Arkadaşlarımdan yıllar önce Dünya Fizik Olimpiyatları ikincisi olmuştu. Bir başka arkadaşım üniversite sınavına hazırlanırken günde sekiz yüz matematik sorusu çözüyordu. Bir başka arkadaşım genç yaşına rağmen tam iki bin kitap okumuştu hayatı boyunca. Ve ben ortaokulu beş yılda bitirebilmeme rağmen endüstri meslek lisesini bir zamanlar okul üçünsü bölüm birincisi olarak kazanmıştım. IQ'um yani zekâm normalin üzerinde.
Ben diğer arkadaşlarım bütün bu sıradışılığımıza, bütün performansımıza rağmen ne Bayhan kadar ünlüyüz ne de onun gibi paralıyız.
Kimse bizi takdir etmeksizin gideceğiz bu dünyadan. Ama maymunlaşmadan. Medyanın reytingi uğruna koyunlaşmadan. Haysiyet ve şerefimizle.
Bayhan, hayatı boyunca herhangi bir insandan daha fazla birşey ortaya koymamış sıradan bir insan. Gerçekten de onun üzerinde durmaya değmez. Üzerinde durulan ya da durulması gereken şey bir şahıs olarak Bayhan değildir. Onun Türk toplumunun yozlaşmasında işgal ettiği yer nedeniyle sembolik değeridir.
bayhan için insanların tartıştığına bile inanmak gelmiyor içimden.kim ki bayhan ya? nesi var? bize ne kazandırıyor? sıradan olan bir çok insandan daha da sıradadnm hatta benden bile... yorum yapıp tartışmaya bile değmez
Ajdar'ın da sesi en az Bayhan kadar kötü. Ama benzerlikleri bundan ibaret değil. İkisi de kendi kişilikleri olmadığı için dokundukları nesneleri taklit eden birer anderoit. Yalnız Bayhan, Ajdardan farklı olarak Ajdar'ın taklit ettiği nesneyi tersinden taklit ediyor. Taklitte aşırıya gitmesi de bize Freud'un, 'Aşırı arzular zıddından kaynaklanır' sözünü hatırlatıyor. Bu sözden yola çıkarak Bayhan'ın cinsiyet bağlamındaki kimlik bunalımını siz takdir edin.
Popstar Yarışmasında üçüncü olan bu şahıs için 'ülkemizin sayılı otoritelerinden Prof. Dr. Nevzat Tarhan ne diyor? 'Sözü edilen Bayhan'ı muayene etmeden kesin teşhis koyamam ama televizyon ve basından izlediğim kadarıyla 'maganda-antisosyal kişilik' dediğimiz belirtiler gösteriyor. Bu kişiler genelde zeki ve yetenekli olur, toplumsal normlara uymazlar ve fazla iddialı, sempatik tavırlar sergilerler. Dış görünüşleriyle insanları etkileyerek, gerçek kişiliklerini gizleyebilirler. Özellikle genç kızlar bu tiplerden kolayca etkilenir. Öfkeye bağımlı ve kavga etmeye sürekli hazırdırlar. Bu kişilerin onaylanması, davranışlarını pekiştirir! Yani suç işlemeye karşı iyice meyilli hale gelirler. Toplumumuz bu konularda maalesef sorgulayıcı davranmıyor. Kolayca benimsiyor. Oysa bu tiplerin gençlere model olması, çok ciddi sakıncalara yol açar.'
Sayın Tarhan'ın, anti-sosyal kişilik olabileceğini söylediği Bayhan Gürhan geleceğin Müslüman Gürses'i olacağa benziyor. Muhtemelen onun arkasında da duygularını illegal yollardan ifade eden bir kitle oluşacak. Yani Bayhan Gürhan Türk Kültürü'nün yozlaşmasına sebep olanların başta gidenlerinden biri olmaya daha şimdiden aday biri. Bu şahsın insanları, özellikle de genç kızları kolaylıkla kandırmasının sebeplerinden bazıları da muhtemelen, güç ve iktidarın simgesi olan siyah renkte elbiseler giymesi ve genç kızların bilinç altlarına ittikleri hükmedilme duygusudur.
Bu şahsın sesi için pek fazla birşey söylemek istemiyorum. Birkaç kelimeyle ifade etmek gerekirse son derece detone olan rezalet bir sesi var. Sokakaki her on kişiden kesinlekle yedisinin sesi bu adamdan daha iyidir. Üstelik sesini oktavı da oldukça düşük. Fazla bağıramıyor. Bağırmaya çalıştığı zamanda söylediği şarkıyı iyice bozuyor.
Bayhan'ın farklı bir tarza sahip olduğunu iddia edenlere de herhalde söylenebilecek bir tek şey olabilir. Bayhan'ın abartılı el kol hareketleri güzellik ve estetik yaratarak müziğe katkıda bulunan bir farklılık değil, düpediz psikolojiki ve biyolojik sebeplerden kaynaklanan bir hastalıktır.
Bayhan kendi tarzında çok değişik bir insan.Sesi güzel fakat onu bir pop müzik yarışmasında tanımamız onun için kötü oldu.Çünkü bence onun sesi popa gitmiyor.Hint müziği onun tarzı.Öte yandan sesine lafım yok.Sesi gerçekten çok güzel.Eğer pop diye ısrar etmezse çok başarılı olabilir.
Bayhan bir kukla. Tıpkı Popstar'ın kendisi gibi. Uyutuluyorsunuz(ya da uyutuluyoruz) . Biz bunlarla uyurken dünya dönmeye devam edecek, biz uyumaya devam edeceğiz.
Memleketimin ağlanacak halini bile para kazanmak için başarı ile kullanan bir medya ve destekçisi şirketleri ve malesef bunu göremeyecek kadar kör ve cahil bir toplumu...
Bayhan mı boşversene! ..Ben burun estetiğine nekadar verdiğini merak ediyorum..Hayır yani bi indirim falan ayarlardım bana söleseydi..Neysem artık bayhanı değil emmee Firdevsi kaçırmamaık lazım elden ;)
Sesiyle,kişiliğiyle,karizmasıyla bir bütün ve çok hoş birisi..Yalansız,riyasız.Gönül gözüyle görebilen herkesin çok sevdiği bir isim... Sadece Bayhan Daima Bayhan
Günümüz büyücülerindendir. Kanımca cinleride vardır bu zatın, bu kadar iğrenç bir sesle nasıl olurda beğeni kazanıyor başka türlü anlamak mümkün değil büyülüyor tabi insanları. :)
medyanın şişirmesiyle,çok aranmış,birisi :-)))) allah sonumuzu hayır etsin.....konuşulacak,tartışılacak,yapılacak o kadar şey bittide bayhanamı sıra geldi.ilahi sizlere ya :-)))))))
bence tam acıların çocuğu.ama yinede sempati duyuyorum.onu meşhur eden şarkıyı zirveye taşıyan odur. artık tam bir popstar olduğu şüphesiz.en azından sokaktaki herkesin dilinde abidin ve firdevs in değil bayhanın şarkıları var
İlginç bir yorumu var, ama ona bir sempatim kesinlikle yok, çünkü beğenmediğim bir tarzda yorum yapıyor ama Ah İstanbul parçasını tek kelimeyle şahane yorumladı
Ben Bayhan'ı ilk gördüğümde onun hareketlerinden ben kendim bi tuhaf oldum. Gülsem olmaz, acısam olmaz ama sonra popstar cd'sini alıp dinledim ve bayhanı yakından takip ettim ve aslında okadarda tuhaf olmadığını gordum ama benim ona karsı ilgi duymama sebep olan asıl sey onu kendime benzetmemdi, çok rahat ve hiç kimseyi takmayan tavrı çok hoşuma gitti. ve artık bayhanı seviyorum,iyi birisi, ona nefretim sevgiye donustu. inşallah ne yaptığını biliyordur.
Kar kalınlığının 50-70 cm’yi bulması demek, evde mahsur kalmak ve ev eğlenceliklerinden kam almak demek.
Cuma günü, ikinci kez izleme fırsatı bulduğum Bayhan’ın Armağan Çağlayan’a verdiği cevap o kadar hoştu ki Clinton ve araba süren mü’min kadınlar konulu yazımı bilgisayarımın sarı klasörlerine havale edip Tarantino’nun filmlerine çok yakışacağını düşündüğüm Bayhan’ı yazmak istedim. Sahne şu: Çağlayan ‘O ayakkabıları hiçççç beğenmedim.’ diyor, Bayhan cevaplıyor: “Canın sağ olsun abi...”
Bu diyalog birden başka bir yönetmeni daha hatırlattı bana. Radikal feministlerin çok sevdiği Marlen Gorris’i ve 70’lerde çektiği ‘Bir Sessizlik Sorgusu’nu. Film birbirini hiç tanımayan üç kadının butik sahibi bir erkeği öldürmeleri ve tutuklandıktan sonra farklı bir direniş biçimi geliştirerek, ‘eril’ dünyanın dilini kullanmayı reddetmeleri üzerine kuruluydu. Kadınlar kendilerini savunmuyorlar, doğal olarak mahkeme heyeti ve jüri sanık kadınlardan nefret ediyordu. Ancak mahkeme ilerledikçe salona alınan bir grup kadın da bu eyleme zımnen katıldılar, alkışlarla ve sözsüz ‘duruşlarla’... Gorris’in filmi sessiz ve uysal görünen bir kitlenin meşru kabul edilen üst dile eklenmemeyi reddetme vurgusu ile ilginçti.
Pop Star ‘tezgahı’ sosyal katmanların temsil edildiği, kimi plastik çatışmaların dışında aslında derinden derine nelerin çatıştığını gösteren bir sosyoloji ve psikoloji laboratuvarına dönüştü epeydir. İki kategori, iki katman yarışıyor aslında: Bayhan’lar ve Barış’lar. Bayhan bir Hakan Taşıyan değil. Alt sınıftan, ağzı laf yapmayan, ama gerektiğinde İngilizce şarkı söyleyen, ‘aidiyet’ sorunu olmayan, üst dile eklemlenmeyi umursamadığını safiyane dehasıyla, bastıra bastıra vurgulayan bir melez. Barış da bir Erol Evgin değil. Şehirliliği, merkezin değerlerinin taşıyıcısı olmayı ‘bizler’ ‘onlar’ gibi hiç de şık olmayan sınıfsal sulara sürükleyen potansiyel kanaat önderi, bir cins Çelik. Barış da tıpkı Bayhan gibi bir ‘duruş’un sahibi: Bayhan’ların sahne alabildiği bir ortam için ‘bizim gibiler’ fazla iyidir duruşu. Lakin bunu çok ‘belli ettiği’ için oyun dışı kaldı, şimdi onun yerini doldurma işi diğer şehirli-cici çocuğun; ailenizin loli-pop’u, pastörize Tarkan Abidin’in. Tabii halkımız son bir manipülasyonla atağa geçip “Türk pop starı dediğin feleğin çemberinden geçmiş olmalı, arabesk bir yanı olmalı ama Batılılık ölçütlerinde formatlanabilecek kadar da ergonomik olmalı” deyip Firdevs’i taçlandırmazsa.
Aslında Firdevs ile Bayhan arasında ‘acıların çocuğu’ olma bağlamında hiçbir fark yok; tek fark Firdevs’teki, her şeyi geride bırakmak, daha dantelalı, köpüklü, tüylü terlikli bir hayata; mutlu ve arabalı insanlara yol boyu eşlik edecek, onlara geçici ve gerekli acılar temin edecek bir müzik kariyerine atardamardan bağlanmak arzusu. Firdevs gibi pop star olmanın kendisini idealize eden biriyle; yani ayakkabısının hayati mesele olduğunu bilen biriyle, tahakküm ilişkisi kurmak kolay. Ama o dilin, o jargonun içinde olmayı iplememeyi ‘mesele’ yapan biriyle, ‘canın sağ olsun’ yani ‘söylediğini arkamı döndüğüm an unutacağım’ diyen biriyle aynı ilişkiyi kurabilmek güç. Jürinin Bayhan’dan etkilenmesinin de, gıcık kapmasının da nedeni bu. Bayhan, her yerde eğilip bükülmek zorunda kalan, ezilip horlanan sınıfı için dimdik bir ‘omurga’nın reklamını yapıyor. İlk elemelere kısa pantolonla gelmiş, çocuksu bir katil olan bu kenar-şehirli çocuğa her şey irtifa temin etti. Bir kötürüm için tekerlekli sandalye ne ise, ezilen sınıflar için o kadar elzem bir ihtiyaç: Bayhan duruşu, Bayhan bakışı. Anlamı şu: “Acının kalbinde piştim, sabrettim, dik durdum, yalnızca kaderime teslim oldum; sen de öyle yap güzel kardeşim; bak İngilizcesi de şu: Keep walking my friend.”
bence bayhan güzel söylüyor.onun hakkında olumsuz eleştiri yapanlar herhalde geçmişinden dolayı böyle şeyler yazıyor.bence 1975lerin ferdisi,orhanı gibi unutulmaz isimler var ise 2004'ün unutulmaz ismi bayhan olacaktır.ayrıca bi sanatçıyı sevmemek onun hakkında kötü yorum yapmayı gerektirmez sevmiyorsan sewvmiyorum dersin........
:) :) :) :) :)
gerçekleri tarih yazar tarihi de galatasaray
şimdi ne alakası var bunun bayhanla diyeceksiniz biliyorum ama bayhan galatasaraylı
Arkadaşlarımdan yıllar önce Dünya Fizik Olimpiyatları ikincisi olmuştu.
Bir başka arkadaşım üniversite sınavına hazırlanırken günde sekiz yüz matematik sorusu çözüyordu.
Bir başka arkadaşım genç yaşına rağmen tam iki bin kitap okumuştu hayatı boyunca.
Ve ben ortaokulu beş yılda bitirebilmeme rağmen endüstri meslek lisesini bir zamanlar okul üçünsü bölüm birincisi olarak kazanmıştım. IQ'um yani zekâm normalin üzerinde.
Ben diğer arkadaşlarım bütün bu sıradışılığımıza, bütün performansımıza rağmen ne Bayhan kadar ünlüyüz ne de onun gibi paralıyız.
Kimse bizi takdir etmeksizin gideceğiz bu dünyadan. Ama maymunlaşmadan. Medyanın reytingi uğruna koyunlaşmadan. Haysiyet ve şerefimizle.
Bayhan, hayatı boyunca herhangi bir insandan daha fazla birşey ortaya koymamış sıradan bir insan. Gerçekten de onun üzerinde durmaya değmez. Üzerinde durulan ya da durulması gereken şey bir şahıs olarak Bayhan değildir. Onun Türk toplumunun yozlaşmasında işgal ettiği yer nedeniyle sembolik değeridir.
bayhan için insanların tartıştığına bile inanmak gelmiyor içimden.kim ki bayhan ya? nesi var? bize ne kazandırıyor? sıradan olan bir çok insandan daha da sıradadnm hatta benden bile...
yorum yapıp tartışmaya bile değmez
Ajdar'ın da sesi en az Bayhan kadar kötü. Ama benzerlikleri bundan ibaret değil. İkisi de kendi kişilikleri olmadığı için dokundukları nesneleri taklit eden birer anderoit. Yalnız Bayhan, Ajdardan farklı olarak Ajdar'ın taklit ettiği nesneyi tersinden taklit ediyor. Taklitte aşırıya gitmesi de bize Freud'un, 'Aşırı arzular zıddından kaynaklanır' sözünü hatırlatıyor. Bu sözden yola çıkarak Bayhan'ın cinsiyet bağlamındaki kimlik bunalımını siz takdir edin.
Popstar Yarışmasında üçüncü olan bu şahıs için 'ülkemizin sayılı otoritelerinden Prof. Dr. Nevzat Tarhan ne diyor? 'Sözü edilen Bayhan'ı muayene etmeden kesin teşhis koyamam ama televizyon ve basından izlediğim kadarıyla 'maganda-antisosyal kişilik' dediğimiz belirtiler gösteriyor. Bu kişiler genelde zeki ve yetenekli olur, toplumsal normlara uymazlar ve fazla iddialı, sempatik tavırlar sergilerler. Dış görünüşleriyle insanları etkileyerek, gerçek kişiliklerini gizleyebilirler. Özellikle genç kızlar bu tiplerden kolayca etkilenir. Öfkeye bağımlı ve kavga etmeye sürekli hazırdırlar. Bu kişilerin onaylanması, davranışlarını pekiştirir! Yani suç işlemeye karşı iyice meyilli hale gelirler. Toplumumuz bu konularda maalesef sorgulayıcı davranmıyor. Kolayca benimsiyor. Oysa bu tiplerin gençlere model olması, çok ciddi sakıncalara yol açar.'
Sayın Tarhan'ın, anti-sosyal kişilik olabileceğini söylediği Bayhan Gürhan geleceğin Müslüman Gürses'i olacağa benziyor. Muhtemelen onun arkasında da duygularını illegal yollardan ifade eden bir kitle oluşacak. Yani Bayhan Gürhan Türk Kültürü'nün yozlaşmasına sebep olanların başta gidenlerinden biri olmaya daha şimdiden aday biri. Bu şahsın insanları, özellikle de genç kızları kolaylıkla kandırmasının sebeplerinden bazıları da muhtemelen, güç ve iktidarın simgesi olan siyah renkte elbiseler giymesi ve genç kızların bilinç altlarına ittikleri hükmedilme duygusudur.
Bu şahsın sesi için pek fazla birşey söylemek istemiyorum. Birkaç kelimeyle ifade etmek gerekirse son derece detone olan rezalet bir sesi var. Sokakaki her on kişiden kesinlekle yedisinin sesi bu adamdan daha iyidir. Üstelik sesini oktavı da oldukça düşük. Fazla bağıramıyor. Bağırmaya çalıştığı zamanda söylediği şarkıyı iyice bozuyor.
Bayhan'ın farklı bir tarza sahip olduğunu iddia edenlere de herhalde söylenebilecek bir tek şey olabilir. Bayhan'ın abartılı el kol hareketleri güzellik ve estetik yaratarak müziğe katkıda bulunan bir farklılık değil, düpediz psikolojiki ve biyolojik sebeplerden kaynaklanan bir hastalıktır.
Bayhan Türkiye'nin en büyük belası..
ondan nefret ediyorum..
Bayhan kendi tarzında çok değişik bir insan.Sesi güzel fakat onu bir pop müzik yarışmasında tanımamız onun için kötü oldu.Çünkü bence onun sesi popa gitmiyor.Hint müziği onun tarzı.Öte yandan sesine lafım yok.Sesi gerçekten çok güzel.Eğer pop diye ısrar etmezse çok başarılı olabilir.
Bayhan bir kukla. Tıpkı Popstar'ın kendisi gibi. Uyutuluyorsunuz(ya da uyutuluyoruz) .
Biz bunlarla uyurken dünya dönmeye devam edecek, biz uyumaya devam edeceğiz.
Popstar izleyenler ne diyim size be kardesim ne diyim AHH AZIZ NESIN AHH!
Memleketimin ağlanacak halini bile para kazanmak için başarı ile kullanan bir medya ve destekçisi şirketleri ve malesef bunu göremeyecek kadar kör ve cahil bir toplumu...
Bayhan bana batakligi ve sömürüyü çagristiriyor.
Bayhan mı boşversene! ..Ben burun estetiğine nekadar verdiğini merak ediyorum..Hayır yani bi indirim falan ayarlardım bana söleseydi..Neysem artık bayhanı değil emmee Firdevsi kaçırmamaık lazım elden ;)
jüri tarafından halka popçu olarak yutturulmuş kral bir arebeskçidir...
Sesiyle,kişiliğiyle,karizmasıyla bir bütün ve çok hoş birisi..Yalansız,riyasız.Gönül gözüyle görebilen herkesin çok sevdiği bir isim...
Sadece Bayhan
Daima Bayhan
Günümüz büyücülerindendir. Kanımca cinleride vardır bu zatın, bu kadar iğrenç bir sesle nasıl olurda beğeni kazanıyor başka türlü anlamak mümkün değil büyülüyor tabi insanları. :)
medyanın şişirmesiyle,çok aranmış,birisi :-)))) allah sonumuzu hayır etsin.....konuşulacak,tartışılacak,yapılacak o kadar şey bittide bayhanamı sıra geldi.ilahi sizlere ya :-)))))))
tek bildiğim; benim sesimin bile ondan daha güzel olduğudur.. ıyyyy......
Hint tarzında bozuk plak.
Katılıyorum İstanbul'u gzl söyledi..bi Bayhanımız eksikmiş yanlız..coşturdu memleketi..
bence tam acıların çocuğu.ama yinede sempati duyuyorum.onu meşhur eden şarkıyı zirveye taşıyan odur. artık tam bir popstar olduğu şüphesiz.en azından sokaktaki herkesin dilinde abidin ve firdevs in değil bayhanın şarkıları var
özürlülük
basit bir kişi_
bulaşık suyu...(köpükleri güzeldir ama tadı iğrenç...)
İlginç bir yorumu var, ama ona bir sempatim kesinlikle yok, çünkü beğenmediğim bir tarzda yorum yapıyor ama Ah İstanbul parçasını tek kelimeyle şahane yorumladı
ezik, cahil, duygusuz kalmışların ortak sesi...
Ben Bayhan'ı ilk gördüğümde onun hareketlerinden ben kendim bi tuhaf oldum. Gülsem olmaz, acısam olmaz ama sonra popstar cd'sini alıp dinledim ve bayhanı yakından takip ettim ve aslında okadarda tuhaf olmadığını gordum ama benim ona karsı ilgi duymama sebep olan asıl sey onu kendime benzetmemdi, çok rahat ve hiç kimseyi takmayan tavrı çok hoşuma gitti. ve artık bayhanı seviyorum,iyi birisi, ona nefretim sevgiye donustu. inşallah ne yaptığını biliyordur.
kanayan yaramız cahillik
Bayhan’lar ve Barış’lar
Kar kalınlığının 50-70 cm’yi bulması demek, evde mahsur kalmak ve ev eğlenceliklerinden kam almak demek.
Cuma günü, ikinci kez izleme fırsatı bulduğum Bayhan’ın Armağan Çağlayan’a verdiği cevap o kadar hoştu ki Clinton ve araba süren mü’min kadınlar konulu yazımı bilgisayarımın sarı klasörlerine havale edip Tarantino’nun filmlerine çok yakışacağını düşündüğüm Bayhan’ı yazmak istedim. Sahne şu: Çağlayan ‘O ayakkabıları hiçççç beğenmedim.’ diyor, Bayhan cevaplıyor: “Canın sağ olsun abi...”
Bu diyalog birden başka bir yönetmeni daha hatırlattı bana. Radikal feministlerin çok sevdiği Marlen Gorris’i ve 70’lerde çektiği ‘Bir Sessizlik Sorgusu’nu. Film birbirini hiç tanımayan üç kadının butik sahibi bir erkeği öldürmeleri ve tutuklandıktan sonra farklı bir direniş biçimi geliştirerek, ‘eril’ dünyanın dilini kullanmayı reddetmeleri üzerine kuruluydu. Kadınlar kendilerini savunmuyorlar, doğal olarak mahkeme heyeti ve jüri sanık kadınlardan nefret ediyordu. Ancak mahkeme ilerledikçe salona alınan bir grup kadın da bu eyleme zımnen katıldılar, alkışlarla ve sözsüz ‘duruşlarla’... Gorris’in filmi sessiz ve uysal görünen bir kitlenin meşru kabul edilen üst dile eklenmemeyi reddetme vurgusu ile ilginçti.
Pop Star ‘tezgahı’ sosyal katmanların temsil edildiği, kimi plastik çatışmaların dışında aslında derinden derine nelerin çatıştığını gösteren bir sosyoloji ve psikoloji laboratuvarına dönüştü epeydir. İki kategori, iki katman yarışıyor aslında: Bayhan’lar ve Barış’lar. Bayhan bir Hakan Taşıyan değil. Alt sınıftan, ağzı laf yapmayan, ama gerektiğinde İngilizce şarkı söyleyen, ‘aidiyet’ sorunu olmayan, üst dile eklemlenmeyi umursamadığını safiyane dehasıyla, bastıra bastıra vurgulayan bir melez. Barış da bir Erol Evgin değil. Şehirliliği, merkezin değerlerinin taşıyıcısı olmayı ‘bizler’ ‘onlar’ gibi hiç de şık olmayan sınıfsal sulara sürükleyen potansiyel kanaat önderi, bir cins Çelik. Barış da tıpkı Bayhan gibi bir ‘duruş’un sahibi: Bayhan’ların sahne alabildiği bir ortam için ‘bizim gibiler’ fazla iyidir duruşu. Lakin bunu çok ‘belli ettiği’ için oyun dışı kaldı, şimdi onun yerini doldurma işi diğer şehirli-cici çocuğun; ailenizin loli-pop’u, pastörize Tarkan Abidin’in. Tabii halkımız son bir manipülasyonla atağa geçip “Türk pop starı dediğin feleğin çemberinden geçmiş olmalı, arabesk bir yanı olmalı ama Batılılık ölçütlerinde formatlanabilecek kadar da ergonomik olmalı” deyip Firdevs’i taçlandırmazsa.
Aslında Firdevs ile Bayhan arasında ‘acıların çocuğu’ olma bağlamında hiçbir fark yok; tek fark Firdevs’teki, her şeyi geride bırakmak, daha dantelalı, köpüklü, tüylü terlikli bir hayata; mutlu ve arabalı insanlara yol boyu eşlik edecek, onlara geçici ve gerekli acılar temin edecek bir müzik kariyerine atardamardan bağlanmak arzusu. Firdevs gibi pop star olmanın kendisini idealize eden biriyle; yani ayakkabısının hayati mesele olduğunu bilen biriyle, tahakküm ilişkisi kurmak kolay. Ama o dilin, o jargonun içinde olmayı iplememeyi ‘mesele’ yapan biriyle, ‘canın sağ olsun’ yani ‘söylediğini arkamı döndüğüm an unutacağım’ diyen biriyle aynı ilişkiyi kurabilmek güç. Jürinin Bayhan’dan etkilenmesinin de, gıcık kapmasının da nedeni bu. Bayhan, her yerde eğilip bükülmek zorunda kalan, ezilip horlanan sınıfı için dimdik bir ‘omurga’nın reklamını yapıyor. İlk elemelere kısa pantolonla gelmiş, çocuksu bir katil olan bu kenar-şehirli çocuğa her şey irtifa temin etti. Bir kötürüm için tekerlekli sandalye ne ise, ezilen sınıflar için o kadar elzem bir ihtiyaç: Bayhan duruşu, Bayhan bakışı. Anlamı şu: “Acının kalbinde piştim, sabrettim, dik durdum, yalnızca kaderime teslim oldum; sen de öyle yap güzel kardeşim; bak İngilizcesi de şu: Keep walking my friend.”
27.01.2004 /Nihal B.Karaca
bence bayhan güzel söylüyor.onun hakkında olumsuz eleştiri yapanlar herhalde geçmişinden dolayı böyle şeyler yazıyor.bence 1975lerin ferdisi,orhanı gibi unutulmaz isimler var ise 2004'ün unutulmaz ismi bayhan olacaktır.ayrıca bi sanatçıyı sevmemek onun hakkında kötü yorum yapmayı gerektirmez sevmiyorsan sewvmiyorum dersin........