Kültür Sanat Edebiyat Şiir

  • eti puf24.11.2003 - 17:45

    küçükken, açma yeri olan aliminyum folyası yüzünden kaç defa elimi kesmiştim
    eee gülü seven dikenine katlanır

  • radyo24.11.2003 - 17:34

    Radyo'nun öyküsü, bilim tarihinin yaklaşık 100 yılını alan bir öyküdür. Radyo birdenbire ortaya çıkmamış, bilim tarihinde her birinin önemli buluşları olan pek çok amatör, profesyonel bilim adamının katkıları ile meydana gelmiştir.
    (Kaynak: www.antrak.org.tr/gazete/021999/sinan.htm)

    1791-1867 arasında yaşamış Michael Faraday'a dayanır 1886 Heinrich Hertz, radyo dalgalarının varlığını gözler önüne seren araştırmalarına başladı. 1902 İtalyan Guglielmo Marconi, Manş Denizi üzerinden radyo dalgalarıyla mesaj iletmeyi başardı. John Fleming'in geliştirdiği cam diyotlar radyo cihazlarının vazgeçilmez parçası oldu.
    (Kaynak: www.kronoloji.gen.tr)

    Türkiye'de T27 Nisan 1926 ilk radyo yayınları başladı denilse de ilk yayınını yapan istasyon 5 Mayıs 1927 de 'Burası İstanbul telsiz telefonu' anonsu ile 1200 metre tul-u mevc 250 kilosikl den yayın yapan sirkeci postanesi üst katındaki radyo vericisidir.

    Radyo'nun Öyküsü - www.antrak.org.tr/gazete/021999/sinan.htm
    web adresinden Sinan Güven'in bu konuda detaylı yazısını okumanızı tavsiye ederim...

  • sosyalizm24.11.2003 - 14:49

    artı değer kuramı için
    bkz. Artık Değer

  • depresyon24.11.2003 - 13:30

    Kara duman çıktı raydan
    Asılıdır eleğim
    Ben acıyı sende tattım
    Yarımcadır yüreğim
    Yağmurlarım yağmaz oldu düşlerim kurudu
    Çatladı topraklarım ekinim soldu
    Dipteyim
    Sondayım
    Depresyondayım
    Yalvarırım gel de kurtar
    Beni tanımla cümleler içinde kullan
    Yepyeni anlamlara sal

    Feridun Düzağaç

  • bir çift göz22.11.2003 - 06:51

    ...İki sokak aşağıda bir çift göz, gecenin ışıklarını seyrediyor ve söyleniyor: 'Kim bilir, gecenin ışıkları neler anlatıyor? diyebilene ne mutlu! '... (Elif Şeydâ)

    ...Bir zamanlar göğe yükselen bir çift göz. Ve onun akıbeti ya bir gül bahçesidir ya bir yıldızınki kadar kapkara bir zindan... (Ömer F. Hoşdoğdu)
    www.sizinti.com.tr/konular/02/nisan/damlalar.html

    Baksanıza Yakub'a; muhabbete bir çift göz verdi, burnuyla bin çift gözün bir olup da göremediği Mısır'dan Yusuf'un kokusunu aldı: Bu, aşka yapılan yatırımın misliyle döneceğinin en unutulmaz örneğidir. http://www.mustafaislamoglu.com/soylesiler/ysyolcudergisi.html

    Bir çift göz

    kırmızılaşıyordu akşam
    güneşin son ışınları son renkleriyle
    dağ yamaçlarını yalıyordu
    hafifçe esen bir rüzgar
    serinletiyordu saçlarımı ferahlığıyla
    kirpiklerim
    karanlığını yüklenmeye hazırlanıyordu gecenin
    kalbim atıyordu mutluca
    belli ki ilkti böyle mutluluk
    sonsuzluktan bir parça
    sarmıştı tüm benliğimi
    yakındı
    karanlığın yüreğime basması
    kuşlar ah kuşlar
    son defa çırpıyordu kanatlarını
    yapraklar ah yapraklar
    direnemiyordu ıssızlığa
    o anda iki gözdü tam orada duran
    tebessümdü adı
    gülüyordu içten içten hasret çekmişçesine
    hüzün gülü değildi bu
    tebessümdü adı
    belki de ilkti bu dalgalara çarpan duygu
    güneşsiz bir gecede eriyen / eriten
    bir çift parıldayan yaldız
    susuzluk mu kaldı sevgiye
    iştahsızlık mı vardı orada
    karanlığın bastığını
    mehtapsız gecenin yaklaştığını
    dünyanın döndüğünü bile unutturmuştu
    belki de bir ilk vurgundu bu
    sular kabarmıştı onurluca
    diller susmuş
    kuşlar kaybolmuştu ortadan
    birdenbire oluşan sessizlikte
    belki de ilkti bu tebessüm
    gülen bir çiftti karşımda duran
    tutulmuştu dilim
    yutkunamıyordum
    kalbim fırlayacaktı ileri
    bir ilkti bu belki de son
    bir sonsuzluktu gökten yere uzanan

    Mustafa Küçüktepe - www.gunbatim.netteyim.net/mkucuktepe.htm

  • bir çift göz22.11.2003 - 06:38

    ''Biz, insana bir çift göz (iki göz) , bir dil ve iki kulak vermedik mi? ''
    ''Ona iki de tepe (kötülüğün ve iyiliğin yolunu) gösterdik (göstermedik mi?) . Fakat o sarp yokuşa göğüs veremedi (tırmanmayı denemedi) .
    (Beled Suresi, 8-11)

  • acdsee21.11.2003 - 17:53

    Windows Explorer (Windows Gezgini) gibi ama esasında resimleri göstermek için hazırlanmış bir program.

    İlk başlarda sadece Resim Gezgini olsa da sanki bir rendeden mutfak robatına dönüştürülmüş gibi gitgide geliştirlerek sadece resimleri ayarlama, convert (değiştirme) etme de değil web sayfası hazırlamadan tutun videoya kadar çok işlevli.

    Yeni versiyonu çok komplike olduğundan hala ACDSee Classic kullansam da sonuna kadar yeni versiyonlarını kullanmanızı tavsiye ederim. Keşfederseniz süper işlevleri olan bir software. Hele sadece Keyboard'la kullanarak çalışma işlevide çok yararlı.

    ana sayfası: www.acdsystems.com
    doldurmak için seçenekleri: http://www.acdsystems.com/English/Products/Downloads/index.htm

    bir de benden duymadınız http://astalavista.box.sk/ cracklerini bulabilirsiniz (bkz. crack)
    :)

  • ratm21.11.2003 - 17:33

    Rage Against the Machine'nin kısaltılmış hali...

  • rage against the machine21.11.2003 - 17:29

    Rage Against the Machine (RATM) 1991
    Gitar - Tom Morello 30 Mayıs 1964,
    Vokal - Zack De La Rocha 12 Ocak 1970
    Bass - Tim Commerford
    Davul - Brad Wilk (5 Eylül 1968)

    Rock müziğinin yatağı olan ama sonra ünvanını Seattle'a kaptıran Los Angles, 91'de Rage Against the Machine'a hayat vererek hala ünvanına layık olduğu ispatlamıştır.

    Bob Marley gibi Reggy ekolünden gelen ama çok daha sert sesiyle Zack De La Rocha ve gitarını DJ gibi kullanan Harvard mezunu Tom Morello grubu kurmuştur. Grubu bir katagoriye koymak gerekirse Agresif Punk Hip-Pop Rap Metal Rock grubu diyebiliriz ya da kendilerine ait stilleriyle kısaca Rage desek daha uygun olur. Belki muzik türü olarak değil ama söylem açısından esasında bizim Türkiye'deki Grup Yorum gibi protest muzik yapıyorlar desek yeridir. Tabi bu da İbrahim Tatlisesi Elvis yapar ama anlayana…

    Matrix'e de uyan ''Öfke Makinalara Karşı'' isimleri, zaten grubun ne olduğunu çok kısa bir şekilde anlatıyor. Grubun kapağında Vietnam savaşını protesto için kendini yakan Budist Rahib'in resmi ile çıkan albümleri ilk başlarda underground (piyasa dışı) olarak ilgi gördü. Belki tam olarak tanınmaları ikinci albümleri Evil Empire'a kadar sürsede bunun nedeni muziklerinin komplike ve piyasa karşıtı olmasından kaynaklanıyordu. Ben de arkadaşların tavsiyesiyle aldığım albümlerini ilk başta hiç kavrayamamıştım ama Denizli'den İstanbul'a araba yolculuğunda sadece onların kasetleri olması işi değiştirdi ve yeni kasetler almış olsamda İstanbul'dan Denizli'ye kadar sadece onları dinlememde esasında muziklerinin ne kadar iyi daha doğrusu ne kadar dehşet olduğunu söylemem gerekir.

    Grup kurulmadan öncede çok aktif olan üyeleri, ünlenmekle şımarmayıp eylemlerini devam ettirmişler hatta Latin Amerika'da ki Zapista örgütünün ormandaki yerleşim yerlerine giderek oradaki çocuklara İngilizce öğretmenliği gibi yardımlar bile yapmışlardır. Tabi sahneye çıplak çıkma gibi sıradışı eylemlerde de bulunmuşlardır.

    F harfi, grubun şarkı sözlerinde çok geçse de, eğer dikkatli dinlerseniz esasında bizim sokaktaki öfkeli memurun yönetime küfür etmesinden farklı değildir. Belki sadece sosyalist söylem diye baksanız da esas tüm dünya halklarının öfkesini yansıtıyordurlar. İç Kapak resimlerinden de anlaşılacağı üzere seslerini Malcom X, Martin Luther King, Che Guevera gibi liderlerden alarak sessizliği bozmaya çalışan ve tamamen Amerikan Emperyalizm'ine karşı savaşan gerilla grubu bile diyebiliriz tabi ABD'nin kurduğu oyunlarının kurallarıyla mücadele ediyorlar: MEDYA….

    Ozzy Osbourne'nun aksine sahnede hiç dekor veya efekt olmadan sadece beyaz parlak ışıkların altında sade bir şekilde yaptıkları konser bile sadece müzikleriyle insanı çoşturmalarına tanık oldum. Uyanın artık, dediklerini yapmayın, boyun eymeyin, savaşın gibi sözlerle insanları gaza getiren… diğer piyasa gruplarının aksine sömürüye, emperyalizme karşı mücadele etmeleriyle çok saygı duyduğum bir grup.

    Albümleri:
    Rage Against The Machine (11.03.92)
    Evil Empire (04.16.96)
    The Battle Of Los Angeles (11.02.99)
    Renegades (12.05.00)

    Nettki ana sayfası: www.ratm.com

  • tarafsızlık21.11.2003 - 17:23

    Tarafsızlık bile tarafsızlığı savunduğu için taraftar olma durumudur. Tarafsızlık insanın yapısı açısından da imkansız olsa da ne kadar tarafsızlık olamaz desek de esasında tarafsızlığı savunma olduğu için tabi ki kavram olarak vardır.

    Özellikle eğitim, hukuk, yöneticilik gibi görevler de dikkat edilmesi gereken bir konumdur.

    İnsan ne kadar tarafsız olmasa da bazı durumlarda tarafsız düşünmek için kendini zorlamalıdır. Bunun yapabilmenin en kolay yolu, tarafların görüşlerine önem vermektir. Tabi en sağlıklısı bu farklı taraftarların gözü ile olaya bakmasıdır ama aynı şartlarda yetişmediği ya da bulunmadığı için zor olsa da insanın kendini başkalarının yerine koymaya 'çalışması' bile yeterlidir. İşte bahsedilen tarafsızlık %100 tarafsızlık değil, tarafsız bakmaya ya da olmaya çalışmak ya da denemektir.

    Bir öğretmen öğrencisine not verirken, bir hakim sanık hakkında karar verirken, yönetici işlem yaparken bu kuram en önemli vasıflardan birisidir. Ama malesef toplumdaki bozulmanın en çok etki ettiği durum olduğu için güven, saygı, dürüstlük gibi iyice gerçekliğini kaybetmiş bir anlayıştır.