Ne diyoloğu kardişim.. Yok diyalog miyalog... Tebliğ edilir... bakılır... tebliğe uyulmuyosa gidilir... alnının şakından vurulur.. Demokrasi dediğin de insan hakları dediğin de aynen budur zaten....
Yeterince demokrasinin olmadığı bir ülkede yaşıyoruz zaten...! ! O kadar ki şeriatçı kardeşlerimiz, bu demokrasi noksanlığı yüzünden dilediklerince şeriatı savunamıyorlar...:(
Allah iyilerin yanında olduğundan vakit gazetesine oldukça uzaktır.... Çünkü Bekir Coşkunun dediği gibi biz onları tanıyoruz.. Kimse kimseye iftira etmiyor..
Biz Onları Tanırız
Dün Danıştay’ı basıp yargıçları vuran, eli tabancalı olanlarındandı. Öbürlerinin ellerinde sadece tabancaları yok.
Yüzlerinde aynı kin, gözlerinde aynı nefret, dillerinde aynı hakaret ve tehdit vardır, bir tek tabancaları eksiktir.
Biz onları biliriz.
Kimi zaman bir gazetenin köşelerinde, kimi zaman bir televizyonun ekranında, kimi zaman bir kürsüde, kimi zaman bilgisayarlarımıza gelen e-postalarda, kimi zaman devletin en yüce koltuğunda, onlarla karşılaşırız.
Kin, aynı kin...
Nefret, aynı nefret...
Düşmanlık, aynı dozdadır...
Eksik olan sadece tabanca...
*
Biz onları biliriz.
Devletin koltuklarında oturanları ile dün Danıştay’ı basıp yargıçları kurşunlayan arasında zerre kadar zihniyet farkı bulamazsınız.
Birisinin dili ile yapmak istediğini aslında bu arkadaş tabanca ile yapıverdi.
Nitekim aynı zihniyetteki gazetelere, televizyonlara, köşe yazarlarına, yorumculara, önde gelenlerine, kısacası devletin koltuklarında oturdukları için maske takmak zorunda olmayanlarına bugün iyi bakın.
Asla saldırıyı kınamayacaklardır.
Çünkü dün olan, aslında onların istedikleri şeydir.
*
Ellerinde tabanca-bomba olsun olmasın...
Hedefleri aynıdır:
Laik cumhuriyeti silmek...
Devrim yasalarını tekmelemek...
Çağdaşlığı-uygarlığı engelleyip, ortaçağ yaşam biçimini Türk toplumuna giydirmek...
Şeriatı egemen kılmak...
Ve bu amaçlarını engelleyen, istemeyen, karşı duran, direnen, savaşan kim varsa yok etmek...
Ben yazacaktım üzerine vişneli dondurmayııı...:((( geçenlerde de aynısı karamelli kahve terimine oldu... :)) Tam Karamelin dondurması Kahvenin sadesi yazacakkeeennn....... :)))
Hayatta hiçbirşeyim az olmadı senin kadar....
Ve hiçbişeyi özlemedim seni özlediğim kadar...
Dinliyorum şuan.. Cem Karaca'dan
Ne diyoloğu kardişim.. Yok diyalog miyalog... Tebliğ edilir... bakılır... tebliğe uyulmuyosa gidilir... alnının şakından vurulur.. Demokrasi dediğin de insan hakları dediğin de aynen budur zaten....
Ve o daire başkanının katledildiği kurum...
Yeterince demokrasinin olmadığı bir ülkede yaşıyoruz zaten...! ! O kadar ki şeriatçı kardeşlerimiz, bu demokrasi noksanlığı yüzünden dilediklerince şeriatı savunamıyorlar...:(
Allah iyilerin yanında olduğundan vakit gazetesine oldukça uzaktır....
Çünkü Bekir Coşkunun dediği gibi biz onları tanıyoruz.. Kimse kimseye iftira etmiyor..
Biz Onları Tanırız
Dün Danıştay’ı basıp yargıçları vuran, eli tabancalı olanlarındandı. Öbürlerinin ellerinde sadece tabancaları yok.
Yüzlerinde aynı kin, gözlerinde aynı nefret, dillerinde aynı hakaret ve tehdit vardır, bir tek tabancaları eksiktir.
Biz onları biliriz.
Kimi zaman bir gazetenin köşelerinde, kimi zaman bir televizyonun ekranında, kimi zaman bir kürsüde, kimi zaman bilgisayarlarımıza gelen e-postalarda, kimi zaman devletin en yüce koltuğunda, onlarla karşılaşırız.
Kin, aynı kin...
Nefret, aynı nefret...
Düşmanlık, aynı dozdadır...
Eksik olan sadece tabanca...
*
Biz onları biliriz.
Devletin koltuklarında oturanları ile dün Danıştay’ı basıp yargıçları kurşunlayan arasında zerre kadar zihniyet farkı bulamazsınız.
Birisinin dili ile yapmak istediğini aslında bu arkadaş tabanca ile yapıverdi.
O kadar...
Elbette tabancası olmayanlarından kimileri, görevleri gereği dünkü baskını yapmacık cümlelerle kınayacaklardır.
Aldanmamalısınız...
Nitekim aynı zihniyetteki gazetelere, televizyonlara, köşe yazarlarına, yorumculara, önde gelenlerine, kısacası devletin koltuklarında oturdukları için maske takmak zorunda olmayanlarına bugün iyi bakın.
Asla saldırıyı kınamayacaklardır.
Çünkü dün olan, aslında onların istedikleri şeydir.
*
Ellerinde tabanca-bomba olsun olmasın...
Hedefleri aynıdır:
Laik cumhuriyeti silmek...
Devrim yasalarını tekmelemek...
Çağdaşlığı-uygarlığı engelleyip, ortaçağ yaşam biçimini Türk toplumuna giydirmek...
Şeriatı egemen kılmak...
Ve bu amaçlarını engelleyen, istemeyen, karşı duran, direnen, savaşan kim varsa yok etmek...
Bu dünkü, sadece tabancalı olanı.
İster tabancalı, ister tabancasız olsunlar...
Biz onları tanırız..
Bekir Coşkun
Kapıları çalan benim
kapıları birer birer.
Gözünüze görünemem
göze görünmez ölüler.
Hiroşima'da öleli
oluyor bir on yıl kadar.
Yedi yaşında bir kızım,
büyümez ölü çocuklar.
Saçlarım tutuştu önce,
gözlerim yandı kavruldu.
Bir avuç kül oluverdim,
külüm havaya savruldu.
Benim sizden kendim için
hiçbir şey istediğim yok.
Şeker bile yiyemez ki
kâat gibi yanan çocuk.
Çalıyorum kapınızı,
teyze, amca, bir imza ver.
Çocuklar öldürülmesin
şeker de yiyebilsinler.
(1956)
N.Hikmet RAN
kadifeden kesesi
kahveden gelir sesi.....
oturmuş kumar oynar
ah ciğerimin
vah ciğeriiiimin köööşesiiiii... :))))))
Sizin mutfak ni yana düşüyo..? ? ? ? ? Gerçekten... :)))
istiyoruuummm... Deniz manzaralı biyer rica ediyim... :))
Aman haaaaa... babama ufakta olsa, bişey almak unutulmayaaa... :))
Kalbi ağrır sonra... :))))
Ben yazacaktım üzerine vişneli dondurmayııı...:(((
geçenlerde de aynısı karamelli kahve terimine oldu... :))
Tam
Karamelin dondurması
Kahvenin sadesi yazacakkeeennn....... :)))