Kültür Sanat Edebiyat Şiir

  • cumhuriyet gazetesi04.03.2004 - 15:11

    Cumhuriyet Gazetesi, Cumhuriyet Bilim Teknik, Cumhuriyet Dergi, Cumhuriyet Kitap, Cumhuriyet Salı/Cuma Kitabı:

    www.cumhuriyet.com.tr
    http://garildi.cumhuriyet.com.tr

    Malesef abone olunması gerekiyor.

    Bu arada cumhuriyet Arapça'dan gelen bir kelimedir.

  • askerlik04.03.2004 - 15:02

    Warfair

    do you know how it feels to be down in the dirt
    with a bullet in your breast and blood on your shirt
    lying in a bloodpool down in a pit
    covered with the corpse and the blood and the shxx
    how does it feel to have a gun to your head
    when you know that you'd be much better off dead
    looking right down through the barrel of a gun
    don't try to tell me that you think it's fun
    praying for your mercy don't say you see the light
    what difference does it make if the good lord's right
    at the end of a war the survivors are none
    b'cos war is a loss a war can't be won
    you're just another soldier and you're doing the dying
    you're a symbol of a nation so boy stop crying
    hero of a war such a man so brave
    a medal's worth nothing when you're lying in your grave

    do you know the pain
    marching into history marching into war
    can you feel the shame
    marching into misery you function as a whore

    5 o'clock in the morning and they shout out your name
    but they don't really care cos you all look the same
    now this is the army and we train to kill
    our job is to give you that fighting will
    so get off your knees and stand straight like a man
    do I have to tell you twice to make you understand
    freedom has a price and that price is blood
    so chase the motherfuxxer right down in the mud

    Do you know...

    ignore all your feelings just go all the way
    if you don't then death is the price you have to pay
    this ain't peace and love no man this is war
    don't even dare to ask what you're fighting for
    just search and destroy never question a lie
    you don't want to bite the bullet boy you don't want to die
    don't try to tell me that you couldn't kill a man
    that's a load of fuxxing bullshxx boy I know you can

    do you know...

    Clawfinger

  • banka04.03.2004 - 14:18

    - Meraba ben Serkan nasıl yardımcı olabilirim?
    - Benim telefonda bi problem var bankomatta işlem yapamadım
    - Peki ilk önce telefonunuzun 'menü' tuşuna sonra da '5' tuşuna basın...
    - Evet... Tamam...
    - Ekranda ne var şimdi?
    - Show TV...
    -? ? ?

    ---
    - İyi günler kredi kartı başvurunuz için aramıştım sizi...
    - Tabi buyrun..
    - Mesleğiniz nedir acaba?
    - Hayat kadını..
    -... Özel sektör yazıyorum?
    - O da olur!

    ---

    Kadın: Merhaba ben kredi kartınızla köpek almıştım...
    Yetkili: Evet efendim? ...
    Kadın: Bu köpeğin kulakları duymuyor. Acaba sigorta kapsamına giriyor mu?
    Yetkili: Ben bi üstüme danışıyım! ! ! ? ! ! ...

    ---
    - İyi günler, hoşgeldiniz, nasil yardımcı olabilirim?
    - Para çekemiyorum ben...
    - Şifrenizi yanliş giriyormuşsunuz Ahmet bey! ...
    - Şifre mi? Benim şifrem hep aynıdır, Istanbul'un kurtuluşu...
    - Lütfen, bana şifreyi söylemeyin efendim.
    - Hah, tamam hatırladım, 1956! ! !
    - Efendim o,İstanbul'un kurtuluşu değil ama...
    - Yaaaa! ... Kaçtı Istanbul'un kurtuluşu?
    - Efendim ben malesef söyleyemem bunu size.
    - Niye sen de mi bilmiyosun? ...
    - Biliyorum, ama güvenlik açısından benim şifreyi bilmemem gerekiyor.
    - Ben sana sifreyi sormuyorum ki! ... İstanbul'un kurtuluşunu soruyorum.
    - Evet, ama...? ? ? ! ! !

    --
    - Buyrun Bankacılık Destek
    - Alo ben Konya, Ya benim bu printer çalışmıyor! ...
    - Windows'tamı çalışıyor?
    - Evet
    - Bilgisayar printer'ı görüyor mu Konya?
    - Evet, karşıi karşıyalar! ...

    --
    - Şu an bankanızın ATM'sinden maaşımı çekemiyorum.
    - Üzgünüz efendim geçici bir hatadan ötürü şu an tüm sistemlerimiz off'tadir.
    (Bir saat kadar sonra yine arar)
    - Ben şu an Of'dayım ve hala paramı çekemiyorum...

    ---
    - Güvenliğiniz için bir kaç soru sormam gerekiyor.
    - Doğum yeriniz?
    - Erzurum...
    - Doğum tarihiniz?
    - 23 Ocak 1957
    - Annenizin evlenmeden önceki soyadı?
    - Anamı karıştırma lan bu işe!
    -? ? ? ? ? ! ! ! ! !

  • seviye04.03.2004 - 14:10

    Seviye düz bir çizgi ya da belli bir nokta değildir... ailemezin bizi yetiştirmesinden, okuldaki eğtimimize kadar, çevremizde olan iklim, sistem, ilişkiler gibi olaylara kadar her şey seviyemize etki eder... Seviye bir 'curve' yani grafikteki eğri gibi aşağı yukarı giden bir cizgidir... önemli olan dimdik dümdüz giden bir çizgi değil, belli toleranslar içersinde oynayarak yükselen çizgidir... Buna en güzel örnek peygamberimizin 'bir günün bir gününe benzememesi' sözüdür...

    İnsandaki seviye, bence, bize nasıl davranılmasını istiyorsak karşımıdakine de öyle davranmakla olur... Seviyesizlikse, işte bu bahsettiğim dengeyi kuramamaktır. Yukarıda verdiğim grafik örneğindeki tolerans kalkmış yerine bir dibe çökerek - bir tavana vurarak zik zaglar çizen bir grafik çıkar... överseniz şımaran, dokunursanız isyan eden gibi... bu açıdan Ülkemizin genel bir grafiğini çizmek zorunda kalırsanız, yüksek kaynaklara sahip ama üretimde dibe vurmuş, batan bir şirketin çizelgesi çıkar ve en kötüsü bu çizelge her tabana yansımıştır. Trafikteki sıkışıklığın ve anlaşmazlıkların aynısını siyaset meydanlarında görürsünüz ya da aynı şekilde antoloji.com'da olduğu gibi bir düzensizlik alıp başını gitmiştir...

    Bu kargaşadaki örnekler çoğaltılabilir, fakat sorunun kaynağına inmektense hala sorunlar tartışılıyor ve uzun dönemli çözümler getireleceğine kısa dönemli çüzümlerle geçiştiriliyor.

    Bugün batan bir gemideki durumu yaşamaktayız, herkes panik içinde, bazıları dualar ediyor ama kurtulma umudu yok, kimi suları boşaltmak için çabalıyor ama su oluk gibi akıyor, kimi bir ada çıkar umudu ile denize atlıyor ama yılana (izmlere) sarılır... Benzetmelerde ki örnekler çoğaltılabilir...

    Sorunun kaynağı nedir? Gemide iseniz bir yeri delik su alıyordur, ya da ne bileyim evde çatı deliktir ev su alıyor gibileriden kovalarla su çıkartmaya çalışıyoruz ama su oluk oluk akıyor...

    Seviyesizlik sorunun kaynağı değil; sorundan oluşan problemlerdir yani sebep değil sonuçtur. Kargaşa ortamında seviye aramak mezarlıkta canlı aramak gibidir. Peki çözüm nedir, seviyeyi için eğtim gibi çözümler işe yarar mı?

    Aklıma Pink Floyd'un şarkısından sözler geldi, ''bir atı ırmağa götürsünüz ama su içirtemezsiniz, bir kişiye eğitim verirsiniz ama ona düşünmeyi öğretemezsiniz'' Demek ki bir merkebin çamurlu yolda değil asfalt yolda yürümesi merkepliğini değiştiremiyeceği gibi teknolojik gelişmeler çağdaşlamayı sağlamaz... İnsanı insan yapan sağlam temeller üzerine kurulan bir bina gibi olmasıdır. O yüzden getirilen sistemin açıklıkları doldurulmalı ve yaşanan kültürde ki yanlışlıklar ayıklanmanlıdır. Eğer bunu yapacak güçlü bir topluluğumuz olmazsa bu eksikliklerle ve yanlışlıklarla eğitim gibi cözümler getirilmesi daha fazla sorun çıkarır. Sorunun temeline inmek, akan çatıdaki ya da gemide ki deliği kapatmak esas çüzümdür. Buna ulaşılmak için deliğe uygun yamayı ya da tıpayı bulmak nasıl çözümse bir milletin kültürüne ve anlayışına uygun cözümler şarttır.. Bundan dolayı dilimiz, dinimiz, tarihimiz, kültürümüz, doğal rezervlerimiz gibi kaynakların yani elimizdekilerin ne olduğunu ve değerini bilmemiz gerekir... Zaten tarihimiz ve doğal kaynaklarımız zengin, demek ki kullanmasını bilmiyoruz. Olan güzellekleri koruma, geliştirme ve canlı tutmadan bahsediyorum. Malesef elemizdiklerin değeri bilinmiyor, her geçen gün daha çok diplere gömüyoruz; koruyacağımıza yıkmaya çalışıyoruz; bize uygun olanı değil bize uygun olmayan dıştan yapay politikalar uyguluyoruz. Aydının görevi yapıcılıktan sadece yıkıcılığa konsantire olmuş durumda...

    Böyle bir ortamda seviye tabi ki düşük olur, birisi yobaz diye geriye ket vuruyor, kimi fani diye ileri... tahterevalliye binmiş çoçuklar gibi yok sol yukarı yok sağ aşağı birbirmizi yemekle geçiyor hayat.

    Cemil Meriç'in dedigi gibi ''Felaketimizin kaynagi kültür yokluğu.'' İşte o yokluk kültürümüzde açılmış bir delik... israf oluyor birikimler, ve başka kültürleri kova gibi altına koyarak, bize yaracağına her geçen gün onları dolduruyoruz... Kültürümüzü öğrenmeden tanımlaya, tanımlayamadan sahiplenemek yani zincirleme kaza oluyor gibi her düşünce birbiriyle çarpışıyor.

    Sözü çok uzattım, çözüm elimizdekileri bilmek ve değer verip iyiye kullanmaktır. Böylece seviye de gelir... düzen de...

  • zheng he04.03.2004 - 13:57

    Ünlü müslüman çoğrafyacı İbn Battuta, Çin'e tarihi bir gezi yaptığında, 22 yıl sonra Moğol Hanedanlıgı'nın (Çin'deki adıyla, Yuan Hanedanlığı) yıkılacağını, Ming Hanedanlığı'nın başlayacağını(1368-1644) , müslüman bir çocuğun Çinli bir prense yardım edeceğini, cok sonraları bu prensin imparator olacağını, yardım eden çocuğunsa büyüyüp Çin Filo'sunda amiral gorevine atanacağını nerden bilebilirdi ki.

    Bu amiralın ismi..Zheng He. Hint Okyanus'una doğru yol aldırdığı gemiler, İbn Battuta'nın takip ettiği rotaların aynısını takip etse de, o, 'junks' adı verilen büyük botlardaydı. Küzey Afrika, Mekke, İran Körfezi, ve Hint Okyanus'una yol alırdı.

    Dünyanın, sözde, ilk kaşiflerinden diye bilinen Christopher Columbus veya Vasco de Gama'nın batı dunyasına etkilerine nazaran, müslüman Zheng He'nin (1371-1435) bu iki kaşiften yuzyıllar önce başardıkları hakkında, popüler tarih sağolsun, çok az sey bilinmektedir.

    ...

  • yaşamak04.03.2004 - 13:52

    Her şeyden önce YAŞA!
    Tesadüfen bu dünyaya gelmişsin gibi laf olsun diye geçirme günlerini.
    Hayatını öyle güzel yaşa,
    her gününü öyle güzel geçir ki,
    günün sonunda yatağa girdiğinde, kendi elini sıkabilesin.

    Shakespeare

  • almanlar03.03.2004 - 18:18

    ich möchte içli köfte

  • hayal kurmak03.03.2004 - 18:16

    ilerlemek için ilk adım

  • yunanlılar03.03.2004 - 16:42

    Yunanlılarla iyi ve kötü çok anılarım oldu ama tecrübelerime dayanarak kesin böyle insanlardır demek istemem... Kişinin tecrübesi fıtratının üzerine bina olur, eğer temelde bir sorun varsa zaten bu insanın yaşadığı tecrübeler ne kadar yararı olabilir ki? Bundan dolayı sadece tecrübelerimle değil çocukluğumdan beri hissettiklerime dayanarak şunu söyleyebilirim ki bir şeyi düşmandır diye kendinizi şartlandırmışsanız ondan düşmanlıktan başka bir şey görmezsiniz. Bu aynı yarın ölüceğim diye şartlandırıp, ölmeyince kendini arabanın altına atan insana benzer.

    Çok uğraştılar aramız açmak için. Şeytan gibi komşuların kulaklarına fısıldayıp aralarını açtılar. Nefret, intikam ve kanla doldu aramız. Bir araya gelmek için bile o kan denizinin içinden yüzerek geçmek gerekir ki eninde sonunda eskisi gibi kardeş kardeşe yaşamak isteyenlerin bile farkında olmadan üstü lekeniliyor

    Tabi bunları derken şunun altına çizeyim; Kıbrıs Rumaları ile Yunanistanda ki rumlar farklıdır. Kıbrısın durumu çok daha farklıdır...

    Kıbrısın sorunu ne rum ne de türktür, oranın sorunu eğer bağımsız olursa en güçlü ülkelerden birisi olacağındandır çünkü stretejik konumundan çok muhteşem bir yerdir ve bu sayede çok güçlü bir para birimine ve politik söze sahip olabilir.. O yüzden orası bir türlü paylaşılamaz, bundan dolayı kimse orayı rahat bırakmaz, yy'lardır hep başka ülklerin hegomanyası ve para birimiyle yaşamıştır. Türk kendisinin, Rum kendi burjuvasini kurmaya çalışıyor bunu gören diğer ülkeler özellikle ABD, İngiltere ve Yahudiler işine gelince Türkleri, işine gelmeyince Rumları destekliyor...

    ve biz hala kum havuzunda kumu paylaşamayan veletler gibi birbirmizin saçını çekmeye devam edelim.

  • ingilizler03.03.2004 - 15:23

    ileri görüşlü olup problemler büyümeden uzun dönemli çözümler getiren...
    çoğu cahil ve genel kültür sıfır ama çoğunluğu yöneten azınlık ileri derecede zeki ve akıllı...
    bize göre çoğu şeyleri ters, kapıları bile tersten kilitlenip açılıyor, ama standardlarını dünyaya kabul ettirmiş bir güç...