merhabalar efendim herkesin kürsüsünün cemaati, bakıyorumda az biraz kaybolsak hemen unutuluyoruz, küstüm Maria bana niye şarkı armağanı yok,aşkolsun sanada..Adamaya gelince sana gelmicem işte direkt Kozana geçeceğim.. küstüm,küstüm,küstüm yaaaaa..:=)
bi insanın karakterini anlamak için kavga etmek lazım.en ufak tartışmada çirkinleşen olayı kişiselleştiren insan mide bulandırır.bi de üstüne hakaret küfür ediyorsa kaçmak lazım.
Loreena müziğin evrenselliğinden yeni bir dil yaratmış. Burada savunduğun şeye benzer bir yaşam döngüsü olan biri. Bu nedenle onu sana hediye ettim. Biraz araştırırsan ne demek istediğimi anlayacaksın.
Nezaman bu liboşların ve dinci liboşların ittifak halinde devleti işletmeye benzetseler anlayın yine satılığa bir şeyler çıkardılar. Sizi gidi kârhaneciler sizi... Yürüyün gidin... Yiyin beyler yiyin efendiler yiyin aksırıncaya tıksırıncaya kadar yiyin "
Hükümetten doğu Akdeniz için resmi açıklama "gelir mekanizmasının sağlam bir takvime bağlanması" yirmi yıla yakın ülkeyi bu zihniyet yönetiyor.. Parasını ver anasını al...
İstanblue madem sen hayat, Hintli ise bir usta ve çırağıda bir bardaksa... Hayat, usta, bardak, göl ve tuz, bilinç şuuru olmayan bir varlık olmasaydı nasıl anlam kazanırdı? Gölün suyu tatlıdır amma dahada geniş olan denizin suyu tuzlu ve acıdır nasıl olurda acı ve tuzlu deniz suyunun içinde onca varlık hayatlarını sürdürebilir?
Demekki Hintli usta deniz olmayla iyikide bardağıda dolduramamış, eğer gölüde bardağıda doldursaydı, tuza hacet kalmazmıştı...
Hayat Hintli bir yaşlı usta, çırağının sürekli her şeyden şikayet etmesinden bıkmıştı.Bir gün çırağını tuz almaya gönderdi. Hayatındaki her şeyden mutsuz olan çırak döndüğünde, yaşlı usta ona, bir avuç tuzu, bir bardak suya atıp içmesini söyledi.Çırak, yaşlı adamın söylediğini yaptı ama içer içmez ağzındakileri tükürmeye başladı."Tadı nasıl?" diye soran yaşlı adama öfkeyle "acı" diye cevap verdi.Usta kıkırdayarak, çırağını kolundan tuttu ve dışarı çıkardı. Az ilerdeki gölün kıyısına götürdü ve çırağına bu kez de bir avuç tuzu göle atıp, gölden su içmesini söyledi.Söyleneni yapan çırak, ağzının kenarlarından akan suyu koluyla silerken aynı soruyu sordu: "Tadı nasıl?" "Ferahlatıcı" diye cevap verdi genç çırak. "Tuzun tadını aldın mı?" diye sordu yaşlı adam, "Hayır" diye cevapladı çırağı. Bunun üzerine yaşlı adam, suyun yanına diz çökmüş olan çırağının yanına oturdu ve söyle dedi: "Yaşamdaki ıstıraplar tuz gibidir, ne azdır, ne de çok. Istırabın miktarı hep aynıdır. Ancak bu ıstırabın acılığı, neyin içine konulduğuna bağlıdır. Istırabın olduğunda yapman gereken tek şey, ıstırap veren şeyle ilgili hislerini genişletmektir. Onun için sen de artık bardak olmayı bırak, göl olmaya çalış."
Göcek yangını kontrol altında.
"Can kaybı yok" diyorlar...
Doğrusu; "can kaybı çok, insan kaybı yok!" olmalıydı...
merhabalar efendim herkesin kürsüsünün cemaati,
bakıyorumda az biraz kaybolsak hemen unutuluyoruz,
küstüm Maria bana niye şarkı armağanı yok,aşkolsun sanada..Adamaya gelince sana gelmicem işte
direkt Kozana geçeceğim..
küstüm,küstüm,küstüm yaaaaa..:=)
Günaydın günün tenhasinda biraz durup dinlenenlerin kürsüsü
Rica ederim cınım
:))
.. :))) çooookkk teşk ediyor Deniz’in ;)
.. harikasın seçimin de yine ... mucuxxxx :*****
Denizime kocaman sevgilerle
muckkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkk
:)))
Akşam bakarsın Turkuaz
bozuşmayız biz ya kıyamazsın sen bana
ekledik artık
:)))
bi insanın karakterini anlamak için kavga etmek lazım.en ufak tartışmada çirkinleşen olayı kişiselleştiren insan mide bulandırır.bi de üstüne hakaret küfür ediyorsa kaçmak lazım.
Turkuaz :)))
Mariiii :))
.. ya ben .. bana yok mu ;)
Rica ederim canım
:))
Turkuaz bekle bekle sana güzel bir şarkı bulucam ben
:))
Bunu anlar mısın? :))
Loreena müziğin evrenselliğinden yeni bir dil yaratmış. Burada savunduğun şeye benzer bir yaşam döngüsü olan biri. Bu nedenle onu sana hediye ettim. Biraz araştırırsan ne demek istediğimi anlayacaksın.
Bolca sevgiler
Nurgül'e :))
Nezaman bu liboşların ve dinci liboşların ittifak halinde devleti işletmeye benzetseler anlayın yine satılığa bir şeyler çıkardılar. Sizi gidi kârhaneciler sizi... Yürüyün gidin... Yiyin beyler yiyin efendiler yiyin aksırıncaya tıksırıncaya kadar yiyin "
Hükümetten doğu Akdeniz için resmi açıklama
"gelir mekanizmasının sağlam bir takvime bağlanması" yirmi yıla yakın ülkeyi bu zihniyet yönetiyor.. Parasını ver anasını al...
İstanblue madem sen hayat, Hintli ise bir usta ve çırağıda bir bardaksa...
Hayat, usta, bardak, göl ve tuz, bilinç şuuru olmayan bir varlık olmasaydı nasıl anlam kazanırdı?
Gölün suyu tatlıdır amma dahada geniş olan denizin suyu tuzlu ve acıdır nasıl olurda acı ve tuzlu deniz suyunun içinde onca varlık hayatlarını sürdürebilir?
Demekki Hintli usta deniz olmayla iyikide bardağıda dolduramamış, eğer gölüde bardağıda doldursaydı, tuza hacet kalmazmıştı...
Gözlerimi çiz önce
Yüreğime giden bir yol var orada
Sonra
Sonsuz sevinçler
Deli taylar
Kurumasın hiç
Başak kokusu çiz dudaklarıma
haklısınız nurgül hanım...hem de çok.sürekli kavga hır gür sataşma bana itici geliyor.zaten hayat zor bırakın en azından burda kavga etmeyin
Hayat
Hintli bir yaşlı usta, çırağının sürekli her şeyden şikayet etmesinden bıkmıştı.Bir gün çırağını tuz almaya gönderdi. Hayatındaki her şeyden mutsuz olan çırak döndüğünde, yaşlı usta ona, bir avuç tuzu, bir bardak suya atıp içmesini söyledi.Çırak, yaşlı adamın söylediğini yaptı ama içer içmez ağzındakileri tükürmeye başladı."Tadı nasıl?" diye soran yaşlı adama öfkeyle "acı" diye cevap verdi.Usta kıkırdayarak, çırağını kolundan tuttu ve dışarı çıkardı. Az ilerdeki gölün kıyısına götürdü ve çırağına bu kez de bir avuç tuzu göle atıp, gölden su içmesini söyledi.Söyleneni yapan çırak, ağzının kenarlarından akan suyu koluyla silerken aynı soruyu sordu:
"Tadı nasıl?"
"Ferahlatıcı" diye cevap verdi genç çırak.
"Tuzun tadını aldın mı?" diye sordu yaşlı adam,
"Hayır" diye cevapladı çırağı.
Bunun üzerine yaşlı adam, suyun yanına diz çökmüş olan çırağının yanına oturdu ve söyle dedi:
"Yaşamdaki ıstıraplar tuz gibidir, ne azdır, ne de çok. Istırabın miktarı hep aynıdır. Ancak bu ıstırabın acılığı, neyin içine konulduğuna bağlıdır. Istırabın olduğunda yapman gereken tek şey, ıstırap veren şeyle ilgili hislerini genişletmektir. Onun için sen de artık bardak olmayı bırak, göl olmaya çalış."
neyi paylaşamıyor bu insanlar bu kadar kavga edecek ne var yahu:)) dont war make love:))
Niyetimizi bozdunuz,
niyetiniz bozuk
Niyetimiz bozuldu,
niyetimiz bozuk
Sen ne diyorsun,
arizona kertenkelesi?
Şirazeden çıktık.
T.c den girdin ağaçtan çıktın şiire döndün
Tanrı biliyor yarım saatte dört mevsimi gördüm!
Baya kapanmış konu,
10 dakika sonra başa sarıyorsunuz
Saplantılı bir kadınsınız, kocanıza Tanrı merhamet etsin
Kendi kendine konuşma Maria kendini bilen birinin,
kendini ispatlamaya ihtiyacı yoktur
Burası benim!