deniz hanım günaydın ve sizin şahsınızda tüm kürsüye de günaydın demiş olayım. öyle bir niyetim yok. yani size cevaben falan yazmış değilim inanın. gerçi sizi inandırabilir miyim bilmiyorum .lakin gerçek şu ki bu şiiri bir öğrenci dergisinde okudum çok beğendim buraya üşenmeyip alıntılamak istedim. hepinizin de beğenisine sunmak istedim. sadece bir dergi köşesinde kalsın istemedim. tüm sebep bu. ben sizin bana ne söylediğinizi bile hatırlamıyorum. sanırım o biraz daha farklı bir konu idi Türkçemizle ilgili. bu şiirde Türkçeleri dudurken yabancı olanların kullanılması konu edilmiş hicvedilmiş. bu da çok önemli bir konu bence. dediğim gibi beğendim ve paylaşmak istedim. sizinle ilgisi yok. iyi günler.
Karamanoğlu Mehmet beyi arıyorum Karamanoğlu Mehmet beyi arıyorum görenininz bileniniz duyanınız var mı bir ferman yayınlamıştı bu günden sonra divanda, dergahta, bargahta, mecliste meydanda tükçe' den başka dil konuşulmaya diye hatırlayanınız var mı dolanın yurdun dört bir yanını çarşıyı pazarı köyü şehri fermana uyanınız var mı nutkum tutuldu şaşırdım, merak ettim. dolandığınız yerde Türkçe olmayan isimlere gördüklerine duyduklarına üzüleniniz var mı tanıtımın demo, sunucunun spiker gösteri adamının şowmen, radyo sunucusunun diskjokey hanım ağanın first lady olduğuna şaşıranınız var mı dükkanın store, bakkalın market, torbasının poşet mağazanın süper, hiper, gros market ucuzluğun damping olduğuna kananınız var mı ilan tahtasının billboard, sayı tahtasının skorboard bilgi alışın brifing, bildirgenin deklerasyon, merakın , uğraşın hobby olduğuna güleniniz var mı bırakın eli özün bile seyrek uğradığı, beldelerin girişinde welcome, çıkışında goodbye okuyanınız var mı korumanın muhafızın boddyguard sanat ve meslek pirlerinin duayen itibarın, saygınlığın prestij olduğunu bileniniz var mı sekinin alanın platform, merkezin center büyüğün mega, küçüğün mikro, sonun final, özlemin hasretin nöstalji olduğunu öğreneniniz var mı iş hanımızı plaza, bedestenimizi galeria sergi yerlerimizi center room, showroom büyük şehirlerimizi mega kent diye gezeniniz var mı yol üstü lokantamızın fastfood yemek çeşitlerimizin menü hesabı adisyon diye ödeyeniniz var mı iki katlı evini dubleks, üç katlı evini tripleks, köşklerimizi villa, eşiğimizi antre bahçe çiçeklerimizi flora diye koklayanınız var mı flora çiçeklerinin kapladığı sevimli gardın da bi brunch alanınız var mı. sevimlinin sempatik, sevimsizin antipatik vurguncunun spekülatör, eşkıyanın mafya desteğe bilemediniz koltuk çıkmaya sponsorluk diyeniniz var mı mesireyi, kır gezisini picnic, bilgisayarı computer hava yastığını air bag eh pek olasıcalar oluru pekalayı okey diye söyleyeniniz var mı çarpıcı , önemli haberler flaş haber yaşa varol sevinçleri oley oley yıldızları star diye seyredeniniz var mı vırvırık dağının tepesindeki köyde, cafe shop levhasının altında acının da acısı kahvesini bi drink alayım diyerek içeniniz var mı toprağımızı inancımızı bayrağımızı çaldırmayalım derken dilimizin çalındığını talan edildiğini özün el diline özendiğine içi yananınız var mı Türkçemiz elden gidiyor dizini döveniniz var mı Karamanoğlu Mehmet beyi arıyorum göreniniz bileniniz duyanınız var mı? bir ferman yayınlamıştı hayal meyal hatırlayıp ta sahip çıkanınız var mı?
Balkanlardan, kafkaslardan, Afrika'dan het yerden bizi ama öldürerek ama süründürerek sürdüler koşarak bu topraklara geldik adımız farklı olsada soyadımız TÜRKİYE CUMHURİYETİ dir. (Barış Doster) HaberTürk.
Ben de diyorum sabaha kadar rüyamda niye pastırma gördüm Onu ben masanın ayağının altına koydum masa sallanmasın diye Kepçeye benziyordu Kaç gündür giyiyorsan kim bilir
Olsun Mevzu o değil Ben yine de sana katılmıyorum Fikrimi bireysel olarak beyan ediyorum İlla birine katılmak zorunda mıyım Bu şekerin ferdi olarak düşündüğü bir fikir olamaz mı
Aslında sayın Yolcu nankör kafasıyla baktığında direk nemrut ateşi yakıp bizi yakmak için ellerini bile oluşturdukları söylenebilir.. Ama işte burası Hz. İbrahim vatan olmuş bir toprak.
Amerikanın yaptırımları tehdit mi gerçek mi? Bir amerikan başkanın dünyanın gözünün içine baka baka Haçlı seferi demesi hiçte öyle boş söz değildir. Haçlılar geçmişte ortadoğuda ne yaptılarsa hırsızlık tecavüz gasp talan yağma ve soykırım bugün de aynısını yapıyorlar. Eş başkanlıktan geri adım atıldığını söyleyen bir iktidarın hala stratejik ortak tanımlamaları artık mide bulandırıcı olmaktadır. Amerika bu politikalarla ne bizim stratejik ortağımız ne müttefikimiz ne de dost ülke olarak görebileceğimiz bir ülke olabilir. Kendi vatandaşlarını zenci diye hamile suçlu suçsuz demeden infaz eden katil bir devletten sürekli ayar yiyen ülkeler olmaktan çıkamadığınız sürece insanlığın gördüğü en büyük soykırım politikaları sürmeye devam edecektir. Temsilciler meclisinden yine ambargo kararları ile karşımıza dikilen amerika bir parmağını da avrupaya sallayarak afrikaya ve ordadoğuya çökmüş durumdadır. Avrupanın ikiyüzlülüğü haçlı seferi ile avrupada ki kamuoyunu konsolide eden amerikanın liberal politikalarla elegeçirdiği ekonomisi yüzünden uzunca bir süre devam edeceğe benziyor. Yani Avrupa aslında amerikanın değnekcisi durumunda.. Amerikan yönetimlerinin Avrupalı şirketlere kestiği harçtan ve Avrupa sokaklarını yangın yerine çeviren sosyal patlamalardan bu okumayı yapamıyorsanız artık dükkanı kapatmanın zamanı gelmiştir. Rusya Çin Hindistan ve Türkiyenin direnişi bu ülke liderlerinin sağduyulu davranışlarının yerlerine getirilecek değnekcilerle hal edilene kadar dünya ekonomik yönünü kaostan kurtaramayacaktır. Rusya Putin den sonra ki dönemine de Lavrov gibi bir siyasetçi ile hazırlanırken Çin geleneksel çizgisinin dışına çıkmayacağı görülüyor. Hindistanın tavrı ingilizlerin sağa sola dümen kırmaları yüzünden belirsizliğini korurken, en belirsiz olan ise Türkiye. Bugün bizi şartsız bir şekilde Avrupa Birliği ne alsalar bizdeki kuyruk acısı avrupaya yüzyıl rahatlık vermez. E almayacaklarına göre Türkiyenin denge ülke olma politikası ulusal çıkarları gereği bozulduğunda vah dünyanın haline... Ne yazık ki Erdoğan'dan sonra değnekci gibi duran bütün muhalefet liderlerinin ülke için bir gelecek projeksiyonları yok. Ne yazıkki bu vizyonsuzluğu iliklerimize kadar hissediyoruz. Sayın Cumhurbaşkanı insanların karnına değil beynine bakmak istiyorsa bir elin parmaklarından hallice olan insanların sözlerine biraz daha fazla kulak vermeli...
ergüder yoldaş içindeki kendinin izini sürenlerdendi. modernite adı altında insana çağdaşlarına sunulan tüm aynılaştırmalara tek tipleştirmelere baş kaldırı anlamında evini terkedip sokaklarda yaşamayı seçmişti. bir evsiz bir hippiydi o. bir gün görevinin bilincinde olan işgüzar bir sayım memurunun ve bir muhabirin görevi icabı kendisine yönelttiği neden buradasınız sorusunun ardından cevabını almak üzere uzattığı mikrofona şu manalı cevabı vermişti: -görevim icabı.
fıkra güzeldi. elif key. gerçekten o hale geldi ki durum aynen fıkradaki gibi.
deniz hanım günaydın ve sizin şahsınızda tüm kürsüye de günaydın demiş olayım. öyle bir niyetim yok. yani size cevaben falan yazmış değilim inanın. gerçi sizi inandırabilir miyim bilmiyorum .lakin gerçek şu ki bu şiiri bir öğrenci dergisinde okudum çok beğendim buraya üşenmeyip alıntılamak istedim. hepinizin de beğenisine sunmak istedim. sadece bir dergi köşesinde kalsın istemedim. tüm sebep bu. ben sizin bana ne söylediğinizi bile hatırlamıyorum. sanırım o biraz daha farklı bir konu idi Türkçemizle ilgili. bu şiirde Türkçeleri dudurken yabancı olanların kullanılması konu edilmiş hicvedilmiş. bu da çok önemli bir konu bence. dediğim gibi beğendim ve paylaşmak istedim. sizinle ilgisi yok. iyi günler.
Karamanoğlu Mehmet beyi arıyorum
Karamanoğlu Mehmet beyi arıyorum
görenininz bileniniz duyanınız var mı
bir ferman yayınlamıştı
bu günden sonra divanda, dergahta, bargahta, mecliste
meydanda tükçe' den başka dil konuşulmaya diye
hatırlayanınız var mı
dolanın yurdun dört bir yanını
çarşıyı pazarı köyü şehri
fermana uyanınız var mı
nutkum tutuldu şaşırdım, merak ettim.
dolandığınız yerde Türkçe olmayan isimlere
gördüklerine duyduklarına üzüleniniz var mı
tanıtımın demo, sunucunun spiker
gösteri adamının şowmen, radyo sunucusunun diskjokey
hanım ağanın first lady olduğuna şaşıranınız var mı
dükkanın store, bakkalın market, torbasının poşet
mağazanın süper, hiper, gros market
ucuzluğun damping olduğuna kananınız var mı
ilan tahtasının billboard, sayı tahtasının skorboard
bilgi alışın brifing, bildirgenin deklerasyon,
merakın , uğraşın hobby olduğuna güleniniz var mı
bırakın eli özün bile seyrek uğradığı,
beldelerin girişinde welcome, çıkışında goodbye okuyanınız var mı
korumanın muhafızın boddyguard
sanat ve meslek pirlerinin duayen
itibarın, saygınlığın prestij olduğunu bileniniz var mı
sekinin alanın platform, merkezin center
büyüğün mega, küçüğün mikro, sonun final,
özlemin hasretin nöstalji olduğunu öğreneniniz var mı
iş hanımızı plaza, bedestenimizi galeria
sergi yerlerimizi center room, showroom
büyük şehirlerimizi mega kent diye gezeniniz var mı
yol üstü lokantamızın fastfood
yemek çeşitlerimizin menü
hesabı adisyon diye ödeyeniniz var mı
iki katlı evini dubleks,
üç katlı evini tripleks,
köşklerimizi villa, eşiğimizi antre bahçe çiçeklerimizi flora diye koklayanınız var mı
flora çiçeklerinin kapladığı sevimli gardın da
bi brunch alanınız var mı.
sevimlinin sempatik, sevimsizin antipatik
vurguncunun spekülatör, eşkıyanın mafya
desteğe bilemediniz koltuk çıkmaya sponsorluk diyeniniz var mı
mesireyi, kır gezisini picnic,
bilgisayarı computer hava yastığını air bag
eh pek olasıcalar oluru pekalayı okey diye söyleyeniniz var mı
çarpıcı , önemli haberler flaş haber
yaşa varol sevinçleri oley oley
yıldızları star diye seyredeniniz var mı
vırvırık dağının tepesindeki köyde,
cafe shop levhasının altında
acının da acısı kahvesini bi drink alayım diyerek içeniniz var mı
toprağımızı inancımızı bayrağımızı çaldırmayalım derken
dilimizin çalındığını talan edildiğini
özün el diline özendiğine içi yananınız var mı
Türkçemiz elden gidiyor dizini döveniniz var mı
Karamanoğlu Mehmet beyi arıyorum
göreniniz bileniniz duyanınız var mı?
bir ferman yayınlamıştı hayal meyal hatırlayıp ta
sahip çıkanınız var mı?
Balkanlardan, kafkaslardan, Afrika'dan het yerden bizi ama öldürerek ama süründürerek sürdüler koşarak bu topraklara geldik adımız farklı olsada soyadımız TÜRKİYE CUMHURİYETİ dir. (Barış Doster) HaberTürk.
Benden bahsediyor
Kız dayıya
Oğlan halaya başlarmış
Bonbayı attım kürsüye kaç
Amerikalıların projesi varmış zaten
Tüm çöpleri Mars’a göndereceklermiş
Beleşten gezersin işte turist eomer
Ben de diyorum sabaha kadar rüyamda niye pastırma gördüm
Onu ben masanın ayağının altına koydum masa sallanmasın diye
Kepçeye benziyordu
Kaç gündür giyiyorsan kim bilir
Cıks cıks cıks
Bayat espriler
Yaşlanmışsın karizma
Gözlüğü çıkarda göz altı bezlerinin karışıklığına sıkışan çekirdeklerin dökülsün
Kilonu demiyorum ya
Karakter olarak zayıflamış gibisin diyorum
Karizman da gitmiş
Yaprakların da solmuş
Töbe bismillah nolmuş sana öyle
Vitamini kabuğunda onun bi kere
Zayıfladın mı sen
Gözüme bi garip göründün
Olsun
Mevzu o değil
Ben yine de sana katılmıyorum
Fikrimi bireysel olarak beyan ediyorum
İlla birine katılmak zorunda mıyım
Bu şekerin ferdi olarak düşündüğü bir fikir olamaz mı
Atasözü yazmaya başladım :)
Sana katılmıyorum karizma
Bana sorarsan şiirde ruh yoksa şiir denmez ona
Kızma kızma şiir yazdım sana bak
Yine geldi ayçiçeği
Sanki sevgi böceği
Tutmayın beni yatacağım
Kim içti bu içeceği
O karizma
Gerizekalı dedin de aklıma geldi nasılsın iyi misin
Ya zaman kavramı Deniz?.. O da fazlasıyla ilgi çekici değil mi?
Dağ ağcın gölgesine karışsa da
Ağaç gövdesi kadardır
Elbette her şeyin hayırlısı...
Ama Müslümana ucu kendine de dokunsa adil olmak yakışır...
Yoksa dinimizin ne anlamı kalırdı ki!?.
Aslında sayın Yolcu nankör kafasıyla baktığında direk nemrut ateşi yakıp bizi yakmak için ellerini bile oluşturdukları söylenebilir.. Ama işte burası Hz. İbrahim vatan olmuş bir toprak.
Sığmazsınız
Yazsam ömrünüzü,
Güne sığmazsınız,
Dahil etsem hem dine,
Dine sığmazsınız.
Ettikleriniz az değil,
Hepten iziniz iz değil,
Hem de yüzünüz yüz değil,
Bir değil bine sığmazsınız.
Hakk'ın rızasını güdem,
Münkire Müslüman mı diyem,
Hal böyle madem,
Mezhebe, yola sığmazsınız.
Toplasam hepsini dine,
Keşke gelse kendine,
Şeytan biner sırtına,
Gün olur sala sığmazsınız.
en azından sen farkında ol ya :))) polis olmasa da olur.!
testinde ne varsa çatlaktan o sızar...
''İblisin talim ettiği yola Minnet eylemem''.
Hiç utanmıyor da ''din soytarısı'' !
Amerikanın yaptırımları tehdit mi gerçek mi?
Bir amerikan başkanın dünyanın gözünün içine baka baka Haçlı seferi demesi hiçte öyle boş söz değildir. Haçlılar geçmişte ortadoğuda ne yaptılarsa hırsızlık tecavüz gasp talan yağma ve soykırım bugün de aynısını yapıyorlar. Eş başkanlıktan geri adım atıldığını söyleyen bir iktidarın hala stratejik ortak tanımlamaları artık mide bulandırıcı olmaktadır. Amerika bu politikalarla ne bizim stratejik ortağımız ne müttefikimiz ne de dost ülke olarak görebileceğimiz bir ülke olabilir. Kendi vatandaşlarını zenci diye hamile suçlu suçsuz demeden infaz eden katil bir devletten sürekli ayar yiyen ülkeler olmaktan çıkamadığınız sürece insanlığın gördüğü en büyük soykırım politikaları sürmeye devam edecektir.
Temsilciler meclisinden yine ambargo kararları ile karşımıza dikilen amerika bir parmağını da avrupaya sallayarak afrikaya ve ordadoğuya çökmüş durumdadır. Avrupanın ikiyüzlülüğü haçlı seferi ile avrupada ki kamuoyunu konsolide eden amerikanın liberal politikalarla elegeçirdiği ekonomisi yüzünden uzunca bir süre devam edeceğe benziyor. Yani Avrupa aslında amerikanın değnekcisi durumunda.. Amerikan yönetimlerinin Avrupalı şirketlere kestiği harçtan ve Avrupa sokaklarını yangın yerine çeviren sosyal patlamalardan bu okumayı yapamıyorsanız artık dükkanı kapatmanın zamanı gelmiştir. Rusya Çin Hindistan ve Türkiyenin direnişi bu ülke liderlerinin sağduyulu davranışlarının yerlerine getirilecek değnekcilerle hal edilene kadar dünya ekonomik yönünü kaostan kurtaramayacaktır. Rusya Putin den sonra ki dönemine de Lavrov gibi bir siyasetçi ile hazırlanırken Çin geleneksel çizgisinin dışına çıkmayacağı görülüyor. Hindistanın tavrı ingilizlerin sağa sola dümen kırmaları yüzünden belirsizliğini korurken, en belirsiz olan ise Türkiye. Bugün bizi şartsız bir şekilde Avrupa Birliği ne alsalar bizdeki kuyruk acısı avrupaya yüzyıl rahatlık vermez. E almayacaklarına göre Türkiyenin denge ülke olma politikası ulusal çıkarları gereği bozulduğunda vah dünyanın haline...
Ne yazık ki Erdoğan'dan sonra değnekci gibi duran bütün muhalefet liderlerinin ülke için bir gelecek projeksiyonları yok. Ne yazıkki bu vizyonsuzluğu iliklerimize kadar hissediyoruz.
Sayın Cumhurbaşkanı insanların karnına değil beynine bakmak istiyorsa bir elin parmaklarından hallice olan insanların sözlerine biraz daha fazla kulak vermeli...
Tanımıyorum
Yalan dolu dünyanızı
O arsız kahkahanızı,
İçki şarap muhabbetinizi,
Tanımıyorum.
Allahsız konuşmanızı,
Yok sayıp dininizi,
O meşhur eğlencenizi,
Tanımıyorum.
El ele verdiğiniz benliğinizi,
Ortaya çıkarıp günlüğünüzü,
Yalnız burada öten düdüğünüzü,
Tanımıyorum.
Tanıdıkça batak sonunuzu,
Azar azar su alan geminizi,
Hem beden hem de canınızı,
Tanımıyorum.
Rahman kitabında yazdığı gibi,
Kimi kafir kimi münkiri,
Rahman'dan gayrı hiç kimseyi,
Tanımıyorum.
ergüder yoldaş içindeki kendinin izini sürenlerdendi. modernite adı altında insana çağdaşlarına sunulan tüm aynılaştırmalara tek tipleştirmelere baş kaldırı anlamında evini terkedip sokaklarda yaşamayı seçmişti. bir evsiz bir hippiydi o. bir gün görevinin bilincinde olan işgüzar bir sayım memurunun ve bir muhabirin görevi icabı kendisine yönelttiği neden buradasınız sorusunun ardından cevabını almak üzere uzattığı mikrofona şu manalı cevabı vermişti:
-görevim icabı.