Ey insan! Fenaya, ademe, hiçliğe, zulümata, nisyana, çürümeye, dağılmaya ve kesrette boğulmaya gittiğinizi tevehhüm edip düşünmeyiniz! Siz fenaya değil, bekaya gidiyorsunuz. Ademe değil, vücud-u daimîye sevk olunuyorsunuz. Zulümata değil, âlem-i nura giriyorsunuz. Sahib ve Mâlik-i Hakikî`nin tarafına gidiyorsunuz ve Sultan-ı Ezelî`nin payitahtına dönüyorsunuz. Kesrette boğulmaya değil, vahdet dairesinde teneffüs edeceksiniz. Firaka değil, visale müteveccihsininz.
Ölüm.... Bana çocukluğumu hatırlatıyor. Ne zaman ölmek istesem çocukluğum gelir aklıma. Ne zaman çocukluğumu hatırlasam ölmek... Halbuki çelik çomak, yakan top, saklanbaç oynarken hiç de hatırlamazdım ölümü. Hiç de umrumda değildi. Ölen çocuklar cennetin kuşlarıydı bizim için ve hala da öyle...
Ölüm o zaman bizimle çocuktu ve masumdu. Şimdi ise saçlarıma aklar düşüren ölüm artık bizimle oynamak istemiyor galiba, çok ciddi. Beyaz saçlı koca çocukları sevmiyor herhalde.... :))
Biz nasıl her zaman ruhumuzu yanımızda taşıyorsak ölümde her zaman bizimle beraberdir ve birgün bizi yanına alacak. İşte o zaman bu dünyanın boş olduğunu anlarız. meğer her şey öbür dünya içindir.
ölüm yeniden doğmaktır.ebedi hayata doğmak.gerçeklerle tanışmak,yaptıklarımızla baş başa kalmak,ya özgürce kanat çırpmak semalarda,ya takılıp kalmak azap dolu rüyalarda.
çocuk yaşlarda ne olduğunu anlamazsınız bile, aileden birilerimi ilelebet yok? olsun gezmeye gitmiştir ne çok eğleniyordur kimbilir. gençlik dönemlerinizde umursamazsınız, olur böyle şeyler, yerine başkaları gelir. bir gün bizde ölmiycekmiyiz dersiniz, bir gün herkes toprağın altına girecek...... yaş ilerleyince birden korku sarar içinizi.günahlarınız, sevaplarınız.kendinizi tartarsınız ya toprağın altı nasıldır. acı var mı acı? o günün geleceğini bile bile sonsuza kadar sürsün istersiniz hayatınızın..... birilerini özlemekten korkar yarınlarınızın artık olmayacağını kavrar, allaha yakınlaşırsınız.. daha adaletli, daha sevgi dolu yaklaşırsınız insanlara.. hataların telafisi mümkündür affedilmek öbür dünyada hesap verebilmek adına... allah hepimizin taksiratını affetsin :))))))
bedenin doymak bilmeyen nefisten ayrılmasıdır
Ey insan! Fenaya, ademe, hiçliğe, zulümata, nisyana, çürümeye, dağılmaya ve kesrette boğulmaya gittiğinizi tevehhüm edip düşünmeyiniz! Siz fenaya değil, bekaya gidiyorsunuz. Ademe değil, vücud-u daimîye sevk olunuyorsunuz. Zulümata değil, âlem-i nura giriyorsunuz. Sahib ve Mâlik-i Hakikî`nin tarafına gidiyorsunuz ve Sultan-ı Ezelî`nin payitahtına dönüyorsunuz. Kesrette boğulmaya değil, vahdet dairesinde teneffüs edeceksiniz. Firaka değil, visale müteveccihsininz.
risale-i nur külliyatından
sonsuzluk..
Ölüm.... Bana çocukluğumu hatırlatıyor. Ne zaman ölmek istesem çocukluğum gelir aklıma. Ne zaman çocukluğumu hatırlasam ölmek... Halbuki çelik çomak, yakan top, saklanbaç oynarken hiç de hatırlamazdım ölümü. Hiç de umrumda değildi. Ölen çocuklar cennetin kuşlarıydı bizim için ve hala da öyle...
Ölüm o zaman bizimle çocuktu ve masumdu. Şimdi ise saçlarıma aklar düşüren ölüm artık bizimle oynamak istemiyor galiba, çok ciddi. Beyaz saçlı koca çocukları sevmiyor herhalde.... :))
Akıbetimizden eminmişiz gibi bir halimiz var; hiç eksiğimiz, kusurumuz yokmuş gibi davranıyoruz..................
ölüm bana sonsuz uykuyu cagrıstırıyor......ve olum cogu zaman kurtulustur......
Her canlının zamanı geldiğinde tadacağı son...
sonsuza ulaşmak.. aslolan gerçeğe uzanmak.. belkide kendinle başbaşa kaldığın ilk ve son an..
ölüm nedir ki...
yaşamımızın son arzusu belkide...
ölüm nedir ki...
son isteğimiz belkide...
ruhun bedenden ayrılınca anlarsın halin ziyan...
Elbet
ansızın
yar gibi sarar bedeni
...
belli etmez
ama
ölüm de utanır elbet
...
İbrahim Balic
Biz nasıl her zaman ruhumuzu yanımızda taşıyorsak ölümde her zaman bizimle beraberdir ve birgün bizi yanına alacak. İşte o zaman bu dünyanın boş olduğunu anlarız. meğer her şey öbür dünya içindir.
ölüm yeniden doğmaktır.ebedi hayata doğmak.gerçeklerle tanışmak,yaptıklarımızla baş başa kalmak,ya özgürce kanat çırpmak semalarda,ya takılıp kalmak azap dolu rüyalarda.
al sana bir ölü...doğmakta ölmek demek deyilmidir.sen ve ben bilemeyiz ölümün ne olduğunu çünkü biz doğmadık...bırak huriyi nuriyi git aynaya bak...
mefta olmak
Bekle dedi gitti
Ben beklemedim, o da gelmedi...
Ölüm gibi bir şey oldu
Ama kimse ölmedi...
Özdemir Asaf
çocuk yaşlarda ne olduğunu anlamazsınız bile, aileden birilerimi ilelebet yok? olsun gezmeye gitmiştir ne çok eğleniyordur kimbilir.
gençlik dönemlerinizde umursamazsınız, olur böyle şeyler, yerine başkaları gelir. bir gün bizde ölmiycekmiyiz dersiniz, bir gün herkes toprağın altına girecek......
yaş ilerleyince birden korku sarar içinizi.günahlarınız, sevaplarınız.kendinizi tartarsınız ya toprağın altı nasıldır. acı var mı acı? o günün geleceğini bile bile sonsuza kadar sürsün istersiniz hayatınızın.....
birilerini özlemekten korkar yarınlarınızın artık olmayacağını kavrar, allaha yakınlaşırsınız.. daha adaletli, daha sevgi dolu yaklaşırsınız insanlara.. hataların telafisi mümkündür affedilmek öbür dünyada hesap verebilmek adına... allah hepimizin taksiratını affetsin :))))))
ölüm; dünyada yaptığımız iyilik ve kötülüklerin tamamlanması bitmesidir bence.yani dünyadaki görevimizin sona ermesidir.
Hayatın kısalığı değil,sessizliğin uzunluğudur...ölüm..
ssonsuz cennet veya cihennem
Ölüm, bazen bir nefes ötemizde, bazen de, ulaşamayacağımız kadar ötelerde.
Ölüm Allah ın emri de, ayrılık olmasaydı:((
Ölüm Mevlana Hazretlerinin de dediği gibi sevgiliye kavuşma günüdür. Yeni bir başlangıçtır.
the end! ! !
fin
finish
son
yüce rabbimizin insanlara ve hayvanlara taktir ettiği yaşamın son durağı...!
Ölüm ölüm dediğin nedir be gülüm ben senin için yaşamayı göze almışım
ölüm bi var oluştur.MALUKUN HALIKINA ULASMASIDIR.KESİN V GERCEK OLUŞA YOLCULUKTUR.DUNYA HAYATININ KARSILIGINDA HESAP GUNUNE GEÇİŞTİR
insanların her daim gelmesini arzuladığı bazıları için saadet bazıları içinse yokoluşun başlangıcı...
Esrarengiz ve heyecan dolu bir yolculuğu ;) ...
O demde ki,perdeler kalkar,perd,eler iner
Azraile 'hoşgeldin! 'diyebilmekte hüner...
(Necip fazıl)
ruhun bedene ansız vedasıdır ölüm...