Kültür Sanat Edebiyat Şiir

  • sanat ve bilim28.07.2003 - 12:44

    Sanat Savaşı

    Bilim Dünyası, yontmataş insanının fildişini yontabilen usta bir zanaatkar olduğunu kabul etmesine rağmen, mağara sanatının bu dönemde ortaya çıktığı görüşünü başlangıçta redediyordu:

    Bilim dünyası,20. yy'ın başında insanın kökenininin çok eskiye dayandığını ve Dödüncü Zaman'a ait soyu tükenmiş büyük memelilere çağdaş olduğunu nihayet kabul etmiş, yaptığı aletler ve avladığı hayvanlar hakkında bilgi edinmişti. Üstelik o dönem insanının 'öteki dünya' inancının kanıtı olan mezarlarına bakılırsa, tarihöncesi insan önceleri sanıldığı kadar kaba saba ve ilkel bir canlı olmamalıydı. Gene de bu insanların, bulunan sanat eserlerini yaratacak kadar ince ruhlu olabileceklerini kimse düşünemiyordu.

    Süslemeli tarihöncesi eşyaların ilk örnekleri 1834 yılında Fransa'daki Chauffaud Mağrası'nda bulunmuş ve Keltler'e ait eserler oluduğu sanılmıştı. Sonraları La Maddeleine'de ve Pireneler üzerindeki Gourdan ile Arudy kaya barınaklarında çok sayıda kullanım eşyası bulundu. Böylece, bir tarihöncesi mobilya sanatının varlığı yavaş yavaş kabul edildi ve sözü edilen bu buluntular, E. Lartet'nin yaptığı tarihöncesi dönemler sınıflandırmasının da temelini oluşturdu.

    Ne var ki, mağara duvarlarına kazılmış veya çizilmiş resimlerin hepsi aynı ilgiyi görmedi.1864 yılında Garrigou'nun Niaux'da (Ariege) bulduğu çarpıcı mağara resimleri, L. Chiron'un 1878 yılında Chabot Mağrası'nda (Gard) keşfettiği kazıma desenler veya Santuola Markizi'nin Altamira Mağrası'nın (İspanya) tavanında açığa çıkardığı olağanüstü resimler bilim dünyasında ilgisizlik ve kuşkuyla karşılandı.1895 yılında E. Riviere, La Mouthe mağrasındaki resimleri, bir yıl sonra ise F. Daleau, tarih çökellerin altında kalmış olan Pair-non-Pair'deki kazıma desenleri bilim dünyasına tanıttı.1901'de Rahip H. Breuıl, Font-de-Gaume ve Combarelles kazılarına katıldı. Yontmataş Devri'nde mağara sanatının olamayacağını şiddetle savunan E. Cartaillac, bir kaç hafta sonra Breuil'in görüşünü kabul etti. Bu görüş, Fransa Bilim Geliştirme Derneği'nin (AFAS) 1902'deki kongresinde resmen onaylandı.

    Kaynak: Stephanie Thiebault

  • da28.07.2003 - 11:43

    Da' Arapçada 'bırak' manasında emirdir. Mesela: Da'ma keder; nede keder varsa onu bırak demektir…

    Da' herhalde bundandan dolayı illet, hastalık anlamına da gelir. Mesela Da'u-u-kalb: kalb hastalığı, yürek çarpması gibi… Ya da soyut olarak Da'us-sıla yani sıla; vatan ve kavuşma hasreti gibi…

  • çark-ı felek28.07.2003 - 11:42

    Tali'baht. Bir makine veya dolaba benzetilen gök yüzü anlamına gelir. Yoksa TV'de ki yarışmadan mı bahsettiğimi sandınız :) … Esas Çark-ı Felek yakıldığı zaman dönrek ateşler püskürten bir çeşit donanma fişeğidir. Ya da sarmaşıklı nebat çiçeğine denir.

  • sanal alem27.07.2003 - 16:54

    internet

  • allah (c.c)27.07.2003 - 03:45

    Şah damarımızdan bile, bize daha yakın olan...

  • terazi26.07.2003 - 00:55

    Akrep burcunun ön bölümünde hemen batıda, sağda, Terazi, (Libra) burcu yer alır. Grup çok dağınık ve bulanıktır; çevreniz aydınlıksa takımyoldızı görmekte çok zorlanabilirsiniz. Burçtaki en parlak yıldız en parlak yıldız küzey kolundaki Zuben El-Şimali (Küzey Kolu) olup 2. Kadirdendir. Güney kolunda ise bir çift yıldız olan 3. Kadirden Zuben El-Cenubi yer alır. Güneş bu burca 23 Eylül civarında, yani gündüz ve gecenin birbirine eşit olduğu tarihte girer. Terazi burcu, gece ve gündüzü dengeleyerek burcun Arapça adı olan Mizan (denge) görevini de yerine getirmiş olur!

    Takımyıldız ile ilgili tarihsel kayıtlarda, ilk kez MÖ 43’te Terazi Burcu’nda görülen kuyruklu yıldız, Roma’da, Sezar’ın öldürülüşünün habercesisi olarak kabul edilmiştir.575 yıl periyotlu bu kuyruklu yıldızın, MS 531,1106 ve 1680 yılı ziyaretlerine ait de güvenilir kayıtlar vardır. (Rivayetlere göre olumsuz haberler getiyormuş…)

    Bu takımyıldız, Batı ve İslam kaynakları yanında Hint ve Çin kaynaklarında da “Terazi” anlamında isimlendirilmiştir. Mesela, Hintçe kutsal metinlerde Tula, Çin’de ise, Tieu Ching (Göksel terazi) adları bu burç için kullanılmıştır. Yahudiler de burca Moznayim (kollu-terazi) adını vermişlerdir.

    Kaynak: M. Emin Özel, Talat Saygaç: Gökyüzünü tanıyalım

  • terazi26.07.2003 - 00:53

    İki kolunu T gibi açmış tas taşıyan insana benzeyen tartma aleti. Adaleti temsil eder. Jimnastikte, yere paralel olarak denge duruşu ya da ip cambazlığında dengeyi kurmaya sağlayana sırığa da denir.

  • necip fazıl kısakürek26.07.2003 - 00:04

    Bitmeyen Necip Fazıl ve Nazım Hikmet tartışması. Hop aşağı, hop yukarı emme basma tulumba gibi. Görülüyor ki birisinin ismi anıldıkça diğerinin ismi de hep anılacak.

    İki insan, iki şair, ikisi de değerli, altından pırlantadan daha değerli... Değerlerini bilin...

  • sahaflar çarşısı25.07.2003 - 19:24

    Sahaflar Çarşısı birçok sözlükte İstanbul Beyazıt Camii yakınlarında, yazma veya elden düşme kitap alım satımının yapıldığı çarşı diye tanımlanır. Günümüzde ise, bu özelliğini yitirerek kitap ticaretinin yapıldığı bir yer haline gelmiş durumda

    www.istanbul.edu.tr/iletim/67/haberler/sahaf.htm

  • fibonacci sayıları25.07.2003 - 17:47

    Eski Avrupa'da sayı sistemi Romen rakamlarına daynadığından toplama-çarpma işlemleri sayılar büyüdüğünde zorlaşıyordu. Matematikçi Leonardo Fibonacci da Pisa'nın 1202 yılında ünlü Tavşan Problemi ile başladığı bu serüven Mayalardan Babil'e ve Hint-Arap sayı sistemlerinden yola çıkarak, Liber Abaci kitabıyla,1 1 2 3 5 8 13 21 34 55 yani kendi ismiyle olan Fibonacci Sayı Serilerini tanıttığı sayı dizileridir.