dönmediğin günler boyu, akan göz yaşlarım helal mi sandın... cezasız mı kaldı yaptıklarım, boşa mı sandın bileklerden akan bu kanı... helal mı sandın çektiğim bu hasreti, yüreğimi dağlayan bu ateşi... cezasız mı kalır sandın bu gidişi...
her canli olumu tadacaktir. ve ancak kiyamet gunu yaptiklarinizin karsiligi size tastamam verilecektir. kim cehennemden uzaklastirilip cennete konursa o, gercekten kurtulusa ermistir...'
Devletin televizyonu olan TRT gururla sunar: (filmin ismini bilmiyorum, sonradan rastgeldim) İki kumarbaz, biri rahip, biri de varlikli bir kadin. Kadin bir cam fabrikasi satin alir ve cam isiyle ugrasmaya baslar. Rahip ise bos zamanlarinda kumar oynar ve kazandigi pranin buyuk bir kismini yoksula, geri kalanin kendisnin zorunlu ihtiyaclari icin harcar. Yeni elbiseler yahur hayatinin degistirecek ya da para kazandigini gosterecek seyler almaz kendine. 'inandigim gibi yasiyorum' der. Ne de olsa o, kumarbaz da olsa bir rahiptir. Kumar bu iki insanda bir tutku halini almistir. Ne hikmetse henuz karsilasmamislar, ikisi de kendi cevrelerinde hayatlarini surduregitmektedirler. Bir gun rahip arkadasiyla girdigi bir bahiste(yazi-tura) kaybeder ve avusturalya ya gitmek zorunda kalir. İngilizler yeni yeni gitmektedir ya da istila etmektedir bakir aborjin topraklarini. Gemide karsilasir ve tanisir bu iki insan. Gel zaman git zaman oldukca fazla zaman gecirmeye baslarlar. Bir iki munasebetsiz tanik yuzunden(kadinal rahibi kumar oynarlarken gormuslerdir) rahip rahiplikten uzaklastirilir. ... Bir bahise girerler. Rahip camdan bir kilise yapacaktir ve yabanilerin topraklarindan gecerek bunu ta bilmem neredeki bir yere goturecektir. Kadin zamaninda yapamazsin der, rahip ise yaparim. O siralarda rahibin rahip olan pederi, oglunun kumar yuzunden kiliseden uzaklastirilmasina dayanamamis ve intihar etmistir. Bu arada rahip rolunu(kumarbaz olan) ingiliz hasta daki adam oynamaktadir. Zengin, kumarbaz kadin rolunu ise yuzuklerin efendisinde oynayan, orman buyucusu oynamaktadir. Rahip zor bir yolculuktan sonra basarir ve kucuk bir teknenin uzerinde, camdan kiliseyi(parmakliklar demirdendir) ulastirmasi gereken yere ulastirir. Ve bu yolculuk esnasinda rahip, istemeyerek de olsa katil bir adami oldurmustur. Bu katil adam, aborjinleri hic dusunmeden olduruyordu filmde. ... Rahip bir gece, kiyida bvagli bulunan camdan kilisede dua ederken kendinden gecer. Allah in hikmeti, kilisenin uzerinde bulundugu tekne su almaya ve yavas yavas batmaya baslar. Rahip bir sure sonra, bir tarafi batmis kilise icinde, oturdugu sandalyeden dusunce isin fehimine varir. Fakat ne kadar cabalarsa cabalasin disariya cikamaz. Kapi kilitlenmis ya da sIkIsmistir. Ve kaptanin gemisiyle batmasi gibi, rahip de kilisesiyle birlikte batar ve olur. Cenaze sahnesinde, onu seven zengin kadin ic gecirmektedir. Ve merasimden sonra, kiyiya cikartilmis camdan ve kirik dokuk kiliseye gider, icli icli aglar kaybettigi sevgilisi icin. ... Kimise gore rahibin olumu trajik gelebilir; bana gore ise traji komik. Bir yazi tura bahsinin sonucunda uzak topraklara gelir, gene bir bahisten oturu miadini doldurur. Cenazede İncil de pasajlar okuyan bir baska rahip, 'insanlar bu dunyaya kisa bir surede olsa gelir, kadin ya da erkek ustlerine dusenleri yaparlar ve giderler. Bu kardesimiz de uzerine duseni yapmistir' ...
22.05.2005 08:08
Senem:
'Butun olumler trajikomiktir Allah'in gozunde...
Iki kardes bilirim, kardeslerden birisi anlatti... Olumun karsisinda hep gulerlermis...'
ölüm muvakkat bir ömrün sona erip ebedi bir hayata geçişin giriş kapısıdır ve aynı gizli bir elin gelip fişi çekmesi gibi zamanı gelen insanında nefesi gizli bir el tarafından kesiliyor bu yüzden hayatımızın bütün varyantlarını ölümün geleceği ana göre ayarlamalıyız ölüm acıdır ama acılar olmasaydı maddenin verasında yer alan mana alemini merak etmeyecektik
Ölüm, insana verilen cüz’i iradenin son sınırı. Ömür, nefis ve cüz’i irade... Üçünün cenazesi birlikte kalkıyor. Artık bizim için bu üçü de çok gerilerde kaldı. Şimdi yaptıklarımızın karşılığını görmenin ilk durağındayız. Cüz’i irademizin acı ve tatlı meyvelerini burada tadıyoruz. Bize tanınan bütün fırsatlar şimdi son bulmuş durumda. Allah’ın mutlak iradesinin tam hükmü altındayız. O’nun lütfettiği kadar zevk alabiliyor, yahut O’nun irade buyurduğu kadar azap çekiyoruz. Bu âlemden mahşere yine O’nun iradesiyle çıkacak ve kendi keyfimizce değil, Allah’ın hâkimiyeti altında hesabımızı vereceğiz.
Ölüm, tüm dertlerin sona ereceğini düşündüğümüz anda yepyeni dertlerle karşılaşmamıza doğru geldiğimiz son bir yoldur.
Ölüm, bizi dünyada yaşayan riyakar, menfaatçi ve vurdumduymaz birçok insandan uzaklaştıran bir kurtuluştur. Ama öldükten sonra ruhumuzun karşılaşacağı sorunları şimdiden bilmemiz imkansız. Beden de ruhla beraber mi canlanacak, ruh bedensiz miyaşayacak bilinmez. Belki de Dünya da Ahiret de burada yaşadıklarımız.
sağ kolum,can dostum.. hiçbişey beni bezdiremedi ne yaşamak ne de ölüm korkusu.her anlamıyla herşeyi seviyorum ve bu sevgiler içinde ölümün yerini ayrı tutuyorum.o benim sağ kolum,can dostum..
Talep şan değildir Razı ol, Şan da senin, nam da senin Varlığını bilinmezlik toprağına göm Gömülmeyen şey nabit olmaz Eşyadan eşyaya seyahat edip durma Kendine uzaktan bakmayı öğren Ne ki senden alınmıştır; O senin hayrınadır Ölüme ağlama kalbe bak Hata ve isyan ile pişman İbadet ve taat ile nevşeli değilsen zaten ölüsün...
goodbye, papa, please pray for me i was the black sheep of the family you tried to teach me right from wrong too much wine and too much song wonder how i get along
goodbye, papa, it's hard to die when all the birds are singing in the sky now that the spring is in the air little children everywhere when you see them i'll be there
we had joy, we had fun, we had seasons in the sun but the wine and the song like the seasons, all have gone
eğer burun buruna geldiyseniz bilirsiniz.. insan semender olarak bile olsa yaşamak istiyor.. ölünce sevemezsem seni diye sapsal bir şarkı vardı.. yasamak istediklerim bitince ölüm hakkında konuşabileceğim sanırım..
Çok yaşadım yeter bana artık bu kadar ömür ölmem lazım Allah'ım bu bir isyan değil bu bir feryatta değil ama bi istek sadece ufak bi istek belki yeteri kadar yaşadım bu dünyada belkide görmem gereken herşeyi gördüm ama şuna eminimki görmem gereken asıl şeyi gördüm yeter artık yaşam yeter bana bu zindan dünyada yaşamak gitmem lazım artık rüyalarımda yaşadığım mutluluğu artık sonsuzlugun giriş kapısında bulmak istiyorum
ölüm sonun başlangıcı değil aslında ölüm sonsuzluğun başlangıcı o yüzden sonu olan dünya da rahat etmek değil sonsuz dünyada rahat etmek gerçek akıl sahiplerinin amacı
En çok arzuladığım şeylerden birisi elimde olsa bir an olsun beklemezdim bu dünyanın beni hayattan bezdirmesi çok çabuk oldu belkide hayatın zulmune çok çabuk yenildim istek ve arzularım hiçbirzaman istedigim gibi olmadı ya benim sevdiğim insanlar beni sevmedi ya beni seven insanları ben sevmedim hayatın tadını çıkarmam gereken yaşta yas tuttum boynum bükük kalbim kırık kaldı ama yinede bir nebze olsun yaşamak istesemde kaderin cilvesi beni ölüme sürüklüyor:'(
Neylersin ölüm herkesin başında. Uyudun uyanamadın olacak. Kimbilir nerde, nasıl, kaç yaşında? Bir namazlık saltanatın olacak, Taht misali o musalla taşında.
To die: to sleep; No more; and by a sleep to say we end The heart-ache and the thousand natural shocks That flesh is heir to, 'tis a consummation Devoutly to be wish'd. To die, to sleep;
dönmediğin günler boyu, akan göz yaşlarım helal mi sandın...
cezasız mı kaldı yaptıklarım, boşa mı sandın bileklerden akan bu kanı...
helal mı sandın çektiğim bu hasreti, yüreğimi dağlayan bu ateşi...
cezasız mı kalır sandın bu gidişi...
Selanik içinde Selam okunur selanın sadası bre dostlar cana dokunur,gelin olanlar kına yakilir,aman ecel canim ecel 3 gün ara ver
al-i imran suresinin 185. ayet
her canli olumu tadacaktir. ve ancak kiyamet gunu yaptiklarinizin karsiligi size tastamam verilecektir. kim cehennemden uzaklastirilip cennete konursa o, gercekten kurtulusa ermistir...'
21.05.2005 22:43
Mai Salon
Trajik ya da Trajikomik bir Olum Camdan Kilise'de
Devletin televizyonu olan TRT gururla sunar: (filmin ismini bilmiyorum, sonradan rastgeldim)
İki kumarbaz, biri rahip, biri de varlikli bir kadin. Kadin bir cam fabrikasi satin alir ve cam isiyle ugrasmaya baslar. Rahip ise bos zamanlarinda kumar oynar ve kazandigi pranin buyuk bir kismini yoksula, geri kalanin kendisnin zorunlu ihtiyaclari icin harcar. Yeni elbiseler yahur hayatinin degistirecek ya da para kazandigini gosterecek seyler almaz kendine. 'inandigim gibi yasiyorum' der. Ne de olsa o, kumarbaz da olsa bir rahiptir. Kumar bu iki insanda bir tutku halini almistir. Ne hikmetse henuz karsilasmamislar, ikisi de kendi cevrelerinde hayatlarini surduregitmektedirler. Bir gun rahip arkadasiyla girdigi bir bahiste(yazi-tura) kaybeder ve avusturalya ya gitmek zorunda kalir. İngilizler yeni yeni gitmektedir ya da istila etmektedir bakir aborjin topraklarini. Gemide karsilasir ve tanisir bu iki insan.
Gel zaman git zaman oldukca fazla zaman gecirmeye baslarlar. Bir iki munasebetsiz tanik yuzunden(kadinal rahibi kumar oynarlarken gormuslerdir) rahip rahiplikten uzaklastirilir.
...
Bir bahise girerler. Rahip camdan bir kilise yapacaktir ve yabanilerin topraklarindan gecerek bunu ta bilmem neredeki bir yere goturecektir. Kadin zamaninda yapamazsin der, rahip ise yaparim. O siralarda rahibin rahip olan pederi, oglunun kumar yuzunden kiliseden uzaklastirilmasina dayanamamis ve intihar etmistir. Bu arada rahip rolunu(kumarbaz olan) ingiliz hasta daki adam oynamaktadir. Zengin, kumarbaz kadin rolunu ise yuzuklerin efendisinde oynayan, orman buyucusu oynamaktadir.
Rahip zor bir yolculuktan sonra basarir ve kucuk bir teknenin uzerinde, camdan kiliseyi(parmakliklar demirdendir) ulastirmasi gereken yere ulastirir. Ve bu yolculuk esnasinda rahip, istemeyerek de olsa katil bir adami oldurmustur. Bu katil adam, aborjinleri hic dusunmeden olduruyordu filmde.
...
Rahip bir gece, kiyida bvagli bulunan camdan kilisede dua ederken kendinden gecer. Allah in hikmeti, kilisenin uzerinde bulundugu tekne su almaya ve yavas yavas batmaya baslar. Rahip bir sure sonra, bir tarafi batmis kilise icinde, oturdugu sandalyeden dusunce isin fehimine varir. Fakat ne kadar cabalarsa cabalasin disariya cikamaz. Kapi kilitlenmis ya da sIkIsmistir. Ve kaptanin gemisiyle batmasi gibi, rahip de kilisesiyle birlikte batar ve olur.
Cenaze sahnesinde, onu seven zengin kadin ic gecirmektedir. Ve merasimden sonra, kiyiya cikartilmis camdan ve kirik dokuk kiliseye gider, icli icli aglar kaybettigi sevgilisi icin.
...
Kimise gore rahibin olumu trajik gelebilir; bana gore ise traji komik.
Bir yazi tura bahsinin sonucunda uzak topraklara gelir, gene bir bahisten oturu miadini doldurur. Cenazede İncil de pasajlar okuyan bir baska rahip, 'insanlar bu dunyaya kisa bir surede olsa gelir, kadin ya da erkek ustlerine dusenleri yaparlar ve giderler. Bu kardesimiz de uzerine duseni yapmistir'
...
22.05.2005 08:08
Senem:
'Butun olumler trajikomiktir Allah'in gozunde...
Iki kardes bilirim, kardeslerden birisi anlatti... Olumun karsisinda hep gulerlermis...'
ölüm muvakkat bir ömrün sona erip ebedi bir hayata geçişin giriş kapısıdır ve aynı gizli bir elin gelip fişi çekmesi gibi zamanı gelen insanında nefesi gizli bir el tarafından kesiliyor bu yüzden hayatımızın bütün varyantlarını ölümün geleceği ana göre ayarlamalıyız ölüm acıdır ama acılar olmasaydı maddenin verasında yer alan mana alemini merak etmeyecektik
Ölüm benim için 4 harften ibaret. Mutlaka kapınızı çalacaktır. En sır kalelerin içinde bile olsanız....
Ölüm, insana verilen cüz’i iradenin son sınırı. Ömür, nefis ve cüz’i irade... Üçünün cenazesi birlikte kalkıyor. Artık bizim için bu üçü de çok gerilerde kaldı. Şimdi yaptıklarımızın karşılığını görmenin ilk durağındayız. Cüz’i irademizin acı ve tatlı meyvelerini burada tadıyoruz. Bize tanınan bütün fırsatlar şimdi son bulmuş durumda. Allah’ın mutlak iradesinin tam hükmü altındayız. O’nun lütfettiği kadar zevk alabiliyor, yahut O’nun irade buyurduğu kadar azap çekiyoruz. Bu âlemden mahşere yine O’nun iradesiyle çıkacak ve kendi keyfimizce değil, Allah’ın hâkimiyeti altında hesabımızı vereceğiz.
Ölüm, tüm dertlerin sona ereceğini düşündüğümüz anda yepyeni dertlerle karşılaşmamıza doğru geldiğimiz son bir yoldur.
Ölüm, bizi dünyada yaşayan riyakar, menfaatçi ve vurdumduymaz birçok insandan uzaklaştıran bir kurtuluştur. Ama öldükten sonra ruhumuzun karşılaşacağı sorunları şimdiden bilmemiz imkansız. Beden de ruhla beraber mi canlanacak, ruh bedensiz miyaşayacak bilinmez. Belki de Dünya da Ahiret de burada yaşadıklarımız.
Ö-ldü L-eyla Ü-zgünüm M-ecnun
ölüm; ilahi adaletin vaktinin gelmesi.. belki rahata, huzura belk de azaplara açılan pencere...
sağ kolum,can dostum..
hiçbişey beni bezdiremedi ne yaşamak ne de ölüm korkusu.her anlamıyla herşeyi seviyorum ve bu sevgiler içinde ölümün yerini ayrı tutuyorum.o benim sağ kolum,can dostum..
ölüm bir sesizlik,soguk bir karanlık, ensemde son nefes.
Talep şan değildir
Razı ol,
Şan da senin, nam da senin
Varlığını bilinmezlik toprağına göm
Gömülmeyen şey nabit olmaz
Eşyadan eşyaya seyahat edip durma
Kendine uzaktan bakmayı öğren
Ne ki senden alınmıştır;
O senin hayrınadır
Ölüme ağlama kalbe bak
Hata ve isyan ile pişman
İbadet ve taat ile nevşeli değilsen
zaten ölüsün...
goodbye, papa, please pray for me
i was the black sheep of the family
you tried to teach me right from wrong
too much wine and too much song
wonder how i get along
goodbye, papa, it's hard to die
when all the birds are singing in the sky
now that the spring is in the air
little children everywhere
when you see them i'll be there
we had joy, we had fun, we had seasons in the sun
but the wine and the song
like the seasons, all have gone
j.b
eğer burun buruna geldiyseniz bilirsiniz.. insan semender olarak bile olsa yaşamak istiyor.. ölünce sevemezsem seni diye sapsal bir şarkı vardı.. yasamak istediklerim bitince ölüm hakkında konuşabileceğim sanırım..
bir çift kireç beyazı ayak ve küskün bakışlar
Çok yaşadım yeter bana artık bu kadar ömür ölmem lazım Allah'ım bu bir isyan değil bu bir feryatta değil ama bi istek sadece ufak bi istek belki yeteri kadar yaşadım bu dünyada belkide görmem gereken herşeyi gördüm ama şuna eminimki görmem gereken asıl şeyi gördüm yeter artık yaşam yeter bana bu zindan dünyada yaşamak gitmem lazım artık rüyalarımda yaşadığım mutluluğu artık sonsuzlugun giriş kapısında bulmak istiyorum
azuların en üst noktada birleşerek sonsuzluga uzanan uzun yolun giriş kapısı
özlem
ölüm sonun başlangıcı değil aslında
ölüm sonsuzluğun başlangıcı
o yüzden sonu olan dünya da rahat etmek değil
sonsuz dünyada rahat etmek gerçek akıl sahiplerinin amacı
sonun başlangıcı.......
ÖLÜM
Ölüm dediğin nedir ki gülüm?
Ben senin için yaşamayı göze almışım
Ölüm yok olmak değildir, gülüm!
Her zaman var ve seni izliyor...
hep gelmeyecekmiş gibi yaşanan ama ansızın karşında bulacak olduğun
Yalan hayattaki tek GERÇEK! ! !
kor-kuuunç! ! !
En çok arzuladığım şeylerden birisi
elimde olsa bir an olsun beklemezdim
bu dünyanın beni hayattan bezdirmesi çok çabuk oldu
belkide hayatın zulmune çok çabuk yenildim
istek ve arzularım hiçbirzaman istedigim gibi olmadı
ya benim sevdiğim insanlar beni sevmedi
ya beni seven insanları ben sevmedim
hayatın tadını çıkarmam gereken yaşta
yas tuttum boynum bükük kalbim kırık kaldı
ama yinede bir nebze olsun yaşamak istesemde
kaderin cilvesi beni ölüme sürüklüyor:'(
Neylersin ölüm herkesin başında.
Uyudun uyanamadın olacak.
Kimbilir nerde, nasıl, kaç yaşında?
Bir namazlık saltanatın olacak,
Taht misali o musalla taşında.
To die: to sleep;
No more; and by a sleep to say we end
The heart-ache and the thousand natural shocks
That flesh is heir to, 'tis a consummation
Devoutly to be wish'd.
To die, to sleep;
Shakespeare