Temel köy yolundan şehre ilerlemektedir, karşıdan da Temelin köyünden sevmediği Hoca temele doğru yaklaşmaktadır. Köylü: —Selamünaleyküm temel. —Aleyküm selâm hocam. —Nasılsın inşallah? —İyiyim hocam sen nasılsın? —İyiyim hamdolsun, temel bak sana bir şey anlatacağım. —Buyur hocam. —Temel, sen bir gün öleceksin. Sevdiklerin, eşin, dostun seni gömecekler. Yeraltı dünyasının bilinmeyen canlıları senin bedenini yiyecekler ve sen toprağa karışacaksın. Sonra bir çiçek olup o toprakta yeşereceksin. İnekler, danalar gelip seni yiyecekler ve gidip kuytu bir köşeye pisleyecekler. Ve ben o pisliğe bakıp diyeceğim ki, 'yaaa temel, neydin n´oldun'. —Peki, ben sana bir şey anlatabilir miyim? —Buyur temel. —Bak, sen bir gün öleceksin. Sevdiklerin, eşin, dostun seni gömecekler. Yeraltı dünyasının bilinmeyen canlıları senin bedenini yiyecekler ve sen toprağa karışacaksın. Sonra bir çiçek olup o toprakta yeşereceksin. İnekler, danalar gelip seni yiyecekler ve gidip kuytu bir köşeye pisleyecekler. Ve ben o pisliğe bakıp diyeceğim ki, 'yaaa hocam, hiç değişmemişsin…
Yani demem o ki Pudra şekeri yıllar öncede ayniydı.. Şimdi de aynı fosseptik...
bu üslup her neyi savunursan o şeyi batırır yerin dibine geçirir emin ol çağdaş medeni bir kişiye bu üslup yakışmaz karşındakini okumuyor dinlemiyorsun bile çok mu orijinalsin sen ya nesin sen kimsin
atatürkün senin bu küfürlü iğrenç içerikli savunmana ihtiyacı yok bir Atatürk kadınına bu duruş yakışmaz sen gerçek Atatürkçü olsan bu üslupla kimseye yaklaşmazsın
bırak yaa Atatürk sevgisiymiş burda bir çok güzel insan var her kes atatürkü savunuyor atatürkün senin o gün yüzü görmemiş küfürlerine hiç ihtiyacı yok
niye kıvırayım tamam seni üzmüşüm deyip özür diledim tekrar diliyorum ama sen defaatle senin gibi düşünmeyen herkese üzüldük diyoruz yine yapıyorsun artık şununla bir yüzleş yaaa
bir de rica edersem şu kendinizi ennnnn ennnn Atatürk sever olarak görmekten vaz geçin bir paranoya bir yanılsama bu kim daha dindar okuması neyse bu da aynı şey. kimse atatürke olan sevgisini kimse dinini kimse ırkını savunmak zorunda kalmasın burda kim yapıyorsa bunu ben dahi yaparsam uyarınız
mariya puder paçoz ifadesini senin şahsına kullanmadım paçozun paylaşılamaması olarak kullandım ve onu da bir siyasi figüre bir kahramanın yolculuğu ifadesine istinaden ona gönderme yaparak kullandım. cilveleşmeyi açıklayıp derhal özür diledim. yine de orada cinsel manada kullanmış olmadığımı da defaatle belirttim ama hiçbir şey senin şu insanlara böyle tuvalet ifrazat demeni açıklamıyor.
bu gün hiçbir ideoloji, fikir yada hatta dinler bile öyle katı bir şekilde ve sorgulanmadan kabul edilmiyor, takip edilmiyor bu gün gençlerin savrulduğu deizm panteizm gibi kavramlar bir dönem konuşulması bile ürküten konularken bu gün müridleri var peygamberler bile niye vöyle yapmış, şöyle niye demiş vah vah gibisinden eleştiriliyor yani demem o ki kemalizm de bundan nasibini aldı. bir şeye ne kadar katı bağlanılmasını arzularsanız baskılarsanız o konuda insanları ondan uzaklaşma ve sorgulama da o kadar yoğun oluyor. insanlar serbest kaldıkları ilk fırsatta soluk soluğa ondan kaçıyor. belki kemalizmin bu kadar hızlı çözülmesinde bir zamanlar türklerin peygamberi falan diye tanıtılmaya çalışılmasının da etkisi var. yani Atatürk ağzıyla kuş tutmuş olsa idi yine de günümüzdeki bu ondan kopuşlar yaşanacaktı. bu sosyolojik analizlere kulak tıkayabilirsiniz bu da bir tavır ama tavrınızı da düzgün ifade etmenizi temenni ediyoruz. tuvalette çok kaldınız da merak ettik huuuuuu
biz mariya hanımın üslubunu değiştirip dönüştüremeyiz bunu yapabilecek olanlar en yakınındakiler. şimdi onlar onun bu üslubuna karşı susuyorlar. neden belki de fikir olarak ona katıldıkları için ancak bir gün mariya hanım bu üslupla onlara her hangi bir konuda geldiğinde bizim demek istediğimizi anlayacaklardır.
biz mariya hanım fikirlerinizi değil üslubunuzu eleştiriyoruz yoksa fikirler tabii ki zıt olabilir
Yavuz Sultan Selim han zamanında, İran şahı kıymetli mücevherlerle süslü bir sandık hediye gönderiyor. Sandık açılıyor. İçinden çeşit çeşit değerli taşlar, kıymetli atlas,kadife kumaşlar çıkıyor. Fakat bir de pis bir koku yayılıyor. Dehşet bir koku, herkes burnunu tıkıyor. Neyse en alttaki bohçadan insan pisliği çıkıyooooor.. Yani Osmanlıya acayip bir hakaret Cihan padişahı emir veriyor, herkes düşünsün, buna ince bir şekilde cevap vermemiz gerekir. Ve cihan padişahı yine çözümü kendisi buluyor. Aynı şekilde değerli mücevher ve kumaşlarla süslü bir sandık hazırlatıyor. İçine o zamanın Osmanlı İstanbul’unda imal edilen gül kokulu en nadide lokumlardan bir kutu hazırlatıyor, en altına da küçük bir pusula ve bir satır yazı gönderiyor. Şah sandığı açıyor. Açtıkça güzel bir koku ve en altta bir kutu lokum. Anlam veremiyorlar tabii. Bizim elçi yiyor önce, sonra oradakilere ikram ediyor. Kutunun içindeki pusulayı Şah okuyor: “Herkes kendisinde olandan ikram eder…"
aslında maria puder biliyor musun ne olay sen şu konuşmana bir dikkat edeceksin hepsi bu o zaman böyle komik durumlara düşmeyeceksin sayın sinan atik ile beni aynı kişi sanmak gibi
sayın sinan atik kürsünün seviyesi düşmez herkez sadece kendi seviyesini düşürür. ısrarla tuvalet lağım tarzında konuşmak isteyenlerin edebi arka planı iletişimin o kadarına o şekline yetiyormuş deyip geçiniz bence halbuki güzel Türkçemiz kendimizi daha üst seviyelerde ifade etmeye yeter de artar bile
buradaki sorun ne biliyor musunuz bilgi değil fikirler bilgi aynı ve herkesçe malum ama o malumatın kişilerin fikri zaviyelerinden yorumlanmasında sıkıntılar var. ve benim de naçizane fikri zaviyemden gördüğüm Atatürk bu ülkenin kurucu lideridir. vahdettin görevlendirdi ya da değil bir şekilde bu ağır misyon bu şahsın omuzlarına yüklenmişti ve oda o sorumluluğu en güzel şekilde yerine getirmiştir. sonrasındaki devlet başkanlığı döneminde koskoca on sekiz yıldan söz ediyoruz memnun olanlar olmuştur olmayanlar küsenler darılanlar olmuştur. ama bu toprakların geninde liderine küfretmek hakaret etmek yoktur kimse ne atatürke ne de bu gün devleti yönetenlere dikdatör de diyemez küfür de edemez eleştirebilir, beğenmek zorunda değildir. ama yasalardan aldığı güçle bu ülkeyi kurup on sekiz yıl yönetmiş kurucu liderine saygı duymak zorundadır. bu gün gündemimiz bu olmamalı zaten. bu bu topraklardaki ayrıştırmayı kırılmayı derinleştiren bir unsur olarak hep gündemde tutulmaya çalışılıyor. şimdi bu tartışmanın türkiyeye nasıl bir faydası var bu gün gün birleşme vaktidir ataya sövüp sayanlar onun resmini kaldıranlar türk bayrağını kaldıranlar Atatürk bayraklarını kaldıranlar atatürkün askerleri değiliz diyenler Atatürk benim atam değil diyenler farklı kişiler olsa da yönetildikleri merkez hep aynı neyse efendim kafaları şişirdim
Temel köy yolundan şehre ilerlemektedir, karşıdan da Temelin köyünden sevmediği Hoca temele doğru yaklaşmaktadır. Köylü:
—Selamünaleyküm temel.
—Aleyküm selâm hocam.
—Nasılsın inşallah?
—İyiyim hocam sen nasılsın?
—İyiyim hamdolsun, temel bak sana bir şey anlatacağım.
—Buyur hocam.
—Temel, sen bir gün öleceksin. Sevdiklerin, eşin, dostun seni gömecekler. Yeraltı dünyasının bilinmeyen canlıları senin bedenini yiyecekler ve sen toprağa karışacaksın. Sonra bir çiçek olup o toprakta yeşereceksin. İnekler, danalar gelip seni yiyecekler ve gidip kuytu bir köşeye pisleyecekler. Ve ben o pisliğe bakıp diyeceğim ki, 'yaaa temel, neydin n´oldun'.
—Peki, ben sana bir şey anlatabilir miyim?
—Buyur temel.
—Bak, sen bir gün öleceksin. Sevdiklerin, eşin, dostun seni gömecekler. Yeraltı dünyasının bilinmeyen canlıları senin bedenini yiyecekler ve sen toprağa karışacaksın. Sonra bir çiçek olup o toprakta yeşereceksin. İnekler, danalar gelip seni yiyecekler ve gidip kuytu bir köşeye pisleyecekler. Ve ben o pisliğe bakıp diyeceğim ki, 'yaaa hocam, hiç değişmemişsin…
Yani demem o ki
Pudra şekeri yıllar öncede ayniydı..
Şimdi de aynı fosseptik...
bu üslup her neyi savunursan o şeyi batırır
yerin dibine geçirir
emin ol
çağdaş medeni bir kişiye bu üslup yakışmaz
karşındakini okumuyor
dinlemiyorsun bile
çok mu orijinalsin sen ya
nesin sen
kimsin
pekala özelden de yazışabileceğin ama yazışmayıp kürsüyü tercih ettiğin avanenle
olacaktı özür
atatürkün senin bu küfürlü iğrenç içerikli savunmana ihtiyacı yok
bir Atatürk kadınına bu duruş yakışmaz
sen gerçek Atatürkçü olsan bu üslupla kimseye yaklaşmazsın
grupla mrupla işim olmaz benim
yalnız kurdum ben
grupla mrupla işim olmaz benim
yalnız kurdum ben
senin özelini değil burdan yazdıklarını kastediyorum ben
grupla mrupla işim olmaz benim
yalnız kurdum ben
senin özelini değil burdan yazdıklarını kastediyorum ben
grupla mrupla işim olmaz benim
yalnız kurdum ben
bırak yaa
Atatürk sevgisiymiş
burda bir çok güzel insan var
her kes atatürkü savunuyor
atatürkün senin o gün yüzü görmemiş küfürlerine hiç ihtiyacı yok
ve yarın bi de bakmışız
lağım çukur sperm edebiyatı
ve yarın yine bakacağız ki
lağım çukur sperm edebiyatı
bitecek seansım merak etme
ve sen yine o avanenle pekala da özelden yapacağın geyiğine döneceksin
ben seni değil
dilinin zehirli yanını ezmek istiyorum
bunu görmen gerekir bu yanını
bitsin bu it dalaşmaları
içinde Atatürk geçen her cümlede zıplıyorsun
yetti gari
kimse bir şey yazamıyor
açıyorsun ağzını bağlanıyorsun fosseptiğe
ağzın bozuk kabul et mariyea
niye kıvırayım
tamam seni üzmüşüm deyip özür diledim
tekrar diliyorum ama sen defaatle senin gibi düşünmeyen herkese üzüldük diyoruz yine yapıyorsun
artık şununla bir yüzleş yaaa
bir de
rica edersem
şu kendinizi ennnnn ennnn Atatürk sever olarak görmekten vaz geçin
bir paranoya bir yanılsama bu
kim daha dindar okuması neyse bu da aynı şey.
kimse atatürke olan sevgisini kimse dinini kimse ırkını savunmak zorunda kalmasın burda
kim yapıyorsa bunu ben dahi yaparsam uyarınız
mariya puder
paçoz ifadesini senin şahsına kullanmadım
paçozun paylaşılamaması olarak kullandım ve onu da bir siyasi figüre bir kahramanın yolculuğu ifadesine istinaden ona gönderme yaparak kullandım.
cilveleşmeyi açıklayıp derhal özür diledim.
yine de orada cinsel manada kullanmış olmadığımı da defaatle belirttim
ama hiçbir şey senin şu insanlara böyle tuvalet ifrazat demeni açıklamıyor.
bu gün hiçbir ideoloji, fikir yada hatta dinler bile öyle katı bir şekilde ve sorgulanmadan kabul edilmiyor, takip edilmiyor
bu gün gençlerin savrulduğu deizm panteizm gibi kavramlar bir dönem konuşulması bile ürküten konularken bu gün müridleri var
peygamberler bile niye vöyle yapmış, şöyle niye demiş vah vah gibisinden eleştiriliyor
yani demem o ki kemalizm de bundan nasibini aldı.
bir şeye ne kadar katı bağlanılmasını arzularsanız baskılarsanız o konuda insanları
ondan uzaklaşma ve sorgulama da o kadar yoğun oluyor.
insanlar serbest kaldıkları ilk fırsatta soluk soluğa ondan kaçıyor.
belki kemalizmin bu kadar hızlı çözülmesinde bir zamanlar türklerin peygamberi falan diye tanıtılmaya çalışılmasının da etkisi var.
yani Atatürk ağzıyla kuş tutmuş olsa idi yine de günümüzdeki bu ondan kopuşlar yaşanacaktı.
bu sosyolojik analizlere kulak tıkayabilirsiniz
bu da bir tavır ama tavrınızı da düzgün ifade etmenizi temenni ediyoruz.
tuvalette çok kaldınız da
merak ettik huuuuuu
biz mariya hanımın üslubunu değiştirip dönüştüremeyiz
bunu yapabilecek olanlar en yakınındakiler.
şimdi onlar onun bu üslubuna karşı susuyorlar.
neden belki de fikir olarak ona katıldıkları için
ancak bir gün mariya hanım bu üslupla onlara her hangi bir konuda geldiğinde bizim demek istediğimizi anlayacaklardır.
biz mariya hanım fikirlerinizi değil üslubunuzu eleştiriyoruz
yoksa fikirler tabii ki zıt olabilir
Çok güldüm ya :)
İSKİ sana katlamalı fatura göndermeli..
Tuvaletten çıkamıyorsun bir türlü....
Yavuz’un Şah İsmail’e hediyesi
Yavuz Sultan Selim han zamanında, İran şahı kıymetli mücevherlerle süslü bir sandık hediye gönderiyor.
Sandık açılıyor. İçinden çeşit çeşit değerli taşlar, kıymetli atlas,kadife kumaşlar çıkıyor.
Fakat bir de pis bir koku yayılıyor. Dehşet bir koku, herkes burnunu tıkıyor. Neyse en alttaki bohçadan insan pisliği çıkıyooooor..
Yani Osmanlıya acayip bir hakaret
Cihan padişahı emir veriyor, herkes düşünsün, buna ince bir şekilde cevap vermemiz gerekir.
Ve cihan padişahı yine çözümü kendisi buluyor. Aynı şekilde değerli mücevher ve kumaşlarla süslü bir sandık hazırlatıyor.
İçine o zamanın Osmanlı İstanbul’unda imal edilen gül kokulu en nadide lokumlardan bir kutu hazırlatıyor, en altına da küçük bir pusula ve bir satır yazı gönderiyor.
Şah sandığı açıyor.
Açtıkça güzel bir koku ve en altta bir kutu lokum.
Anlam veremiyorlar tabii.
Bizim elçi yiyor önce, sonra oradakilere ikram ediyor.
Kutunun içindeki pusulayı Şah okuyor:
“Herkes kendisinde olandan ikram eder…"
çok zor değil canım ya
tuvaletten falan bağımsız tartışmak
aslında maria puder
biliyor musun
ne olay
sen şu konuşmana bir dikkat edeceksin
hepsi bu
o zaman böyle komik durumlara düşmeyeceksin sayın sinan atik ile beni aynı kişi sanmak gibi
benim bir ek rumuzum var o da bu
ama sanırsam maria hanım bu konuda tecrübeli
kişi karsısındakini kendinden bilirmiş
sayın sinan atik maria hanıma birer kimlik fotokopimizi yollayalım da ikna olsun
maria puder
evet sahi bu rumuz da benim
kürsüde tartışayım istiyorum
şöyle kafa göz
delilenme yine
sayın sinan atik
kürsünün seviyesi düşmez
herkez sadece kendi seviyesini düşürür.
ısrarla tuvalet lağım tarzında konuşmak isteyenlerin
edebi arka planı iletişimin o kadarına o şekline yetiyormuş deyip geçiniz bence
halbuki güzel Türkçemiz kendimizi daha üst seviyelerde ifade etmeye yeter de artar bile
buradaki sorun ne biliyor musunuz
bilgi değil
fikirler
bilgi aynı ve herkesçe malum
ama o malumatın kişilerin fikri zaviyelerinden yorumlanmasında sıkıntılar var.
ve benim de naçizane fikri zaviyemden gördüğüm
Atatürk bu ülkenin kurucu lideridir.
vahdettin görevlendirdi ya da değil
bir şekilde bu ağır misyon bu şahsın omuzlarına yüklenmişti
ve oda o sorumluluğu en güzel şekilde yerine getirmiştir.
sonrasındaki devlet başkanlığı döneminde koskoca on sekiz yıldan söz ediyoruz
memnun olanlar olmuştur olmayanlar küsenler darılanlar olmuştur.
ama bu toprakların geninde liderine küfretmek hakaret etmek yoktur
kimse ne atatürke ne de bu gün devleti yönetenlere dikdatör de diyemez
küfür de edemez
eleştirebilir, beğenmek zorunda değildir. ama yasalardan aldığı güçle bu ülkeyi kurup on sekiz yıl yönetmiş kurucu liderine saygı duymak zorundadır.
bu gün gündemimiz bu olmamalı zaten.
bu bu topraklardaki ayrıştırmayı kırılmayı derinleştiren bir unsur olarak hep gündemde tutulmaya çalışılıyor.
şimdi bu tartışmanın türkiyeye nasıl bir faydası var
bu gün gün birleşme vaktidir
ataya sövüp sayanlar onun resmini kaldıranlar türk bayrağını kaldıranlar Atatürk bayraklarını kaldıranlar atatürkün askerleri değiliz diyenler
Atatürk benim atam değil diyenler farklı kişiler olsa da yönetildikleri merkez hep aynı
neyse efendim kafaları şişirdim