İlham onlar? Hele boş, temiz tertemiz sayfalar… Çok çekiciler. Mıknatıs gibi çekiyorlar düşünceleri... Pürüzsüz yüzeyi davet ediyor şairleri, ressamları, yazarları, düşünürleri… Sayfaları doldursun güzellikler, bir meydan gibi baştan sona halay ceksinler, kol kola omuz omuza…
Yazmak ve çizmek kadar güçlü bir his var mı da kalemi kılıca, mürekebi denize benzetmişiz. Aklımızda, ağzımızda tutamamışızda dağlara, taşlara kazımışız. Hayatımızın her yerindeler. İşlevleri örnek vermekle bitmez.
Tabiat ananın hediyesi onlar. Fakat her şeyde olduğu gibi saflıklarından yararlanıp tüketmişiz, sömürmüşüz, hatta kelimelerimizle bile kirtletmişiz.
Tarihi, bilmi, sanatı, eğitimi v.b. daha neleri çağrıştırmıyor ki. Kısa yazmam için herhalde çağrıştırmayan bir şey var mı diye sorulması lazımdı.
Sosyalizm, üretim araçlarında özel mülkiyet yerine toplumsal mülkiyeti sağlamayı ve insanı insan sömürüsüne önlemeyi amaçlar. Buna göre üretim kar amacı ile değil toplumsal ihtiyaçların karşılanması amacı ile yapılmalıdır. Bireyin özgürleştirilmesi bu düşünce akımının temel ilkelerisidir.19. yüzyılda bu doktrinin gelişmesinde, bir yanda kapitalizmin geniş halk kitleleri üzerindeki olumsuz etkileri, diğer yandan liberalizmin vaadettiği şartlar büyük ölçüde etkili olmuştur. Kapitalizm yarattığı iktisadi eşitsizliklerle liberalizmin vaadettikleri arasındaki farklılıkların doğurduğu sosyalist eleştiri aynı zamanda Batı Avrupa'sının egemen düşünce akımlarının da etkisi altında kalmıştır. Sosyalist eleştiri kapitalist sistemi ıslah etmek değil, onun yerine yeni toplumsal düzeni kurma isteğinden doğmuştur.
Alnına konsun bu öpüş Ve, şimdi senden ayrılırken, İtiraf edeyim ki Günlerimi bir düş Sayarken yanılmıyorsun; Ama, Umut gitmişse uzaklara Bir gece ya da bir gün Bir görüntüde ya da bir şeyde olmaksızın Fark eder mi bu yüzden? Bütün gördüğümüz ve göründüğümüz Yalnızca bir düşün içinde bir düş.
Kırılan dalgaların dövdüğü bir kıyının Haykırışları içinde duruyorum: Ve altın kum taneleri tutuyorum avucumda Ne kadar az! Ama nasıl da Süzülüyorlar parmaklarımın arasından derinlere Ben ağlarken- ben ağlarken! Ah Tanrım! Daha sıkı Tutamaz mıyım onları? Ah Tanrım! Tekini bile kurtaramaz mıyım acımasız dalgadan? Bir düşün içinde bir düş mü Bütün gördüğümüz ve göründüğümüz?
'Minberlerin halkın anlıyacağı bir dille ruh ve dimağa hitab olunmakla İslam ehlinin vücudu canlanır, iman kuvvetlenir, kalbi cesaret bulur. Fakat buna nazaran hatiplerin haiz olmaları lazım gelen özellik yetenek ve dünyanın gidişini bilmeleri çok önemlidir.' MKA
'Din, bir vicdan meselesidir. Herkes vicdanın emrine uymakta serbesttir. Biz dine saygı gösteririz. Düşünce ve tefekküre karşı degiliz. Biz sadece din işlerini, millet ve devlet işleriyle karıştırmamaya çalışıyoruz, kasde ve fiile dayanan bağnaz hareketlerden sakınıyoruz. Gericilere fırsat vermiyecegiz.' MKA
'Bu başarının, kutsal topraklarımızı düşman istilasından büsbütün kurtaracak olan kesin zaferin hayırlı bir başlangıcı olmasını Tanrının lütfundan dilerim.' MKA
'Ey millet! Allah birdir, sani, büyüktür. Allah’iın selameti, atifeti ve hayrı üzerinize olsun. Peygamberimiz Efendimiz Hazretleri, Cenab-ı Hak tarafından insanlara dini hakikatleri tebliğe memur ve resul olmuştur. Koyduğu esas kanunlar cümlemizce malumdur ki Kur’ani azimüssandaki husustur. İnsanlara feyz ruhu vermiş olan dinimiz son dindir, temel dindir. Çünkü dinimiz akla mantığa hakikate tamamen uyuyor. Eğer akli mantığa, hakikate uymamış olsaydı bununla diğer ilahi ve tabi kanunlar arasında aykırılıklar olmalı gerekirdi. Çünkü bütün kanunları yapan Cenab-ı Haktır.' MKA
'Biz ne Bolşevikiz, ne de Komünist: Ne biri, ne diğeri olamayız. Türkler milliyetperver ve dinlerine hürmetkar bir millettir. Bizim hükümet şeklimiz tam bir Demokrat Hükümetidir.' MKA
'Bizim dinimiz hiçbir vakit kadınların erkeklerden geri kalmasını talep etmemiştir. Allah’ın emrettiği şeyi, kadın ve erkek beraber olarak ilim ve kültür edinmeleridir. Kadın ve erkek, bu ilim ve kültürü aramak ve nerede olursa oraya gitmek ve onunla dolu olma zorundadır. İslam ve Türk tarihi tetkik edilirse görülür ki bugün kendimizi bir türlü kayıtları bağlı zannettiğimiz şeyler yoktur. Türk sosyal hayatında kadınlar ilim, kültür ve diğer hususlarda erkeklerden katiyen geri kalmamışlardır. Belki daha ileriye gitmişlerdir.' MKA
'Milletimiz dil ve din gibi kuvvetli iki hazineye sahiptir. Bu faziletleri hiç bir kuvvet milletimizin kalp ve vicdanından çekip alamıyacaktır ve alamaz.' MKA
İlham onlar? Hele boş, temiz tertemiz sayfalar… Çok çekiciler. Mıknatıs gibi çekiyorlar düşünceleri...
Pürüzsüz yüzeyi davet ediyor şairleri, ressamları, yazarları, düşünürleri…
Sayfaları doldursun güzellikler, bir meydan gibi baştan sona halay ceksinler, kol kola omuz omuza…
Yazmak ve çizmek kadar güçlü bir his var mı da kalemi kılıca, mürekebi denize benzetmişiz. Aklımızda, ağzımızda tutamamışızda dağlara, taşlara kazımışız. Hayatımızın her yerindeler. İşlevleri örnek vermekle bitmez.
Tabiat ananın hediyesi onlar. Fakat her şeyde olduğu gibi saflıklarından yararlanıp tüketmişiz, sömürmüşüz, hatta kelimelerimizle bile kirtletmişiz.
Tarihi, bilmi, sanatı, eğitimi v.b. daha neleri çağrıştırmıyor ki. Kısa yazmam için herhalde çağrıştırmayan bir şey var mı diye sorulması lazımdı.
Sosyalizm, üretim araçlarında özel mülkiyet yerine toplumsal mülkiyeti sağlamayı ve insanı insan sömürüsüne önlemeyi amaçlar.
Buna göre üretim kar amacı ile değil toplumsal ihtiyaçların karşılanması amacı ile yapılmalıdır.
Bireyin özgürleştirilmesi bu düşünce akımının temel ilkelerisidir.19. yüzyılda bu doktrinin gelişmesinde, bir yanda kapitalizmin geniş halk kitleleri üzerindeki olumsuz etkileri, diğer yandan liberalizmin vaadettiği şartlar büyük ölçüde etkili olmuştur. Kapitalizm yarattığı iktisadi eşitsizliklerle liberalizmin vaadettikleri arasındaki farklılıkların doğurduğu sosyalist eleştiri aynı zamanda Batı Avrupa'sının egemen düşünce akımlarının da etkisi altında kalmıştır. Sosyalist eleştiri kapitalist sistemi ıslah etmek değil, onun yerine yeni toplumsal düzeni kurma isteğinden doğmuştur.
- Bir Düşün İçinde Düş -
Alnına konsun bu öpüş
Ve, şimdi senden ayrılırken,
İtiraf edeyim ki
Günlerimi bir düş
Sayarken yanılmıyorsun;
Ama, Umut gitmişse uzaklara
Bir gece ya da bir gün
Bir görüntüde ya da bir şeyde olmaksızın
Fark eder mi bu yüzden?
Bütün gördüğümüz ve göründüğümüz
Yalnızca bir düşün içinde bir düş.
Kırılan dalgaların dövdüğü bir kıyının
Haykırışları içinde duruyorum:
Ve altın kum taneleri tutuyorum avucumda
Ne kadar az! Ama nasıl da
Süzülüyorlar parmaklarımın arasından derinlere
Ben ağlarken- ben ağlarken!
Ah Tanrım! Daha sıkı
Tutamaz mıyım onları?
Ah Tanrım! Tekini bile kurtaramaz mıyım acımasız dalgadan?
Bir düşün içinde bir düş mü
Bütün gördüğümüz ve göründüğümüz?
Edgar Allan Poe (1827)
'Minberlerin halkın anlıyacağı bir dille ruh ve dimağa hitab olunmakla İslam ehlinin vücudu canlanır, iman kuvvetlenir, kalbi cesaret bulur. Fakat buna nazaran hatiplerin haiz olmaları lazım gelen özellik yetenek ve dünyanın gidişini bilmeleri çok önemlidir.' MKA
'Din, bir vicdan meselesidir. Herkes vicdanın emrine uymakta serbesttir. Biz dine saygı gösteririz. Düşünce ve tefekküre karşı degiliz. Biz sadece din işlerini, millet ve devlet işleriyle karıştırmamaya çalışıyoruz, kasde ve fiile dayanan bağnaz hareketlerden sakınıyoruz. Gericilere fırsat vermiyecegiz.' MKA
'Bu başarının, kutsal topraklarımızı düşman istilasından büsbütün kurtaracak olan kesin zaferin hayırlı bir başlangıcı olmasını Tanrının lütfundan dilerim.' MKA
'Ey millet! Allah birdir, sani, büyüktür. Allah’iın selameti, atifeti ve hayrı üzerinize olsun. Peygamberimiz Efendimiz Hazretleri, Cenab-ı Hak tarafından insanlara dini hakikatleri tebliğe memur ve resul olmuştur. Koyduğu esas kanunlar cümlemizce malumdur ki Kur’ani azimüssandaki husustur. İnsanlara feyz ruhu vermiş olan dinimiz son dindir, temel dindir. Çünkü dinimiz akla mantığa hakikate tamamen uyuyor. Eğer akli mantığa, hakikate uymamış olsaydı bununla diğer ilahi ve tabi kanunlar arasında aykırılıklar olmalı gerekirdi. Çünkü bütün kanunları yapan Cenab-ı Haktır.' MKA
'Biz ne Bolşevikiz, ne de Komünist: Ne biri, ne diğeri olamayız. Türkler milliyetperver ve dinlerine hürmetkar bir millettir. Bizim hükümet şeklimiz tam bir Demokrat Hükümetidir.' MKA
'Bizim dinimiz hiçbir vakit kadınların erkeklerden geri kalmasını talep etmemiştir. Allah’ın emrettiği şeyi, kadın ve erkek beraber olarak ilim ve kültür edinmeleridir. Kadın ve erkek, bu ilim ve kültürü aramak ve nerede olursa oraya gitmek ve onunla dolu olma zorundadır. İslam ve Türk tarihi tetkik edilirse görülür ki bugün kendimizi bir türlü kayıtları bağlı zannettiğimiz şeyler yoktur. Türk sosyal hayatında kadınlar ilim, kültür ve diğer hususlarda erkeklerden katiyen geri kalmamışlardır. Belki daha ileriye gitmişlerdir.' MKA
'Milletimiz dil ve din gibi kuvvetli iki hazineye sahiptir. Bu faziletleri hiç bir kuvvet milletimizin kalp ve vicdanından çekip alamıyacaktır ve alamaz.' MKA