Anlamaya Çalışmama: Çoğumuz, karşımızdakinin ne söylemek istediğini, ne düşündüğünü, ne istediğini, ne hissettiğini, “gerçekten” anlamaya çalışma konusunda yetersiz kalmaktayız. Çocuğumuzu dinleyecek, neyi nasıl yaptığını gözleyecek, nelerden hoşlandığını anlayacak zamanı bulmak ne kadar zor? Eşimiz, iş arkadaşımız, astımız, üstümüz, vb. için durum farklı mı?
Selam Olsun ...... Selam dostlar candan selam olsun Rahmeti ve bereketi üzerinize olsun Sevgisi ile gönüller bir hoş olsun Hakkın merhameti bizi bulsun .... Muhammed Murad Uzun
Karl Marx’a göre, kapitalizmden sonra sosyalizm ara aşamasının ardından teknolojik gelişmenin “’Herkesten emeği kadar, herkes ihtiyacı kadar’” ilkesenin uygulanabilmesine imkan vereceği toplum düzenidir. Görüldüğü gibi, komunizm herkesin istediği mal ve hizmeti tüketebileceğin bir bolluk toplumunun adıdır. Bu toplum düzeninde sınıf farkları da ortadan kalkmış olacağı için proleterya diktatörlüğü söz konusu olmayacaktır.
1917 Ekim Devrim’inden sonra SSCB için ve sonradan benzer toplum düzenleri kuran ülkeler için Batı’da komunizm sözcüğünün kullanılması bu terimle ilgili olarak kavram kargaşısına yol açtı. Marksist aydınlar dışında hemen hemen herkes komunizm terimi ile SSCB ve vb. Toplum düzenlerini anlar oldu. SSCB Komunist Partisi’nin SSCB’nin komunizme geçtiğini açıklayan kararı ise, bu kavram kargaşasını iyice artırdı.
SSCB vb. Ülkelerin yavaş yavaş piyasa ekonomisi ve Batı tipi demokrasi yolunda reformlar yapmaları kimi çevrelerde komunizmin öldüğü, kimi çevrelerde ise komunizmin içi boş bir ütopya olduğu düşüncesi doğurdu. Bunun nedeni yukarıda belirtilen kavram kargaşasıdır. Merkezi planlamanın, kapitalizm karşısındaki iktisadi başarısızlığı – ki, bununda geçici bir tahrihsel dönem olduğu söylenmektedir- komunizmin yenilgisi olarak yorumlanmıştır. Oysa komunizm kapitalizmden sonra, işçilerin toplumu bir dönem yönetmesi ve devletin sönmeye yüz tutmasının ardından geleceği düşünülen bolluk toplumunun adıdır. Dolasıyla yaşanmış bir toplum düzeni değildir, çünkü şartları doğmamıştır.
Marifetname* çok uzun bir kitap. Gerçektende çok zengin bir eser olmasına rağmen malesef internette sadece bir bölümü ile ilgilenmişler.
Dar bir çevreden yetişen birisi olarak, bilim adamlarının bile hayretlere düşüren bilimsel yazılar yazmıştır. Benim için çok değerli bir alimdir çünkü Kuran ve hadislerden yola çıkarak dünya bilmiyle 'ilim' kelimesinin anlamına inmiştir. Halen kendi elleriyle incemeleri için yaptığı aletleri müzesinde görebilirsiniz.
Normal olarak eleştirelecek yerleri çoktur, nasıl Gazali, İbn-i Sina'yı ağır eleştirmisse tabi ki Erzurumlu İbrahim Hakkı'da bir beşer olarak her alim gibi realiteden nasibini almıştır.
Marifetname'de yaralanacağımız cok yararlı bilgiler vardır. İçeriği gereği ağır olduğundan ve uslub olarakda bilinen teknikleri kullanmadığından anlaşılması zor bir kitaptır. Yine de her ilmi olayda olduğu gibi ülekemizin bu zenginliğinden batı bizden daha çok yararlanmıştır. ECLEMİF (İngiltere, Bay,27) 3.2.2003 20:29 - Marifetname Başlığı
Bilimle uğraşan ya da bilime önem veren kişi bilgiyi dışlamaz ondan yararlanır. Marifetnamenin, nette bir kısmını alıp göstermek kolay, tümünü okuyup anlmaya çalışın derim ama tavsiyem önce bakış açınızı baştan kontrol edin.
*Marifetname: Bu eserde; dünyanın yaratılışı, tıp, fizik, kimya, astroloji, gezegenler, burçlar, uzay bilgileri, matematik, geometri, cebir, denizler ve okyanus, hareketleri gibi bilimsel tüm konuların yıllar önce keşvedildiğini hayretle okuyacağınız gibi islami yaşam tarzı ile ilgili geniş açıklamalar bulacaksınız. (6.1.2003)
Kuğu ve Kartal yıldız takımın aralarının hemen üstünde olan küçük grup yıldız takımınına Yunus (Delphinus) denilir. Yunus Takımyıldızı en küçük takım yıldızlarından olup tamamı kolunuzu uzatıp, parmaklarınızı açtığınızda elinizin içiyle kavranabilecek bir büyüklüktedir. Şekil olarak yunan astronom Hipparchus’tan beri aynı benzetim ve adla bilinir.
Bu takım yıldızının efsanevi hikayesi, en dikkate değer deniz yaratığı kabul edilen Yunus türünden bir canlının, haksız yere suçlu bulunarak gemiden denize atılan Yunus peygamberi yuturak, karaya taşıması, bu hizmetine karşılık, yüce Tanrı tarafından göklerdeki yerine yerleştirilmesi diye anlatılır.
Not: Yılzdıları inceleyenler için detaylı olarak yeri: Güney’e doğru bakın ve Kuğu’nun Deneb’inden güneye doğru Kartal’ın Altair’ine doğru bir çizgi çizin. Bu iki yıldızdan daha parlak olanı başınızın üstüne daha yakın olanıdır. Bu iki yıldızı birleştiren çizginin hemen güneyinde ve hemen hemen tam ortasında, oldukça karanlık bir gecede gözle yakalanabilen küçük bir grup yıldızıdır.
Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği'nin, Tarihin en büyük diktatörlerinden ve bir tek ülkede sosyalist kuruluşun savunucusu ayrıca parti liderliği, hükümet başkanlığı, sovyet orduları başkomutanlığı da yapmış olan Sosyalist Josef Stalin (1881 - 1953)
Eserleri Anarşizm mi, Sosyalizm mi? (1907) Marksizm ve Ulusal Sorun (1913) Leninizmin İlkeleri (1924) Leninizmin Sorunları (1926) Diyalektik ve Tarihsel Materyalizm (1938) Dilbiliminde Marksizm Üzerine (1948) , SSCB'nde Sosyalizmin Ekonomik Sorunları (1952) Yoksul ve aç bir ülke ve arkasında bıraktığı milyonlarca can (1920-1953)
Universite dönemimde Kıbrıs Rum kesiminden tandıklarım olmuştu, kişisel görüşüm Yunanlılardan daha yoğun bir empoze (türklere karşı propoganda ya da karşı eğitim) altında kaldıkları için Türkler'e karşı pek pozitif değiller. Yunanistanlı çok yakın arkadaşlarım var, tabi Türk olduğumdan rahatsız olanlarda oldu ama Kıbrıslı Rumlar daha agresif olduklarından arkadaşlık pek kuramadım ve tanıştığımın hepsi de Türklüğümden rahatsızdılar... Tabi bunlar kişisel tecrubelerimden edindiklerim, bilgi bakımından çok gerçekçi olduğuna inanmasamda çoğu Yunanlı arkadaşım bile yukarıda dediklerimle aynı fikirdeler... Ne de olsa Kıbrıs'la olan sorunlar daha taze ve dış etkenler daha da fazla.
Yunanistan'a itabaren Kıbrıs'lı Rumlarla olan politik ilişkiler çok daha farklı. Türkiye Kıbrıs Cumhuriyetini tanımadığından Güney Kıbrıs Rum Kesimi denir. Bu aralar baya gelişmeler yaşanıyor, Türk Kesimi ile kapılar açıldı, vize ile giriş sorunları karşılıklı çözümlenilmeye çalışılıyor, AB'ye girdi girecek hatta eurovision da bile Türkiye'ye 8 puan verdiler :) . Tabi bunlar yakın tarihte olanlar, Kıbrıs'ın uzun ve kanlı bir tarihinde yine de kardeş kardeşe yaşadığımız zamanlarda olmuştur.
1960'da İngiltere, Türkiye ve Yunanistan arasında kurulup 1963'e kadar süren Kıbrıs Cumhuriyetidir. Kanlı Noel gibi katliamlar ve Sendika faciaları gibi olayların peşi peşine izleyerek bunun üzerine 1974'teki Türkiye Ordusu'nun müdahalesi küzey (KKTC-1983) ve güney Kıbrıs olarak tamamen ayrılmıştır ama buna rağmen batıda Kıbrıs Cumhuriyeti olarak hala geçer.
www.turk-yunan.gen.tr web sayfasından daha iyi bilgiler edinebilirsiniz... ya da KKTC'nin sayfası www.kibris.gen.tr dan da yararlanabilirsiniz.
Mevlana, Mesnevi’den nasıl yararlanılacağı ve ona nasıl bakmak gerektiği hakkında eserinin muhtelif yerlerinde şöyle der: “Mesnevi masaldır diyenlere, evet masaldır. Onda kendini görmek erlik ister Mesnevimiz tamamen vahdet dükkanıdır. Bu dükkanda vahdetten başka gördüklerin puttur. Mesnevi bir meradır. Ondaki misaller ise merada otlayan hayvanlara benzer.Sen hayvanlara takılma da merayı ve ovayı seyretmeye bak” (kaynak: www.gulizk.com)
Mesnevi: 1.Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî'nin (kuddise sirruh) yirmi altı bin beytten meydana gelen ve altı defter olan meşhûr eseri. Mesnevî'deki hadîs-i şerîfte, Peygamber efendimiz şöyle buyurdu: 'İçinizde gizli olan düşmanı anlatsam, yiğitlerin ödü patlar, akıllıların aklı mahv olurdu. Ne gönlünüzde duâ edip yalvarmaya, ne oruç tutmaya ve ne de namaz kılmaya kuvvet bulabilirdiniz.' Bir tasavvuf âliminin huzûrunda, senelerce dirsek çürütüp, emek verip pişmeden, olgunlaşmadan Mesnevî okutmak, tasavvuf kitablarını yalnız kendi bilgisine göre açıklamaya kalkışmak zararlı olur. (Abdülhakîm Arvâsî) İslâm dînine inanmayanlar, vaktiyle Allahü teâlânın Tevrât ve İncîl kitaplarını değiştirdikleri gibi, zaman zaman din büyüklerinin kitablarına da el uzattılar. Kitaplara bâzı şeyler karıştırdılarsa da az zamanda meydana çıkarıldı. Celâleddîn-i Rûmî h azretleri bu sebepten dolayı Mesnevî'sini nazm şeklinde yazarak, düşmanlarının değiştirmesine imkân bırakmamıştır. (M. Sıddîk bin Saîd) 2. Edebiyâtta bir nazım şekli olup, iki mısrânın bir biri ile kâfiyeli hâli. Bu sebeple her beyti kâfiyeli olan eserlere mesnevî denir. (www.kuranikerim.com/dini_sozluk)
mesnevî (isim, edebiyat (mesnevi :) Arapça me²nev³) : 1. Her beyti ayrı uyaklı bir divan edebiyatı nazım biçimi. 2. Bu türdeki eserlerin genel adı. 3. (Büyük M ile) Mevlâna Celâleddin Rumî'nin ünlü eserinin adı. (www.tdk.gov.tr/tdksozluk)
Mesnevî'nin vezni: Fâ i lâ tün- Fâ i lâ tün - Fâ i lün'dür Mevlâna 6 büyük cilt olan Mesnevî'sinde, tasavvufî fikir ve düsüncelerini, birbirine ulanmis hikayeler halinde anlatmaktadir. (www.mesnevi.8m.net)
sircasaray.turkiye.org/mevlana/mesnevi.html (Tum Mesveni Hem Türkçe, Hem İngilizce)
www.omphaloskepsis.com/ebooks/pdf/masnavi.pdf (Tüm Mesnevi İngilizce Olarak - Dikkat Acrobat dosyasıdır)
www.intratext.com/X/ENG0134.HTM (Tüm Mesnevi İngilizce olarak - HTML sayfası, Yabancı arkdaşlarınıza tanıtımak için iyi bir link)
Anlamaya Çalışmama: Çoğumuz, karşımızdakinin ne söylemek istediğini, ne düşündüğünü, ne istediğini, ne hissettiğini, “gerçekten” anlamaya çalışma konusunda yetersiz kalmaktayız. Çocuğumuzu dinleyecek, neyi nasıl yaptığını gözleyecek, nelerden hoşlandığını anlayacak zamanı bulmak ne kadar zor? Eşimiz, iş arkadaşımız, astımız, üstümüz, vb. için durum farklı mı?
www.psikolog.org.tr/bulten/yazilar/09_sevgi.htm
Selam Olsun
......
Selam dostlar candan selam olsun
Rahmeti ve bereketi üzerinize olsun
Sevgisi ile gönüller bir hoş olsun
Hakkın merhameti bizi bulsun
....
Muhammed Murad Uzun
Karl Marx’a göre, kapitalizmden sonra sosyalizm ara aşamasının ardından teknolojik gelişmenin “’Herkesten emeği kadar, herkes ihtiyacı kadar’” ilkesenin uygulanabilmesine imkan vereceği toplum düzenidir. Görüldüğü gibi, komunizm herkesin istediği mal ve hizmeti tüketebileceğin bir bolluk toplumunun adıdır. Bu toplum düzeninde sınıf farkları da ortadan kalkmış olacağı için proleterya diktatörlüğü söz konusu olmayacaktır.
1917 Ekim Devrim’inden sonra SSCB için ve sonradan benzer toplum düzenleri kuran ülkeler için Batı’da komunizm sözcüğünün kullanılması bu terimle ilgili olarak kavram kargaşısına yol açtı. Marksist aydınlar dışında hemen hemen herkes komunizm terimi ile SSCB ve vb. Toplum düzenlerini anlar oldu. SSCB Komunist Partisi’nin SSCB’nin komunizme geçtiğini açıklayan kararı ise, bu kavram kargaşasını iyice artırdı.
SSCB vb. Ülkelerin yavaş yavaş piyasa ekonomisi ve Batı tipi demokrasi yolunda reformlar yapmaları kimi çevrelerde komunizmin öldüğü, kimi çevrelerde ise komunizmin içi boş bir ütopya olduğu düşüncesi doğurdu. Bunun nedeni yukarıda belirtilen kavram kargaşasıdır. Merkezi planlamanın, kapitalizm karşısındaki iktisadi başarısızlığı – ki, bununda geçici bir tahrihsel dönem olduğu söylenmektedir- komunizmin yenilgisi olarak yorumlanmıştır. Oysa komunizm kapitalizmden sonra, işçilerin toplumu bir dönem yönetmesi ve devletin sönmeye yüz tutmasının ardından geleceği düşünülen bolluk toplumunun adıdır. Dolasıyla yaşanmış bir toplum düzeni değildir, çünkü şartları doğmamıştır.
Kaynak: Ekonomi Ansiklopedis
İtalyanca bir kelime, anlamı: yukarı, yukarıda, yukarıya demektir. Altında, altta olarak sopra'nın zıttına da Sotto denilir..
Kadın veya genç erkek çocuklarda en ince ses anlamında yukarı-da düzeyde bir ses olması açısından herhalde Sopra'dan en Soprano türetilmiş.
Marifetname* çok uzun bir kitap. Gerçektende çok zengin bir eser olmasına rağmen malesef internette sadece bir bölümü ile ilgilenmişler.
Dar bir çevreden yetişen birisi olarak, bilim adamlarının bile hayretlere düşüren bilimsel yazılar yazmıştır. Benim için çok değerli bir alimdir çünkü Kuran ve hadislerden yola çıkarak dünya bilmiyle 'ilim' kelimesinin anlamına inmiştir. Halen kendi elleriyle incemeleri için yaptığı aletleri müzesinde görebilirsiniz.
Normal olarak eleştirelecek yerleri çoktur, nasıl Gazali, İbn-i Sina'yı ağır eleştirmisse tabi ki Erzurumlu İbrahim Hakkı'da bir beşer olarak her alim gibi realiteden nasibini almıştır.
Marifetname'de yaralanacağımız cok yararlı bilgiler vardır. İçeriği gereği ağır olduğundan ve uslub olarakda bilinen teknikleri kullanmadığından anlaşılması zor bir kitaptır. Yine de her ilmi olayda olduğu gibi ülekemizin bu zenginliğinden batı bizden daha çok yararlanmıştır.
ECLEMİF (İngiltere, Bay,27)
3.2.2003 20:29 - Marifetname Başlığı
Bilimle uğraşan ya da bilime önem veren kişi bilgiyi dışlamaz ondan yararlanır. Marifetnamenin, nette bir kısmını alıp göstermek kolay, tümünü okuyup anlmaya çalışın derim ama tavsiyem önce bakış açınızı baştan kontrol edin.
*Marifetname: Bu eserde; dünyanın yaratılışı, tıp, fizik, kimya, astroloji, gezegenler, burçlar, uzay bilgileri, matematik, geometri, cebir, denizler ve okyanus, hareketleri gibi bilimsel tüm konuların yıllar önce keşvedildiğini hayretle okuyacağınız gibi islami yaşam tarzı ile ilgili geniş açıklamalar bulacaksınız. (6.1.2003)
Kuğu ve Kartal yıldız takımın aralarının hemen üstünde olan küçük grup yıldız takımınına Yunus (Delphinus) denilir. Yunus Takımyıldızı en küçük takım yıldızlarından olup tamamı kolunuzu uzatıp, parmaklarınızı açtığınızda elinizin içiyle kavranabilecek bir büyüklüktedir. Şekil olarak yunan astronom Hipparchus’tan beri aynı benzetim ve adla bilinir.
Bu takım yıldızının efsanevi hikayesi, en dikkate değer deniz yaratığı kabul edilen Yunus türünden bir canlının, haksız yere suçlu bulunarak gemiden denize atılan Yunus peygamberi yuturak, karaya taşıması, bu hizmetine karşılık, yüce Tanrı tarafından göklerdeki yerine yerleştirilmesi diye anlatılır.
Not: Yılzdıları inceleyenler için detaylı olarak yeri: Güney’e doğru bakın ve Kuğu’nun Deneb’inden güneye doğru Kartal’ın Altair’ine doğru bir çizgi çizin. Bu iki yıldızdan daha parlak olanı başınızın üstüne daha yakın olanıdır. Bu iki yıldızı birleştiren çizginin hemen güneyinde ve hemen hemen tam ortasında, oldukça karanlık bir gecede gözle yakalanabilen küçük bir grup yıldızıdır.
Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği'nin, Tarihin en büyük diktatörlerinden ve bir tek ülkede sosyalist kuruluşun savunucusu ayrıca parti liderliği, hükümet başkanlığı, sovyet orduları başkomutanlığı da yapmış olan Sosyalist Josef Stalin (1881 - 1953)
Eserleri
Anarşizm mi, Sosyalizm mi? (1907)
Marksizm ve Ulusal Sorun (1913)
Leninizmin İlkeleri (1924)
Leninizmin Sorunları (1926)
Diyalektik ve Tarihsel Materyalizm (1938)
Dilbiliminde Marksizm Üzerine (1948) ,
SSCB'nde Sosyalizmin Ekonomik Sorunları (1952)
Yoksul ve aç bir ülke
ve arkasında bıraktığı milyonlarca can (1920-1953)
Cyprus Greek Fraction
Universite dönemimde Kıbrıs Rum kesiminden tandıklarım olmuştu, kişisel görüşüm Yunanlılardan daha yoğun bir empoze (türklere karşı propoganda ya da karşı eğitim) altında kaldıkları için Türkler'e karşı pek pozitif değiller. Yunanistanlı çok yakın arkadaşlarım var, tabi Türk olduğumdan rahatsız olanlarda oldu ama Kıbrıslı Rumlar daha agresif olduklarından arkadaşlık pek kuramadım ve tanıştığımın hepsi de Türklüğümden rahatsızdılar... Tabi bunlar kişisel tecrubelerimden edindiklerim, bilgi bakımından çok gerçekçi olduğuna inanmasamda çoğu Yunanlı arkadaşım bile yukarıda dediklerimle aynı fikirdeler... Ne de olsa Kıbrıs'la olan sorunlar daha taze ve dış etkenler daha da fazla.
Yunanistan'a itabaren Kıbrıs'lı Rumlarla olan politik ilişkiler çok daha farklı. Türkiye Kıbrıs Cumhuriyetini tanımadığından Güney Kıbrıs Rum Kesimi denir. Bu aralar baya gelişmeler yaşanıyor, Türk Kesimi ile kapılar açıldı, vize ile giriş sorunları karşılıklı çözümlenilmeye çalışılıyor, AB'ye girdi girecek hatta eurovision da bile Türkiye'ye 8 puan verdiler :) . Tabi bunlar yakın tarihte olanlar, Kıbrıs'ın uzun ve kanlı bir tarihinde yine de kardeş kardeşe yaşadığımız zamanlarda olmuştur.
1960'da İngiltere, Türkiye ve Yunanistan arasında kurulup 1963'e kadar süren Kıbrıs Cumhuriyetidir. Kanlı Noel gibi katliamlar ve Sendika faciaları gibi olayların peşi peşine izleyerek bunun üzerine 1974'teki Türkiye Ordusu'nun müdahalesi küzey (KKTC-1983) ve güney Kıbrıs olarak tamamen ayrılmıştır ama buna rağmen batıda Kıbrıs Cumhuriyeti olarak hala geçer.
www.turk-yunan.gen.tr web sayfasından daha iyi bilgiler edinebilirsiniz... ya da KKTC'nin sayfası www.kibris.gen.tr dan da yararlanabilirsiniz.
netteki bazı bilgiler:
Mevlana, Mesnevi’den nasıl yararlanılacağı ve ona nasıl bakmak gerektiği hakkında eserinin muhtelif yerlerinde şöyle der:
“Mesnevi masaldır diyenlere, evet masaldır. Onda kendini görmek erlik ister
Mesnevimiz tamamen vahdet dükkanıdır. Bu dükkanda vahdetten başka gördüklerin puttur.
Mesnevi bir meradır. Ondaki misaller ise merada otlayan hayvanlara benzer.Sen hayvanlara takılma da merayı ve ovayı seyretmeye bak”
(kaynak: www.gulizk.com)
Mesnevi:
1.Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî'nin (kuddise sirruh) yirmi altı bin beytten meydana gelen ve altı defter olan meşhûr eseri.
Mesnevî'deki hadîs-i şerîfte, Peygamber efendimiz şöyle buyurdu: 'İçinizde gizli olan düşmanı anlatsam, yiğitlerin ödü patlar, akıllıların aklı mahv olurdu. Ne gönlünüzde duâ edip yalvarmaya, ne oruç tutmaya ve ne de namaz kılmaya kuvvet bulabilirdiniz.'
Bir tasavvuf âliminin huzûrunda, senelerce dirsek çürütüp, emek verip pişmeden, olgunlaşmadan Mesnevî okutmak, tasavvuf kitablarını yalnız kendi bilgisine göre açıklamaya kalkışmak zararlı olur. (Abdülhakîm Arvâsî)
İslâm dînine inanmayanlar, vaktiyle Allahü teâlânın Tevrât ve İncîl kitaplarını değiştirdikleri gibi, zaman zaman din büyüklerinin kitablarına da el uzattılar. Kitaplara bâzı şeyler karıştırdılarsa da az zamanda meydana çıkarıldı. Celâleddîn-i Rûmî h azretleri bu sebepten dolayı Mesnevî'sini nazm şeklinde yazarak, düşmanlarının değiştirmesine imkân bırakmamıştır. (M. Sıddîk bin Saîd)
2. Edebiyâtta bir nazım şekli olup, iki mısrânın bir biri ile kâfiyeli hâli. Bu sebeple her beyti kâfiyeli olan eserlere mesnevî denir.
(www.kuranikerim.com/dini_sozluk)
mesnevî (isim, edebiyat (mesnevi :) Arapça me²nev³) :
1. Her beyti ayrı uyaklı bir divan edebiyatı nazım biçimi.
2. Bu türdeki eserlerin genel adı.
3. (Büyük M ile) Mevlâna Celâleddin Rumî'nin ünlü eserinin adı.
(www.tdk.gov.tr/tdksozluk)
Mesnevî'nin vezni: Fâ i lâ tün- Fâ i lâ tün - Fâ i lün'dür Mevlâna 6 büyük cilt olan Mesnevî'sinde, tasavvufî fikir ve düsüncelerini, birbirine ulanmis hikayeler halinde anlatmaktadir.
(www.mesnevi.8m.net)
sircasaray.turkiye.org/mevlana/mesnevi.html
(Tum Mesveni Hem Türkçe, Hem İngilizce)
www.omphaloskepsis.com/ebooks/pdf/masnavi.pdf
(Tüm Mesnevi İngilizce Olarak - Dikkat Acrobat dosyasıdır)
www.intratext.com/X/ENG0134.HTM
(Tüm Mesnevi İngilizce olarak - HTML sayfası, Yabancı arkdaşlarınıza tanıtımak için iyi bir link)
www.korfez.net/mevlana/mesnevi.htm
(Mevlana Vakfı)
vb.
İkilik manzume. Her beyti ayrı kafiyeli olan manzume (tertipli, ölçülü yazı, şiir; Vezinli kafiyeli olan söz, sıra, dizi..) .
Mesnevi-i Şerif: Mevlana Celaleddin Rumi'nin meşhur farsça olan eserinin ismi. (bkz. Mevlana)