Unutma ki bu yaşamı güzelleştirecek olan da, çekilmez hale getirecek olan da sensin, sakın başkalarını suçlama... Hadi artık her sabah yüreğine kocaman gülümsemelerle dolu bir soluk çek ve tüm gün verdiğin her soluğun içine bu gülümsemelerden katarak çevrendeki tüm canlı varlıkları varlığından haberdar et.
Yaşama öylesine gelme, ve de öylesine gitme. Unutma ki bir ağacın gövdesine sarıldığında onun kalp atışlarını duyabilecek denli bu dünyada duyarlı yaşamak senin elinde. Tanıdığın ya da tanımadığın olsun, yeryüzündeki canlıların hiçbirinden hiçbir zaman, 'Günaydın”ını ve 'Gülümsemeni' esirgeme.
Unutma sen bu dünyada başlı başına bir yaşamsın ve Yalnızca bu nedenle bile, senin varlığın çok özel..
Lise üç.. aşığım.. bir de üstüne gelmiş ayrılık.. mezun oluyoruz..kepleri fırlatacağız ama...son su savaşları başlıyor lise 3 lerde..pasta savaşları... ve gitarlar eşliğinde günlerce sabahtan akşama kadar hep bir ağızdan ayrılık şarkıları söyleniyor...^^ayrılık ayrılık aman ayrılık^^ deniliyor...gözlerde hüzün... dostlar sımsıkı sarılıyor biribirlerine..adresler alınıyor, telefonlar veriliyor......üniversiteye gidilecek...ağlaşılıyor hatta...ve ben mavi gözlü devin gözlerinin içine bakıyorum her bu şarkıyı okuyuşumuzda...mavi gözlü dev bana eşlik ediyor o güzel sesiyle...ve düet yapıyoruz...
vurgun yemiş misali olan aşkımızın düetini....bilmeden....
vurgun yemiş misali gönlüm tutuldu aşka ciğerimden yaniyorum ben bu defa başka bu yangin benle ölünceye dek yaşasin varsin dünyanin o son günü sen beni arayacaksin
doymadim, doyamadim, sevmelere seni ben kimseyi koyamadim yerine yeniden saymadim, sayamadim, sensiz geçen yillari ne inkar ne itiraf bu, yalnizca sitem
zannetme bir gün geri dönmek değil niyetim hasrete teslim oldum asla gelmeyeceğim bu yangin benle ölünceye dek yaşasin varsin dünyanin o son günü sen beni arayacaksin
doymadim, doyamadim, sevmelere seni ben kimseyi koyamadim yerine yeniden saymadim, sayamadim, sensiz geçen yillari ne inkar ne itiraf bu, yalnizca sitem......
Jul Sezar takvimdeki karisikliklari cozmesi icin misirli astronomi bilgini SOSIGENES'e emir veriyor...(bildiginiz gibi o zamanlarda 1 yil 365 gun 6 saat suruyor) .......
Misirlida cozmus (kendi kanaatince) HER YIL 365 GUN CEKECEK. ARTAN SAATLER DORT YILDA BIR TAKVIME EKLENECEK, O YIL 366 GUN OLACAK.Senenin alti ayi 30, alti ayi 31 cekince tam 366 ediyor. Ardindan Sezar emir veriyor, GERI KALAN 3 YILIN BIRER GUN EKSIGINIDE YILIN EN SON AYINDAN DUSUN.
Yilbasi o zamanlar mart. subatta yilin son ayi.(september yedinci, october sekizinci, november dokuzuncu, december onuncu ay diye oradan geliyormus zaten.)
subat dort yilda bir 30, kalan yillarda 29 gun olmus boylece....
Sezar bir is daha yapmis. Aylardan birine kendi adini koymus...
Julius adi JULY olmus.
Sonra OGUST (AUGUSTUS) imparator olmus ve Sezardan asagi kalmamis o da sonraki aya kendi adini vermis, AUGUST...
ama Sezarin ayi 31, Ogustun ayi 30 olur mu? O da emir vermis YILIN SON AYINDAN BIR GUN DAHA ALIN, BENIM AYIMIDA 31 YAPIN.
Son ay subat bir gun daha verince kalmis 28. (demokrasinin gozunu seviyim.) ...:=)))))))
O gun bu gundur subat 4 yilda bir 29, geri kalaninda 28 olmus ve temmuz-agustos pespese 31 ceker olmuslar...
O ayin kac cektigini bulmak icin metacarpophalangeal eklemleriniz sayarken bir gariplik hissederseniz, olayin asli bu arkadaslar......
incelenmekte olan bir bitkinin hangi türden olduğunun teşhis edilmesi için referans kitaplar yanında, kurutularak preslenen isimlendirilen bitki örneklerinden oluşan koleksiyonların bulunduğu bir yerdir. Hem ilerde bu alanda çalışma yapacak öğrencilere hem de ülkenin florasını araştıran birçok yabancı uzmanında içinde bulunduğu turistlerin faydalanabilmesi açısından 1989 yılında Orman Dairesi ile İngiliz botanikçi Dr. Deryck E. Viney’in işbirliği ile ilk Kuzey Kıbrıs Herbaryumu açılmıştır. Herbaryum, Değirmenlik Esentepe dağları arasında olan Alevkaya Orman İstasyonu'nda hizmete açılmış bir tesistir. Herbaryum' da yaklaşık 1100 bitki örneği bulunmaktadır.
bitki örtüsü, doğal güzellik ve özelliklere sahip olan Kuzey Kıbrıs gezilebilecek en güzel ülkelerden biridir.
Eşsiz Akdeniz iklimi doğal zenginliğin oluşmasında büyük bir etken olmuştur. Kuzey Kıbrıs’ ta 150’ ye yakın değişik türde Gramineae otu dahil, doğal olarak yetişen tahmini 1900 çeşit çiçekli bitki bulunmaktadır.
Bu bitkiler içerisinde dünyanın hiçbir yerinde bulunmayan ve yalnız Kuzey Kıbrıs’ ta yetişen 19 bitki türü vardır.
Bunlar; Casevin hezareni St. Hilarion Lahanası Kıbrıs Kazteresi Alevkaya Sinekkapanı Kıbrıs Karanfili Kıbrıs Korungası Kıbrıs Rozetotu Kıbrıs Soluk Rozetotu Lapta Damkoruğu Kıbrıs Ferulogosu Kıbrıs Taç Anasonu Kıbrıs Soluk Deniz Lavanta Çiçeği Küme Sincarı Kıbrıs Beyaz Kekiği Değirmenlik Adaçayı Kıbrıs Sivi Çayı St. Hilarion Kudüs Adaçayı Siphorpun Kaside otu Kıbrıs Dalakotu
Kuşlar, 250 cinsteki 100 milyonu aşkın kuş ilkbahar ve sonbahar Avrupa’dan Mısır Deltası' na geçişte Kuzey Kıbrıs’ı geçit olarak kullanmaktadır. Bazı kuş türleri adayı sadece uğrak yeri olarak kullanırken diğerleri kışı geçirmek için kullanırlar.
Endemik (yerli) kuş türleri; Cüce Baykuş Kıbrıs Ötleğeni Baştan Kara Bahçe Tırmaşığı Kestane Kargası Çapraz Gaga’dan oluşur.
Kuş türlerinin gözlemlenebileceği en güzel yerler Magosa-Glapsides Plajı bölgesi, Güzelyurt Körfezi, Mehmetçik Köyünün güneybatısı, Karpaz Yarımadası ve Kanlıköy barajıdır.
hayatlarının büyük bir bölümünü suda geçirirler ve yalnızca yumurtlamak için sahile çıkarlar. Yumurtlamaları çok kısa bir süre alır ve genelde bu iş için geceyi tercih ederler. Yumurtalarını bırakabilecekleri el değmemiş, bozulmamış, geniş kumlu sahilleri tercih ederler.
Birçok Akdeniz ülkesine olan turist akımı kaplumbağaların yumurtlayabileceği alanların tahribatına yol açmıştır. Diğer taraftan Kuzey Kıbrıs el değmemiş, bozulmaya uğramamış sahilleriyle kaplumbağaların yumurtlaması için oldukça uygundur. Kıbrıs’ta yumurtlama yapan iki kaplumbağa türü vardır;
Sini Kaplumbağası (Caretta caretta) ve Yeşil Kaplumbağa (Chelonia mydas) Yeşil kaplumbağaların %30’u Kuzey Kıbrıs sahillerinde yumurtlamaktadır.
bu alanlar özel bakım ve korunmaya alınmışlardır...
latif...güzel, hoş
latife....şaka anlamına geliyor..
ikisi de kız ve erkek ismi olarak çokça kullanılmış vakti zamanında...
Nero burning rome...
Cd writerimi kullanmamı sağlayan program...
ama overburn kelimesi bana yanık...ve hatta fazla yanmış keklerimi hatırlatıyor...:=)
Unutma ki bu yaşamı güzelleştirecek olan da, çekilmez hale getirecek olan da sensin, sakın başkalarını suçlama... Hadi artık her sabah yüreğine kocaman gülümsemelerle dolu bir soluk çek ve tüm gün verdiğin her soluğun içine bu gülümsemelerden katarak çevrendeki tüm canlı varlıkları varlığından haberdar et.
Yaşama öylesine gelme, ve de öylesine gitme. Unutma ki bir ağacın gövdesine sarıldığında onun kalp atışlarını duyabilecek denli bu dünyada duyarlı yaşamak senin elinde. Tanıdığın ya da tanımadığın olsun, yeryüzündeki canlıların hiçbirinden hiçbir zaman, 'Günaydın”ını ve 'Gülümsemeni' esirgeme.
Unutma sen bu dünyada başlı başına bir yaşamsın ve Yalnızca bu nedenle bile, senin varlığın çok özel..
Lise üç..
aşığım..
bir de üstüne gelmiş ayrılık..
mezun oluyoruz..kepleri fırlatacağız ama...son su savaşları başlıyor lise 3 lerde..pasta savaşları...
ve gitarlar eşliğinde günlerce sabahtan akşama kadar hep bir ağızdan ayrılık şarkıları söyleniyor...^^ayrılık ayrılık aman ayrılık^^ deniliyor...gözlerde hüzün...
dostlar sımsıkı sarılıyor biribirlerine..adresler alınıyor, telefonlar veriliyor......üniversiteye gidilecek...ağlaşılıyor hatta...ve ben mavi gözlü devin gözlerinin içine bakıyorum her bu şarkıyı okuyuşumuzda...mavi gözlü dev bana eşlik ediyor o güzel sesiyle...ve düet yapıyoruz...
vurgun yemiş misali olan aşkımızın düetini....bilmeden....
vurgun yemiş misali gönlüm tutuldu aşka
ciğerimden yaniyorum ben bu defa başka
bu yangin benle ölünceye dek yaşasin varsin
dünyanin o son günü sen beni arayacaksin
doymadim, doyamadim, sevmelere seni ben
kimseyi koyamadim yerine yeniden
saymadim, sayamadim, sensiz geçen yillari
ne inkar ne itiraf bu, yalnizca sitem
zannetme bir gün geri dönmek değil niyetim
hasrete teslim oldum asla gelmeyeceğim
bu yangin benle ölünceye dek yaşasin varsin
dünyanin o son günü sen beni arayacaksin
doymadim, doyamadim, sevmelere seni ben
kimseyi koyamadim yerine yeniden
saymadim, sayamadim, sensiz geçen yillari
ne inkar ne itiraf bu, yalnizca sitem......
Takvim
Olay SEZAR doneminde geciyor......
Jul Sezar takvimdeki karisikliklari cozmesi icin misirli astronomi bilgini SOSIGENES'e emir veriyor...(bildiginiz gibi o zamanlarda 1 yil 365 gun 6 saat suruyor) .......
Misirlida cozmus (kendi kanaatince) HER YIL 365 GUN CEKECEK. ARTAN SAATLER DORT YILDA BIR TAKVIME EKLENECEK, O YIL 366 GUN OLACAK.Senenin alti ayi 30, alti ayi 31 cekince tam 366 ediyor. Ardindan Sezar emir veriyor, GERI KALAN 3 YILIN BIRER GUN EKSIGINIDE YILIN EN SON AYINDAN DUSUN.
Yilbasi o zamanlar mart. subatta yilin son ayi.(september yedinci, october sekizinci, november dokuzuncu, december onuncu ay diye oradan geliyormus zaten.)
subat dort yilda bir 30, kalan yillarda 29 gun olmus boylece....
Sezar bir is daha yapmis. Aylardan birine kendi adini koymus...
Julius adi JULY olmus.
Sonra OGUST (AUGUSTUS) imparator olmus ve Sezardan asagi kalmamis o da sonraki aya kendi adini vermis, AUGUST...
ama Sezarin ayi 31, Ogustun ayi 30 olur mu? O da emir vermis YILIN SON AYINDAN BIR GUN DAHA ALIN, BENIM AYIMIDA 31 YAPIN.
Son ay subat bir gun daha verince kalmis 28. (demokrasinin gozunu seviyim.) ...:=)))))))
O gun bu gundur subat 4 yilda bir 29, geri kalaninda 28 olmus ve temmuz-agustos pespese 31 ceker olmuslar...
O ayin kac cektigini bulmak icin metacarpophalangeal eklemleriniz sayarken bir gariplik hissederseniz, olayin asli bu arkadaslar......
HERBARYUM,
incelenmekte olan bir bitkinin hangi türden olduğunun teşhis edilmesi için referans kitaplar yanında, kurutularak preslenen isimlendirilen bitki örneklerinden oluşan koleksiyonların bulunduğu bir yerdir.
Hem ilerde bu alanda çalışma yapacak öğrencilere hem de ülkenin florasını araştıran birçok yabancı uzmanında içinde bulunduğu turistlerin faydalanabilmesi açısından 1989 yılında Orman Dairesi ile İngiliz botanikçi Dr. Deryck E. Viney’in işbirliği ile ilk Kuzey Kıbrıs Herbaryumu açılmıştır.
Herbaryum, Değirmenlik Esentepe dağları arasında olan Alevkaya Orman İstasyonu'nda hizmete açılmış bir tesistir.
Herbaryum' da yaklaşık 1100 bitki örneği bulunmaktadır.
yabani bitkilerin yanında görülmeye değer nitelikte ve doğal ortamda yetişen şifalı bitkiler de görülebilmektedir.
Bunlar;
Sarmısak otu
Dağ lalesi
Dildamak
Sandal Ağacı
Kuşkonmaz
Buket Nergisi
Adaçayı
Adamotu’dur.
Endemik Bitkiler
bitki örtüsü, doğal güzellik ve özelliklere sahip olan Kuzey Kıbrıs gezilebilecek en güzel ülkelerden biridir.
Eşsiz Akdeniz iklimi doğal zenginliğin oluşmasında büyük bir etken olmuştur. Kuzey Kıbrıs’ ta 150’ ye yakın değişik türde Gramineae otu dahil, doğal olarak yetişen tahmini 1900 çeşit çiçekli bitki bulunmaktadır.
Bu bitkiler içerisinde dünyanın hiçbir yerinde bulunmayan ve yalnız Kuzey Kıbrıs’ ta yetişen 19 bitki türü vardır.
Bunlar;
Casevin hezareni
St. Hilarion Lahanası
Kıbrıs Kazteresi
Alevkaya Sinekkapanı
Kıbrıs Karanfili
Kıbrıs Korungası
Kıbrıs Rozetotu
Kıbrıs Soluk Rozetotu
Lapta Damkoruğu
Kıbrıs Ferulogosu
Kıbrıs Taç Anasonu
Kıbrıs Soluk Deniz Lavanta Çiçeği
Küme Sincarı
Kıbrıs Beyaz Kekiği
Değirmenlik Adaçayı
Kıbrıs Sivi Çayı
St. Hilarion Kudüs Adaçayı
Siphorpun Kaside otu
Kıbrıs Dalakotu
Kuşlar,
250 cinsteki 100 milyonu aşkın kuş ilkbahar ve sonbahar Avrupa’dan Mısır Deltası' na geçişte Kuzey Kıbrıs’ı geçit olarak kullanmaktadır.
Bazı kuş türleri adayı sadece uğrak yeri olarak kullanırken diğerleri kışı geçirmek için kullanırlar.
Endemik (yerli) kuş türleri;
Cüce Baykuş
Kıbrıs Ötleğeni
Baştan Kara
Bahçe Tırmaşığı
Kestane Kargası
Çapraz Gaga’dan oluşur.
Kuş türlerinin gözlemlenebileceği en güzel yerler Magosa-Glapsides Plajı bölgesi, Güzelyurt Körfezi, Mehmetçik Köyünün güneybatısı, Karpaz Yarımadası ve Kanlıköy barajıdır.
Deniz Kaplumbağaları
hayatlarının büyük bir bölümünü suda geçirirler ve yalnızca yumurtlamak için sahile çıkarlar.
Yumurtlamaları çok kısa bir süre alır ve genelde bu iş için geceyi tercih ederler. Yumurtalarını bırakabilecekleri el değmemiş, bozulmamış, geniş kumlu sahilleri tercih ederler.
Birçok Akdeniz ülkesine olan turist akımı kaplumbağaların yumurtlayabileceği alanların tahribatına yol açmıştır. Diğer taraftan Kuzey Kıbrıs el değmemiş, bozulmaya uğramamış sahilleriyle kaplumbağaların yumurtlaması için oldukça uygundur.
Kıbrıs’ta yumurtlama yapan iki kaplumbağa türü vardır;
Sini Kaplumbağası (Caretta caretta) ve
Yeşil Kaplumbağa (Chelonia mydas)
Yeşil kaplumbağaların %30’u Kuzey Kıbrıs sahillerinde yumurtlamaktadır.
bu alanlar özel bakım ve korunmaya alınmışlardır...