emeğinin değeri azalmış, para kazanmak hayli güçleşmiştir. Para kazanmakta zorlanan Harold sevgilisine çok para kazandığını ima eden mektuplar yollar, hediyeler gönderir. Bir gün sevdiceği kalkıp da onu görmeye gidince Harold zor durumda kalacaktır.
Esasında Harold bütün film boyunca hep zor durumda kalır; fakat her durumda problemi ortadan kaldıracak bir de çözümü vardır. Ev sahibini atlatmak için kendini port mantoya asan, işe yetişmek için ambulansı kullanan, polisten kaçarken türlü türlü yollara başvuran bir karakter. Bu zorlu, hatta tehlikeli sahnelerin nasıl çekildiğini düşünürken karşımıza çıkıveren şu meşhur apartmana tırmanış sahnesi ve elbette saatin yelkovanına asılı kaldığı sahneyi izlerken hala yüreğimiz ağzımıza geliyor. Kendisinden sonra birçok filme esin kaynağı olmuş, şaşırtıcı derecede güçlü ve etkili, zamanına meydan okuyan; gerçek bir klasik izlemek isteyenlere…
TRT'nin henüz tek kanallı ve siyah-beyaz olduğu dönemlerde sıklıkla yayınlanan bir sessiz filmdi. Baş kahramanı; Charlie Chaplin'den sonra dönemin en çok tanınan artisti Harold Lloyd'du. Lloyd; sinema tarihinin unutulmazları arasında olan, 1923 yapımı, siyah-beyaz bu filmde kendi adıyla oynamıştı. Sakar, zayıf, kısa boylu, gözlüklü, fötr şapka ve takım elbiseli bir tip olan kahramanımızın; bir binanın tepesine tırmanırken başına gelen türlü türlü aksilikleri büyük bir heyecanla izlerdik. Hele ki sonradan bir çok filme ilham kaynağı olan; saatin yelkovanına tutunup binadan aşağıya doğru sallandığı sahne unutulmaz olup, film ile de özdeşleşmiştir.
Mantık sizi A noktasından B noktasına götürür. Hayal gücü ise her yere. Albert Einstein
Hayat bisiklet sürmek gibidir. Dengenizi korumak için, devam etmelisiniz. Albert Einstein
Güzel bir kızla flört ederken bir saat bir saniye gibi gelir. Kızgın bir közün üzerinde otururken bir saniye bir saat gibi gelir. İzafiyet budur.
"Halka rağmen halk için" zihniyetindeki, ülkenin bugünkü duruma düşmesinde vebali bulunan kişilerdendir.
SEVEREK AYRILALIM (ORHAN GENCEBAY)
Bıraktım kaderime
Aşkımızın sonunu
Aradım bulamadım
Mutluluğun yolunu
Yoruldum koşa koşa
Her ümidin pesinden
Kırıldı ümitlerim
Bu sonsuz bekleyiş'den
Bırak artık kaderimle
Kendi halime beni
Vazgeçelim bu sevgiden
Unutalım her şeyi
Severek ayrılalım
Aşka hasret kalalım
Eğer mutlu olursak
Yeniden barışalım
Sevmemiştim kimseyi
Seni sevdiğim kadar
Çekmemiştim kimseden
Senden çektiğim kadar
Olur mu sevgi diye
Izdıraba sarılmak
Bu yol mutluluk yolu
Tek çaremiz ayrılmak
Bilime, kültüre, sanata ve teknolojiye verdiği değerin yarısını insanlığa verebilseydi şu an adını tarihe altın harflerle yazdırırdı. O ise insanlık düşmanı bir cani olmayı tercih etti..
Her güçlük, içinde aynı büyüklükte veya daha büyük bir faydanın tohumunu barındırır. Napoleon Hill
ALINTIDIR..
Filmin konusu:
Taşra kasabasından kalkıp büyük şehre gelen Harold para kazanıp sevgilisiyle evlenme hayalleri kurmaktadır. Ancak kapital dünyada insan emeğinin değeri azalmış, para kazanmak hayli güçleşmiştir. Para kazanmakta zorlanan Harold sevgilisine çok para kazandığını ima eden mektuplar yollar, hediyeler gönderir. Bir gün sevdiceği kalkıp da onu görmeye gidince Harold zor durumda kalacaktır.
Esasında Harold bütün film boyunca hep zor durumda kalır; fakat her durumda problemi ortadan kaldıracak bir de çözümü vardır. Ev sahibini atlatmak için kendini port mantoya asan, işe yetişmek için ambulansı kullanan, polisten kaçarken türlü türlü yollara başvuran bir karakter. Bu zorlu, hatta tehlikeli sahnelerin nasıl çekildiğini düşünürken karşımıza çıkıveren şu meşhur apartmana tırmanış sahnesi ve elbette saatin yelkovanına asılı kaldığı sahneyi izlerken hala yüreğimiz ağzımıza geliyor. Kendisinden sonra birçok filme esin kaynağı olmuş, şaşırtıcı derecede güçlü ve etkili, zamanına meydan okuyan; gerçek bir klasik izlemek isteyenlere…
TRT'nin henüz tek kanallı ve siyah-beyaz olduğu dönemlerde sıklıkla yayınlanan bir sessiz filmdi. Baş kahramanı; Charlie Chaplin'den sonra dönemin en çok tanınan artisti Harold Lloyd'du. Lloyd; sinema tarihinin unutulmazları arasında olan, 1923 yapımı, siyah-beyaz bu filmde kendi adıyla oynamıştı.
Sakar, zayıf, kısa boylu, gözlüklü, fötr şapka ve takım elbiseli bir tip olan kahramanımızın; bir binanın tepesine tırmanırken başına gelen türlü türlü aksilikleri büyük bir heyecanla izlerdik. Hele ki sonradan bir çok filme ilham kaynağı olan; saatin yelkovanına tutunup binadan aşağıya doğru sallandığı sahne unutulmaz olup, film ile de özdeşleşmiştir.
TV'lerin siyah-beyaz olduğu bir dönem olsa da, içimizin çok renkli olduğu bir dönemdi, o zamanlar..