rahat bırakın şu kavramı yaa..isadan önce dördüncü yüzyıldan beridir yeryüzüne gelen 100 insandan 99 u bunu tartışmış bulmaya çalışmış,boşa kürek sallamak bu rahat bırakın onu o gelir sizekendini anlatır,anlatırda siz onu ne kadar anlarsınız bakın burası zor işte.Rahat bırakın siz onu tanımladığınızı sandığınız anda o yatak değiştirir ele avuca sığmaz uğraşmayın
insanı bazen dünyaya meydan okuyacak kadar güçlü kılan,bazen kolunu kaldıramayacak kadar aciz bırakan sihirli bir iksir. bal mı,zehir mi? dert mi,deva mı? güç mü,kolay mı? bilinmez ama aşka aşık olunacak kadar güzel bir duygu.
Ask uc harftden olusan kelimelere ve kalplere, yere ve goge sigmiyan insani sevindiren ayni zaman da aglatan bir his halidir.Insan bazen kendini kaptirdigi vakit kendinden gecer bazen cok guzel bazende cok sacma hareketlerde bulunur.Ask yeryuzunde illaha birine asik olmakla insanlarin karsisina cikmaz.Bir cicek bir bitkinin bile insanlara sundugu hayati gormek lazim...
Çoğu kişinin içine girdiği duygu çemberi. Fakat zamanı geldiğinde çemberin çapı küçülür ve yok olur. Daha sonra kişiler bu çemberin olmadığını iddia ederler. Ayrıca bu duygu çemberi üzerine yazılmış minik bir öykü vardır:
-KAPTAN-
Kaptanın biri gerçek aşk hazinesini bulabilmek için yola çıkmış. Daha önce kimsenin gitmediği yerlere gitmiş kimsenin görmediği yerleri görmüş. Fakat elinde bu hazineye dair ne bir harita ne de bir ipucu olduğundan hiçbir şey bulamamış. Bir gün açık denizde yol alırken aninden fırtına çıkmış. Kaptanın gemisi paramparça olmuş ve kendisi daha önce hiç gitmediği bir adaya sürüklenmiş. Kaptan baygın halde kumsalda yatarken biri gelip onu kaldırmış. Gözlerini açan kaptan karşısında güzeller güzeli bir kız görünce kalbindeki yelkenler fora olmuş. Adeta göğsünün sol tarafında bir harita belirmiş. Haritaya bakınca koca X işaretinin karşısındaki kızı gösterdiğini fark etmiş. Yıllardır aradığı hazine ansızın karşısına çıkmıştır...
bence aşk onu görünce heycanlanmak terlemek ne diyeceğini unutmak kalbin hızlı hızlı çarpması ondan korkmanız kırarım diye konuşacağınız kelimelerin boğazınıza dümlenmesi bu arada aşk sadece karşı cinse mahsus bir şey değildir benim en büyük aşkım ülkemdir TÜRKİYEDİR
Aşk bir ateş böceği gibidir Bir parlar bir söner Ve öyle hassastır ki en ufak incinmede ölür Tutması kolay değildir Ateş böceğini Yakalayan şanslıdır Yakalayamayan için hüzün Uçuşurken başucumuzda mutluluk verir yüreklere İçimizi ısıtamasada yüreğimizi aydınlatır Aşk bir ateş böceğidir Bir parlar bir söner
Telefonda sesinizin titremesi, karsisinda konusurken cümlelerin sonunu getirememek ve gözlerine bakinca herseyi unutmak süt dökmüs kedi olursaniz birinin yaninda anlayinki siz asiksiniz gecmis olsun
Aşk, sarmaşık demektir, insanı öyle bir sarar ki tıpkı sarmaşığın ağacı sarıp kurutması gibi insanı da perişan edip kurutabilir, zalim bir maşuğa çatılırsa... Bu aşkın başlangıcını oluşturur. Karşılık bulup, aşıkla maşuk beraber olursa, iki tarafta da anlayış, hoşgörü vetevazu olursa aşk sevgi şefkat ve merhamete dönüşür ve ömür mutlu olunur
Bir zamanlar, bütün duyguların üzerinde yaşadığı bir ada varmış: Mutluluk, Üzüntü, Bilgi ve tüm diğerleri, Aşk dahil.
Bir gün, adanın batmakta olduğu, duygulara haber verilmiş. Bunun üzerine hepsi adayı terk etmek için sandallarını hazırlamışlar.Aşk, adada en sona kalan duygu olmuş çünkü mümkün olan en son ana kadar beklemek istemiş.Ada neredeyse battığı zaman, Aşk yardım istemeye karar vermiş. Zenginlik, çok büyük bir teknenin içinde, geçmekteymiş.Aşk, 'Zenginlik, beni de yanına alır mısın? ' diye sormuş.Zenginlik, 'Hayır, alamam.Teknemde çok fazla altın ve gümüş var, senin için yer yok.' demiş.Aşk, çok güzel bir yelkenlinin içindeki Kibir'den yardım istemiş. 'Kibir, lütfen bana yardım et! ', Kibir 'Sana yardım edemem, Aşk. Sırılsıklamsın ve yelkenlimi mahvedebilirsin.' diye cevap vermiş. Üzüntü yakınlardaymış ve Aşk yardım istemiş: 'Üzüntü, seninle geleyim.' Üzüntü 'Of, Aşk, o kadar üzgünüm ki, yalnız kalmaya ihtiyacım var.' Mutluluk da Aşk'ın yanından geçmiş; ama o kadar mutluymuş ki Aşk'ın çağrısını duymamış. Aşk, birden bir ses duymuş. 'Gel Aşk! Seni yanıma alacağım...'Bu Aşk'tan daha yaşlıca birisiymiş. Aşk o kadar şanslı ve mutlu hissetmiş ki, onu yanına alanın kim olduğunu öğrenmeyi akıl edememiş. Yeni bir kara parçasına vardıklarında, Aşk'a yardım eden yoluna devam etmiş. Ona ne kadar borçlu olduğunu fark eden Aşk, Bilgi'ye sormuş: 'Bana yardım eden kimdi? ' Bilgi 'O, Zaman'dı' diye cevap vermiş. 'Zaman mı? Neden bana yardım etti ki? ' diye sormuş Aşk. Bilgi gülümsemiş:
'Çünkü sadece Zaman Aşk'ın ne kadar büyük olduğunu anlayabilir'
Aşk, sarmaşık demektir, insanı öyle bir sarar ki tıpkı sarmaşığın ağacı sarıp kurutması gibi insanı da perişan edip kurutabilir, zalim bir maşuğa çatılırsa...
bir kalb ki onun sevmesi, aldanması yok... tutkunluğu yok, bir güzele yanması yok... bin kez yazık olsun sevi'siz bir yüreğe, aşksız geçecek günlerin faydası yok...
'eğer hayatınızın herhangi bir an'ına gidip orada sonsuza dek kalacaksınız deseler, yalnızca iki şeyden birini seçmek isterdim: biri, o çocukluğun bahçesindeki ağacın dalına asılı salıncakta sallanırken... öteki, bütün hayatım boyunca en çok sevdiğim insanla öpüstüğüm ilk gün... herkes aşık olmanın ortak dilini bulup yazmaya çalışıyordu... ama aslında bu kadar basitti işte: birini öptüğünde salıncakta sallanır gibi hissediyorsan, aşıksın! '
aşk elma şekerine benzer arkadaşlar... ELMA ŞEKERİ! ! ! ! yersin yersin cok tat alirsin bittigi zamanda SAPI elinde kalir. işte o anda senden kötü kimse yoktur etrafında :)))
aşk geldi, ka gibi damarlarıma derime doldu... beni benden aldı, varlığımı sevgiliyle doldurdu... kısaca; bana benden kalan bir ad, ancak ötesi hep o...
rahat bırakın şu kavramı yaa..isadan önce dördüncü yüzyıldan beridir yeryüzüne gelen 100 insandan 99 u bunu tartışmış bulmaya çalışmış,boşa kürek sallamak bu rahat bırakın onu o gelir sizekendini anlatır,anlatırda siz onu ne kadar anlarsınız bakın burası zor işte.Rahat bırakın siz onu tanımladığınızı sandığınız anda o yatak değiştirir ele avuca sığmaz uğraşmayın
aşk içinde kaybolmaktır... kendinizi diil herşeyinizi kaybetmektir neden mi? onu kaybedince pişmanlık yaşamanız için!
aşk; sevgilide kaybolmak ve yine kendini sevgilide bulmaktır.
cümle cihan güzellerin yüzlerine ben örsün
gözlerin balyozu oldu içerimdeki örsün
ruhumdaki fırtınalar merihi usandırır
Nuh`a haber eyleyinde gelsinde tufan görsün
budur aşk.
Aşk birbirine bakmak değil birlikte aynı yöne bakmaktır.
insanı bazen dünyaya meydan okuyacak kadar güçlü kılan,bazen kolunu kaldıramayacak kadar aciz bırakan sihirli bir iksir.
bal mı,zehir mi? dert mi,deva mı? güç mü,kolay mı? bilinmez ama aşka aşık olunacak kadar güzel bir duygu.
bece aşk insanın bazen canını acıtan ama olduğunda ise iyi ki var dediğimiz yürek acısıdır
Ask uc harftden olusan kelimelere ve kalplere, yere ve goge sigmiyan insani sevindiren ayni zaman da aglatan bir his halidir.Insan bazen kendini kaptirdigi vakit kendinden gecer bazen cok guzel bazende cok sacma hareketlerde bulunur.Ask yeryuzunde illaha birine asik olmakla insanlarin karsisina cikmaz.Bir cicek bir bitkinin bile insanlara sundugu hayati gormek lazim...
Çoğu kişinin içine girdiği duygu çemberi. Fakat zamanı geldiğinde çemberin çapı küçülür ve yok olur. Daha sonra kişiler bu çemberin olmadığını iddia ederler. Ayrıca bu duygu çemberi üzerine yazılmış minik bir öykü vardır:
-KAPTAN-
Kaptanın biri gerçek aşk hazinesini bulabilmek için yola çıkmış. Daha önce kimsenin gitmediği yerlere gitmiş kimsenin görmediği yerleri görmüş. Fakat elinde bu hazineye dair ne bir harita ne de bir ipucu olduğundan hiçbir şey bulamamış. Bir gün açık denizde yol alırken aninden fırtına çıkmış. Kaptanın gemisi paramparça olmuş ve kendisi daha önce hiç gitmediği bir adaya sürüklenmiş. Kaptan baygın halde kumsalda yatarken biri gelip onu kaldırmış. Gözlerini açan kaptan karşısında güzeller güzeli bir kız görünce kalbindeki yelkenler fora olmuş. Adeta göğsünün sol tarafında bir harita belirmiş. Haritaya bakınca koca X işaretinin karşısındaki kızı gösterdiğini fark etmiş. Yıllardır aradığı hazine ansızın karşısına çıkmıştır...
Aşk içinde, yalan içinde, hepsi aynı, hepsi içinde...
bence aşk onu görünce heycanlanmak terlemek ne diyeceğini unutmak kalbin hızlı hızlı çarpması ondan korkmanız kırarım diye konuşacağınız kelimelerin boğazınıza dümlenmesi bu arada aşk sadece karşı cinse mahsus bir şey değildir
benim en büyük aşkım ülkemdir TÜRKİYEDİR
Bence gerçek aşk ilahi aşktır. İlahi aşkı bilmeyenler Allahı arasınlar ozaman bilirler. Örnek: Hallacı mansur
Aski yerden 1 metre yukarida arayanlar, ask orada degil daha yukarida.
AŞK elma şekerine benzer önce şekeri bitene kadar tatlıdır sonra ekşileşmeye başlar ve sonuçta elinizde sopası kalır
Aşk bir ateş böceği gibidir
Bir parlar bir söner
Ve öyle hassastır ki en ufak incinmede ölür
Tutması kolay değildir Ateş böceğini
Yakalayan şanslıdır
Yakalayamayan için hüzün
Uçuşurken başucumuzda mutluluk verir yüreklere
İçimizi ısıtamasada yüreğimizi aydınlatır
Aşk bir ateş böceğidir
Bir parlar bir söner
Aşk, yaşıyor olmanın göstergesidir.
Aşk, yüreğin atış hızının göstergesidir.
Aşk, kuru bir ağacın yeşermesidir.
Aşk, ruhun doygunlğa ulaşmasıdır.
Aşk, ne yapacağını bilememektir.
Her erkeğin içinde bulunamayacağı bir durum.
söz,bişeyler çağrıştırdığı gün buraya yazacam..
Sanırım en güzeli Aşk'a Aşık olmak.
Telefonda sesinizin titremesi, karsisinda konusurken cümlelerin sonunu getirememek ve gözlerine bakinca herseyi unutmak süt dökmüs kedi olursaniz birinin yaninda anlayinki siz asiksiniz gecmis olsun
Aşk ulaşılmaz olandır...
Aşk, sarmaşık demektir, insanı öyle bir sarar ki tıpkı sarmaşığın ağacı sarıp kurutması gibi insanı da perişan edip kurutabilir, zalim bir maşuğa çatılırsa...
Bu aşkın başlangıcını oluşturur. Karşılık bulup, aşıkla maşuk beraber olursa, iki tarafta da anlayış, hoşgörü vetevazu olursa aşk sevgi şefkat ve merhamete dönüşür ve ömür mutlu olunur
Bir zamanlar, bütün duyguların üzerinde yaşadığı bir ada varmış:
Mutluluk, Üzüntü, Bilgi ve tüm diğerleri, Aşk dahil.
Bir gün, adanın batmakta olduğu, duygulara haber verilmiş. Bunun üzerine hepsi adayı terk etmek için sandallarını hazırlamışlar.Aşk, adada en sona kalan duygu olmuş çünkü mümkün olan en son ana kadar beklemek istemiş.Ada neredeyse battığı zaman, Aşk yardım istemeye karar vermiş. Zenginlik, çok büyük bir teknenin içinde, geçmekteymiş.Aşk, 'Zenginlik, beni de yanına alır mısın? ' diye sormuş.Zenginlik, 'Hayır, alamam.Teknemde çok fazla altın ve gümüş var, senin için yer yok.' demiş.Aşk, çok güzel bir yelkenlinin içindeki Kibir'den yardım istemiş. 'Kibir, lütfen bana yardım et! ', Kibir 'Sana yardım edemem, Aşk. Sırılsıklamsın ve yelkenlimi mahvedebilirsin.' diye cevap vermiş. Üzüntü yakınlardaymış ve Aşk yardım istemiş: 'Üzüntü, seninle geleyim.' Üzüntü 'Of, Aşk, o kadar üzgünüm ki, yalnız kalmaya ihtiyacım var.' Mutluluk da Aşk'ın yanından geçmiş; ama o kadar mutluymuş ki Aşk'ın çağrısını duymamış. Aşk, birden bir ses duymuş. 'Gel Aşk! Seni yanıma alacağım...'Bu Aşk'tan daha yaşlıca birisiymiş. Aşk o kadar şanslı ve mutlu hissetmiş ki, onu yanına alanın kim olduğunu öğrenmeyi akıl edememiş. Yeni bir kara parçasına vardıklarında, Aşk'a yardım eden yoluna devam etmiş. Ona ne kadar borçlu olduğunu fark eden Aşk, Bilgi'ye sormuş: 'Bana yardım eden kimdi? ' Bilgi 'O, Zaman'dı' diye cevap vermiş. 'Zaman mı? Neden bana yardım etti ki? ' diye sormuş Aşk. Bilgi gülümsemiş:
'Çünkü sadece Zaman Aşk'ın ne kadar büyük olduğunu anlayabilir'
Aşk, sarmaşık demektir, insanı öyle bir sarar ki tıpkı sarmaşığın ağacı sarıp kurutması gibi insanı da perişan edip kurutabilir, zalim bir maşuğa çatılırsa...
'İyiki seni sevmişim' şiirini yazdıran o dayanılmaz duygudur.. Ama ben sana tapıyorum, öyleyse aşk, sevgi nedir ki?
bir kalb ki onun sevmesi, aldanması yok...
tutkunluğu yok, bir güzele yanması yok...
bin kez yazık olsun sevi'siz bir yüreğe,
aşksız geçecek günlerin faydası yok...
ö.h.
'eğer hayatınızın herhangi bir an'ına gidip orada sonsuza dek
kalacaksınız deseler, yalnızca iki şeyden birini seçmek isterdim:
biri, o çocukluğun bahçesindeki ağacın dalına asılı salıncakta
sallanırken... öteki, bütün hayatım boyunca en çok sevdiğim insanla
öpüstüğüm ilk gün... herkes aşık olmanın ortak dilini bulup yazmaya
çalışıyordu...
ama aslında bu kadar basitti işte: birini öptüğünde salıncakta sallanır
gibi hissediyorsan, aşıksın! '
k.b.
aşık olmak bir anormallik. insanın anormal olduğu durumdur.
aşk elma şekerine benzer arkadaşlar... ELMA ŞEKERİ! ! ! ! yersin yersin cok tat alirsin bittigi zamanda SAPI elinde kalir. işte o anda senden kötü kimse yoktur etrafında :)))
aşk geldi,
ka gibi damarlarıma derime doldu...
beni benden aldı,
varlığımı sevgiliyle doldurdu...
kısaca;
bana benden kalan bir ad,
ancak ötesi hep o...
m.c.r.