Hayallerimizi hedeflerimizle somutlaştırırız. Böylece hayal edilen "şeyler" ilerleyeceğimiz yol için hedefler belirlediğimizde somut gerçekliğe dönüşecek, kader diye adlandırılan şey ise bana göre seçtiğimiz hedefe ilerlerken yaşadığımız olumlu ya da olumsuz her şeydir. Yolda elbette ki inişler ve çıkışlar olacak, engebeli ve aşılması zor tepeler de çıkacak. burada devreye giren şeyin adı da süper ego dediğimiz ve insanda olması gereken güçtür.
İnsan bana göre duyguları olan bir makinedir. Bu mekanizmayı çalıştıran yaşamsal güçlerden biri de iD ego ve süper egodur. Ve bu üçlünün sayesinde kararlılıkla aşılmayacak engel de neredeyse yok gibi bir şey.
hevesler geçicidir ama hedefler bizi gerçek mutluluklara ulaştırır.
Günler ilerledikçe Ayşe tek başına zorlansa da zamanın nedensellik döngüsünü bir yerinden delmeliydi her şey herkes aynı döngüde savrulup gitmemeliydi. O da bütün gayretiyle bu döngüde değişimi gösterecekti. Öyleyse bıkmadan istikrarlı çalışmalarla hayallerini gerçekleştirebilirdi. Aklına Köylerinde oturan henüz yirmili yaşlarında genç bir kız olan Dilan geldi ve içini öyle bir hüzün kapladı ki tıpkı gökyüzünün şimşekleri gibi kalbine çakılıyordu kızın dramı.
Tıpkı kendisi gibi zorla evlendirilmeye kalkılan kızcağız evden kaçmıştı ne yazık ki hiçbir tedbir almadan can havliyle kendini attığı sokaklar onun mezarı olmuştu. Evden kaçtıktan aylar sonra köye Dilan'ın cansız bedeni gelmişti. Sokak aralarında kaybolmuş, uyuşturucunun pençesine ve fuhuş belasına bulaştırılmış, aşırı dozda uyuşturucudan hayatını kaybetmişti.
hayaller kurmalıyız çünkü gerçeğe dönüşen eylemler hayaller ile başlar. Ama bunun yanında hedeflerimizi belirlemeli hedefe giden yollardaki zorlukları aşmak için neler gerekli? onları belirlemeli, öncelikle hayatımızı idame ettirecek koşulları belirleyerek sağlam adımlarla hedefimize ilerlemeliyiz. Yani şuursuzca yapılan bir eylem de pozitif sonuca ulaşmayacaktır. Dilan örneğinde olduğu gibi.
-"Hedefi olmayan gemiye hiçbir rüzgar fayda etmez" Montaigne
Günaydın ile başlayayım söze aydın olsun Aslında biraz şair sayfamla alakalı düşüncemi söylemek istedim. Gelen arkadaşlık istekleriyle ilgili doğrusu şair sayfalarının takibi bana daha doğru geliyor çünkü burası benim için şiirlerimi ve yazılarımı yazdığım bir site. Şair sayfamı takip etmeyip arkadaşlık isteği atılması benim penceremden hoş görünmüyor. Yani ben öyle düşünüyorum. Yazar yönümü beğenmeyebilirsiniz bu durumda arkadaşlık isteği de göndermeyin çünkü ben bunu kendime hakaret olarak algılıyorum. Belki bazılarına göre yanlış düşünüyorumdur olabilir. Ama mevzu benim sayfamsa benim düşüncem bu şekilde.
Bu arada yazdığım şiirlerin kalitesinden de çok eminim açıkçası.
İyi ile kötüyü ayırt etmek kötülük değil bilâkis gerçekçi olmak adil davranmak iyiliktir.. Asıl kötülük iyi olmayanı kayırmaktır. Çünkü kişi kandırılmış, aldatılmış olur. Bunu da kimse için reva görmüyorum.
"Hedefi olmayan gemiye hiçbir rüzgar fayda etmez"
Montaigne
Hayallerimizi hedeflerimizle somutlaştırırız. Böylece hayal edilen "şeyler" ilerleyeceğimiz yol için hedefler belirlediğimizde somut gerçekliğe dönüşecek, kader diye adlandırılan şey ise bana göre seçtiğimiz hedefe ilerlerken yaşadığımız olumlu ya da olumsuz her şeydir. Yolda elbette ki inişler ve çıkışlar olacak, engebeli ve aşılması zor tepeler de çıkacak. burada devreye giren şeyin adı da süper ego dediğimiz ve insanda olması gereken güçtür.
İnsan bana göre duyguları olan bir makinedir. Bu mekanizmayı çalıştıran yaşamsal güçlerden biri de iD ego ve süper egodur. Ve bu üçlünün sayesinde kararlılıkla aşılmayacak engel de neredeyse yok gibi bir şey.
hevesler geçicidir ama hedefler bizi gerçek mutluluklara ulaştırır.
Ata kızı
KARDELEN
Günler ilerledikçe Ayşe tek başına zorlansa da zamanın nedensellik döngüsünü bir yerinden delmeliydi her şey herkes aynı döngüde savrulup gitmemeliydi. O da bütün gayretiyle bu döngüde değişimi gösterecekti. Öyleyse bıkmadan istikrarlı çalışmalarla hayallerini gerçekleştirebilirdi. Aklına Köylerinde oturan henüz yirmili yaşlarında genç bir kız olan Dilan geldi ve içini öyle bir hüzün kapladı ki tıpkı gökyüzünün şimşekleri gibi kalbine çakılıyordu kızın dramı.
Tıpkı kendisi gibi zorla evlendirilmeye kalkılan kızcağız evden kaçmıştı ne yazık ki hiçbir tedbir almadan can havliyle kendini attığı sokaklar onun mezarı olmuştu. Evden kaçtıktan aylar sonra köye Dilan'ın cansız bedeni gelmişti. Sokak aralarında kaybolmuş, uyuşturucunun pençesine ve fuhuş belasına bulaştırılmış, aşırı dozda uyuşturucudan hayatını kaybetmişti.
hayaller kurmalıyız çünkü gerçeğe dönüşen eylemler hayaller ile başlar. Ama bunun yanında hedeflerimizi belirlemeli hedefe giden yollardaki zorlukları aşmak için neler gerekli? onları belirlemeli, öncelikle hayatımızı idame ettirecek koşulları belirleyerek sağlam adımlarla hedefimize ilerlemeliyiz. Yani şuursuzca yapılan bir eylem de pozitif sonuca ulaşmayacaktır. Dilan örneğinde olduğu gibi.
-"Hedefi olmayan gemiye hiçbir rüzgar fayda etmez" Montaigne
7. Sayfa
Ustayı anmadan geçmeyelim bugün
Öyleyse şiirler kanatlandırır ruhları diyebiliriz. Mehmet bey kelimelerle özgürleşiriz bir nevi ne güzel dünyadır yazılarda hayat bulmak.
İyi ki de şiirci yürekler var . Ben onlara “ lavanta yürekler” dedim. Tuna Ceyhan
Günaydın ile başlayayım söze aydın olsun
Aslında biraz şair sayfamla alakalı düşüncemi söylemek istedim. Gelen arkadaşlık istekleriyle ilgili doğrusu şair sayfalarının takibi bana daha doğru geliyor çünkü burası benim için şiirlerimi ve yazılarımı yazdığım bir site. Şair sayfamı takip etmeyip arkadaşlık isteği atılması benim penceremden hoş görünmüyor. Yani ben öyle düşünüyorum. Yazar yönümü beğenmeyebilirsiniz bu durumda arkadaşlık isteği de göndermeyin çünkü ben bunu kendime hakaret olarak algılıyorum. Belki bazılarına göre yanlış düşünüyorumdur olabilir. Ama mevzu benim sayfamsa benim düşüncem bu şekilde.
Bu arada yazdığım şiirlerin kalitesinden de çok eminim açıkçası.
Kanadına tutunsam bir martının sılaya kanat çırpsak birlikte…
Şiirci kuşları var bu ülkenin,, beyaz kuşları var, kanatlarından sevda masalları sarkan dişili, erkekli sevda kuşları var.
Ata kızı
İyi ile kötüyü ayırt etmek kötülük değil bilâkis gerçekçi olmak adil davranmak iyiliktir.. Asıl kötülük iyi olmayanı kayırmaktır. Çünkü kişi kandırılmış, aldatılmış olur. Bunu da kimse için reva görmüyorum.