bir an. gözümde ölümle büyülenmiş. bir an. ve baharın nisanı, nisanın güzel güneşi. evlerin önünde hafif kalabalık. henüz her şey daha çok yeni. eniştemin hiçbirşeyden habersiz ben' e tek bir anlık bakışı. zaten anında kaçırıyor sonrasında bakışlarını. bakışta bir 'kahretsin' var. ama ben bir anlam veremiyorum.sonradan anlamlandıracağım. hava o kadar güzel ki içim güzel planlarla dolu. eve girişim ve merdivenleri çıkışım koca bir dünyadan habersiz. kapıyı açan kardeşim. yüznünde hiç de dehşet bir ifade yok. üzgün bir ifade var elbet ama dehşet yer bulmamış o burukluğun içinde. çok hafif kalmış bakışlarının hüznü. daha ayakkabımı çıkarmadan kapıdan içeriye girmeden hemen söylüyor o anda; -abla biliyor musun... aklımdan çıkmıyor bu kareler.
ölüm denince aklıma buz kalıpları, gözyaşları, onu yeniden görebilme isteği,son yolculuk,bir kabullenemeyiş ama asla isyan değil, geride kalan aile, arkadaş, çocuklar, resimler vb. yine de ölümden korkmuyorum çünkü BEN VARKEN ÖLÜM YOK. ÖLÜM VARKEN ZATEN BEN YOKUM.ONUNLA PEK BİRARADA DURMAYACAĞIZ YANİ.
ölüm, ayrılıktır, ebedi bir yolculuktur. kimileri için kaçıştır kurtuluştur. ölüm gözyaşıdır ölüm ağıttır, ölüm kaybetmektir, hasretin başlangıcıdır... hayatımda sonusuza dek olacaksın sanmıştım, ben seninle hazırdım bu hayatı yaşamaya, nereden bilebilirdim gün gelecek her zaman yanındayım dediğin ve öylede olduğu anlarda o meçhul yolculuğa çıkacağını....bak sensizim şimdi, çaresizim neden öğretmedin bana sensizliği, bak şimdi alışamıyorum sensiz bu sahte dünyaya, bu hayatta yaşayamıyorum nefes alamıyorum ne olur gel, ne olur gel ya da beni al yanına........
insan bir patlıcandır. bir ölüm, ardından karnıyarık yemeğinin yapım aşamalarını başlatır. masal ölümler, hikaye ölümler için söylenecek söz yoktur. ne de olsa acı patlıcanı kırağı çalmıyordur. ilk gerçek ölüm o kapatılmaz kesiği atar boydan boya. ardından her ölümle et ve kan dolar anı diye koynuna. için 'kıyma' ile taşar tıka basa. ve bir imdat bağırır durmadan tanrısına; ne olur onlara ne olur bana 'kıyma'... karnıyarık iyi yapılırsa lezzetli bir yemektir...
mevt(ölüm) , ehl-i dalâlet için bütün mahbûbâtından elîm bir firak-ı ebedî. Hem kendi cennet-i kâzibe-i dünyeviyesinden ihraç ve vahşet ve yalnızlık içinde zindan-ı mezar idhal ve hapis olduğu halde, ehl-i hidayet ve ehl-i Kur'an için, öteki âleme gitmiş eski dost ve ahbablarına kavuşmaya vesiledir. Hem hakikî vatanlarına ve ebedî makam-ı saadetlerine girmeye vasıtadır. Hem zindan-ı dünyadan bostan-ı cinâna bir dâvettir. Hem Rahmân-ı Rahîm'in fazlından kendi hizmetine mukabil ahz-ı ücret etmeye bir nöbettir. Hem vazifey-i hayat külfetinden bir terhistir. Hem ubûdiyet ve imtihanın tâlim ve tâlimatından bir paydostur.
'korkaklar ölmeden önce defalarca ölür ama cesursa ölümü bir kez tadar ölümün mührü üzerine kapanırken görünüşe göre bu söz edilmeyen bi andır görünüşe göre ölüm gereksizce gelir...' -jullias cesar-
bırakıp gitmeler,hüzünler,belki lanet okumalar,belki kurtuluş saymalar,boğazımızda tıkanan düğümler,yanağımızdan süzülen yaşlar,tanımak önemli değil; bu dünyayı paylaşmışız ya gerisi boş...gidenlerin izlerini süreceğiz işte,kimbilir kaç yaşanmışlığı tekrar edeceğiz....
ölüm (allaha gerçakten inananların) diriliş demek iyi insanlar için cennetin anahtarının sahibi insan takliti yapanlar için ise sonsuza kadar izdirap izdirap vede izdirap
huzura kavusmak
yazmamalıydım, biliyorum.
niye yazdım bilmiyorum.
bir an.
gözümde ölümle büyülenmiş.
bir an.
ve baharın nisanı, nisanın güzel güneşi.
evlerin önünde hafif kalabalık.
henüz her şey daha çok yeni.
eniştemin hiçbirşeyden habersiz ben' e tek bir anlık bakışı. zaten anında kaçırıyor sonrasında bakışlarını.
bakışta bir 'kahretsin' var.
ama ben bir anlam veremiyorum.sonradan anlamlandıracağım.
hava o kadar güzel ki içim güzel planlarla dolu.
eve girişim ve merdivenleri çıkışım koca bir dünyadan habersiz.
kapıyı açan kardeşim.
yüznünde hiç de dehşet bir ifade yok. üzgün bir ifade var elbet ama dehşet yer bulmamış o burukluğun içinde. çok hafif kalmış bakışlarının hüznü.
daha ayakkabımı çıkarmadan kapıdan içeriye girmeden hemen söylüyor o anda;
-abla biliyor musun...
aklımdan çıkmıyor bu kareler.
ölüm denince aklıma buz kalıpları, gözyaşları, onu yeniden görebilme isteği,son yolculuk,bir kabullenemeyiş ama asla isyan değil, geride kalan aile, arkadaş, çocuklar, resimler vb.
yine de ölümden korkmuyorum çünkü BEN VARKEN ÖLÜM YOK. ÖLÜM VARKEN ZATEN BEN YOKUM.ONUNLA PEK BİRARADA DURMAYACAĞIZ YANİ.
bakınız: allah
mülo nün tersi
önceliği aşka vermiş ama hemen ardından gelmiş..
belki bayram, belki husran
Yalan dünyadan ebedi hayata geçiştir.
ya sen gel, ya beni ora aldır...
ölüm, ayrılıktır, ebedi bir yolculuktur. kimileri için kaçıştır kurtuluştur. ölüm gözyaşıdır ölüm ağıttır, ölüm kaybetmektir, hasretin başlangıcıdır...
hayatımda sonusuza dek olacaksın sanmıştım, ben seninle hazırdım bu hayatı yaşamaya, nereden bilebilirdim gün gelecek her zaman yanındayım dediğin ve öylede olduğu anlarda o meçhul yolculuğa çıkacağını....bak sensizim şimdi, çaresizim neden öğretmedin bana sensizliği, bak şimdi alışamıyorum sensiz bu sahte dünyaya, bu hayatta yaşayamıyorum nefes alamıyorum ne olur gel, ne olur gel ya da beni al yanına........
insan bir patlıcandır.
bir ölüm, ardından karnıyarık yemeğinin yapım aşamalarını başlatır.
masal ölümler, hikaye ölümler için söylenecek söz yoktur.
ne de olsa acı patlıcanı kırağı çalmıyordur.
ilk gerçek ölüm o kapatılmaz kesiği atar boydan boya.
ardından her ölümle et ve kan dolar anı diye koynuna.
için 'kıyma' ile taşar tıka basa.
ve bir imdat bağırır durmadan tanrısına;
ne olur onlara ne olur bana 'kıyma'...
karnıyarık iyi yapılırsa lezzetli bir yemektir...
kokusu var mı ölümün
ya da dokusu.
anısı var da ölümün
ya da görüntüsü.
kimi zaman, düşmeden geçsem diyorum...hatta kimi zaman şimdi...hayatın bir tadı kalmadı...tadı olan yere gitsem...
mevt(ölüm) , ehl-i dalâlet için bütün mahbûbâtından elîm bir firak-ı ebedî. Hem kendi cennet-i kâzibe-i dünyeviyesinden ihraç ve vahşet ve yalnızlık içinde zindan-ı mezar idhal ve hapis olduğu halde, ehl-i hidayet ve ehl-i Kur'an için, öteki âleme gitmiş eski dost ve ahbablarına kavuşmaya vesiledir. Hem hakikî vatanlarına ve ebedî makam-ı saadetlerine girmeye vasıtadır. Hem zindan-ı dünyadan bostan-ı cinâna bir dâvettir. Hem Rahmân-ı Rahîm'in fazlından kendi hizmetine mukabil ahz-ı ücret etmeye bir nöbettir. Hem vazifey-i hayat külfetinden bir terhistir. Hem ubûdiyet ve imtihanın tâlim ve tâlimatından bir paydostur.
ÖLÜM
Ölüm güzel şey budur,
Perde arkasından haber
Hiç güzel olmasaydı
Ölürmüydü peygamber
Ölüm Mevlana'ya göre şeb-i arus
'korkaklar ölmeden önce defalarca ölür ama cesursa ölümü bir kez tadar ölümün mührü üzerine kapanırken görünüşe göre bu söz edilmeyen bi andır görünüşe göre ölüm gereksizce gelir...' -jullias cesar-
yaşamdan kurtuluşu..işte bu kadar..
bırakıp gitmeler,hüzünler,belki lanet okumalar,belki kurtuluş saymalar,boğazımızda tıkanan düğümler,yanağımızdan süzülen yaşlar,tanımak önemli değil; bu dünyayı paylaşmışız ya gerisi boş...gidenlerin izlerini süreceğiz işte,kimbilir kaç yaşanmışlığı tekrar edeceğiz....
ölüm (allaha gerçakten inananların) diriliş demek iyi insanlar için cennetin anahtarının sahibi insan takliti yapanlar için ise sonsuza kadar izdirap izdirap vede izdirap
yüzleşme
ben varken o yok, o varken ben yokum..
o geldiği zaman sen gitmiş olacaksın
beden denen kılık boş!
çok klişe ama bayılıyorum bu söze;
günümün anlam ve önemine de hayli yatkın;
ölümden öte köy yok!
parasız yatılı...buyrun beleşçiler...
Ölüm bu dünyadaki sonu, yeni bir yaşantının başlangıvıdır.
[email protected]
yaşamdan iyi... bari sinirlerini bozacak biri yok yat yat uyu... ruhsatın varsa tabii..
Ölüm ölüm dediğin nedir ki gülüm.ben senin için yaşamayı göze almışım.Şairin dediği gibi uyandın uyanmadın olacak.Allah iman üzere ölmek nasip etsin
Ecel geldigi zaman ne bir dakika geri gider,nede ileri.
Insan her ne sebeple olurse olsun eceli ile olur......