Kültür Sanat Edebiyat Şiir

senlik benlik sizce ne demek, senlik benlik size neyi çağrıştırıyor?

senlik benlik terimi Cem Nizamoglu tarafından 04.11.2003 tarihinde eklendi

  • Kızımın Adı Şiir
    Kızımın Adı Şiir 08.05.2013 - 09:31

    Ülkeler olmak, dünyayı sonsuz sanmamız, ve içimize bakacak, ve dışarıya bakacağımız yerlere duvarlar örmek gibi geliyor bana bazen..

  • Oguzcan Demir
    Oguzcan Demir 13.04.2005 - 13:07

    Üç adıl
    Bey sayesinde üç adıl tarihe geçti. “Ben” “Biz” ve “O.” Ben; yarı tanrı, firavun. O; uyruk, köle, serf, işçi, kadın. Biz; soy, kast, ulus, sınıf, din, ırk, mezhep, parti. En az O’ların üzerinde konuşulmuştur; “sürü,” herde; keyfimizi, rahatımızı o'ların sırtından çıkarırız. Sonra Biz gelir; “güç istenci,” der Wille zur macht; mikro/makro güç ilişkilerini soluruz. En çok Ego üzerinde durulmuştur; tanrı katili “üstün-insan,” ubermensch; tanrının halefi.
    Zavallı “Sen! ” bir komuta küçüldü. Sert tane yekpare bir asker egosu kurulurken, dişi, cephe gerisinde son sayılan, kalınla mübadele edilen oldu.
    İki dokunulmaz, mübadele ve komuta, bu iki malgöz cangöz, armağanı, imeceyi ve aşkı lanetlediler.
    Lambadaki cin meşhur feylosofun güç istenciyle dopdolu “üstün-insanı” değildir. Verme-istençli gönül insanıdır. Sen-ben/ben-sen insanıdır.
    Tek eksik bir çulsuz Alaaddin!

  • Cem Nizamoglu
    Cem Nizamoglu 16.12.2004 - 12:14

    Hala korkular, renkler ardında mısın?
    Çirkinle güzel seçmek kaydında mısın?
    Oldun diyelim Zemzem, ya da ab-ı hayat
    Birgün öleceksin yar, farkında mısın?

    Omer Hayyam

  • Cem Nizamoglu
    Cem Nizamoglu 17.12.2003 - 21:19

    Senlik Benlik Nedir Bırak

    Allah birdir Peygamber Hak
    Rabbül alemindir mutlak
    Senlik benlik nedir bırak
    Söyleyim geldi sırası

    Kürtü Türkü ne Çerkezi
    Hep Ademin oğlu kızı
    Beraberce şehit gazi
    Yanlış var mı ve neresi

    Kurana bak İncile bak
    Dört kitabın dördü de hak
    Hakir görüp ırk ayırmak
    Hakikatte yüz karası

    Binbir ismin birinden tut
    Senlik benlik nedir sil at
    Tuttuğun yola doğru git
    Yoldan çıkıp olma asi

    Yezit nedir, ne kızılbaş
    Değil miyiz hep bir kardaş
    Bizi yakar bizim ataş
    Söndürmektir tek çaresi

    Kişi ne çeker dilinden
    Hem belinden, hem elinden
    Hayır ve şer emelinden
    Hakikat bunun burası

    Şu alemi yaratan bir
    Odur külli şeye Kadir
    Alevi Sünnilik nedir
    Menfaattir var varası

    Cümle canlı hep topraktan
    Var olmuştur emir Haktan
    Rahmet dile sen Allah'tan
    Tükenmez rahmet deryası

    Veysel sapma sağa sola
    Sen Allah'tan birlik dile
    İkilikten gelir bela
    Dava insanlık davası…

    Aşık Veysel Şatıroğlu

  • Cem Nizamoglu
    Cem Nizamoglu 17.12.2003 - 13:57

    Âşık Veysel’siz 30’uncu yıl (Abdurrahman ŞEN)

    Türkiye’mizin “birlik çimentolarından” biri olan, halk ve Hakk aşığı Aşık Veysel Şatıroğlu’nun vefatının üzerinden bu gün tam 30 yıl geçmiş oluyor.

    Türkiye’yi bölmek isteyenlerin en çok kullanmak istediği -yumuşak karnımız haline getirilmiş- sorunların önde geleni olan Alevî-Sünnî bölünmüşlüğünden, yumuşak bir yorum farklılığına gelebilmenin yolu olarak Aşık Veysel’i anlamaya, tanımaya olan ihtiyacımız her geçen gün ziyadesiyle artıyor.

    Aşık Veysel bu ihtiyacımızı giderebilmenin yollarından sadece biri... Ama önemli biri... Vefatı üzerinden geçen 30 yılda yaşadıklarımızı şöyle bir düşününce görüyoruz ki; gerçekten Aşık Veysel’in fikirlerine, şiirlerine her zamankinden fazla muhtacız...

    Bu gün geriye doğru baktığımızda; Veysel’i anlama noktasında yeterli duyarlılığı gösterdiğimiz söylenemez. Benliklerindeki kurtçuğa teslim olmuş olanların Aşık Veysel’i anlamaları da mümkün değil zaten!

    Bütün toplumun Aşık Veysel çizgisine gelmesinden zararı olanların, çıkar çarkları zedelenecek olanların Veysel’in anlaşılmasından rahatsızlık duymaları da normal değil mi?

    “Senlik benlik nedir bırak” şiirini hatırlamak bile, birlik-beraberlik düşmanlarının fotoğrafını berraklaştırıyor:...
    Veysel sapma sağa sola/ Sen Allah’tan birlik dile/ İkilikten gelir belâ/ Dâvâ insanlık dâvası...”

    Evet... Aslında işin püf noktası burası: İnsanlık dâvası...

    “İnsan” olmanın hiçbir gereğini yerine getirmeden, başka başka şeyler olmaya niyetlenenler yüzünden bu gün insanlarda huzur kalmadı!

    “İnsan” olamadıktan sonra da konuşulacak ne kalıyor ki?

    Geçen yıl anlattığımız bir olayı, bugün tekrar hatırlamakta fayda görüyorum.

    Aşık Veysel’in şiirlerini ve türkülerini, batı sazlarıyla ilk söyleyenlerden ve kısa süre önce yitirdiğimiz Fikret Kızılok da sormuş bir gün Aşık Veysel’e; “- Şu sazımı akort et de ver Veysel baba... Ben sizden ilham almak istiyorum.”

    Veysel’in cevabı, gelenekten beslenmeyi düşünen herkese ders niteliğindedir: “- Ben sazımı halka göre akort ediyor ve ilhamımı Hakk’tan alıyorum. Siz de böyle hareket ederseniz, sazınız akortlu demektir! ”

    yazının tamamı: http://www.yeniasya.com.tr/2003/03/21/yazarlar/abdurrahmansen.htm

  • Cem Nizamoglu
    Cem Nizamoglu 17.12.2003 - 13:31

    Hep birliği anlattı

    Aşık Veysel, her Türk gibi vatanını sevmiş, daima onun yükselmesini arzulamıştır. Bir ülkenin esenliği ve kalkınmasında ülke insanı için gerekli olan faktörlerden birlik, yurt sevgisi, çalışmak, milli kültüre bağlılık gibi faktörler Veysel'in şiirlerinde yer almıştır:

    İtimat edersen benim sözüme
    Gel birlik kavline girelim kardaş
    Birlik çok tatlıdır benzer üzüme
    İçip şerbetini duralım kardaş.

    Çalışalım kurtulalım buhrandan
    Nedir senlik benlik usandık candan
    Irkımız neslimiz aynı bir kandan
    Yurdun yaraların saralım kardaş.

    Veysel'in şiirlerinde sevgi-aşk, hoşgörü-diyalog, ordu-millet duygusu ile vatan-toprak duygusu hakimdir. Aklına koyduğu bir işi mutlaka yapmak arzusunda olan Veysel'in isteyip de yapamadıklarından biri, vatan savunmasında vazife almak, cephede düşmanla savaşmak olmuştur. Gözleri görmediği için savaş yıllarında köyünde kalmanın acısını yaşayan Veysel'in şu sözleri ile bu anlamlı hareket birbirleriyle ne kadar uygundur:

    Olaydım cephede kahraman asker
    Çalışırdım memleketin işine
    İçimde duygular, uyanan hisler
    Taşırırdı beni hudut dışına.

    Vatan sevgisini içte duyanlar
    Sıdk ile çalışır benimseyerek
    Milletine ulusuna uyanlar
    Demez; neme lazım, neyime gerek.

    Vatan bizim, ülke bizim el bizim
    Emin ol ki her çalışkan kol bizim
    Ay yıldızlı bayrak bizim, mal bizim
    Söyle Veysel övünerek, överek

    kaynak: http://arsiv.aksiyon.com.tr/arsiv/173/pages/dosyalar/dos1.html

  • Cem Nizamoglu
    Cem Nizamoglu 17.12.2003 - 13:17

    SEN-BEN

    Ne güzel hoş yaşanırdı
    Senlik benlik olmasaydı,
    İnsanlar çok şey başarırdı,
    Senlik- benlik olmasaydı.

    Herkes kendini bilirdi,
    Gözler gerçeği görürdü,
    Buzlar çözülür erirdi,
    Senlik- benlik olmasaydı.

    Kinli kibir silinirdi,
    Kadir kıymet bilinirdi,
    Saâdete erilirdi,
    Senlik- benlik olmasaydı.

    Huzur yolu açılırdı,
    Aleme Nur saçılırdı,
    Çift kanatlı uçulurdu,
    Senlik- benlik olmasaydı.

    Kişi kendini seçerdi,
    Kötülükten vazgeçerdi,
    Canlar Kevser’i içerdi,
    Senlik- benlik olmasaydı

    Akar sular durulurdu,
    Düşmanlıklar son bulurdu,
    Sağlam bina kurulurdu,
    Senlik- benlik olmasaydı.

    Dostlar arayı açmazda,
    Yakın uzağa kaçmazda,
    Kimseler nifâk saçmazdı,
    Senlik- benlik olmasaydı.

    Harpler,darpler hep kalkardı,
    Kalpler sevgiyle çarpardı,
    Kavgacılar sulh yapardı,
    Senlik- benlik olmasaydı.

    Dünya bir sofradır derdi,
    Herkes lokmasını yerdi
    İnsan, insanı severdi,
    Senlik- benlik olmasaydı.
    Derde dermân karılırdı,
    Hep yaralar sarılırdı,
    Mutluluğa varılırdı,
    Senlik- benlik olmasaydı.

    Milletler hep barışırdı,
    Zarar, kâr’a karışırdı,
    Konu komşu barışırdı,
    Senlik -benlik olmasaydı.

    RIZA’sız iş yapılmazdı,
    Yapılanlar yıkılmazdı,
    Hırs ateşi, yakılmazdı,
    Senlik- benlik olmasaydı.

    Ali Rıza Köseoğlu

  • Cem Nizamoglu
    Cem Nizamoglu 17.12.2003 - 13:15

    Beri gel, beri! Daha da beri! Niceye şu yol vuruculuk?
    Madem ki sen bensin, ben de senim, niceye şu senlik benlik...

    Mevlana J. Rumi