sayende şayeban olduk istanbul şehri sayende sebil olduk aç kaldık sefil olduk yıldızlar dem çekti güvercinler gibi başucumuzda ve yaktı perişan eyledi sine-i sâd-pâremizi saplanıp hançer misâli bir hilâl sokaklar serseri biz serseri yüksekkaldırım’da bir cezayir şarkisini dile getirdi plâklar cadde-i kebir: bütün işiklarini yakmiş bir gemidir sinemalar neredeyse boşalacaklar
vay anam vay sen ne dersin istanbul sen garip bir şair olsan söyle ne halt edersin kimin gücü yeterse kahretsin parasizligi sefalet akiyor gürül gürül sokaklardan yol üstünde bir şehvet çarşisi tiklim tiklim yol üstünde sevda pazarligi aşk pazarligi kurtulamadik gitti bu denlü kepaze hayattan hep böyle gecelerin koynunda yaşadik geceler serseri biz serseri karakoldaki aynada safran gibi kirli yüzümüz gözlerimiz hasta gözleri ellerimiz hasta elleri kirilmiş kavala dönmüşüz
sen söyle serseriler krali istanbul sen söyle iki gözüm hangi merhem çâredir şu bizim yaramiza yel üfürdü su götürdü gençligimizi elimiz boşa geldi meydanlarda kaldik meydanlar serseri biz serseri sagimiz sefalet solumuz ölüm işte geldik gidiyoruz kahrolasin kahrolasin istanbul şehri
Ey parlaklığın ve ihtişâmın beşiği ve mezarı olan, Doğu’nun öteden beri imrenilen eski kıralıçesi! Ey kanlı sevişmeleri titremeden, tiksinmeden sefahate susamış bağrında yaşatan. Ey Marmara’nın mavi kucaklayışı içinde sanki ölmüş gibi dalgın uyuyan canlı yığın.
Nereye gidersem gideyim hep özlediğim ve daima geri döndüğüm şehir, gürültüsüne, trafiğine tüm olumsuzluklarına rağmen vazgeçilmez sevdam... İnce belli bardakta çay ve simit eşliğinde karşı yakayı seyretmenin keyfinden vazgeçilir mi.
Dersaadet... 21. yüzyılda İstanbul'un güzel olduğu tek gün sokağa çıkma yasağının olduğu gündür.Ne kadar az insan, o kadar çok güzellik... HAKSIZ MIYIM? ? ?
....ISTANBUL......sana her sene yüksekten bakiyorum.Her seferinde icim cizzzz ediyor.Her taraf beton enkazi olmus. Bir dip agaci bile zolukla görebildigimiz.Adina agitlar,siirler,sarkilar,makaleler,filmler yapilan güzelim kent nerelerdesin.
Eski adı Konstantiniyye olup bütün dünyanın gözü olduğu bir şehrimizdir.Esaen İstanbulda yaşamasını bilmeyen İstanbullu olamazBaşka adlarıda vardır. Asitane, Konstantiniyye, ve şehremin gibi
İstanbul deyince bir o vefâsız Yâr,bir de bu ezgi düşüyor gönlümüze...
Yakışmıyor gözlerine kara bulutlar Sen ağlarsan viran olur biter umutlar
Sen üzülme senin için bu gönlüm ağlar Sevdalımsın İstanbul mahşere kadar
Sokakların dert küpü yolların yorgun yine Ne oldu sana böyle söyle İstanbul söyle
Yamaçlarında kar var yolların yorgun yine Kime dargınsın böyle söyle İstanbul söyle...
Ne güzel söyler bu ezgiyi Eşref Ziya...
Ben böyle bir İstanbul sevdalısıyım... Kimbilir nasıldır İstanbul'da yaşamak,İstanbul'u yaşamak... Kimi zaman İstanbul'a masal şehri kimi zaman kayıp şehir diyorum... Gitmek istediğim her dem bir engelle karşılaşıyor ve sabırr diyorum. İnşaAllah bir gün bu ezginin terennümüyle İstanbul'a merhaba diyeceğim. Üsküdar'da Aziz Mahmut Hüdai Hazretleri'ni ziyaret edeceğim dilimde Fatihalar... Ve bir FATİH sabahına açacağım gözlerimi... İşte belki o an anlarım bir nebze İstanbul'da yaşamak nasıl birşeydir diye...
Aşık olduğum şehir.Ama ne aman bitecek bu yasak aşıklar gibi kısa kısa buluşmalarımız,Ne zaman benim olacaksızn süresiz...Bekliyorum.Elbet bir gün ey güzel....
her an keşfedilicek güzellik..uzun süreli ayrılığın sıkıntı werdiği,dönüş için can attığım canım memleketim..bi çok hayatı karartan yaşamayı bilirsen değerine paha biçilemeyen ilginç şehir..ne seninle ne sensiz:(
İstanbul vazgeçilmezim....Bana öyle geliyoki sanki hayat bi tek orda var...başka bir yerde sanki hayattan uzakmışım gibi geliyor.....İstanbul bir gözün görebileceği herşeyi barındırıyor aslında içinde...benim dünyamın başkenti... :)
renkler cümbüsü...
Kirli Yüzlü Melekler
sayende şayeban olduk istanbul şehri
sayende sebil olduk aç kaldık sefil olduk
yıldızlar dem çekti güvercinler gibi başucumuzda
ve yaktı perişan eyledi sine-i sâd-pâremizi
saplanıp hançer misâli bir hilâl
sokaklar serseri biz serseri
yüksekkaldırım’da
bir cezayir şarkisini dile getirdi plâklar
cadde-i kebir: bütün işiklarini yakmiş bir gemidir
sinemalar neredeyse boşalacaklar
vay anam vay
sen ne dersin istanbul
sen garip bir şair olsan söyle ne halt edersin
kimin gücü yeterse kahretsin parasizligi
sefalet akiyor gürül gürül sokaklardan
yol üstünde bir şehvet çarşisi tiklim tiklim
yol üstünde sevda pazarligi aşk pazarligi
kurtulamadik gitti bu denlü kepaze hayattan
hep böyle gecelerin koynunda yaşadik
geceler serseri biz serseri
karakoldaki aynada safran gibi kirli yüzümüz
gözlerimiz hasta gözleri ellerimiz hasta elleri
kirilmiş kavala dönmüşüz
sen söyle serseriler krali istanbul
sen söyle iki gözüm
hangi merhem çâredir şu bizim yaramiza
yel üfürdü su götürdü gençligimizi
elimiz boşa geldi meydanlarda kaldik
meydanlar serseri biz serseri
sagimiz sefalet solumuz ölüm
işte geldik gidiyoruz
kahrolasin
kahrolasin istanbul şehri
Atila Ilhan
Ey parlaklığın ve ihtişâmın beşiği ve mezarı olan,
Doğu’nun öteden beri imrenilen eski kıralıçesi!
Ey kanlı sevişmeleri titremeden, tiksinmeden
sefahate susamış bağrında yaşatan.
Ey Marmara’nın mavi kucaklayışı içinde
sanki ölmüş gibi dalgın uyuyan canlı yığın.
Sis, Tevfik fikret
En özlediğim şehir! ..
Nereye gidersem gideyim hep özlediğim ve daima geri döndüğüm şehir, gürültüsüne, trafiğine tüm olumsuzluklarına rağmen vazgeçilmez sevdam...
İnce belli bardakta çay ve simit eşliğinde karşı yakayı seyretmenin keyfinden vazgeçilir mi.
kinder sürprizz :))
Dersaadet...
21. yüzyılda İstanbul'un güzel olduğu tek gün sokağa çıkma yasağının olduğu gündür.Ne kadar az insan, o kadar çok güzellik...
HAKSIZ MIYIM? ? ?
Bunca yıllık tarihinde kimler emanet edilmediki sana..
'Bu şehr-i İstanbul ki; bi misl ü behâdır.
Bir sengine yek pâre Acem mülkü fedâdır...'
İstanbul hasrettir..vuslatsız.!
....ISTANBUL......sana her sene yüksekten bakiyorum.Her seferinde icim cizzzz ediyor.Her taraf beton enkazi olmus. Bir dip agaci bile zolukla görebildigimiz.Adina agitlar,siirler,sarkilar,makaleler,filmler yapilan güzelim kent nerelerdesin.
ipini sapini kopartan buraya gelmiş.. ben gidiyorum...
koku deniz insan
İslambol...
Der Saadet...
Eski adı Konstantiniyye olup bütün dünyanın gözü olduğu bir şehrimizdir.Esaen İstanbulda yaşamasını bilmeyen İstanbullu olamazBaşka adlarıda vardır. Asitane, Konstantiniyye, ve şehremin gibi
bütün tarihi tatırlatıyor
Osmanlı sultanlarının büyük rüyası...
ulaşılmaz şehir
da olmalıyım:((
İstanbul deyince bir o vefâsız Yâr,bir de bu ezgi düşüyor gönlümüze...
Yakışmıyor gözlerine kara bulutlar
Sen ağlarsan viran olur biter umutlar
Sen üzülme senin için bu gönlüm ağlar
Sevdalımsın İstanbul mahşere kadar
Sokakların dert küpü yolların yorgun yine
Ne oldu sana böyle söyle İstanbul söyle
Yamaçlarında kar var yolların yorgun yine
Kime dargınsın böyle söyle İstanbul söyle...
Ne güzel söyler bu ezgiyi Eşref Ziya...
Ben böyle bir İstanbul sevdalısıyım...
Kimbilir nasıldır İstanbul'da yaşamak,İstanbul'u yaşamak...
Kimi zaman İstanbul'a masal şehri kimi zaman kayıp şehir diyorum...
Gitmek istediğim her dem bir engelle karşılaşıyor ve sabırr diyorum.
İnşaAllah bir gün bu ezginin terennümüyle İstanbul'a merhaba diyeceğim.
Üsküdar'da Aziz Mahmut Hüdai Hazretleri'ni ziyaret edeceğim dilimde Fatihalar...
Ve bir FATİH sabahına açacağım gözlerimi...
İşte belki o an anlarım bir nebze İstanbul'da yaşamak nasıl birşeydir diye...
ISTANBUL KANADI KIRIK BIR MARTIDIR AMA FUZULI ONU GÖREMEMİŞTİR
SEVGİLERLE
ruhumu eritip de kalıpta dondurmuşlar onu istanbul diye toprağa kondurmuşlar......demiş ya şair işte öyle bişey
Ecel gelse can almaya
Çık şöyle bir Çamlıca'ya
Bir İstanbul ki seyret gör
Gel öleceksen öyle öl.
İstanbul, dünyanın en güzel şehirlerinden vazgeçilmez bir şehirdir.
Aşık olduğum şehir.Ama ne aman bitecek bu yasak aşıklar gibi kısa kısa buluşmalarımız,Ne zaman benim olacaksızn süresiz...Bekliyorum.Elbet bir gün ey güzel....
İlk nefesimsin İSTANBUL.
Dünyalara değişmedim,değişmeyeceğim seni İSTANBUL.
Hayatımın başkentisin İSTANBUL.
Martılar ve deniz yeter..........gerisi teferruat
her an keşfedilicek güzellik..uzun süreli ayrılığın sıkıntı werdiği,dönüş için can attığım canım memleketim..bi çok hayatı karartan yaşamayı bilirsen değerine paha biçilemeyen ilginç şehir..ne seninle ne sensiz:(
benden büyük
onla başa çıkamam
:D
ölünecek tek kent..
'Çocuğunu asma köprüde sallayan
bir annedir İstanbul
ki onun
içi süt dolu
biberonudur Kız Kulesi
soğusun diye suya tutulan'
İstanbul vazgeçilmezim....Bana öyle geliyoki sanki hayat bi tek orda var...başka bir yerde sanki hayattan uzakmışım gibi geliyor.....İstanbul bir gözün görebileceği herşeyi barındırıyor aslında içinde...benim dünyamın başkenti... :)
özlemim,sevdiğim,sırdaşım,yoldaşım,kardeşim benim 'istanbul'
her duyguma tercüman olan sen değilmisin canım 'istanbul'