Kültür Sanat Edebiyat Şiir

kuma sizce ne demek, kuma size neyi çağrıştırıyor?

kuma terimi Gamze Temel tarafından tarihinde eklendi

  • Şinasi Akay
    Şinasi Akay

    "Birbirini yan gözle süzen kumalar gibi bakışmak"

  • orhan canoğlu
    orhan canoğlu

    eşinin üzerine bayan getirmek kötü durumdur

  • Münevver Kizildagli
    Münevver Kizildagli

    bence bir erkegin bir kadina yapabilecegi en büyük hakaret,ama kabahat kuma olmayi kabul eden kadinda,ahlaki degerlere önem vermeyen hanimlarin calismayi degil de bu yolu secmelerinin en güzel aciklamasi

  • Alperen Kurnaz
    Alperen Kurnaz

    acıklı duygular barındıran, kişinin adından önce gelen sıfat. tatminsizlik açlığı duyan zavallıların cözüm yolu 'ikinci eş' (böyle söyleyince güzel) ...

  • Nurhan Guder
    Nurhan Guder

    O gün yunmak sırası kadınlardaydı. Kentin sayısız kahvesi, kocaman çarşısı, yüzlerce damına karşılık, bir hamamı vardı. Bu bakımdan gün, horozların ağzından yeni kurtulmuş olmamasına rağmen hamam doluydu.
    Gülbahar, soyunup içeri girdi. O hem yunacak, hem de kocasının dileğini çözümleyip karara bağlayacaktı.
    Gülbahar, yirmi beş yılını yeni tüketmiş, tombul, neşeli bir kadındı. Aklı pek sulak sayılmazdı. Fakat bu kent için yeter de artardı bile...
    Kurnaların başında iki büklüm olmuş çıplak bedenlere takılı, tanıdık bir baş aradı. Feride'yi arıyordu... Üç beş dakika sonra buldu onu. Yanına sokuldu.
    Feride, el değmemeiş kelebek, koklanmaış güldü. Yaşı on sekizden iki yıl beride olmasına rağmen, alımlı ve satımlıydı.
    Gülbahar, Feride'ye sordu:
    'Ne vakit geldin bacım? '
    Feride, bacaklarını keselemeyi durdurdu:
    'Namazın ardından abla.'
    'Ben geç kalmışam. Emme benim meramım yunmak değel zaten...Anlıysen değel mi? '
    Feride'nin yüzü daha çok kızardı. Başını öne yıktı. sesi hamamın uğultusunda zor işitildi:
    'He...Habarım var. Anlamışam.'
    Gülbahar bakışlarını onun siyah, uzun saçlarından körpe memelerine, oradan da beyaz ve dolgun bacaklarına taşıdı. Feride'de her şey yerinde ve güzeldi. Gülbahar'ı en çok bu güzelliğin sakladığı başka şey ilgilendiriyordu.
    Gülbahar da yıkanmaya başladı. Bedenine bulaşan kocasının pisliğini temizliyor, böyle bir pisliğe batmamış olan Feride'nin bedenine ara sıra imrenerek bakıyordu. Bazen ruhunda tarif edilmez bir çalkalanma oluyor, bugüne dek kendisine yapışan kocasının, yakında kendi bedeninden kopup Ferid^'nin şu taze memelerini, dolgun bacaklarını altına alacağını düşünüyordu.
    Fakat yüreğini kavuran bu kıskanma, ötelere gitmeden ufalanıyordu. Çünkü kendisi, kocasına yıllardan beri bir çocuk verememişti. Bu eksikliği Feride'nin ortadan kaldıracağını aklına getirince yüreğine su serpiliyor, evin içinde dolaşacak bir çocuğun getireceği mutluluktan, kendisine de pay çıkarıyordu. Nasıl olsa Feride'yi dölleyecek adamın, her zaman yarısı kendine ait olacaktı.
    Gülbahar, kurnanın başından biraz öteye kaydı. Sonra Feride'yi de yanına çağırdı. İki kadın, bir adamın üzerine konuşmaya hazırlandılar.
    Gülbahar sordu:
    'Akarın kokarın var mı bacım? Bilisen ya, ikimizin kaderi bire inecağ. Her şeyi konuşmak doğru olur. Öyle değel mi? '
    Feride bir türlü utancını yırtamıyordu. Kelimeler su gibi akmadı:
    'Yok... Abla... Ağzım, mağzım heç kokmaz.'
    'Eyi... Evde ikimizden başka kimse yoktur bacım. Bilisen, İlyas öksüz bir heriftir. Kafa kafaya verip gül gibi yaşamak mümkündür.'
    'He... Niye olmasın abla? '
    'Ben diyem ki, madem bir evin işini paylaşıcaz, sen esvap yursun, ben de aş pişirirem... Ne diyacağdım? Emme İlyas dolmayı çok sever, ben eyi yapamıyam. Dolma olanda sen pişirisen. E mi? '
    'He, abla.'
    'Ne zaman kaçacağsan? Baban, kardaşın da püsküllü bela emme.'
    Feride'nin gönlündeki nasırlı korku birdenbire depreşti. Gözleri yaşlandı. Fakat bu korku, aşkla giriştiği savaşta, üç beş dakika sonra gücünü yitirdi:
    'İlyas'la tarlada konuşmuşam, kardaşım silah altına düşer düşmez kaçacağam. Ve de ben uyuyamıyam. Hem korkuyam, hemi de seviniyem. Acep o da beni seviy mi? '
    Gülbahar güldü:
    'Sen sevmeyi bir yana it bacım. İlyas önce uşak ister... Uşak oldu mu, gerisi kolay. Bir herif iki avrada yeter de artar bile...'
    Sustular. İlyas'ın aşkı, bir çocuk karşılığı paylaşılmıştı. Az sonra, iki kadın kurnanın başına gidip birbirlerini keselediler.

    Candarma, İlyas'ın evine dayandı:
    'Kapıyı açın! .. Tez! ...'
    Kapı aralanmadı. Ancak ardından, Gülbahar'ın ince sesi duyuldu:
    'Kimdir o? Gece vakti ne istersen? '
    'Candarma... İhbar var! '
    'Niyeymiş? '
    'Sen hele kapıyı aç bacım.'
    'Herifim evde yoktur. Açamam.'
    'Ben candarmayım. Hükümet adına açacaksın. Dedim ya ihbar aldım.'
    Kapı bir parçacık aralandı. Gülbahar'ın başı, karanlığın içinde belirdi. Fakat o hala, kapıya yeterince aralık vermek istemiyordu. Candarma çıkıştı:
    'açsana bacım, herkesin işi gücü var.'
    'Ocağımda ne arıyacağsan? '
    'Kocanı.. Kız kaçırmış! ..'
    Gülbahar, önce alt dudağını dişledi. Sonra kurnazca sordu:
    'Kız kaçıran herif evde mi olurmuş? '
    'Kızla beraber eve geldiğini görmüşler.'
    'Viş.. Hangi yere giresice uydurmuştur bu yalanı. Gel bak ağam.'
    Kapı yeterince açıldı. Candarma içeriye girdi. Küçük bir hol, karşılıklı iki odayı birleştiriyordu. Holün diğer kapısı da arkadaki kocaman bir avluya açılıyordu.
    Candarma odalara girmek istedi:
    'Her yanı arayacağım bacı. Önce odaları..'
    Gülbahar odalardan birinin kapısını açtı:
    'Sen bilirsin ağam. Di bak... Emme bu boşuna bir çabadır. Kız kaçıran herif, evde mi olurmuş? Kim bilir şimdi hangi ine sokulmuşlardır... Ya... Ve de hökümat aklı bunca eksik midir ağam, ben evimde, üstüme varacak kumayı saklar mıyım heç? '
    Candarma odaları aradı. Sonra avluya açılan kapıya yaklaştı:
    Gülbahar birkaç adım yürüdü. Candarmanın iyice yanına varmıştı. Bedenini örten giysiler, titremesini açığa vurmuyordu. Ancak sesi parçalıydı:
    'Oralığda heç bir şey yoktur, candarma ağa. Heç bir şey...Hela mela...'
    Candarma kapıyı açtı. Kocaman avlu karanlık doluydu:
    'Eyi,' dedi. 'Demek gören yanılmış.'
    Sonra çıkıp gitti.
    Gülbahar bir solukta avluya çıkıp, helanın kapısı önüne vardı:
    'Çıkın,' dedi. 'Candarma getti.'
    Feride'yle İlyas dışarı çıktılar. Her üçü de, korkuyu yeterince kovalayamamışlardı.
    Fakat İlyas, bütün engellere meydan okumaktan geri durmadı:
    'Gülbahar,' dedi. 'Sen bu gece babayın evine get. Madem candarma bizi buralıkta bulamamıştır. Demek istiyem ki, biz evde olmadığımıza göre, sen gece vakti yalnız kalamazsın. Seni gören evi boş beller. Hıı... Ne deyisen? Eyi akıl değel mi? '
    'Sen bilirsen ağam. Emme siz de çırayı yakmıyasız ha! '
    'Yok! ...'
    Bu sıra Feride'nin başı öne düşmüştü. Bir yandan korku, bir yandan da ilk gecenin utancı, aşkına siyah lekeler çalmıştı.
    Avludan hole geldiler. Gülbahar çarşafını giymeye başladı. ilyas'la Feride de öbür odaya geçtiler. Bir müddet ayakta durdular. ilyas, karşısında utanan, korkan genç kıza arzuyla bakıyordu. Bu sıra Gülbahar'ın sesi duyuldu:
    'Ben gidiyem, çırayı söndürün! '
    Sokak kapısı açılmadan, İlyas gaz lambasını üfledi. Sonra Feride'yi devirdi.
    Gülbahar karanlığın içine doldu. Henüz köşeyi dönmeden bir mavzer sesi işitildi. Köşede pusu kuran Feride'nin babası, İlyas'ın evinden çıkan kara gölgeyi kızı sanmıştı.
    Gülbahar, göğsüne gömülen kurşunun etkisiyle yolun çatına devrildi.
    Silah sesini duyan Feride, ağlamaya başladı. ilyas onun ağzını kapatıp işine devam etti.

    Bekir YILDIZ

  • Mesut Tunç
    Mesut Tunç

    kuma gerçekten çirkin bir şey sevdiğinin üstüne başka bir kişiyi getirmek çok üzütücü bir olay kendisinin üstüne getirilen kişi çok üzülür

  • Osman Öztürk
    Osman Öztürk

    bence gözel bişiy

  • Sultan Fatih Yağcı
    Sultan Fatih Yağcı

    stepne..

  • Nesrin Gelincik
    Nesrin Gelincik

    Akdeniz’in,dünyaca ünlü turizm merkezlerinden birine 3-5 km uzakta yaşanan
    Bir dram..

    En büyüğü 10 en küçüğü 1 yaşında..bir de bizim Ayşa kız..bu üç güzel çocuğun; esmer güzeli, ailenin kölesi bir anneleri var Fatma gelin..henüz 28 de..
    Bu genç yaşta..dünyayı sırtlamış gidiyor..hem de soluklanmadan..soluk aldığını fark etmeden..Gün 5.30 da başlıyor Fatma için..önce inekler sağılıp sütçüye süt yetiştiriliyor. hayvanların yemi,suyu,çocukların,büyüklerin kahvaltısı ardından evin,eski evin işleri..Daha iş biter mi? Hayvanlar otlamaya götürülüyor..bahçede de işler var elbet..öğle yemeği bebeğin uykusu.. minik Meryem annenin sırtına bağlı.. o bebek öylece büyüdü..
    Evin babaannesi hep iş verir..Fatma otları biç,Fatma hayvanları getir Fatma yemek yap Fatma çay demle.
    Fatma'nın hiç işi bitmez..kara gözlerinde ki hüzünde..fakir bir ailenin kızı Fatma anne yatalak kardeşler bakıyor ayda yılda bir anneciğine gider gider de gitmesiyle gelmesi bir olur..
    Fatma evlenmeden önce de gün yüzü görmemiş..evi, bahçesi ve seralar bildiği dünya.Evlenince çocuklar ve kocası eklenmiş bu dünyaya
    diyeceksiniz ki neden bu denli anlattın Fatma'yı..
    İki gün önce kocası olacak o h... bir tatar kadın almış gelmiş eve Gerekçe “kabul et..sen karılık görevlerini yapamıyorsun” Üstelik canı da bir sarışın istemiş..
    aile sineye çekmiş oğlan deli..gidecek yoksa,kabullenmezlerse..gözünü iyice karartmış(nereye gidecekse) ..
    Fatma ağlar.Bir yandan bağırır.Ne çare kabul edecek..küçük gelin denmeye bile başladı alt daire hazır edildi..
    En acısı da bunca olanlar; o gelinin yaşadıkları sanki olması gereken böyle imiş gibi kabul görmesi.Kocası olacak o adamın yaptıklarında haklı olduğu.Gelenin küçük gelin diye buyur edilmesi.
    Ve daha bir çok şey..Kuma böyle bir şeymiş..Gözyaşı,kader,çaresizce kabullenme ve yüreğine tuz basıp aynı evi,günleri,geceleri paylaşmak..
    Sonra karnı doyuyor,çocuklarına bakılıyor açta açıkta değiller ya..YETMEZ Mİ? ! ! ! !

  • Erkan Çiftçi
    Erkan Çiftçi

    kuma bir evlinin ikinci eşini getirmesidirgelen eş birinci eşin kuması olur

  • Hamza
    Hamza

    kımdemsiz karı...

  • Okan Yavuz
    Okan Yavuz

    puma gibi geldi birden.. bi hayvan adı ya da bi marka gibi..? ! '^#¼½¾&'(@

  • Ciz Lavit
    Ciz Lavit

    Yörede eskisi gibi popüler olmasa da eşi ölen, boşanan,çocukları için ya da başka bir sebepten ötürü yapılmakta. Elbette ki kötü bir durum. Ama mecburiyetten oluyor genelde.

    :(

  • Mesut Kuş
    Mesut Kuş

    bile bile pişti.... :)

  • Ozan Ekin
    Ozan Ekin

    susarsa bir gün onunda üstüne gelecek bir kadin türüdür.

  • Oktay Karaca
    Oktay Karaca

    alacam galiba yakında ne zaman evlendiysem ;)) neyse kendi haline bıraktık ;)

  • Gülçin Yilmaz
    Gülçin Yilmaz

    olucam inşallah :)

  • Drag Bonfire
    Drag Bonfire

    ben bilmem onu benim beyim bilir.))))