inşallah hepimizin unutup gittiği iyiliklerimizin karşısında,.. bize de dua edenler vardır.. sayın Ohara,... dünya işte öylelerinin yüzüsuyu hürmetine ayakta duruyor inanın ki..
güzel kürsü selamlar...öncelikle yeni eğitim öğretim yılı tüm öğretmen öğrenci ve biz velilere hayırlı uğurlu olsun..umarım herkesin mutllu olacağı başarılı bir yıl olur..
odamı sınırlayan dört duvar arasında, varlığımı ve düşüncelerimi kuşatan hisarın içinde ömrüm azar azar eriyor. bir mum gibi. hayır yanlışım var. ömrüm bir oduna benziyor.ocaktan düşen bir oduna.. öteki odunların ateşinde kavrulmuş, kömürleşmiş; ama ne yanmış ne olduğu gibi kalmış bir oduna benziyor.fakat diğerlerinin dumanından soluğundan boğulmuş.
kör baykuş/ sadık hidayet
betimlemeler ince ince analizler muhteşem. anlatım müthiş
Ruhun mu ateş, yoksa o gözler mi alevden? Bilmem bu yanardağ ne biçim korla tutuştu? Pervane olan kendini gizler mi hiç alevden? Sen istedin ondan bu gönül zorla tutuştu.
Gün, senden ışık alsa da bir renge bürünse; Ay, secde edip çehrene, yerlerde sürünse; Her şey silinip kayboluyorken nazarımdan, Yalnız o yeşil gözlerinin nuru görünse...
Ey sen ki kül ettin beni onmaz yakışınla, Ey sen ki gönüller tutuşur her bakışınla! Hançer gibi keskin ve çiçekler gibi ince Çehren bana uğrunda ölüm hazzı verince Gönlümdeki azgın devi rüzgarlara attım; Gözlerle günah işlemenin zevkini tattım. Gözler ki birer parçasıdır sende İlahın, Gözler ki senin en katı zulmün ve silahın, Vur şanlı silahınla gönül mülkü düzelsin; Sen öldürüyorken de vururken de güzelsin!
Bir başka füsun fışkırıyor sanki yüzünden, Bir yüz ki yapılmış dişi kaplanla hüzünden... Hasret sana ey yirmi yılın taze baharı, Vaslınla da dinmez yine bağrımdaki ağrı. Dinmez! Gönülün, tapmanın, aşkın sesidir bu! Dinmez! Ebedi özleyişin bestesidir bu! Hasret çekerek uğruna ölmek de kolaydı, Görmek seni ukbadan eğer mümkün olaydı.
Dünyayı boğup mahşere döndürse denizler, Tek bendeki volkanları söndürse denizler! Hala yaşıyor gizlenerek ruhuma 'Kaabil' İmkanı bulunsaydı bütün ömre mukabil Sırretmeye elden seni bir perde olurdum. Toprak gibi her çiğnediğin yerde olurdum.
Mehtaplı yüzün Tanrı'yı kıskandırıyordur. En hisli şiirden de örülmez bu güzellik. Yaklaşması güç, senden uzaklaşması zordur; Kalbin işidir, gözle görülmez bu güzellik... Hüseyin Nihal Atsız
Ömer neden brokoli kadar da,
örneğin kabak kadar,palkıcan kadar değil,yada lahana,kızma Valla merak ettim..
inşallah hepimizin unutup gittiği iyiliklerimizin karşısında,.. bize de dua edenler vardır..
sayın Ohara,... dünya işte öylelerinin yüzüsuyu hürmetine ayakta duruyor inanın ki..
Bir brokoli kadar mutsuzum
İyi kalpli biri olduğumu zannediyordum
Meğerse malın önde gideniymişim
Kapatma elinle yüzünü ağlarken
Gözyaşların zayi olmasın
Gitmek gerekir bazen.. Fazla yormadan, daha çok bıktırmadan.. Eğer vaktiyse ardına bile dönüp bakmadan.
Ülkemin iyi güzel ve mütedeyyin insanları sizin de muharrem ayımız mübarek olsun...
Sizin de oturmaktan ziyade üzülmeye gittiğiniz bir yer var mı?
Gecenin bir kaç saatini ayırdığınız... tek başınıza... sadece geçmişi düşündüğünüz?
Sigara da olmasa hayat hiç çekilmez
Geçmişte neden bıraktım ki ben bu naneyi
Bu günleri fotokopi makinasıyla mı çoğaltıyorlar acaba
Her şey aynı
ilk kez senin aşurenin tadına bakmak güzel olur sanırım :)
hayır hiç yemedim
aşkolsun bir tabak bende isterm hiç yemedim bu güne kadar ama senin aşurenin tadına bakmak isterim :)
güzel kürsü selamlar...öncelikle yeni eğitim öğretim yılı tüm öğretmen öğrenci ve biz velilere hayırlı uğurlu olsun..umarım herkesin mutllu olacağı başarılı bir yıl olur..
odamı sınırlayan dört duvar arasında, varlığımı ve düşüncelerimi kuşatan hisarın içinde ömrüm azar azar eriyor. bir mum gibi. hayır yanlışım var. ömrüm bir oduna benziyor.ocaktan düşen bir oduna..
öteki odunların ateşinde kavrulmuş, kömürleşmiş; ama ne yanmış ne olduğu gibi kalmış bir oduna benziyor.fakat diğerlerinin dumanından soluğundan boğulmuş.
kör baykuş/ sadık hidayet
betimlemeler ince ince analizler
muhteşem. anlatım müthiş
ahh ahh burda birileri elde baklava açardı.
özlüyoruz efenim o günleri,
Üşengeçliğin kitabını yazabilirim
Ama yazmaya çok üşeniyorum
fasulye, dövme buğday, nohut şeker kaynataksın altı üstü ne var bunda bahtinur yaa
bu üşengeçlik var ya
Yaparım tabiki yapmam mı
Salça soğan ve yağ katınca her yemek oluyor
Ama sıralamasını bilmiyorum:)
.:=))) ömer ne anlar aşureden ya...o anca mikserlikten anlar,.. anlasa anlasa
aaa Elif sende ha...
sen yapıp dağıtsana sevabına..
Kenevirli aşure varmış diyorlar
Biri yapsa da dağıtsa kürsüye
Bana da öyle iki kase getirirler. :) Hem masraflı hem de hiç denemedim :))
Valla bencede..
en çok sevdiğim tatlı,getiren hep iki kase getirir bana..
Aşk olsun,...ben Kozan'ı çok özledim ya..
kırgınım, saçılmış
bir nar gibiyim
sessiz akan bir ırmağım
geceden
git dersen giderim
kal dersen kalırım
git
dersen
kuşlar da dönmez, güz kuşları
yanıma kiraz hevenkleri alırım
ve seninle yaşadığım
o iyi günleri,
kötü
günleri bırakırım.
aynı gökyüzü aynı keder
değişen bir şey yok ki
gidip
yağmurlara durayım.
söylenmemiş sahipsiz
bir şarkıyım
belki
sararmış
eski resimlerde kalırım
belki esmer bir çocuğun dilinde.
bütün derinlikler sığ
sözcüklerin hepsi iğreti
değişen bir şey yok hiç
ölüm hariç.
aynı gökyüzü aynı keder.
B.A.
Günaydın serbest kürsünün serbest kitlesi
Yine
Yeni
Yeniden
Ruhun mu ateş, yoksa o gözler mi alevden?
Bilmem bu yanardağ ne biçim korla tutuştu?
Pervane olan kendini gizler mi hiç alevden?
Sen istedin ondan bu gönül zorla tutuştu.
Gün, senden ışık alsa da bir renge bürünse;
Ay, secde edip çehrene, yerlerde sürünse;
Her şey silinip kayboluyorken nazarımdan,
Yalnız o yeşil gözlerinin nuru görünse...
Ey sen ki kül ettin beni onmaz yakışınla,
Ey sen ki gönüller tutuşur her bakışınla!
Hançer gibi keskin ve çiçekler gibi ince
Çehren bana uğrunda ölüm hazzı verince
Gönlümdeki azgın devi rüzgarlara attım;
Gözlerle günah işlemenin zevkini tattım.
Gözler ki birer parçasıdır sende İlahın,
Gözler ki senin en katı zulmün ve silahın,
Vur şanlı silahınla gönül mülkü düzelsin;
Sen öldürüyorken de vururken de güzelsin!
Bir başka füsun fışkırıyor sanki yüzünden,
Bir yüz ki yapılmış dişi kaplanla hüzünden...
Hasret sana ey yirmi yılın taze baharı,
Vaslınla da dinmez yine bağrımdaki ağrı.
Dinmez! Gönülün, tapmanın, aşkın sesidir bu!
Dinmez! Ebedi özleyişin bestesidir bu!
Hasret çekerek uğruna ölmek de kolaydı,
Görmek seni ukbadan eğer mümkün olaydı.
Dünyayı boğup mahşere döndürse denizler,
Tek bendeki volkanları söndürse denizler!
Hala yaşıyor gizlenerek ruhuma 'Kaabil'
İmkanı bulunsaydı bütün ömre mukabil
Sırretmeye elden seni bir perde olurdum.
Toprak gibi her çiğnediğin yerde olurdum.
Mehtaplı yüzün Tanrı'yı kıskandırıyordur.
En hisli şiirden de örülmez bu güzellik.
Yaklaşması güç, senden uzaklaşması zordur;
Kalbin işidir, gözle görülmez bu güzellik...
Hüseyin Nihal Atsız