Kültür Sanat Edebiyat Şiir

  • fakir10.11.2003 - 11:40

    Günlerden bir gün zengin bir baba oğlunu köye götürdü. Çocuğa insanların ne kadar fakir olabileceklerini göstererek bir ders vermek istiyordu.
    Çok fakir bir ailenin kerpiç evinde hafta sonunu geçirdiler.
    Şehre döndüklerinde baba oğluna sordu..
    'İnsanların ne kadar fakir olabildiklerini gördün mü? '
    'Evet! '
    'Ne öğrendin peki? ' dedi baba... Oğlu yanıt verdi..
    ' Şunu gördüm... Bizim evde bir köpeğimiz var, onların dört. Bizim bahçenin ortasına kadar uzanan bir havuzumuz var, onların sonu olmayan bir deresi. Bizim bahçemizde üç dört ampul var, onların milyonla yıldızı. Biz balkondan sadece ön avluyu görüyoruz. Onların manzarası tüm bir ufuk...'
    Babası yutkunurken oğlu sözünü bağladı.
    'Teşekkürler, baba, ne kadar fakir olduğumuzu gösterdiğin için! ...'

  • rock felsefesi09.11.2003 - 14:34

    Rock ve Rap

    Run DMC ile Aerosmith (68'lilerin rock grubu) Walk This Way klibiyle Rock-Rap arasındaki duvar yıkılmıştır. Judgement Night Soundtrack'in de baba rap gruplarıyla, baba rock gruplarının birlikte çalışmasıyla köprüler kurulmuş, rock şarkılarının rap versiyonları ve rap ve rockçıların birlikte birbirini izleyen çalışmalarıyla köprüden çoktan geçilmiş. Hatta Clawfinger gibi metal grubunun rap yapabileceği, İceT gibi rapçininde Body Count'la Metal müzik yapabileceği ortaya konulmuştur. Bunlar yılların gelişimidir. Limb Bizket dördüncü ya da Linking Park gibi gruplar bu gelişmenin 5. generation'ıdır, yani çoktan temeller atılmış ve bu rapçilerle, rockçıları aynı kefeye koymak değil, bahsedilen rock-rap tartışmasının çoktan bitip birbirine karıştığının ispatıdır.

    Tabi Türkiye'de daha yeni yeni gelişen Türkçe Rap ile Rock'çılar arasında hala bir uçurum varsa bu müzikten değil geçilmesi gereken bir dönemin getirdiği anlaşmazlıklardanır.

    26.07.2003

  • yansımalar07.11.2003 - 18:38

    Dinizmide ki en çarpıçı mistizm olayıdır, tasavvufun ana konularından birisidir. Ruhu ışık gibi düşünürsek, dünyadaki bedenlerimiz esasında ruhlarımızın manevi boyuttan maddesel boyuta kadar ulaşan yansımalarıdır.

    Dinimiz dışında başka inançlarda baya konu olan yansımlar genel olarak şöyle düşünülür: Işık kristala çarptığında kırılmalarla yüzlerce farklı veya benzer renklere ayrılıp yüzeye yansır. Işığı Allah olarak düşünürsek ve manevi boyuttan madde boyutuna geçiş yerinide kristala benzetirsek, bu yüce ışınğın kırılmasıyla ruhların yaratıldığı düşünülür. Yani kısaca 'bizler Allah'ın yansımasıyız' olarak düşünülür. Böylece sonsuz sayılabilecek sayıda yansımalarla hayatlar oluşur. İnsan kafasının alamayacak kadar oluşan bu olasılıklardır(yaşamalardır) bunlar. Yani Allah yaşadığımız iyi ve kötü şeyleri bizle tecrube eder ki, (uzay gibi bir bilinç altı (idrak) oluşur ki) Allah kötü şeyleri bizim kanalımızla tecrube etmek istemediğinden yine kendi kanalları olan Peygamberler'le insanları uyarır...

    Esasında çok daha derin bir konu olan yansımalar çoğu sufinin ilgisini çekmiştir ama insanı şirke kolayca götürebileceğinden ve tutucu kesimden tepki gördüğünden, çoğunlukla uzak durulmaya çalışılmış ve daha çok yaradılışın sırları içersinde kalmıştır. Denilir ki, Hallac-ı Mansur efendi bu sırrlara ermiş, ve belki bu yüzden “Enel Hakk” demiştir ama dediğim gibi çok dikkatli incelenmesi gereken bir konu, sadece basit birşekilde kendimce size aktarayım dedim.

  • yasak07.11.2003 - 18:00

    - Yassah Hemşerim Yassah! buradan geçmek yassah...
    - eee eve nerden gidecem kardeşim
    - ha şimdi durduğun yerden ters yöne dogru yüremeye başla, dünya yuvarlak ya, ha işte aynı yere buradan geçmeden gelirsin evine...

    Metin Akpınar ve Zeki Alasya'nın muhteşem, dört bölümden oluşan, ünlü Devekuşu Kabaresi Yasaklar.

  • yusufçuk06.11.2003 - 19:46

    İngilizcesi Dragonfly.

    2002 yapımı, başrollerde Kevin Costner ve Susanna Thompson oynayıp Tom Shadyac yönettiği mistizme dayalı film. İlginçtir konusu, yine aynı tarihte yapılmış olan Mothman Prophecies filmine çok benzer.

    Alman-ABD yapımı filmi 'Im Zeichen der Libelle' olarak da bilinir. Daha önce kurtla hoplayıp zıpladığı için Kızılderilliler Kostner'a, Kurtlarla Dans Eden adam dediği için bizde bu filme Hayaletlerle Dans adını verelim.

    Bu filmin esasında bir anımı çağrıştıryor hep. İstanbul'da sağanak yağmurdan Taksim sel götürdüğü için sinemaya girip bu filmi izlemiş ve konsolosluğa sabahın 5inde gittiğimizden öğleyin 15 dakika da uyumamız için iyibir sığanak olmuştu...

  • yüksek zümre06.11.2003 - 19:25

    Zümre, bölük, cemaat, grup, sınıf, takım, cins anlamlarına geldiğine göre Üst Sınıf gibi anlamlarda da kullanabilinir. Yinede bana Yüksek Zümre (Havas, saray...) Edebiyatı'nı çağrıştırığından yani Divan Edebiyatı'na verilen isimlerden birisi olarak açılmış bir başlık olabilir.

  • dağlar06.11.2003 - 19:14

    DAĞLAR DAĞLAR

    Başımda saçlarım karlı
    Deli rüzgarlarım vardı
    Ovalar bana çok dardı
    Benim meskenim dağlardır dağlar
    Şehirler bana bir tuzak
    İnsan sohbetleri yasak
    Uzak olun benden uzak
    Benim meskenim dağlardır dağlar
    Kalbime benzer taşları
    Heybetli öter kuşları
    Göğe yakındır başları
    Benim meskenim dağlardır dağlar
    Yarimi ellere verin
    Sevdamı yellere verin
    Yelleri bana gönderin
    Benim meskenim dağlardır daglar
    Bir gün kadrim bilinirse
    İsmim ağza alınırsa
    Yerim soran bulunursa
    Benim meskenim dağlardır dağlar

    Sezen Aksu

  • annabel lee06.11.2003 - 19:12

    Bu şiirden esinlenip yapılan başka şarkılarda var. Mesela Fiddler's Green ve daha önce şarkı sözlerini yazdığım gruplar gibi. Bunun dışında belki bazılarının şiirlen alakası yok ama aşağıdaki şarkılar Annabel Lee'nin adını çağrıştırdığından sadece isimleriyle belirteyim dedim:

    Annabel (by Hans De Booy)
    Annabella (Aphrodite`s Child)
    Annabella (Rupert Holmes)
    Annabella Umberella (Elton John)
    Annabella's Song (Everclear)
    Annabelle (Neal Casal)
    Annabelle Lee (Harry Belafonte)

  • bakınız06.11.2003 - 18:40

    Kısa yazılışı Bkz.

    ''Bakınız'' yani ''Bkz.''nı daha çok Nedir Bölümü içinde konuyla ilgi daha önce yazdıklarıma ulaşılması için Link (bağlantı) olsun diye veriyorum.

    Esasında Ekşi Sözlük'te olduğu gibi manual bir link (bağ) oluşturabilse daha iyi olurdu ama ne yapalım elimizde olan otamatik 'Bakınız' linkler ile bağlantı verecez. O yüzden bkz. gördüğünüzde yazının aşağısındaki 'Bakınız'daki linklere bakıp denilen başlığa bakmanız daha yararlı olur. Tabi bazıları bu işlevi suistimal edip olmayan linkler verse de işlevini yitirmemesi açısından dediğim gibi kullanılması bence daha doğru olur.

    Tabi başka bir sorunda başlıkta çok yazı olması. Mesela 'bkz. Kuranı Kerim' dememle istenilen yazı biraz zor bulunur.' Bkz. Kuranı Kerim - 43. giriş' bile desem bazı yazılar silidiğinden ve numaraları olmadığından yine aynı sorun. O zaman belki 'Bakınız Kuranı Kerım - 10.06.03 tarihli giriş' demem en doğrusu olur. Yine de bu konuyu sitenin yetkileleri gözden geçirip daha kullanışlı bir çözüm getirirlerse sevinirim. Böylece aynı yazıyı bir daha bir daha başka başlıklar altında yazılması engellenmiş olunur...

  • seni seviyorum06.11.2003 - 18:06

    Seni seviyorum demeden önce, kimi seviyoruz ve niçin seviyoruz sorularına cevap vermemiz daha doğru olur bence. Birisini kaşı-gözü için mi yoksa konumu veya karakteri için mi seviyoruz?

    Benim tanık olduğum, çoğu kişin sevmek duygusuyla başka duygularını birbirine karıştıyor. İnsan yemek ya da araba değil ki sadece görünüşü, işlevi gibi nedenlerden dolayı sevilsin ama insan yaradılış itabariyle çıkarcı ve seçiçi olduğundan sevmek için nedenler arıyor. Aradağını bulmayınca sevmiyor ve sonunda sevmek için, favori yemeği gibi karşısından tat arıyor ve yemeği soslarmış gibi de daha çok sevmek için sebebler koyuyor.

    Seçiçiysek o zaman bilelim ki sevgi altından daha değerli. Çerez değil ki ulu orta hep söylensin... Altını değerli yapan neyse sevgiyi yapanda odur yani seni seviyorum az söyleniyor diye şikayet etmememiz lazım çünkü nadir olduğunu bilip değerini bilmemiz lazım. Seni seviyorum diyorsak sorumluluğunu bilmemiz gerekir, çünkü kim, değerli olan bir şeyini kaybetmek ister?

    Bir de en son sunu soylemek ıstiyorum, nasıl sevilmek istiyorsak sevdiğimize de bunun bilinciyle seni seviyorum diyelim...